karşıya ile cümle

karşıya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sonra girişleri karşı karşıya olan odaların arka duvarlarının arasını ölçtü; yirmi beş arşındı.又 量 門 洞 、 從 這 衛 房 頂 的 後 檐 到 那 衛 房 頂 的 後 檐 、 寬 二 十 五 肘 . 衛 房 門 與 門 相 對
Sonra girişleri karşı karşıya olan odaların arka duvarlarının arasını ölçtü; yirmi beş arşındı.又 量 門洞 、 從這衛 房頂 的 後檐 到 那衛 房頂 的 後檐 、 寬 二十五 肘 . 衛房 門與門 相對
Sonra Mamancana denilen nihai varış yerimize ulaştığımızda kendimizi bir sürprizle karşı karşıya bulduk마침내 목적지에 도착했습니다 마나나카나라는 곳입니다 그런데 놀랄일이 벌어졌지요
Sonra Mamancana denilen nihai varış yerimize ulaştığımızda kendimizi bir sürprizle karşı karşıya buldukY claro, cuando llegamos a nuestro destino, un lugar llamado Mananakana*, recibimos una sorpresa,
Sonra Mamancana denilen nihai varış yerimize ulaştığımızda kendimizi bir sürprizle karşı karşıya buldukוכמובן, כשהגענו ליעדנו הסופי, מקום בשם מאמאנקאנה, ציפתה לנו הפתעה:
Sonra Mamancana denilen nihai varış yerimize ulaştığımızda kendimizi bir sürprizle karşı karşıya buldukوبعدها بالطبع، عندما وصلنا إلى وجهتنا النهائية المكان الذي يدعى Mananakana أصبنا بالدهشة
Sonra Mamancana denilen nihai varış yerimize ulaştığımızda kendimizi bir sürprizle karşı karşıya buldukママナカナ到着寸前に 事件が発生します コロンビア革命軍が 待ち伏せしていたのです
Soylarının bu uzun geçmişine rağmen, bugün yokolma tehlikesiyle karşı karşıyalar.Aber trotz dieser erstaunlichen Langlebigkeit gelten sie heute als stark bedroht.
Soylarının bu uzun geçmişine rağmen, bugün yokolma tehlikesiyle karşı karşıyalar.Ale pomimo ich niezwykłej żywotności obecnie uważane są za zagrożone wymarciem.
Soylarının bu uzun geçmişine rağmen, bugün yokolma tehlikesiyle karşı karşıyalar.Dar, în ciuda acestei uimitoare longevități, acum sunt considerate extrem de periclitate.
Soylarının bu uzun geçmişine rağmen, bugün yokolma tehlikesiyle karşı karşıyalar.De, ennek a hihetetlen élettartam ellenére, most már erősen veszélyeztetettnek számítanak.
Soylarının bu uzun geçmişine rağmen, bugün yokolma tehlikesiyle karşı karşıyalar.Eppure, nonostante una tale longevità oggi sono considerate specie a rischio.
Soylarının bu uzun geçmişine rağmen, bugün yokolma tehlikesiyle karşı karşıyalar.In tako, kljub njihovi izjemno dolgi zgodovini, danes smatramo, da so kritično ogrožena vrsta.
Soylarının bu uzun geçmişine rağmen, bugün yokolma tehlikesiyle karşı karşıyalar.그러나 이 놀라운 수명에도 불구하고 그들은 지금 엄청난 멸종위기에 처한 것으로 간주되고 있습니다.
Soylarının bu uzun geçmişine rağmen, bugün yokolma tehlikesiyle karşı karşıyalar.Maar, ondanks hun wonderbaarlijke levensduur, worden ze nu met uitsterven bedreigd.
Soylarının bu uzun geçmişine rağmen, bugün yokolma tehlikesiyle karşı karşıyalar.Mais, malgré cette incroyable longévité, elles sont maintenant une espèce en danger critique d'extinction.
Soylarının bu uzun geçmişine rağmen, bugün yokolma tehlikesiyle karşı karşıyalar.Nhưng, mặc dù có lịch sử đáng kinh ngạc như thế, chúng đang được coi là cực kỳ nguy cấp.
Soylarının bu uzun geçmişine rağmen, bugün yokolma tehlikesiyle karşı karşıyalar.Och även trots denna fantastiska långlevnad anses de idag vara utrotningshotade.
Soylarının bu uzun geçmişine rağmen, bugün yokolma tehlikesiyle karşı karşıyalar.Pero, a pesar de su sorprendente longevidad, ahora están consideradas seriamente en peligro.
Soylarının bu uzun geçmişine rağmen, bugün yokolma tehlikesiyle karşı karşıyalar.Όμως, παρά την εντυπωσιακή μακροζωία τους, τώρα θεωρούνται άμεσα απειλούμενο είδος.
Soylarının bu uzun geçmişine rağmen, bugün yokolma tehlikesiyle karşı karşıyalar.Незважаючи на вражаючу тривалість життя, зараз вони в шаленій небезпеці.
Soylarının bu uzun geçmişine rağmen, bugün yokolma tehlikesiyle karşı karşıyalar.Но въпреки тяхното невероятно дълголетие, сега са смятани за критично застрашен вид.
Soylarının bu uzun geçmişine rağmen, bugün yokolma tehlikesiyle karşı karşıyalar.Но, не смотря на такое удивительно продолжительное существование вида, сейчас он относится к исчезающим видам.
Soylarının bu uzun geçmişine rağmen, bugün yokolma tehlikesiyle karşı karşıyalar.אבל, למרות אריכות הימים המדהימה הזאת, הם עכשיו נחשבים בסכנת הכחדה חמורה.
Soylarının bu uzun geçmişine rağmen, bugün yokolma tehlikesiyle karşı karşıyalar.ولكن ، على الرغم من هذا العمر الطويل تعتبر الآن مهددة بالانقراض.
Soylarının bu uzun geçmişine rağmen, bugün yokolma tehlikesiyle karşı karşıyalar.絶滅の危機にさらされています。 この写真を撮影した太平洋では
Şu anda da karşı karşıya olduğumuz gibi.우리가 지금 맞닥뜨리는 것처럼요.
Şu anda da karşı karşıya olduğumuz gibi.Oggi le cose stanno così.
Şu kısmı karşıya geçirmem gerekti, ama sadece bir milim.단 1mm이긴 불과했지만 저는 저 부위을 옮겨야만 했습니다.
Şu kısmı karşıya geçirmem gerekti, ama sadece bir milim.Át kellett helyeztem azt a részt, de csak egy milliméternyit.
Şu kısmı karşıya geçirmem gerekti, ama sadece bir milim.A trebui să deplasez acea parte, dar doar cu un milimetru.
Şu kısmı karşıya geçirmem gerekti, ama sadece bir milim.Ho dovuto spostare una parte, ma solo di un millimetro.
Şu kısmı karşıya geçirmem gerekti, ama sadece bir milim.Ich musste diesen Teil verschieben, aber nur um einen Millimeter.
Şu kısmı karşıya geçirmem gerekti, ama sadece bir milim.Ik moest dat deel verplaatsen, maar slechts een millimeter.
Şu kısmı karşıya geçirmem gerekti, ama sadece bir milim.J'ai dû bouger cette partie, mais seulement d'un millimètre.
Şu kısmı karşıya geçirmem gerekti, ama sadece bir milim.Jeg måtte flytte den del lidt, men kun en millimeter.
Şu kısmı karşıya geçirmem gerekti, ama sadece bir milim.Musiałem to przesunąć, ale zaledwie o milimetr.
Şu kısmı karşıya geçirmem gerekti, ama sadece bir milim.Musím trochu posunout tyto části, ale jen o milimetr.
Şu kısmı karşıya geçirmem gerekti, ama sadece bir milim.Saya harus menggeser bagian itu, tapi hanya 1 milimeter
Şu kısmı karşıya geçirmem gerekti, ama sadece bir milim.Tive de mover aquela parte ali, mas só um milímetro.
Şu kısmı karşıya geçirmem gerekti, ama sadece bir milim.Tôi phải di chuyển phần đó một tí, chỉ một mi-li-met.
Şu kısmı karşıya geçirmem gerekti, ama sadece bir milim.Tuve que mover esa parte, pero sólo un milímetro.
Şu kısmı karşıya geçirmem gerekti, ama sadece bir milim.Έπρεπε να μετακινήσω αυτό το μέρος απέναντι, αλλά μόνο για ένα χιλιοστό.
Şu kısmı karşıya geçirmem gerekti, ama sadece bir milim.Пришлось подвинуть эту часть в сторону, но лишь на миллиметр.
Şu kısmı karşıya geçirmem gerekti, ama sadece bir milim.Трябваше да преместя тази част напречно, но само с един милиметър.
Şu kısmı karşıya geçirmem gerekti, ama sadece bir milim.Я мав посунути частини, але лише на міліметр.
Şu kısmı karşıya geçirmem gerekti, ama sadece bir milim.נאלצתי להזיז את החלק הזה מעט, רק כמה מילימטרים.
Şu kısmı karşıya geçirmem gerekti, ama sadece bir milim.علي ان احرك هذا الجزء قليلاً .. فقط ميليمتر واحد
Şu kısmı karşıya geçirmem gerekti, ama sadece bir milim.気付いた人はいませんね?
Tabii, başka sorunlarla da karşı karşıyayız.Naturalmente, enfrentamos otros desafíos también.
Talihsiz koşullarla karşı karşıya kalmıştı.Anh ta đối mặt với một tình huống cùng quẫn.
Talihsiz koşullarla karşı karşıya kalmıştı.Čelil ale nepriaznivým okolnostiam.
Talihsiz koşullarla karşı karşıya kalmıştı.Čelil naprosto zoufalým okolnostem.
Talihsiz koşullarla karşı karşıya kalmıştı.Dia berada pada situasi yang sangat sulit.
Talihsiz koşullarla karşı karşıya kalmıştı.Era într-o situație disperată.
Talihsiz koşullarla karşı karşıya kalmıştı.Er war mit hoffnungslosen Umständen konfrontiert.
Talihsiz koşullarla karşı karşıya kalmıştı.Había tenido que hacer frente a una situación desesperada.
Talihsiz koşullarla karşı karşıya kalmıştı.Han havde stået overfor desperate omstændigheder.
Talihsiz koşullarla karşı karşıya kalmıştı.Il avait été confronté à des circonstances désespérées.
Talihsiz koşullarla karşı karşıya kalmıştı.Kétségbeejtő körülmények közé került.

İlgili Sayfalar