karşısında ile cümle
karşısında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Düşman karşısında bizi gerilettin, Bizden tiksinenler bizi soydu.你 使 我 們 向 敵 人 轉 身 退 後 . 那 恨 我 們 的 人 任 意 搶 奪
Düşman karşısında bizi gerilettin, Bizden tiksinenler bizi soydu.你 使 我 們向敵 人 轉身退後.那恨 我 們 的 人 任意 搶奪
Eğer 'Basitliğin Kuralları'nı basitleştirirsem, elimde 'kurabiye karşısında çamaşır' denen şey olur.Als ik de wetten van eenvoud vereenvoudig, krijg ik het 'koekje versus was' -fenomeen.
Eğer 'Basitliğin Kuralları'nı basitleştirirsem, elimde 'kurabiye karşısında çamaşır' denen şey olur.Dacă simplific Legile Simplităţii, am ceva ce se numeşte "prajitură versus rufe".
Eğer 'Basitliğin Kuralları'nı basitleştirirsem, elimde 'kurabiye karşısında çamaşır' denen şey olur.Jeśli więc uproszczę Prawa Prostoty, otrzymam coś co nazywa się zjawiskiem "ciastko a pranie".
Eğer 'Basitliğin Kuralları'nı basitleştirirsem, elimde 'kurabiye karşısında çamaşır' denen şey olur.만약 제가 단순함의 법칙을 단순화한다면 전 쿠키 대 세탁물의 법칙이라고 부르겠습니다.
Eğer 'Basitliğin Kuralları'nı basitleştirirsem, elimde 'kurabiye karşısında çamaşır' denen şey olur.Quindi se semplifico le Leggi della Semplicità, Ho una cosa dal titolo "biscotto contro biancheria".
Eğer 'Basitliğin Kuralları'nı basitleştirirsem, elimde 'kurabiye karşısında çamaşır' denen şey olur.Så, hvis jeg forenkler enkelhedens love, jeg har det der kaldes en småkage kontra vasketøj ting.
Eğer 'Basitliğin Kuralları'nı basitleştirirsem, elimde 'kurabiye karşısında çamaşır' denen şey olur.Simplifions donc "Les lois de la simplicité". J'ai un truc qui s'appelle "cookie versus linge".
Eğer 'Basitliğin Kuralları'nı basitleştirirsem, elimde 'kurabiye karşısında çamaşır' denen şey olur.Takže, pokud zjednoduším Zákony jednoduchosti, mám tu něco, čemu říkám "sušenka versus prádlo".
Eğer 'Basitliğin Kuralları'nı basitleştirirsem, elimde 'kurabiye karşısında çamaşır' denen şey olur.Tehát, ha leegyszerűsítem a szimplicitás törvényeit, kapok egy ún. süti vs. ruhakupac helyzetet.
Eğer 'Basitliğin Kuralları'nı basitleştirirsem, elimde 'kurabiye karşısında çamaşır' denen şey olur.Wenn ich also die Gesetze der Einfachheit vereinfache, habe ich das, was man 'Keks gegen Wäsche' nennt.
Eğer 'Basitliğin Kuralları'nı basitleştirirsem, elimde 'kurabiye karşısında çamaşır' denen şey olur.Значи, ако опростя Законите на простотата, имат онова, което се казва "бисквитка спрямо пране".
Eğer 'Basitliğin Kuralları'nı basitleştirirsem, elimde 'kurabiye karşısında çamaşır' denen şey olur.Итак, чтобы упростить законы простоты, давайте я сравню печенюшки с чистым бельём из стирки.
Eğer 'Basitliğin Kuralları'nı basitleştirirsem, elimde 'kurabiye karşısında çamaşır' denen şey olur.אז, אם אני מפשט את ״חוקי הפשטות״, יש את העניין של ״עוגיה לעומת כביסה״.
Eğer 'Basitliğin Kuralları'nı basitleştirirsem, elimde 'kurabiye karşısında çamaşır' denen şey olur.و لأبسط قوانين البساطة، لدي هذا الشيء عن "الحلوى مقابل الغسيل".
Eğer 'Basitliğin Kuralları'nı basitleştirirsem, elimde 'kurabiye karşısında çamaşır' denen şey olur.「クッキー対洗濯物」という例えがあります。 お子さんがいる方はわかると思いますが、もし皆さんの子供に
Eğer bu açı 30 dereceyse, bu açının karşısındaki kenarın여기가 30도라면 우리는 방금 30도의 맞은편은
Eğer bu açı 30 dereceyse, bu açının karşısındaki kenarınЭто прямой угол. Это гипотенуза - данная сторона.
Eğer muzlar karşısında çikolata problemi üzerinde düşünüyorsanız, gelecek hafta muz yiyeceğimizi düşünüyoruz.Dacă te gândeşti la problema bananelor şi a ciocolatei, noi credem că vom mânca banane săptămâna viitoare.
Eğer muzlar karşısında çikolata problemi üzerinde düşünüyorsanız, gelecek hafta muz yiyeceğimizi düşünüyoruz.Ha a banán és csokoládé kérdésére gondolunk, azt gondoljuk, hogy banánt fogunk enni a jövő héten.
Eğer muzlar karşısında çikolata problemi üzerinde düşünüyorsanız, gelecek hafta muz yiyeceğimizi düşünüyoruz.Jika Anda berpikir tentang pisang versus coklat, kita berpikir kita akan makan pisang minggu depan.
Eğer muzlar karşısında çikolata problemi üzerinde düşünüyorsanız, gelecek hafta muz yiyeceğimizi düşünüyoruz.만일 여러분이 바나나 대 초콜렛의 문제에 대해 다시 떠올린다면, 우리는 다음주에 바나나를 먹을 것이라고 '생각'할 것입니다.
Eğer muzlar karşısında çikolata problemi üzerinde düşünüyorsanız, gelecek hafta muz yiyeceğimizi düşünüyoruz.Nếu bạn ngĩ đến vấn đề về quả chuối và socola, chúng ta nghĩ chúng ta sẽ ăn chuối tuần tới.
Eğer muzlar karşısında çikolata problemi üzerinde düşünüyorsanız, gelecek hafta muz yiyeceğimizi düşünüyoruz.Rozważając problem banany kontra czekolada wierzymy, ze wybierzemy banany.
Eğer muzlar karşısında çikolata problemi üzerinde düşünüyorsanız, gelecek hafta muz yiyeceğimizi düşünüyoruz.Se pensarmos no problema das bananas versus chocolates, pensamos que vamos comer bananas na próxima semana.
Eğer muzlar karşısında çikolata problemi üzerinde düşünüyorsanız, gelecek hafta muz yiyeceğimizi düşünüyoruz.Говоря о проблеме бананах и шоколада, мы считаем, что будем есть бананы на следующей неделе.
Eğer muzlar karşısında çikolata problemi üzerinde düşünüyorsanız, gelecek hafta muz yiyeceğimizi düşünüyoruz.אם תחשבו על הבעיה של בננות לעומת שוקולדים, אנחנו חושבים שנאכל בננה בשבוע הבא.
Eğer muzlar karşısında çikolata problemi üzerinde düşünüyorsanız, gelecek hafta muz yiyeceğimizi düşünüyoruz.إذا فكرتم في مشكلة الموز مقابل الشكولاتة، نعتقد أننا سنأكل الموز الأسبوع القادم.
Eğer muzlar karşısında çikolata problemi üzerinde düşünüyorsanız, gelecek hafta muz yiyeceğimizi düşünüyoruz.バナナとチョコレートの問題を考えましょう 我々は「来週はバナナを食べよう」と考えます 我々は「来年はお金を貯めよう」と考えます
Elektrik karşısında bir duvar örecek, adeta.C'est comme un mur pour l'électricité.
Elektrik karşısında bir duvar örecek, adeta.Den är som en vägg för elektriciteten.
Elektrik karşısında bir duvar örecek, adeta.E ca un zid pentru electricitate.
Elektrik karşısında bir duvar örecek, adeta.E' come un muro per l'elettricità.
Elektrik karşısında bir duvar örecek, adeta.É como um muro para a eletricidade.
Elektrik karşısında bir duvar örecek, adeta.Es como un muro para la electricidad.
Elektrik karşısında bir duvar örecek, adeta.Für elektrischen Strom ist sie wie eine Wand.
Elektrik karşısında bir duvar örecek, adeta.Het is als een muur voor de elektriciteit.
Elektrik karşısında bir duvar örecek, adeta.Ini seperti dinding untuk listrik.
Elektrik karşısında bir duvar örecek, adeta.Jest jakby murem dla elektryczności.
Elektrik karşısında bir duvar örecek, adeta.전기에게 벽과 같습니다.
Elektrik karşısında bir duvar örecek, adeta.Nó giống như một bức tường đối với điện vậy.
Elektrik karşısında bir duvar örecek, adeta.Olyan az áramnak, mint egy fal.
Elektrik karşısında bir duvar örecek, adeta.Воно є ніби стіною для неї.
Elektrik karşısında bir duvar örecek, adeta.Он словно стена для него, когда этот кусочек между ними и касается их по всей поверхности.
Elektrik karşısında bir duvar örecek, adeta.זה כמו קיר לחשמל.
Elektrik karşısında bir duvar örecek, adeta.انه يمثل عائق امام الكهرباء
Elektrik karşısında bir duvar örecek, adeta.砂糖の粘土が間にあると 粘土がくっついていても
En uzun kenar, 90 derecelik açının karşısındaki kenar.이게 가장 길고 90도에 마주보는 변이네요
En uzun kenar, 90 derecelik açının karşısındaki kenar.Det er den længste side, og siden modsat vinklen på 90 grader.
En uzun kenar, 90 derecelik açının karşısındaki kenar.Jest to najdłuższy bok, bok naprzeciwko kąta 90 stopni.
En uzun kenar, 90 derecelik açının karşısındaki kenar.Je to ta nejdelší strana, která leží naproti úhlu o velikosti 90 stupňů.
En uzun kenar, 90 derecelik açının karşısındaki kenar.אז... הצלע הכי ארוכה במשולש היא הצלע שמקבילה לזווית 90 מעלות...
En uzun kenar ve dik açının karşısında.E' il lato piu' lungo ed e' il lato opposto all'angolo retto.
En uzun kenar ve dik açının karşısında.Това е най-дългата страна, и тя е срещу правия ъгъл.
En uzun kenar ve dik açının karşısında.Это - самая длинная сторона, и она находится напротив прямого угла.
En uzun kenar, yani dik açının karşısındaki kenar. .Bok który znajduje się naprzeciwko naszego kąta prostego. To jest bok, który jest naprzeciwko kąta prostego.
En uzun kenar, yani dik açının karşısındaki kenar. .Je to strana protilehlá k pravému úhlu. Strana, která leží naproti pravému úhlu.
En uzun kenar, yani dik açının karşısındaki kenar. .직각의 마주보는 변 말이에요 이 변이 직각의 마주보는 변입니다
En uzun kenar, yani dik açının karşısındaki kenar. .שזה גם הצד שמקביל ל 90 מעלות שלנו. הצד שמקביל ל 90 מעלות שלנו