karşıya ile cümle
karşıya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Hastanın karşı karşıya kaldıklarını nasıl değiştirirdi?Como é que isso mudaria a experiência para o doente?
Hastanın karşı karşıya kaldıklarını nasıl değiştirirdi?E come cambierebbe l'esperienza del paziente?
Hastanın karşı karşıya kaldıklarını nasıl değiştirirdi?En hoe zou dat de ervaring van de patiënt veranderen?
Hastanın karşı karşıya kaldıklarını nasıl değiştirirdi?I doświadczenie pacjenta?
Hastanın karşı karşıya kaldıklarını nasıl değiştirirdi?그리고 환자는 어떤 변화를 겪게 될까요?
Hastanın karşı karşıya kaldıklarını nasıl değiştirirdi?Și cum ar schimba experiența pentru pacient?
Hastanın karşı karşıya kaldıklarını nasıl değiştirirdi?Und wie würde das das Erleben des Patienten ändern?
Hastanın karşı karşıya kaldıklarını nasıl değiştirirdi?¿Y cómo cambiaría eso la experiencia del paciente?
Hastanın karşı karşıya kaldıklarını nasıl değiştirirdi?Και πώς θα άλλαζε αυτό την εμπειρία του ασθενή;
Hastanın karşı karşıya kaldıklarını nasıl değiştirirdi?И как би променило преживяването за пациента?
Hastanın karşı karşıya kaldıklarını nasıl değiştirirdi?И как бы это изменило опыт, испытанный пациентом?
Hastanın karşı karşıya kaldıklarını nasıl değiştirirdi?ואיך זה ישנה את החווייה של החולה?
Hastanın karşı karşıya kaldıklarını nasıl değiştirirdi?وكيف يمكن لذلك أن يغيّر شكل التجربة بالنّسبة للمريض؟
Hastanın karşı karşıya kaldıklarını nasıl değiştirirdi?それを実現するために
Hepimiz bu tehlikeyle karşı karşıyayız.Dotyczy to nas wszystkich.
Hepimiz bu tehlikeyle karşı karşıyayız.Estamos todos juntos en esto.
Hepimiz bu tehlikeyle karşı karşıyayız.Jedeme v tom všichni.
Hepimiz bu tehlikeyle karşı karşıyayız.우리모두 피해를 입게 됩니다.
Hepimiz bu tehlikeyle karşı karşıyayız.Nous sommes tous dans le même bateau.
Hepimiz bu tehlikeyle karşı karşıyayız.Suntem împreună în problema asta.
Hepimiz bu tehlikeyle karşı karşıyayız.We zitten allemaal in hetzelfde schuitje.
Hepimiz bu tehlikeyle karşı karşıyayız.Wir sind alle im gleichen Bootn.
Hepimiz bu tehlikeyle karşı karşıyayız.Всички участваме в това.
Hepimiz bu tehlikeyle karşı karşıyayız.Это наша общая проблема.
Hepimiz bu tehlikeyle karşı karşıyayız.כולנו ביחד בסירה הזו.
Hepimiz bu tehlikeyle karşı karşıyayız.نحن جميعا في هذا معا.
Hepimiz bu tehlikeyle karşı karşıyayız.どこか遠い地の 見知らぬ誰かに 起こる事ではありません
Hepinizin farkında olduğu gibi, zorlu ekonomik zamanlarla karşı karşıyayız.Chắc là các bạn đều biết, chúng ta đang đối mặt với thời điểm kinh tế khó khăn.
Hepinizin farkında olduğu gibi, zorlu ekonomik zamanlarla karşı karşıyayız.Come sapete tutti, il periodo economico è difficile.
Hepinizin farkında olduğu gibi, zorlu ekonomik zamanlarla karşı karşıyayız.Comme vous le savez tous, nous faisons face à une crise économique.
Hepinizin farkında olduğu gibi, zorlu ekonomik zamanlarla karşı karşıyayız.Como todos saben, nos enfrentamos a tiempos económicos difíciles.
Hepinizin farkında olduğu gibi, zorlu ekonomik zamanlarla karşı karşıyayız.Jak všichni víme, žijeme v ekonomicky těžkých časech.
Hepinizin farkında olduğu gibi, zorlu ekonomik zamanlarla karşı karşıyayız.모두들 알고 계시다시피, 우리는 어려운 경제 위기에 처해있습니다.
Hepinizin farkında olduğu gibi, zorlu ekonomik zamanlarla karşı karşıyayız.Som ni alla vet, står vi inför svåra ekonomiska tider.
Hepinizin farkında olduğu gibi, zorlu ekonomik zamanlarla karşı karşıyayız.Ştiţi deja că ne confruntăm cu o criză economică.
Hepinizin farkında olduğu gibi, zorlu ekonomik zamanlarla karşı karşıyayız.Wie Sie alle wissen, stehen wir vor wirtschaftlich schwierigen Zeiten.
Hepinizin farkında olduğu gibi, zorlu ekonomik zamanlarla karşı karşıyayız.Wszyscy, że żyjemy w ekonomicznie trudnych czasach.
Hepinizin farkında olduğu gibi, zorlu ekonomik zamanlarla karşı karşıyayız.Zoals jullie allemaal weten, zijn het harde economische tijden.
Hepinizin farkında olduğu gibi, zorlu ekonomik zamanlarla karşı karşıyayız.Όπως όλοι γνωρίζετε, αντιμετωπίζουμε μια δύσκολη οικονομικά συγκυρία.
Hepinizin farkında olduğu gibi, zorlu ekonomik zamanlarla karşı karşıyayız.Все в курсе, что в мире сейчас тяжёлая экономическая ситуация.
Hepinizin farkında olduğu gibi, zorlu ekonomik zamanlarla karşı karşıyayız.Както сте наясно, сме изправени пред трудни икономически времена.
Hepinizin farkında olduğu gibi, zorlu ekonomik zamanlarla karşı karşıyayız.כפי שכולכם יודעים, אנו ניצבים לפני תקופה כלכלית קשה.
Hepinizin farkında olduğu gibi, zorlu ekonomik zamanlarla karşı karşıyayız.كما تعلمون جميعاً، نحن نواجه ظروفاً اقتصادية صعبة
Hepinizin farkında olduğu gibi, zorlu ekonomik zamanlarla karşı karşıyayız.そこで私はささやかながら
Her yıl sadece yüz yetişkin bu hastalıkla karşı karşıya kalıyor.100人だけ 20年前なら医者はぼくの脚を切断し 再発しないことを
Her yıl sadece yüz yetişkin bu hastalıkla karşı karşıya kalıyor.Doar 100 de adulți pe an dezvoltă o asemenea boală.
Her yıl sadece yüz yetişkin bu hastalıkla karşı karşıya kalıyor.Hanya seratus orang dewasa dalam setahun yang terkena salah satu dari penyakit ini.
Her yıl sadece yüz yetişkin bu hastalıkla karşı karşıya kalıyor.성인은 약 백명정도가 이 병에 걸리는 셈이죠.
Her yıl sadece yüz yetişkin bu hastalıkla karşı karşıya kalıyor.Nur einhundert Erwachsene pro Jahr bekommen diese Krankheit.
Her yıl sadece yüz yetişkin bu hastalıkla karşı karşıya kalıyor.Seulement une centaine d'adultes par an sont touchés par ces maladies.
Her yıl sadece yüz yetişkin bu hastalıkla karşı karşıya kalıyor.Sólo una centena de adultos al año tiene una de estas enfermedades.
Her yıl sadece yüz yetişkin bu hastalıkla karşı karşıya kalıyor.Solo un centinaio di adulti all'anno ha una di queste malattie.
Her yıl sadece yüz yetişkin bu hastalıkla karşı karşıya kalıyor.Tylko stu dorosłych rocznie choruje na jedną z tych chorób.
Her yıl sadece yüz yetişkin bu hastalıkla karşı karşıya kalıyor.Μόνο 100 ενήλικοι το χρόνο αποκτούν αυτή την ασθένεια.
Her yıl sadece yüz yetişkin bu hastalıkla karşı karşıya kalıyor.Само сто възрастни на година получават едно от тези заболявания.
Her yıl sadece yüz yetişkin bu hastalıkla karşı karşıya kalıyor.Только 100 взрослых в год получают такой диагноз.
Her yıl sadece yüz yetişkin bu hastalıkla karşı karşıya kalıyor.מאה מבוגרים בשנה בלבד מפתחים את אחת המחלות הללו.
Her yıl sadece yüz yetişkin bu hastalıkla karşı karşıya kalıyor.وفقط 100 بالغ في العام يصاب بواحد من هذه الامراض
"Hukuk okurken, sürekli "göstermek" kelimesiyle karşı karşıya kalıyorum."법률학 강의에서 나는 '입증(demonstrate)'이라는 단어가 끊임없이 생각났다."
"Hukuk okurken, sürekli "göstermek" kelimesiyle karşı karşıya kalıyorum."En el curso de mi lectura de la ley, constantemente llegó la palabra 'demostrar'.