Şimdi bizimle gidip gitmeyeceğine karar verme zamanı.Now's the time to decide if you want to go with us or not.
Ben senin benim senin kararından mutlu olmadığımı düşünmeni istemem.I don't want you to think that I'm not happy with your decision.
Belki sonunda artık burada yaşamak istemediğine karar vereceksin.Maybe eventually you'll decide you don't want to live here anymore.
Kesinlikle yapmak istediğin tek şey hava karardıktan sonra tek başına dışarı çıkmak.One thing you definitely don't want to do is to go out alone after dark.
Şimdi gerçekten evlenmek isteyip istemediğine karar verme zamanı.Now's the time to decide whether you really want to get married or not.
Bizim kararımızla mutlu görünmüyorsun.You don't seem to be happy with our decision.
Kararını ver.Make up your mind.
Karar ver.Make up your mind.
Ben karar vermedim.I haven't made up my mind.
Karar vermedim.I haven't decided.
Henüz bir karar vermedim.I haven't made a decision yet.
Kararını verdin mi?Have you made up your mind?
Bir karar verdin mi?Have you made a decision?
Karar veremiyor musun?Can't you make up your mind?
Ben zaten kararımı verdim.I've already made up my mind.
Nihayet kararımı verdim.I've finally made up my mind.
Nihayet bir karar verdim.I've finally made a decision.
Henüz mü karar verdin?Have you made up your mind yet?
Henüz karar verdin mi?Have you made a decision yet?
Tom hemen hemen kararını verdi.Tom has almost made up his mind.
Tom henüz kararını vermedi.Tom hasn't made up his mind yet.
Neden kararını vermiyorsun?Why don't you make up your mind?
Tom zaten kararını verdi.Tom has made up his mind already.
Henüz gerçekten kararımı vermedim.I haven't really made up my mind yet.
Tom'un karar vermesini diliyorum.I sure wish Tom would make up his mind.
Çabucak karar versen iyi olur.You'd better make up your mind quickly.
Onlar gelmemeye karar verdi.They've decided not to come.
Tom şimdiye kadar kararını vermeliydi.Tom should have made up his mind by now.
Bu gece hakkında kararını verdin mi?Have you made up your mind about tonight?
Biz kararımızı vermek için daha sonra Tom'la konuşacağız.We'll talk to Tom then make up our minds.
Biz daha sonra bir karar vermek için Tom'la konuşacağız.We'll talk to Tom then make a decision.
Tom'la konuşacağız sonra karar vereceğiz.We'll talk to Tom then we'll decide.
Yerinde olsam çabuk karar veriririm.I'd make up my mind quickly if I were you.
Senin yerinde olsaydım, çabucak bir karar alırdım.I'd make a decision quickly if I were you.
Kararını vermen için on dakikan var.You have ten minutes to make up your mind.
Tom ve Mary hâlâ karar veriyor.Tom and Mary are still making up their minds.
Ben hala Tom'un karar vermesini bekliyorum.I'm still waiting for Tom to make up his mind.
Şu anda karar vermek zorunda değilsin.You don't have to make up your mind right now.
Karar vermeden önce Tom'la konuşmak istiyorum.I want to talk to Tom before I make up my mind.
Tom'un çoktan kararını verdiğine oldukça eminim.I'm pretty sure Tom has already made up his mind.
Onlar hâlâ karar vermemizi bekliyor.They're still waiting for us to make up our minds.
Tom bir şey hakkında kararını vermiş gibi görünüyor.Tom seems to have made up his mind about something.
Lütfen kararını ver.Please make up your mind.
Daha önce karar vermiş gibi görünüyorsun.You seem to have already made up your mind.
Oraya gitmeye karar verdi.He decided to go there.
Bir kara tahta, siyah olmak zorunda değildir.A blackboard doesn't have to be black.
Ana karakter genç bir karakterdir.The main character is a young character.
Kararı için Tom'u suçlamıyorum.I don't blame Tom for his decision.
Nerede karate öğrendin?Where did you learn karate?
Tom benim yerimde olsa benim verdiğim aynı kararı verirdi.Tom would've made the same decision I'm making if he were in my shoes.
Yeni yıl kararım okarino çalmayı öğrenmek.My New Year's resolution is to learn how to play the ocarina.
Karanlıkta hareket eden bir şey gördüm.I saw something moving in the dark.
Ben karar vereceğim.I'll decide.
Tom Mary ile kalmaya karar verdi.Tom decided to stay with Mary.
Yapman gereken tek şey karar vermek.All you have to do is decide.
Sadece karar vermeniz gerekir.You just need to decide.
Karanlık odada ne arıyorsun?What are you looking for in the darkroom?
Henüz kimse bir karar vermedi.Nobody has made a decision yet.
Gitmek isteyip istemediğine karar vermelisin.You ought to decide whether or not you want to go.
Öyleyse bu son karar.Well, it is a done deal.