Tom bunun gerçekten kavga etmeye değmeyeceğine karar verdi.Tom decided it wasn't really worth the fight.
En iyi kararını kullan.Use your best judgment.
Senin kararına hep güvendim.I've always trusted your judgment.
Tom karşı gelmeye kararlıdır.Tom is determined to resist.
Tom karşı çıkmaya kararlıdır.Tom is determined to resist.
Tom karşı koymaya kararlıdır.Tom is determined to resist.
Şu andan itibaren kendi kararlarımı ben vereceğim.I'm going to make my own decisions from now.
Tom ailesi için bir yüz karasıdır.Tom is a disgrace to his family.
Bu çabuk karar verebileceğim bir şey değil.It's not something I can decide quickly.
Ben bu kararı kolay bir biçimde vermedim.I didn't make this decision lightly.
Benim resmim, ülkedeki her karakolda bulunuyor.My picture's in every police station in the country.
Sen de kimsin karar veriyorsun?Who are you to decide?
Ne zaman Tom'la dönmeye karar verdin?When did you decide to get back with Tom?
Tom hakkında neye karar verdin?What did you decide about Tom?
Karanlık bulutlar ufuk üzerinde toplandı.Dark clouds gathered over the horizon.
Yeni bir iş aramaya başlamak için karar verdim.I've decided to start looking for a new job.
Tom kendi kararını verecek kadar yaşlı.Tom is old enough to make up his own mind.
Tom kendi kararını vermek için yeterince yaşlı.Tom is old enough to make up his own mind.
Harvard'a müracaat etmeye karar verdim.I've decided to apply to Harvard.
Tom beni görmeye gelmek için tek başına karar verdi.Tom decided on his own to come see me.
Mary'ye benimle evlenip evlenmeyeceğini sormaya karar verdim.I've decided to ask Mary if she'll marry me.
Tom burada çalışmayı bırakmak için kararını verdi.Tom has made up his mind to quit working here.
Burada hava çok karanlık.It's very dark in here.
Gitmek için kararımı verdim.I've made up my mind to leave.
Tom hava karardıktan sonra kendi başına dışarı çıkmaması gerektiğini bilir.Tom knows better than to go out after dark by himself.
Tom bana neden Fransızca okumaya karar verdiğini söyledi.Tom told me why he'd decided to study French.
Karanlıktan korkarım.I'm scared of the dark.
Bazen karanlıktan korkuyorum.Sometimes I'm scared of the dark.
Tom hava kararmadan önce burada olmalıydı.Tom ought to have been here before dark.
Tom hava karardıktan sonra tek başına dışarı çıkmasının aptalca olduğunu biliyordu.Tom knew it was foolish to go out by himself after dark.
Çalışmak için geri gelmene izin vermeye karar verdim.I've decided to let you come back to work.
Çocuklar morino karaciğeri yağından nefret ederler.Children hate cod liver oil.
Boston'a Tom ile gitmeye karar verdim.I've decided to go to Boston with Tom.
Bunu Tom'a vermeye zaten karar verdim.I've already decided to give this to Tom.
Bekleyebilirdik ama Tom'suz terk etmeye karar verdik.We could've waited, but we decided to leave without Tom.
O zamana kadar karanlıktı.It was dark by then.
Tom kendini ihbar etmek için tek başına karar verdi.Tom decided on his own to turn himself in.
Mahkeme kararı evde.The verdict is in.
Trenle gitmeye karar verdim.I've decided to go by train.
Biz hâlâ karar vermedik.We still haven't made a decision.
Jüri henüz karar vermedi.The jury hasn't yet made a decision.
Yanlış bir karar verdiğini düşünüyorum.I think you've made the wrong decision.
Boston'a gitmeye karar verdim.I've decided to go to Boston.
Hâlâ ne yapacağımıza karar vermedik.We still haven't decided what to do.
Daha çok çalışmaya başlamaya karar verdik.I've decided to start studying harder.
Birkaç gün daha Boston'da kalmaya karar verdim.I've decided to stay in Boston for a few more days.
Zaten onu kararlaştırdık.We've already settled that.
Zaten onu yapmamaya karar verdik.We've already decided not to do that.
Bodrumda hava karanlık.It's dark in the basement.
Bugün eve erken gitmeye karar verdim.I've decided to go home early today.
Tom Mary'ye yardım etmek için kendi başına karar verdi.Tom decided on his own to help Mary.
Tom'un Mary'nin partisine gitmesine izin vermeye karar verdim.I've decided to let Tom go to Mary's party.
Neden boşanmaya karar verdiniz?Why did you decide to get divorced?
Tom neden okulu bırakmaya karar verdiğini sana hiç söyledi mi?Did Tom ever tell you why he decided to drop out of school?
Dövme yaptırmaya kararlı mısın?Are you determined to get a tattoo?
O, ertesi sabah çok erkenden uyandığında, hava hala karanlıktı.When she woke next morning, very early, it was still dark.
Bunun üzerinde düşün ve bana neye karar verdiğini söyle.Think it over and tell me what you decide.
Ona onu sevdiğimi söylemeye karar verdim.I decided to tell him that I love him.
Biz onun kararını hoş karşıladık.We welcomed her decision.
Ben hâlâ çok kararsızım.I'm still very undecided.