karşıt ile cümle
karşıt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bir Ludist (bilim ve teknoloji karşıtı) değilim.Não sou contra as máquinas.
Bir Ludist (bilim ve teknoloji karşıtı) değilim.Ne higgyék, hogy technofób vagyok.
Bir Ludist (bilim ve teknoloji karşıtı) değilim.Nejsem žádný rozbíječ strojů.
Bir Ludist (bilim ve teknoloji karşıtı) değilim.Nie jestem Luddystą (przeciwnikiem technologii).
Bir Ludist (bilim ve teknoloji karşıtı) değilim.Non sono un luddista.
Bir Ludist (bilim ve teknoloji karşıtı) değilim.Nu sunt un luddit(N.t persoană împotriva noilor tehnologii).
Bir Ludist (bilim ve teknoloji karşıtı) değilim. Stanford'da ders veriyorum.Saya bukan kaum Luddite, saya mengajar di Stanford.
Bir Ludist (bilim ve teknoloji karşıtı) değilim.Tôi không phải là kẻ sợ công nghệ mới.
Bir Ludist (bilim ve teknoloji karşıtı) değilim.Yo no odio a las máquinas.
Bir Ludist (bilim ve teknoloji karşıtı) değilim.Δεν είμαι Λουδιστής ( εναντίον της προόδου).
Bir Ludist (bilim ve teknoloji karşıtı) değilim.Не съм ретрограден.
Bir Ludist (bilim ve teknoloji karşıtı) değilim.Я не луддит.
Bir Ludist (bilim ve teknoloji karşıtı) değilim.אני לא נגד קידמה.
Bir Ludist (bilim ve teknoloji karşıtı) değilim.أنا لست من مرتابي التكنولوجيا.
Bir Ludist (bilim ve teknoloji karşıtı) değilim.スタンフォードで教えてますし
Bir Ludist (bilim ve teknoloji karşıtı) değilim.전 반(反)기계운동주의자가 아닙니다
Bir yüksek karşıtlık temasıNameA تيمة مع a من تباينName
Bir yüksek karşıtlık temasıNameEen thema met veel contrastName
Bir yüksek karşıtlık temasıNameEin Design mit kontrastreichen Farben.Name
Bir yüksek karşıtlık temasıNameErősen kontrasztos témaName
Bir yüksek karşıtlık temasıNameEt tema med meget kontrastName
Bir yüksek karşıtlık temasıNameEtt tema med mycket kontrastName
Bir yüksek karşıtlık temasıNameKorkeakontrastinen teemaName
Bir yüksek karşıtlık temasıNameMotiv se velkým kontrastemName
Bir yüksek karşıtlık temasıNameMotyw z wysokim kontrastemName
Bir yüksek karşıtlık temasıNameName
Bir yüksek karşıtlık temasıNameName
Bir yüksek karşıtlık temasıName명도가 높은 테마Name
Bir yüksek karşıtlık temasıNameName
Bir yüksek karşıtlık temasıNameName
Bir yüksek karşıtlık temasıNameTematică cu mult contrastName
Bir yüksek karşıtlık temasıNameTema z veliko kontrastaName
Bir yüksek karşıtlık temasıNameUm tema com bastante contrasteName
Bir yüksek karşıtlık temasıNameUn tema con mucho contrasteName
Bir yüksek karşıtlık temasıNameUn tema con un sacco di contrastoName
Bir yüksek karşıtlık temasıNameUn thème très contrastéName
Bir yüksek karşıtlık temasıNameΈνα θέμα μεγάλης αντίθεσηςName
Bir yüksek karşıtlık temasıNameКонтрастное оформлениеName
Bir yüksek karşıtlık temasıNameТема з високою контрастністюName
Bir yüksek karşıtlık temasıName高コントラストのテーマName
Bizi Monsanto karşıtı yürüyüşe çıkaran şey, yaşama ve özgürlüğe olan derin sevgimizdir.Ed è un amore profondo per la vita sulla terra e per la libertà che fa marciare tutti noi contro Monsanto.
Bizi Monsanto karşıtı yürüyüşe çıkaran şey, yaşama ve özgürlüğe olan derin sevgimizdir.Et c'est notre amour profond pour une vie libre sur Terre qui nous pousse à marcher contre Monsanto.
Bizi Monsanto karşıtı yürüyüşe çıkaran şey, yaşama ve özgürlüğe olan derin sevgimizdir.Nasa globoka ljubezen do svobodnega zivljenja na zemlji je tista, ki nas bo spodbudila k shodu proti Monsantu.
Bizi Monsanto karşıtı yürüyüşe çıkaran şey, yaşama ve özgürlüğe olan derin sevgimizdir.Y es por nuestro profundo amor por la vida en la tierra que todos nosotros marchamos en contra de Monsanto.
Bizi Monsanto karşıtı yürüyüşe çıkaran şey, yaşama ve özgürlüğe olan derin sevgimizdir.إن حبنا العميق للحياة على الأرض وللحرية هو ما يدفعنا للتظاهر ضد مونسانتو
Bizi Monsanto karşıtı yürüyüşe çıkaran şey, yaşama ve özgürlüğe olan derin sevgimizdir.あるからこそ湧き上がるできる反対運動なのです。 皆で、固く団結した、
Bölgedeki bazı diğer ülkeler görülen sömürge karşıtı heyecanı paylaşmadık.De hade inte samma antikolonistiska eld som man finner i en del andra länder i den regionen.
Bölgedeki bazı diğer ülkeler görülen sömürge karşıtı heyecanı paylaşmadık.Ellos no comparten la misma propaganda anti-colonial que puede encontrarse en otros países de la región.
Bölgedeki bazı diğer ülkeler görülen sömürge karşıtı heyecanı paylaşmadık.Họ không chia sẻ chung cường điệu chống lại thuộc địa mà bạn thấy ở những nước khác cùng miền.
Bölgedeki bazı diğer ülkeler görülen sömürge karşıtı heyecanı paylaşmadık.Így nem vett részt az olyan gyarmatosítás-ellenes felhajtásban, ami a térség számos országában jelen van.
Bölgedeki bazı diğer ülkeler görülen sömürge karşıtı heyecanı paylaşmadık.Ils n'ont pas partagé le meme vent anti-colonial que vous pouvez trouver dans d'autres pays de la région.
Bölgedeki bazı diğer ülkeler görülen sömürge karşıtı heyecanı paylaşmadık.그들은 다른 일부 이슬람교 국가에서 찾아볼 수 있는 동일한 반식민주의적 사조를 공유하지 않았습니다.
Bölgedeki bazı diğer ülkeler görülen sömürge karşıtı heyecanı paylaşmadık.Mereka tidak mengalami semangat antipenjajahan yang ada di negara-negara lain di sekitarnya.
Bölgedeki bazı diğer ülkeler görülen sömürge karşıtı heyecanı paylaşmadık.Não partilharam o sentimento anticolonialista que podemos encontrar noutros países na região.
Bölgedeki bazı diğer ülkeler görülen sömürge karşıtı heyecanı paylaşmadık.Nesdílí onu protikolonialistickou náladu, kterou najdete v jiných zemích tohto regionu.
Bölgedeki bazı diğer ülkeler görülen sömürge karşıtı heyecanı paylaşmadık.Nezdieľali rovnaké anti-koloniálne šialenstvo, aké možno vidieť v niektorých krajinách regiónu.
Bölgedeki bazı diğer ülkeler görülen sömürge karşıtı heyecanı paylaşmadık.Nie podzielali szumu antykolonialnego, który istniał w innych krajach tego regionu.
Bölgedeki bazı diğer ülkeler görülen sömürge karşıtı heyecanı paylaşmadık.Non hanno condiviso la stessa bolla anti-coloniale che si riscontra in altri paesi della regione.
Bölgedeki bazı diğer ülkeler görülen sömürge karşıtı heyecanı paylaşmadık.Turcii nu au luat parte la campania anti-colonială care este prezentă în alte țări din regiune.
Bölgedeki bazı diğer ülkeler görülen sömürge karşıtı heyecanı paylaşmadık.Δεν μοιράστηκε την ίδια αντι-αποικιοκρατική τάση που συναντά κανείς σε άλλες χώρες της ευρύτερης περιοχής.