karşılar ile cümle

karşılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Konut sigortası örneğin mobilyalarınızda ve diğer eşyalarınızda meydana gelebilecek zararları karşılar.以保障家具及其他家居物品意外损坏。家庭财产保险可从各保险公司处购买。有关保险的更多信息,请访问InfoFinland上的 在芬生活。
Konut sigortası, örneğin, mobilyalarınızın ya da diğer eşyalarınızın başına gelebilecek hasarı karşılar.El seguro de hogar le indemnizará, por ejemplo, en caso de daños ocurridos a los muebles u otros objetos.
Konut sigortası, örneğin, mobilyalarınızın ya da diğer eşyalarınızın başına gelebilecek hasarı karşılar.Hemförsäkringen ersätter till exempel skador på möbler och andra ägodelar.
Konut sigortası, örneğin, mobilyalarınızın ya da diğer eşyalarınızın başına gelebilecek hasarı karşılar.Kotivakuutus korvaa esimerkiksi vahinkoja, jotka sattuvat huonekaluillesi ja muille tavaroillesi.
Konut sigortası, örneğin, mobilyalarınızın ya da diğer eşyalarınızın başına gelebilecek hasarı karşılar.L’assurance habitation rembourse notamment les dommages envers vos meubles et vos autres biens.
Konut sigortası, örneğin, mobilyalarınızın ya da diğer eşyalarınızın başına gelebilecek hasarı karşılar.Страхование жилища возмещает, среди прочего, повреждения, нанесенные вашей мебели и другой собственности.
Konut sigortası, örneğin, mobilyalarınızın ya da diğer eşyalarınızın başına gelebilecek hasarı karşılar.يعوض تأمين المسكن على سبيل المثال عن الأضرار التي تصيب المفروشات وغير ذلك من حوائجك.
Önce müşterileri karşılar... ...sonra herkese gülümser.Eerst verwelkomt ze de mensen en lacht naar iedereen.
Önce müşterileri karşılar... ...sonra herkese gülümser.Hát vendégeket fogadni, mindenkire mosolyogni.
Önce müşterileri karşılar... ...sonra herkese gülümser.La început, întâmpină oamenii şi le zâmbeşte tuturor.
Önce müşterileri karşılar... ...sonra herkese gülümser.Nejdřív vítá hosty, a usmívá se na každého.
Önce müşterileri karşılar... ...sonra herkese gülümser.Zu Beginn vor allem Leute zu empfangen, zu allen freundlich zu sein.
Önce müşterileri karşılar... ...sonra herkese gülümser.Πρώτα καλωσορίζει τους ανθρώπους και χαμογελάει σε όλους.
Önce müşterileri karşılar... ...sonra herkese gülümser.В начале нужно было принимать гостей, улыбаться всем. Но от этого голова сильно не болела...
Önce müşterileri karşılar... ...sonra herkese gülümser.Първо посрещаш хората, усмихваш се на всички.
Onlar da genç yaşta kendi isteklerinin dışında evlendirilmeye karşılar.כך שלא יסכימו לחתונה כפויה בגיל צעיר.
Onlar da genç yaşta kendi isteklerinin dışında evlendirilmeye karşılar.حتى لا يقبلو بأن يزوّجو ضد رغبتهم في سن صغيرة
Onlar da genç yaşta kendi isteklerinin dışında evlendirilmeye karşılar.叫距地少年时期唔好接受违背意志噶婚姻。
Onlar da genç yaşta kendi isteklerinin dışında evlendirilmeye karşılar.그래서 그들은 의지에 반하는 조혼(早婚)을 받아들이지 않습니다.
Rams'de oynayan karşılarına çıkmak istemeyeceğiniz dört oyuncuydu.1960년대 L.A 램스의 네 선수들이었습니다.
Rams'de oynayan karşılarına çıkmak istemeyeceğiniz dört oyuncuydu.Rams-ben a 60-as években, akikkel nem akartak volna szembekerülni.
Rams'de oynayan karşılarına çıkmak istemeyeceğiniz dört oyuncuydu.Rams pada tahun 1960-an yang Anda tidak mau lawan.
Rams'de oynayan karşılarına çıkmak istemeyeceğiniz dört oyuncuydu.Rams thập niên 1960 mà bạn không muốn đấu với họ.
Rams'de oynayan karşılarına çıkmak istemeyeceğiniz dört oyuncuydu.Rams v 60. letech, proti kterým jste rozhodně nechtěli jít.
Rams'de oynayan karşılarına çıkmak istemeyeceğiniz dört oyuncuydu.Rams было четверо ребят, против которых вы бы не захотели бы идти.
Rams'de oynayan karşılarına çıkmak istemeyeceğiniz dört oyuncuydu.שלא הייתם רוצים לעמוד מולם.
Rams'de oynayan karşılarına çıkmak istemeyeceğiniz dört oyuncuydu.حيث كان الجميع يتهرب من مواجهتهم ..
Rams'de oynayan karşılarına çıkmak istemeyeceğiniz dört oyuncuydu.屈強のフットボール選手である彼らは好きで
Rehabilitasyon Kela tarafından düzenlenir ve masrafların Kela karşılar.FPA ordnar rehabiliteringen och ersätter kostnaderna för den.
Rehabilitasyon Kela tarafından düzenlenir ve masrafların Kela karşılar.Kela järjestää kuntoutuksen ja korvaa sen kustannukset.
Rehabilitasyon Kela tarafından düzenlenir ve masrafların Kela karşılar.Kela organise la rééducation et prend en charge les frais.
Rehabilitasyon Kela tarafından düzenlenir ve masrafların Kela karşılar.Kela organiza la rehabilitación y asume los gastos.
Rehabilitasyon Kela tarafından düzenlenir ve masrafların Kela karşılar.يقوم كيلا بتنظيم إعادة التأهيل ويدفع تكاليفه.
Sakinin kendisi, konut giderlerini karşılar.Invånaren står själv för boendekostnaderna.
Sakinin kendisi, konut giderlerini karşılar.Le résident prend en charge les frais du logement.
Sakinin kendisi, konut giderlerini karşılar.Los gastos de la vivienda corren a cargo del habitante.
Sakinin kendisi, konut giderlerini karşılar.Tarkista, että poistoilmaventtiilit ovat auki.
Sakinin kendisi, konut giderlerini karşılar.Жилец самостоятельно оплачивает расходы по квартире.
Sakinin kendisi, konut giderlerini karşılar.ويتحمل الساكن نفسه/نفسها تكاليف السكن.
Sakinin kendisi, konut giderlerini karşılar.服务内容包括家庭护理、膳食服务、个人卫生护理、其它安全服务及家庭医疗保健等。
Şimdi merak ettiniz , ya şehirler yayalara verilseydi ... ... şehir içinde giderken neyi olağan karşılarız?20 הערים הגדולות ביותר בעולם. אז אתה תוהה, מה אם הערים יכלו לתת להולכי הרגל שלהן
Şimdi merak ettiniz , ya şehirler yayalara verilseydi ... ... şehir içinde giderken neyi olağan karşılarız?Gdyby miasta mogły dać pieszym to, co jest oczywiste w komunikacji międzymiastowej?
Şimdi merak ettiniz , ya şehirler yayalara verilseydi ... ... şehir içinde giderken neyi olağan karşılarız?여러분은 의아해할지 모르겠습니다. 만약 도시가 보행자들에게 도시 사이를 다니도록 허가해 준다면
Şimdi merak ettiniz , ya şehirler yayalara verilseydi ... ... şehir içinde giderken neyi olağan karşılarız?فلكم أن تتساؤلوا، ماذا لو قدّمت المدن لمشاتها ما اعتدنا عليه حين نتنقل بين المدن؟
Şimdi merak ettiniz , ya şehirler yayalara verilseydi ... ... şehir içinde giderken neyi olağan karşılarız?与えることができたら どうなるでしょうか? その手段を楽しくて、魅力的で クリーンで、環境に優しく
Şölen eğlenmek için yapılır, Şarap yaşama sevinç katar, Paraysa her ihtiyacı karşılar.Dla uweselenia gotują uczty, i wino rozwesela żywot; ale pieniądze do wszystkiego dopomagają.
Şölen eğlenmek için yapılır, Şarap yaşama sevinç katar, Paraysa her ihtiyacı karşılar.Een feest zorgt voor plezier, wijn zorgt voor vrolijkheid en voor geld is alles te krijgen.
Şölen eğlenmek için yapılır, Şarap yaşama sevinç katar, Paraysa her ihtiyacı karşılar.El alimento se prepara para disfrutarlo, el vino alegra la vida, y el dinero preocupa a todos
Şölen eğlenmek için yapılır, Şarap yaşama sevinç katar, Paraysa her ihtiyacı karşılar.Hauskuudeksi ateria laitetaan, ja viini ilahuttaa elämän; mutta raha kaiken hankkii.
Şölen eğlenmek için yapılır, Şarap yaşama sevinç katar, Paraysa her ihtiyacı karşılar.잔치는 희락을 위하여 베푸는 것이요 포도주는 생명을 기쁘게 하는 것이나 돈은 범사에 응용되느니라
Şölen eğlenmek için yapılır, Şarap yaşama sevinç katar, Paraysa her ihtiyacı karşılar.Người ta bày tiệc đặng vui chơi; rượu khiến cho đời vui; có tiền bạc thì ứng cho mọi sự.
Şölen eğlenmek için yapılır, Şarap yaşama sevinç katar, Paraysa her ihtiyacı karşılar.Người_ta bày tiệc đặng vui_chơi ; rượu khiến cho đời vui ; có tiền_bạc thì ứng cho mọi sự .
Şölen eğlenmek için yapılır, Şarap yaşama sevinç katar, Paraysa her ihtiyacı karşılar.On fait des repas pour se divertir, le vin rend la vie joyeuse, et l`argent répond à tout.
Şölen eğlenmek için yapılır, Şarap yaşama sevinç katar, Paraysa her ihtiyacı karşılar.Ospeţele se fac pentru petrecere, vinul înveseleşte viaţa, iar argintul le dă pe toate.
Şölen eğlenmek için yapılır, Şarap yaşama sevinç katar, Paraysa her ihtiyacı karşılar.Para rir é que se dá banquete, e o vinho alegra a vida; e por tudo o dinheiro responde.
Şölen eğlenmek için yapılır, Şarap yaşama sevinç katar, Paraysa her ihtiyacı karşılar.Per stare lieti si fanno banchetti e il vino allieta la vita; il denaro risponde a ogni esigenza
Şölen eğlenmek için yapılır, Şarap yaşama sevinç katar, Paraysa her ihtiyacı karşılar.Pesta membuat tertawa, dan anggur membuat gembira. Tapi perlu ada uang untuk membayarnya
Şölen eğlenmek için yapılır, Şarap yaşama sevinç katar, Paraysa her ihtiyacı karşılar.Pre veselý smiech stroja hostinu, a víno obveseľuje život, a peniaze dopomáhajú k tomu všetkému.
Şölen eğlenmek için yapılır, Şarap yaşama sevinç katar, Paraysa her ihtiyacı karşılar.Pro obveselení strojívají hody, a víno obveseluje život, peníze pak ke všemu dopomáhají.
Şölen eğlenmek için yapılır, Şarap yaşama sevinç katar, Paraysa her ihtiyacı karşılar.Til Morskab holder man Gæstebud, og Vin gør de levende glade; men Penge skaffer alt til Veje.

İlgili Sayfalar