karabiber ile cümle

karabiber kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Salatanda taze çekilmiş karabiber istiyor musun?Do you want fresh ground pepper on your salad?
Karabiber değirmenini bana uzat.Pass me the pepper grinder.
Tuz yok, karabiber yok, yağ yok, baharat yok.No salt, no pepper, no oil, no spices.
Bu Virgin Atlantic üst sınıftan. Bu, tuz ve karabiber seti.This is from Virgin Atlantic upper-class, it's the cruet salt and pepper set.
Şarap, mür[1] veya bal ve karabiberle tatlandırıldı, karışıma konditum deniyordu .Wine was flavored with myrrh[27] or with honey and pepper, the mixture being called conditum.
Fransız Peugeot, 1842'de bir karabiber değirmeni patenti aldı.Peugeot of France patented a pepper grinder in 1842.
Kabuk sertleştirilmiş çelikten mekanizması, gerçek öğütme işleminden önce karabiberleri kırardı.The mechanism of case-hardened steel cracked the peppercorns before the actual grinding process.
Food portal Tuz ve biberlikler – tuz taneleri ve öğütülmüş karabiber içinFood portal Salt and pepper shakers – for salt grains and pre-ground peppercorns
Uygur mutfağında kullanılan baharatlar arasında kimyon, kırmızı pul biber, tuz ve karabiber bulunur.Spices include cumin seeds, red pepper flakes, salt, and black pepper.
Lütfen bana tuzu ve karabiberi verir misin?¿Puedes darme la sal y la pimienta, por favor?
Son olarak biraz daha tuz ve karabiber eklenir.Al final se añade un poco de sal.
Lütfen bana tuzu ve karabiberi verir misin?Mi puoi passare il sale e il pepe per favore?
Karabiberin kökeni ve kültürüOmosessualità e cultura di destra
Karabiberin kökeni ve kültürüالغرفة الصينية والدماغ
Bunun yanında yağ, tuz, sirke, karabiber ve kimi zaman kırmızı dolma biber eklenir.Strimlad vitkål, olja, vinäger, salt och svartpeppar är vanliga ingredienser och även röd paprika.
Tuzu ve karabiberi atılır.Těžba soli a sádry.
Tuzunu, karabiberini ayarlayalım.Tarjoilija, pyyhkikää taulu.
Karabiberin kökeni ve kültürüΙστορία και πολιτισμός των Σφακιών
Son olarak biraz daha tuz ve karabiber eklenir.Endeligt tilsættes brun farin eller sukker.
Karabibergiller (Piperaceae), Piperales takımına ait bir familyadır.Peber-familien (Piperaceae) er udbredt i troperne.
Son olarak biraz daha tuz ve karabiber eklenir.Til slutt tilsettes litt sukker og sesamolje.
Tuzunu, karabiberini ayarlayalım.Kẹp quần áo kẹp vào âm hộ.
Lütfen bana tuzu ve karabiberi verir misin?すみませんが塩と胡椒をこちらに回して下さい。
Tuzunu, karabiberini ayarlayalım.Kanalizuota, įrengti šliuzai.
Bir kase suya karabiber ekin ve arkadaşlarınızdan kara biberi suyun kenarında toplamalarını isteyin.후추를 용기에 뿌리고 당신 친구에게, 후추가 그릇 가장자리로 가게 하겠다고 말하세요.
Bu, tuz ve karabiber seti.C'est l'ensemble salière et poivrière.
Bu, tuz ve karabiber seti.Chỉ là một hũ tiêu và muối trông khá hay ho, nhỏ và chỉ là thứ trên vặt có trên máy bay.
Bu, tuz ve karabiber seti.Det är kar med salt och peppar.
Bu, tuz ve karabiber seti.Es ist das Salz- und Pfefferstreuerset.
Bu, tuz ve karabiber seti.Esto es de la primera clase de Virgin Atlantic.
Bu, tuz ve karabiber seti.E un set pentru sare şi piper.
Bu, tuz ve karabiber seti.Het is een peper en zoutsetje.
Bu, tuz ve karabiber seti.Itu adalah pasangan botol garam dan merica.
Bu, tuz ve karabiber seti.Je to fľaštičková súprava na soľ a korenie.
Bu, tuz ve karabiber seti.소금, 후추 양념통 세트입니다.
Bu, tuz ve karabiber seti.O saleiro e o pimenteiro.
Bu, tuz ve karabiber seti.Sono il set per il sale e il pepe.
Bu, tuz ve karabiber seti.Toto je z vyšší třídy Virgin Atlantic.
Bu, tuz ve karabiber seti.Zestaw pojemników na sól i pieprz.
Bu, tuz ve karabiber seti.Това е комплект сол-пипер.
Bu, tuz ve karabiber seti.Это - набор из солонки и перечницы.
Bu, tuz ve karabiber seti.מה שלמעשה ממש, ממש חמוד הוא שלכל אחד שמסתכל על הדברים האלו
Bu, tuz ve karabiber seti.إنها مجموعة لأباريق الملح والفلفل الزجاجية.
Bu, tuz ve karabiber seti.これ自体結構いいですよね、ちょっとした航空グッズです
Bu Virgin Atlantic üst sınıftan. Bu, tuz ve karabiber seti.Dette er fra Virgin Atlantics 1. klasse, det er et salt og peber-sæt.
Bu Virgin Atlantic üst sınıftan. Bu, tuz ve karabiber seti.Αυτό είναι από την πρώτη θέση της Virgin Atlantic, είναι το σετ αλατοπίπερου.
Tuz yok, karabiber yok, yağ yok, baharat yok.Bez soli, pieprzu, oleju ani przypraw.
Tuz yok, karabiber yok, yağ yok, baharat yok.Ei suolaa, ei pippuria, ei öljyä eikä mausteita.
Tuz yok, karabiber yok, yağ yok, baharat yok.Fără sare, piper, ulei sau condimente.
Tuz yok, karabiber yok, yağ yok, baharat yok.Geen zout, geen peper, geen olie, geen specerijen.
Tuz yok, karabiber yok, yağ yok, baharat yok.Inget salt, ingen peppar, ingen olja, inga kryddor.
Tuz yok, karabiber yok, yağ yok, baharat yok.Kein Salz, kein Pfeffer, kein Öl, keine Gewürze.
Tuz yok, karabiber yok, yağ yok, baharat yok.소금도 후추도 기름도 어떠한 향신료도 쓰지 않습니다.
Tuz yok, karabiber yok, yağ yok, baharat yok.Nada de sal, ni de pimienta, ni de aceite, ni de especias.
Tuz yok, karabiber yok, yağ yok, baharat yok.Niente sale, né pepe, né olio, né spezie.
Tuz yok, karabiber yok, yağ yok, baharat yok.Nincs só, nincs bors, nincs olaj, nincs fűszer.
Tuz yok, karabiber yok, yağ yok, baharat yok.Pas de sel, pas de poivre, pas d'huile, pas d'épices.
Tuz yok, karabiber yok, yağ yok, baharat yok.Sem sal, nem pimenta, nem azeite, nem especiarias.
Tuz yok, karabiber yok, yağ yok, baharat yok.Tak ada garam, merica, minyak, atau rempah.
Tuz yok, karabiber yok, yağ yok, baharat yok.Žádná sůl, žádný pepř, olej, či koření.

İlgili Sayfalar