Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.Nu snijd ik de lever weg.
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.Povedzme, že urobím rez takto cez pečeň.
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.Powiedzmy, że interesuje mnie wątroba. Powiedzmy, że interesuje mnie wątroba.
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.Řekněme, že se chystám rozříznout játra přesně zde.
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.Sagen wir, ich mache einen Schnitt gleich hier an der Leber.
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.Să zicem că incizez ficatul aici.
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.Tôi sẽ cắt lá gan ở ngay đây.
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.Ας υποθέσουμε ότι πρόκειται να κόψω το συκώτι εδώ.
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.Предположим, мне нужно сделать надрез на печени, вот так.
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.Ще разрежа черния дроб точно тук.
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.נניח שאני רוצה לחתוך את הכבד בדיוק כאן.
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.دعونا نقول انني سوف اقطع الكبد هنا تماما.
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.肝臓を切断してみましょう
Dünyadaki ilk karaciğer naklini 1967'de yapan kişi ve Sir Roy Calne,간 이식수술을 성공적으로 집도한 토마스 스타즐과 바로 그 다음 해에,
Dünyadaki ilk karaciğer naklini 1967'de yapan kişi ve Sir Roy Calne,שערך את השתלת הכבד המוצלחת הראשונה בעולם ב-1967, וסר רוי קאלן
Dünyadaki ilk karaciğer naklini 1967'de yapan kişi ve Sir Roy Calne,والذي أجرى أول عملية زراعة كبد ناجحة في العالم في عام 1967 والطبيب روي كالن
Dünyadaki ilk karaciğer naklini 1967'de yapan kişi ve Sir Roy Calne,成功させた医師です もう一人は ロイ・カーン氏 翌年に イギリスで初めての
Eğer içki içerseniz, karaciğer dokunuzda hasara yol açarsınız, ondan sonra da karaciğer kanseri oluşur.Alkohol uszkadza wątrobę, co prowadzi do raka.
Eğer içki içerseniz, karaciğer dokunuzda hasara yol açarsınız, ondan sonra da karaciğer kanseri oluşur.Als je drinkt, beschadig je je lever, met leverkanker tot gevolg.
Eğer içki içerseniz, karaciğer dokunuzda hasara yol açarsınız, ondan sonra da karaciğer kanseri oluşur.Dacă bei, îți distrugi ficatul și atunci apare cancerul hepatic.
Eğer içki içerseniz, karaciğer dokunuzda hasara yol açarsınız, ondan sonra da karaciğer kanseri oluşur.음주는 간을 손상시키서 간암을 일으키고요.
Eğer içki içerseniz, karaciğer dokunuzda hasara yol açarsınız, ondan sonra da karaciğer kanseri oluşur.Nagyon érdekes volt - és voltak idevágó cikkek.
Eğer içki içerseniz, karaciğer dokunuzda hasara yol açarsınız, ondan sonra da karaciğer kanseri oluşur.Nếu bạn uống rượu, bạn hủy hoại gan, và dẫn tới ung thư gan.
Eğer içki içerseniz, karaciğer dokunuzda hasara yol açarsınız, ondan sonra da karaciğer kanseri oluşur.Se bebemos, danificamos o fígado e assim surge o cancro do fígado.
Eğer içki içerseniz, karaciğer dokunuzda hasara yol açarsınız, ondan sonra da karaciğer kanseri oluşur.Se bevi alcolici, danneggi il tuo fegato, e così arriva il cancro al fegato.
Eğer içki içerseniz, karaciğer dokunuzda hasara yol açarsınız, ondan sonra da karaciğer kanseri oluşur.Si bebes alcohol, lesionas tu hígado, y el cáncer de hígado se desarrolla.
Eğer içki içerseniz, karaciğer dokunuzda hasara yol açarsınız, ondan sonra da karaciğer kanseri oluşur.Si vous buvez, vous abimez votre foie, et le cancer du foie se développe.
Eğer içki içerseniz, karaciğer dokunuzda hasara yol açarsınız, ondan sonra da karaciğer kanseri oluşur.Wenn Sie trinken, schädigen Sie Ihre Leber, und es entsteht Leberkrebs.
Eğer içki içerseniz, karaciğer dokunuzda hasara yol açarsınız, ondan sonra da karaciğer kanseri oluşur.Εάν πίνετε αλκοόλ, καταστρέφετε το συκώτι σας, και τότε παρουσιάζεται καρκίνος του ήπατος.
Eğer içki içerseniz, karaciğer dokunuzda hasara yol açarsınız, ondan sonra da karaciğer kanseri oluşur.Ако пиете, разрушавате черния си дроб, тогава се появява рак на черния дроб.
Eğer içki içerseniz, karaciğer dokunuzda hasara yol açarsınız, ondan sonra da karaciğer kanseri oluşur.Если вы пьете, вы вредите печени и развивается рак печени.
Eğer içki içerseniz, karaciğer dokunuzda hasara yol açarsınız, ondan sonra da karaciğer kanseri oluşur.אם אתה שותה, אתה פוגע בכבד, ואז מופיע סרטן הכבד.
Eğer içki içerseniz, karaciğer dokunuzda hasara yol açarsınız, ondan sonra da karaciğer kanseri oluşur.إذا شربت الكحول، تؤذي خلايا الكبد، ثم يحدث سرطان الكبد.
Eğer içki içerseniz, karaciğer dokunuzda hasara yol açarsınız, ondan sonra da karaciğer kanseri oluşur.そしてこれはとても興味深かったのですが
Elinize aldığında karaciğere benziyor, ama içinde hüç hücre yok, sadece karaciğerin iskeleti var.Bạn có thể cầm lá gan trên tay, nhưng nó không hề có tế bào, chỉ là khung xương của lá gan.
Elinize aldığında karaciğere benziyor, ama içinde hüç hücre yok, sadece karaciğerin iskeleti var.Îl poţi ţine ca pe un ficat, dar nu are celule; e doar un schelet al ficatului.
Elinize aldığında karaciğere benziyor, ama içinde hüç hücre yok, sadece karaciğerin iskeleti var.Je kan het vasthouden als een lever, maar het bevat geen cellen meer, het is gewoon een skelet van een lever.
Elinize aldığında karaciğere benziyor, ama içinde hüç hücre yok, sadece karaciğerin iskeleti var.손으로 들어보면 간 같지만 세포는 없습니다. 그냥 간의 골격일 뿐이죠.
Elinize aldığında karaciğere benziyor, ama içinde hüç hücre yok, sadece karaciğerin iskeleti var.Możesz traktować ją jako wątrobę ale nie ma ona komórek -- jest to tylko jej szkielet.
Elinize aldığında karaciğere benziyor, ama içinde hüç hücre yok, sadece karaciğerin iskeleti var.Můžete je držet jako játra, ale tento orgán nemá žádné buňky, je to jen kostra jater.
Elinize aldığında karaciğere benziyor, ama içinde hüç hücre yok, sadece karaciğerin iskeleti var.Podemos segurar nele como um fígado, mas não tem células, é apenas o esqueleto de um fígado.
Elinize aldığında karaciğere benziyor, ama içinde hüç hücre yok, sadece karaciğerin iskeleti var.Se lo puede sostener como a un hígado pero no tiene células; es sólo el esqueleto de un hígado.
Elinize aldığında karaciğere benziyor, ama içinde hüç hücre yok, sadece karaciğerin iskeleti var.Vi può sembrare un fegato ma non vi sono cellule; è solo l'impalcatura di un fegato.
Elinize aldığında karaciğere benziyor, ama içinde hüç hücre yok, sadece karaciğerin iskeleti var.Vous pouvez le tenir comme un foie, mais il n'a aucune cellule; ce n'est que le squelette d'un foie.
Elinize aldığında karaciğere benziyor, ama içinde hüç hücre yok, sadece karaciğerin iskeleti var.Μπορεί να θεωρηθεί ήπαρ, αλλά δεν έχει καθόλου κύτταρα, είναι απλά ένας ηπατικός σκελετός.
Elinize aldığında karaciğere benziyor, ama içinde hüç hücre yok, sadece karaciğerin iskeleti var.Вы держите в руках как бы печень, но у неё нет клеток, это только скелет печени.
Elinize aldığında karaciğere benziyor, ama içinde hüç hücre yok, sadece karaciğerin iskeleti var.Можете да го държите като черен дроб, но няма клетки, то е само един скелет на черния дроб.
Elinize aldığında karaciğere benziyor, ama içinde hüç hücre yok, sadece karaciğerin iskeleti var.יש לו צורה של כבד אבל אין בו תאים. זהו שלד של כבד.
Elinize aldığında karaciğere benziyor, ama içinde hüç hücre yok, sadece karaciğerin iskeleti var.يمكنك أن تمسكها كما تمسك الكبد، ولكنها خالية من الخلايا؛ إنها مجرد هيكل الكبد.
Elinize aldığında karaciğere benziyor, ama içinde hüç hücre yok, sadece karaciğerin iskeleti var.細胞のない 形だけの肝臓です その肝臓を 血管樹を維持したまま
Evet, bu bir karaciğer kurdu (fluke). Bir tür karaciğer kurdu.예,플루크(fluke,기생충이란 뜻도 있음)는 맞죠. 란셋 흡충입니다.
Evet, bu bir karaciğer kurdu (fluke). Bir tür karaciğer kurdu.Si, precisamente, la han vuelto loca.
Evet, bu bir karaciğer kurdu (fluke). Bir tür karaciğer kurdu.Да, просто особый паразит - ланцетовидная двуустка.
Evet, bu bir karaciğer kurdu (fluke). Bir tür karaciğer kurdu.כן. האקראיות של הידבקות בתולעת טפילית.
Evet, bu bir karaciğer kurdu (fluke). Bir tür karaciğer kurdu.نعم هي كذلك. مجرد ضربة حظ. ضربة حظ مجنون.
Evet, bu bir karaciğer kurdu (fluke). Bir tür karaciğer kurdu.それは 小さい脳虫です
Evet, bu bir karaciğer kurdu (fluke).Da, e doar un parazit.
Evet, bu bir karaciğer kurdu (fluke).Igen, az.
Evet, bu bir karaciğer kurdu (fluke).Ja, das kann man so sagen.
Evet, bu bir karaciğer kurdu (fluke).Ja, hij heeft iets op zijn lever.