karşıt ile cümle
karşıt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Çin, geçtiğimiz 30 yıldan bu yana, dünyanın en büyük fakirlik karşıtı duruşunu sergilemiştir.Китай е най-великата световна програма срещу бедността през последните три десетилетия.
Çin, geçtiğimiz 30 yıldan bu yana, dünyanın en büyük fakirlik karşıtı duruşunu sergilemiştir.Китай является величайшим примером противостояния бедности за последние три десятилетия.
Çin, geçtiğimiz 30 yıldan bu yana, dünyanın en büyük fakirlik karşıtı duruşunu sergilemiştir.У Китаї була реалізована найбільша програма проти бідності за останні три декади.
Çin, geçtiğimiz 30 yıldan bu yana, dünyanın en büyük fakirlik karşıtı duruşunu sergilemiştir.סין היא התוכנית העולמית הגדולה ביותר למלחמה בעוני במשך שלושה העשורים האחרונים.
Çin, geçtiğimiz 30 yıldan bu yana, dünyanın en büyük fakirlik karşıtı duruşunu sergilemiştir.الصين هي أكبر برنامج مكافحة فقر في العالم على مدى العقود الثلاثة الماضية.
Çin, geçtiğimiz 30 yıldan bu yana, dünyanın en büyük fakirlik karşıtı duruşunu sergilemiştir.貧困脱出プログラムとなりました インドはそれより少し遅れて、
Çok şükür... Ama... Karşıt bir kulüp mü var?De vannak anti-cafék is?
Çok şükür... Ama... Karşıt bir kulüp mü var?Mais il y a aussi des communautés de non-fans ?
Çünkü günümüzde esas yapılan anti-malaryal (sıtma karşıtı) ilaçlara bel bağlamak.Al wat we vandaag de dag doen is vertrouwen op dingen zoals antimalariamedicijnen.
Çünkü günümüzde esas yapılan anti-malaryal (sıtma karşıtı) ilaçlara bel bağlamak.왜냐면 요즘 있어서 대부분의 치료책이라고는 항말라리아 약품 정도에 의존하는 수준에 불과하기 때문이죠.
Çünkü günümüzde esas yapılan anti-malaryal (sıtma karşıtı) ilaçlara bel bağlamak.La maggior parte delle cose che stiamo facendo oggi è basarsi su cose come gli antimalarici.
Çünkü günümüzde esas yapılan anti-malaryal (sıtma karşıtı) ilaçlara bel bağlamak.Porque la mayor parte de lo que hacemos hoy en día se basa en estrategias como los medicamentos anti-malaria.
Çünkü günümüzde esas yapılan anti-malaryal (sıtma karşıtı) ilaçlara bel bağlamak.Но повечето от това, което е направено днес е да сме зависими от неща като лекарства против малария.
Çünkü günümüzde esas yapılan anti-malaryal (sıtma karşıtı) ilaçlara bel bağlamak.מפני שרוב מה שנעשה היום, זה להסתמך על דברים כמו תרופות נגד מלריה.
Çünkü günümüzde esas yapılan anti-malaryal (sıtma karşıtı) ilaçlara bel bağlamak.لأن معظم ما يتم عمله اليوم هو الإعتماد على أشياء مثل الأدوية المضادة للملاريا.
Çünkü günümüzde esas yapılan anti-malaryal (sıtma karşıtı) ilaçlara bel bağlamak.抗マラリア薬などです 確かに 抗マラリア薬を低価格で大量に
Değerler kazanılır; doktrin ve dogma empoze edilir - iki karşıt mekanizma.Az értékeket megszerezzük. Az elveket és a dogmákat ránk erőltetik. Ezek egymásnak ellentmondó mechanizmusok.
Değerler kazanılır; doktrin ve dogma empoze edilir - iki karşıt mekanizma.Hodnoty si osvojujeme; doktrína a dogma jsou vnucené -- dva protikladné mechanismy.
Değerler kazanılır; doktrin ve dogma empoze edilir - iki karşıt mekanizma.Hodnoty si osvojujeme; doktrína a dogma sú vnútené -- dva protichodné mechanizmy.
Değerler kazanılır; doktrin ve dogma empoze edilir - iki karşıt mekanizma.I valori si acquisiscono; dottrine e dogmi sono imposti - due meccanismi opposti.
Değerler kazanılır; doktrin ve dogma empoze edilir - iki karşıt mekanizma.가치는 습득되고, 서로 반대되는 원칙과 가설이 주어져야 합니다.
Değerler kazanılır; doktrin ve dogma empoze edilir - iki karşıt mekanizma.Les valeurs sont acquises; la doctrine et le dogme sont imposés - les deux mécanismes opposés.
Değerler kazanılır; doktrin ve dogma empoze edilir - iki karşıt mekanizma.Los valores se adquieren, la doctrina y el dogma son impuestos -- los dos son mecanismos opuestos.
Değerler kazanılır; doktrin ve dogma empoze edilir - iki karşıt mekanizma.Nilai-nilai diperoleh; doktrin dan dogma ditanamkan -- keduanya memiliki mekanisme yang berlawanan.
Değerler kazanılır; doktrin ve dogma empoze edilir - iki karşıt mekanizma.Os valores são adquiridos. As doutrinas e os dogmas são impostos — os dois mecanismos opostos.
Değerler kazanılır; doktrin ve dogma empoze edilir - iki karşıt mekanizma.Valorile sunt dobândite; doctrina şi dogma sunt impuse -- cele două mecanisme antitetice.
Değerler kazanılır; doktrin ve dogma empoze edilir - iki karşıt mekanizma.Waarden zijn verworven; doctrines en dogma zijn opgelegd -- de twee tegengestelde mechanismen.
Değerler kazanılır; doktrin ve dogma empoze edilir - iki karşıt mekanizma.Wartości są nabywane, doktryny i dogmaty narzucane, to dwa przeciwstawne mechanizmy.
Değerler kazanılır; doktrin ve dogma empoze edilir - iki karşıt mekanizma.Werte sind erworben; Lehre und Lehrsätze sind auferlegt - zwei entgegengesetzte Mechanismen.
Değerler kazanılır; doktrin ve dogma empoze edilir - iki karşıt mekanizma.Οι αξίες αποκτούνται, τα δόγματα και οι δοξασίες επιβάλλονται - οι δύο αντιτιθέμενοι μηχανισμοί.
Değerler kazanılır; doktrin ve dogma empoze edilir - iki karşıt mekanizma.Ценности приобретаются, доктрины и догмы навязывают, это два противоположных механизма.
Değerler kazanılır; doktrin ve dogma empoze edilir - iki karşıt mekanizma.Ценностите се придобиват; доктрините и догмите се налагат... два противоположни механизма.
Değerler kazanılır; doktrin ve dogma empoze edilir - iki karşıt mekanizma.ערכים נרכשים; שיטה או דוגמה נכפות -- שני מכניזמים הפוכים.
Değerler kazanılır; doktrin ve dogma empoze edilir - iki karşıt mekanizma.القّيم مكتسبة. العقائد والمذاهب تُفرض -- الآليتين المتعارضتين.
Değerler kazanılır; doktrin ve dogma empoze edilir - iki karşıt mekanizma.相反する構造です 学習とは ほとんどの場合 自己学習システムです
Diğer karşıtlık da şu: mesela sözkonusu olan bir fikir mi?A másik az, hogy ötlet-e?
Diğer karşıtlık da şu: mesela sözkonusu olan bir fikir mi?C'è un'altra possibilità, però: è un'idea?
Diğer karşıtlık da şu: mesela sözkonusu olan bir fikir mi?Còn cái khác là, nó là ý kiến?
Diğer karşıtlık da şu: mesela sözkonusu olan bir fikir mi?Das nächste ist dann, ist es eine Idee?
Diğer karşıtlık da şu: mesela sözkonusu olan bir fikir mi?De tweede: is het een idee?
Diğer karşıtlık da şu: mesela sözkonusu olan bir fikir mi?El otro es: ¿es una idea?
Diğer karşıtlık da şu: mesela sözkonusu olan bir fikir mi?Kemudian, apakah dia sebuah ide?
Diğer karşıtlık da şu: mesela sözkonusu olan bir fikir mi?다른 하나는, 이건 아이디어입니까?
Diğer karşıtlık da şu: mesela sözkonusu olan bir fikir mi?L'autre, c'est : est-ce une idée ?
Diğer karşıtlık da şu: mesela sözkonusu olan bir fikir mi?Outro: é uma ideia?
Diğer karşıtlık da şu: mesela sözkonusu olan bir fikir mi?Pe de altă parte, este vorba de o idee?
Diğer karşıtlık da şu: mesela sözkonusu olan bir fikir mi?Po drugie: czy to jest idea?
Diğer karşıtlık da şu: mesela sözkonusu olan bir fikir mi?Ο άλλος δυισμός είναι: Πρόκειται για ιδέα;
Diğer karşıtlık da şu: mesela sözkonusu olan bir fikir mi?Друге питання: Чи є предмет захисту ідеєю?
Diğer karşıtlık da şu: mesela sözkonusu olan bir fikir mi?Другой вопрос: Является ли объект защиты идеей?
Diğer karşıtlık da şu: mesela sözkonusu olan bir fikir mi?Другото е, идея ли е?
Diğer karşıtlık da şu: mesela sözkonusu olan bir fikir mi?השני הוא, האם מדובר ברעיון?
Diğer karşıtlık da şu: mesela sözkonusu olan bir fikir mi?الآخر هو، هل هي فكرة؟
Diğer karşıtlık da şu: mesela sözkonusu olan bir fikir mi?それは自由社会の中で、
Diğer yandan, bir amfetamin olan kokain bir dopamin antagonisti (karşıtı).Å andra sidan, amfetaminer som kokain, är dopminhöjande.
Diğer yandan, bir amfetamin olan kokain bir dopamin antagonisti (karşıtı).A l'opposé, les amphétamines comme la cocaïne sont des agonistes de la dopamine.
Diğer yandan, bir amfetamin olan kokain bir dopamin antagonisti (karşıtı).Amfetamines zoals cocaïne zijn daarentegen dopamine-agonisten.
Diğer yandan, bir amfetamin olan kokain bir dopamin antagonisti (karşıtı).Auf der anderen Seite sind Amphetamine wie Kokain Dopamin-Agonisten.
Diğer yandan, bir amfetamin olan kokain bir dopamin antagonisti (karşıtı).D'altro canto, le anfetamine come la cocaina sono agonisti della dopamina.
Diğer yandan, bir amfetamin olan kokain bir dopamin antagonisti (karşıtı).반면, 코카인과 같은 암페타민류는 도파민 촉진제입니다.