karşıya ile cümle
karşıya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
"Fransa grevde: Sendikalar ve hükümet karşı karşıya".Prantsusmaal leidis aset vasakpoolsete parteide ja ametiühingute vastudemonstratsioon.
Günümüzde Süryanice yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır.Tänapäeval on merihobukesed väljasuremise ohus.
26 yıldır, hiç böyle bir trajedi ile karşı karşıya gelmemiştim.Ma pole elus iialgi olnud ärkvel nii kaua kui siis.
Çok uluslu firmalar bu alanda çeşitli zorluklarla karşı karşıyadır.Kahanevad linnad USAs seisavad silmitsi teistsuguste probleemidega.
İki sezon Pınar Karşıyaka forması giydi.Teisel hooajal kannab ta vahepeal prille.
Pınar Karşıyaka'da bir sene kaldı.Oja on aasta läbi veerikas.
Peşmerge kelimesi "ölümle karşı karşıya olanlar" anlamını taşır.Sõna praefectus tähendab 'see, kes seisab teiste ees'.
Özellikle Cava'da yaşayan gümüş gibon soyu tükenme tehlikesi ile karşı karşıya kalmıştır.Alamliikidest on liigse jahtimise tõttu ohustatuks hinnatud Jaapanis elavat alamliiki Sus scrofa riukiuanus.
4 Eylül 1260 yılında Floransa ordusu, Siena ordusuyla karşı karşıya gelmiştir.4. septembril 1260 purustas Siena sõjavägi Monteperti lahingus märksa ülekaalukama Firenze armee.
2002'de farklı bir savaşla karşı karşıyaydılar.2002년에 그들은 다른 문제와 직면하게 되었습니다.
2002'de farklı bir savaşla karşı karşıyaydılar.2002 wurden sie mit einem weiteren Problem konfrontiert.
2002'de farklı bir savaşla karşı karşıyaydılar.Em 2002, estavam a enfrentar uma batalha diferente.
2002'de farklı bir savaşla karşı karşıyaydılar.En 2002 enfrentaron distintas batallas.
2002'de farklı bir savaşla karşı karşıyaydılar.En 2002, ils affrontaient un problème différent.
2002'de farklı bir savaşla karşı karşıyaydılar.HIVの治療に必要な薬ARVs(抗レトロウイルス薬)の費用が
2002'de farklı bir savaşla karşı karşıyaydılar.In 2002 werden ze geconfronteerd met een andere strijd.
2002'de farklı bir savaşla karşı karşıyaydılar.Năm 2002, họ phải đối mặt với một cuộc chiến khác.
2002'de farklı bir savaşla karşı karşıyaydılar.Nel 2002, stavano affrontando una battaglia diversa.
2002'de farklı bir savaşla karşı karşıyaydılar.V roku 2002 čelil rôznym problémom.
2002'de farklı bir savaşla karşı karşıyaydılar.W 2002 roku stawili czoło odmiennej bitwie.
2002'de farklı bir savaşla karşı karşıyaydılar.В 2002 году им предстояла сложная битва.
2002'de farklı bir savaşla karşı karşıyaydılar.През 2002 г., те водеха друга борба.
2002'de farklı bir savaşla karşı karşıyaydılar.У 2002 перед ними постала інша проблема.
2002'de farklı bir savaşla karşı karşıyaydılar.ב-2002, הם ניצבו מול קרב שונה.
2002'de farklı bir savaşla karşı karşıyaydılar.في العام 2002 ، كانو يواجهون معركة مختلفة
24 muhtemelen gittikçe daha fazla karşı karşıya kalacaktır (24 o las precipitaciones, la pérdida de hábitats y la destrucción ecológica (
24 muhtemelen gittikçe daha fazla karşı karşıya kalacaktır (24 zrážok, stratou biotopov a ekologickou deštrukciou (
Afganistan'da Gazeteciler Büyüyen Tehlike ve Şiddetle Karşı KarşıyaDziennikarze zmagają się z rosnącą przemocą i niepewnością w Afganistanie
Afganistan'da Gazeteciler Büyüyen Tehlike ve Şiddetle Karşı KarşıyaJornalistas sofrem na pele com violência e insegurança crescentes no Afeganistão
Afganistan'da Gazeteciler Büyüyen Tehlike ve Şiddetle Karşı KarşıyaPeriodistas encaran la dura realidad del aumento de la violencia e inseguridad en Afganistán
Afganistan'da Gazeteciler Büyüyen Tehlike ve Şiddetle Karşı KarşıyaЖурналисты Афганистана вынуждены работать в атмосфере страха и постоянной опасности
Afrika hükumetlerinin karşı karşıya bulunduğu teşvik yapısının bozulmuş olmasıdır.아프리카 정부들이 처한 동기부여의 구조를 왜곡했다는 데 있습니다.
Afrika hükumetlerinin karşı karşıya bulunduğu teşvik yapısının bozulmuş olmasıdır.là nó bóp méo cấu trúc của những động cơ thúc đẩy chính phủ các nước Phi Châu đối mặt với thách thức.
Afrika hükumetlerinin karşı karşıya bulunduğu teşvik yapısının bozulmuş olmasıdır.שהיא יוצרת מבנה מעוות של תמריצים מול ממשלות באפריקה.
Afrika hükumetlerinin karşı karşıya bulunduğu teşvik yapısının bozulmuş olmasıdır.هو أنه قد تشوه هيكل الحوافز التي تواجه الحكومات في أفريقيا.
Afrika hükumetlerinin karşı karşıya bulunduğu teşvik yapısının bozulmuş olmasıdır.動機の仕組みをゆがませてしまうのです。 政府が収入を探す上での生産的利益率は
Afrika ile ilgilenen herkesin karşı karşıya bulunduğu mücadele, yoksulluğun azaltılması mücadelesi değildir.A kihívás mindazokat érinti akiket érdekel Afrika és ez nem a szegénység csökkentésének kihívása.
Afrika ile ilgilenen herkesin karşı karşıya bulunduğu mücadele, yoksulluğun azaltılması mücadelesi değildir.De uitdaging waarvoor alle Afrika-geïnteresseerden staan, is niet de uitdaging van armoedebestrijding.
Afrika ile ilgilenen herkesin karşı karşıya bulunduğu mücadele, yoksulluğun azaltılması mücadelesi değildir.Die Herausforderung, für alle, die sich für Afrika interessieren, ist nicht, Armut zu bekämpfen.
Afrika ile ilgilenen herkesin karşı karşıya bulunduğu mücadele, yoksulluğun azaltılması mücadelesi değildir.El reto que afrontan los que se interesan en África no es el reto de reducir la pobreza.
Afrika ile ilgilenen herkesin karşı karşıya bulunduğu mücadele, yoksulluğun azaltılması mücadelesi değildir.아프리카에 흥미를 가지고 있는 모든 사람들이 직면할 도전은 빈곤을 줄이기 위한 도전이 아닙니다.
Afrika ile ilgilenen herkesin karşı karşıya bulunduğu mücadele, yoksulluğun azaltılması mücadelesi değildir.La grande sfida per tutti coloro che sono interessati all'Africa non è quella di ridurre la povertà.
Afrika ile ilgilenen herkesin karşı karşıya bulunduğu mücadele, yoksulluğun azaltılması mücadelesi değildir.Provocarea cu care se confrunta toti cei interesati de Africa nu este provocarea de a reduce saracia.
Afrika ile ilgilenen herkesin karşı karşıya bulunduğu mücadele, yoksulluğun azaltılması mücadelesi değildir.Tantangan untuk semua yang tertarik dengan Afrika bukanlah mengurangi kemiskinan.
Afrika ile ilgilenen herkesin karşı karşıya bulunduğu mücadele, yoksulluğun azaltılması mücadelesi değildir.Ten úkol, před kterým stojí všichni, kterým leží osud Afriky na srdci není úkolem zmírňování chudoby.
Afrika ile ilgilenen herkesin karşı karşıya bulunduğu mücadele, yoksulluğun azaltılması mücadelesi değildir.Thách thức mà bất kì ai quan tâm đến CPhi phải đối mặt không phải là thách thức trong việc giảm sự đói nghèo.
Afrika ile ilgilenen herkesin karşı karşıya bulunduğu mücadele, yoksulluğun azaltılması mücadelesi değildir.Задача, с которой сталкиваются все, кто проявляет интерес к Африке, это не задача снижения уровня нищеты.
Afrika ile ilgilenen herkesin karşı karşıya bulunduğu mücadele, yoksulluğun azaltılması mücadelesi değildir.האתגר המוצב בפני כל מי שמתעניין באפריקה זה לא האתגר לצמצום העוני.
Afrika ile ilgilenen herkesin karşı karşıya bulunduğu mücadele, yoksulluğun azaltılması mücadelesi değildir.التحدي الذي يواجه كل المهتمين بأفريقيا ليس هو تحدي الحد من الفقر.
Afrika ile ilgilenen herkesin karşı karşıya bulunduğu mücadele, yoksulluğun azaltılması mücadelesi değildir.貧困を減らすことではありません。 富を増やすための挑戦なのです。
Afrikanın kronik problemleri, türümüzün bugün karşı karşıya kaldığı en zor sorunlar arasındadır.Blandt de mest presserende udfordringer som vores art står overfor i dag, er de kroniske problemer i Afrika.
Afrikanın kronik problemleri, türümüzün bugün karşı karşıya kaldığı en zor sorunlar arasındadır.Dentro de los desafíos más urgentes que nuestra especie enfrenta hoy son los problemas crónicos de África.
Afrikanın kronik problemleri, türümüzün bugün karşı karşıya kaldığı en zor sorunlar arasındadır.Jednym z najbardziej naglących wyzwań stojących przed naszym gatunkiem są chroniczne problemy Afryki.
Afrikanın kronik problemleri, türümüzün bugün karşı karşıya kaldığı en zor sorunlar arasındadır.우리가 당면한 중요한 문제중에 아프리카의 문제가 있습니다 우리는 아프리카의 만성적인 문제와 직면하고 있습니다
Afrikanın kronik problemleri, türümüzün bugün karşı karşıya kaldığı en zor sorunlar arasındadır.Lajimme polttavimpia haasteita tällä hetkellä ovat Afrikan krooniset ongelmat.
Afrikanın kronik problemleri, türümüzün bugün karşı karşıya kaldığı en zor sorunlar arasındadır.Zu einer unserer größten Herausforderungen unserer Art gehören heute die chronischen Probleme Afrikas.
Afrikanın kronik problemleri, türümüzün bugün karşı karşıya kaldığı en zor sorunlar arasındadır.Одной из самых важных задач для нашего вида является решение извечных проблем для Африки.
Afrikanın kronik problemleri, türümüzün bugün karşı karşıya kaldığı en zor sorunlar arasındadır.Серед найсерйозніших викликів для нашого виду сьогодні є споконвічні проблеми Африки.
Afrikanın kronik problemleri, türümüzün bugün karşı karşıya kaldığı en zor sorunlar arasındadır.Сред най-неотложните предизвикателства, които видът ни среща са хроничните проблеми в Африка.
Afrikanın kronik problemleri, türümüzün bugün karşı karşıya kaldığı en zor sorunlar arasındadır.אחד האתגרים הדוחקים ביותר שהמין שלנו ניצב בפניהם הוא הבעיות הכרוניות של אפריקה.