Ana içeriğe geç
Sözlük

kara ile cümle

kara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ben 36 yaşındayım ve kendi kararlarımı alıyorum.I'm 36 years old and I make my own decisions.
Onu gözardı etmeye karar verdi.She decided to ignore him.
O karanlık bir sırrı saklıyordu.She was hiding a dark secret.
O, o kararı veremez.She can't make that decision.
Hakim onun lehine karar verdi.The judge ruled in her favor.
O her şeyi çalıştırmak için kararlıydı.She was determined to make everything work.
O, acı dolu bir kararı almak zorunda kaldı.She had to take a painful decision.
O, şehirde karaya oturmuştu.She was stranded in the city.
Neko mimi karakterleri sevimlidirler!Neko mimi characters are cute!
Kız, kitabın sayfalarına bir şeyler karaladı.The girl wrote something on the page of the book.
Onun kararı herkesi şaşırttı.Her decision shocked everyone.
Onun kararı herkesi şok etti.Her decision shocked everyone.
Günün sonunda, doğru karar verildi.At the end of the day, the right decision was made.
Tom ve Mary sabahın erken saatlerinden hava kararmaya başlayıncaya kadar yürüdüler.Tom and Mary walked from early morning until it started to get dark.
Eğer biraz beklersen gözlerin karanlığa alışacaktır.If you wait a while, your eyes will adjust to the dark.
Mahkemenin kararı bugün açıklanabilir.The court's decision could be announced today.
Piknik alanına kara yolu ile kolayca ulaşılabilir.The picnic area is easily accessible by road.
Duvarları açık maviye boyamaya karar verdik.We've decided to paint the walls light blue.
Tom özel bir dedektif kiralamaya karar verdi.Tom has decided to hire a private detective.
Verecek çok önemli bir kararımız var.We have a very important decision to make.
Kamp bölgesi karayoluyla ulaşılabilir değil.The campsite isn't accessible by road.
Tom kararını pazartesi günü açıkladı.Tom announced his decision Monday.
Tom'un kararı herkesi şaşırttı.Tom's decision shocked everyone.
Tom'un kararı herkesi şaşkınlığa uğrattı.Tom's decision shocked everyone.
Ben karara katılmıyorum.I disagree with the verdict.
Karate öğrenmek istiyorum.I want to learn karate.
Safra kesesi karaciğere bitişik bulunur.The gallbladder is found adjacent to the liver.
Karanlık madde doğrudan görülemez.Dark matter cannot be seen directly.
Karanlık maddenin neyden yapıldığını bilmiyorum.We don't know what dark matter is made of.
Tom bir şey yapmak için kararlı.Tom is determined to do something.
Burası gerçekten karanlık. Hiçbir şey göremiyorum.It's really dark here. I can't see anything.
Film bitene kadar kararımı askıya alacağım.I'm going to suspend my judgment until the movie is over.
Bunu bir sır olarak saklamaya karar verdik.We decided to keep it a secret.
Senin kararına mutlak güvenim var.I have absolute confidence in your judgement.
Tom Mary ile kararlı bir ilişki içinde olmak istedi.Tom wanted to be in a committed relationship with Mary.
Tom ve Mary işlere bir şans daha vermeye karar verdi.Tom and Mary decided to give things another chance.
Tom bir karate uzmanıdır.Tom is a karate expert.
Tom ve Mary çocuk sahibi olup olmayacaklarına henüz karar vermediler.Tom and Mary haven't decided yet whether they'll have children.
"Unu ölçüyle mi koyayım?" "İstersen göz kararı da koyabilirsin.""Should I measure the flour out?" "You can eyeball it if you want."
Tom çok iyi bir karar alıcı değildi.Tom wasn't a very good decision-maker.
Tom karara hiçbir tepki göstermedi.Tom showed no reaction to the verdict.
Tom, Mary ile karavanda yaşamak için geldi.Tom came to live with Mary in the trailer.
Karar okunduktan sonra Tom büyük bir rahatlama hissetti.Tom felt great relief after the verdict was read.
Ben kara mizahı sevmiyorum.I hate black humor.
Bilim ödülünü kazanan ödül parasını hayır kuruluşuna vermeye karar verdi.The winner of the science prize has decided to give the prize money to charity.
Gece çok karanlık.The night is so dark.
Öğrenmeye kararlıyım.I am determined to learn.
Her zaman bir karamsardan ödünç para al. O geri beklemeyecektir.Always borrow money from a pessimist. He won’t expect it back.
Eğer bizimle kalmaya karar verseydin bu senin odan olurdu.This would've been your room if you'd decided to stay with us.
Tom hava kararmadan önce eve varmak istiyorsa acele etse iyi olur.Tom had better hurry if he wants to get home before dark.
Yağmur yağmasına rağmen yürüyüş yapmaya karar verdik.Even though it was raining, we decided to take a walk.
Acele etmezsen, oraya hava kararmadan önce varmayacaksın.If you don't hurry, you won't get there before dark.
Tom hemen karar vermek zorunda değil.Tom doesn't have to make up his mind right now.
Tom kararımızdan mutlu görünmüyordu.Tom didn't seem to be happy with our decision.
Tom'un o kararı şimdi vermesine gerek yok.Tom doesn't need to make that decision now.
Tom zaten işini bırakmaya karar verdi.Tom has already decided to quit his job.
Üniversitede Fransızcada uzmanlaşmaya karar verdim.I decided to major in French in college.
Tom kararını tekrar düşüneceğini söylüyor.Tom says he'll reconsider his decision.
Tom zaten onu yapmamaya karar verdi.Tom has already decided not to do that.
Tom'un çabucak kararını vermesi gerekiyor.Tom needs to make up his mind quickly.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod