Saatlik güç isteğini karşılamak istiyoruz.Θέλουμε να ταυτίσουμε την ωριαία τροφοδότηση.
Saatlik güç isteğini karşılamak istiyoruz.Искаме да имаме захранване с мощност час по час.
Saatlik güç isteğini karşılamak istiyoruz.Цель - состыковать почасовую подачу энергии [с её реальным использованием].
Saatlik güç isteğini karşılamak istiyoruz.אנו רוצים לעמוד בקצב הדרישה לפי שעה.
Saatlik güç isteğini karşılamak istiyoruz.نحن نريد مطابقة التزويد بالطاقة ساعة بساعة.
Saatlik güç isteğini karşılamak istiyoruz.再生可能エネルギーの組み合わせで実現できる
‹‹Sabah git, firavun Nile inerken onu karşılamak için ırmak kıyısında bekle. Yılana dönüşen değneği eline al아침에 너는 바로에게로 가라 그가 물로 나오리니 너는 하숫가에 서서 그를 맞으며 그 뱀 되었던 지팡이를 손에 잡고
‹‹Sabah git, firavun Nile inerken onu karşılamak için ırmak kıyısında bekle. Yılana dönüşen değneği eline alSớm mai Pha-ra-ôn sẽ ngự ra bờ sông, ngươi hãy ra mắt người và cầm theo tay cây gậy đã biến ra con rắn đó.
‹‹Sabah git, firavun Nile inerken onu karşılamak için ırmak kıyısında bekle. Yılana dönüşen değneği eline alSớm_mai Pha-ra-ôn sẽ ngự ra bờ sông , ngươi hãy ra_mắt người và cầm theo tay cây gậy đã biến ra con rắn đó .
‹‹Sabah git, firavun Nile inerken onu karşılamak için ırmak kıyısında bekle. Yılana dönüşen değneği eline alלך אל פרעה בבקר הנה יצא המימה ונצבת לקראתו על שפת היאר והמטה אשר נהפך לנחש תקח בידך׃
‹‹Sabah git, firavun Nile inerken onu karşılamak için ırmak kıyısında bekle. Yılana dönüşen değneği eline alاذهب الى فرعون في الصباح. انه يخرج الى الماء. وقف للقائه على حافة النهر. والعصا التي تحولت حية تاخذها في يدك.
‹‹Sabah git, firavun Nile inerken onu karşılamak için ırmak kıyısında bekle. Yılana dönüşen değneği eline al明 日 早 晨 他 出 來 往 水 邊 去 、 你 要 往 河 邊 迎 接 他 、 手 裡 要 拿 著 那 變 過 蛇 的 杖
‹‹Sabah git, firavun Nile inerken onu karşılamak için ırmak kıyısında bekle. Yılana dönüşen değneği eline al明日 早晨 他 出來 往 水邊去 、 你 要 往河 邊 迎接 他 、 手裡 要 拿著 那 變過 蛇 的 杖
Saray sorumlusu Hilkiya oğlu Elyakim, Yazman Şevna ve devlet tarihçisi Asaf oğlu Yoah onu karşılamaya çıktı.A vyšiel k nemu Elijakim, syn Hilkiášov, ktorý bol nad domom, a Šebna, pisár, a Joach, syn Azafov, kancelár.
Saray sorumlusu Hilkiya oğlu Elyakim, Yazman Şevna ve devlet tarihçisi Asaf oğlu Yoah onu karşılamaya çıktı.Da gik Paladsøversten Eljakim, Hilkijas Søn, Statsskriveren Sjebna og Kansleren Joa, Asafs Søn, ud til ham.
Saray sorumlusu Hilkiya oğlu Elyakim, Yazman Şevna ve devlet tarihçisi Asaf oğlu Yoah onu karşılamaya çıktı.És kijöve hozzá Eljákim a Hilkiás fia az udvarnagy, és Sebna az íródeák, és Jóák Asáfnak fia az emlékíró.
Saray sorumlusu Hilkiya oğlu Elyakim, Yazman Şevna ve devlet tarihçisi Asaf oğlu Yoah onu karşılamaya çıktı.힐기야의 아들 궁내 대신 엘리아김과 서기관 셉나와 아삽의 아들 사관 요아가 그에게 나아가니라
Saray sorumlusu Hilkiya oğlu Elyakim, Yazman Şevna ve devlet tarihçisi Asaf oğlu Yoah onu karşılamaya çıktı.Tedy vyšel k němu Eliakim syn Helkiášův, kterýž byl správce domu, a Sobna písař, a Joach syn Azafův, kancléř.
Saray sorumlusu Hilkiya oğlu Elyakim, Yazman Şevna ve devlet tarihçisi Asaf oğlu Yoah onu karşılamaya çıktı.И вышел к нему Елиаким, сын Хелкиин, начальник дворца, и Севна писец, и Иоах, сын Асафов, дееписатель.
Saray sorumlusu Hilkiya oğlu Elyakim, Yazman Şevna ve devlet tarihçisi Asaf oğlu Yoah onu karşılamaya çıktı.ויצא אליו אליקים בן חלקיהו אשר על הבית ושבנא הספר ויואח בן אסף המזכיר׃
Saray sorumlusu Hilkiya oğlu Elyakim, Yazman Şevna ve devlet tarihçisi Asaf oğlu Yoah onu karşılamaya çıktı.فخرج اليه الياقيم بن حلقيا الذي على البيت وشبنة الكاتب ويوآخ بن آساف المسجل
Saray sorumlusu Hilkiya oğlu Elyakim, Yazman Şevna ve devlet tarihçisi Asaf oğlu Yoah onu karşılamaya çıktı.於 是 希 勒 家 的 兒 子 家 宰 以 利 亞 敬 、 並 書 記 舍 伯 那 、 和 亞 薩 的 兒 子 史 官 約 亞 、 出 來 見 拉 伯 沙 基
Saray sorumlusu Hilkiya oğlu Elyakim, Yazman Şevna ve devlet tarihçisi Asaf oğlu Yoah onu karşılamaya çıktı.於是 希勒家 的 兒子 家宰 以利 亞敬 、 並書記 舍 伯 那 、 和 亞薩 的 兒子 史官 約亞 、 出來見 拉伯沙基
Saul yakmalık sununun sunulmasını bitirir bitirmez Samuel geldi. Saul selamlamak için onu karşılamaya çıktı.A gdy dokończył ofiary całopalenia, oto Samuel przyszedł, i wyszedł Saul przeciwko niemu, żeby go przywitał.
Saul yakmalık sununun sunulmasını bitirir bitirmez Samuel geldi. Saul selamlamak için onu karşılamaya çıktı.Als aber das Brandopfer vollendet war, siehe, da kam Samuel. Da ging Saul hinaus ihm entgegen, ihn zu grüßen.
Saul yakmalık sununun sunulmasını bitirir bitirmez Samuel geldi. Saul selamlamak için onu karşılamaya çıktı.Comme il achevait d`offrir l`holocauste, voici, Samuel arriva, et Saül sortit au-devant de lui pour le saluer.
Saul yakmalık sununun sunulmasını bitirir bitirmez Samuel geldi. Saul selamlamak için onu karşılamaya çıktı.Ed ecco, appena ebbe finito di offrire l'olocausto, giunse Samuele e Saul gli uscì incontro per salutarlo
Saul yakmalık sununun sunulmasını bitirir bitirmez Samuel geldi. Saul selamlamak için onu karşılamaya çıktı.És mikor elvégezte az égõáldozatot; ímé megérkezék Sámuel, és Saul eleibe ment, hogy köszöntse õt.
Saul yakmalık sununun sunulmasını bitirir bitirmez Samuel geldi. Saul selamlamak için onu karşılamaya çıktı.Když pak již dokonal obětování oběti zápalné, aj, Samuel přicházel, a Saul vyšel proti němu, aby ho přivítal.
Saul yakmalık sununun sunulmasını bitirir bitirmez Samuel geldi. Saul selamlamak için onu karşılamaya çıktı.Khi người dâng xong , kìa Sa-mu-ên bèn đến . Sau-lơ đi ra đón đặng chào người .
Saul yakmalık sununun sunulmasını bitirir bitirmez Samuel geldi. Saul selamlamak için onu karşılamaya çıktı.Khi người dâng xong, kìa Sa-mu-ên bèn đến. Sau-lơ đi ra đón đặng chào người.
Saul yakmalık sununun sunulmasını bitirir bitirmez Samuel geldi. Saul selamlamak için onu karşılamaya çıktı.번제 드리기를 필하자 사무엘이 온지라 사울이 나가 맞으며 문안하매
Saul yakmalık sununun sunulmasını bitirir bitirmez Samuel geldi. Saul selamlamak için onu karşılamaya çıktı.Komaj pa konča darovanje žgalščine, glej, pride Samuel. In Savel mu stopi naproti, da ga pozdravi.
Saul yakmalık sununun sunulmasını bitirir bitirmez Samuel geldi. Saul selamlamak için onu karşılamaya çıktı.Men da han vel hadde ofret brennofferet, da kom Samuel, og Saul gikk ut imot ham for å hilse på ham.
Saul yakmalık sununun sunulmasını bitirir bitirmez Samuel geldi. Saul selamlamak için onu karşılamaya çıktı.Nadat het brandoffer was gebracht, verscheen Samuël. Saul ging hem tegemoet om hem te begroeten.
Saul yakmalık sununun sunulmasını bitirir bitirmez Samuel geldi. Saul selamlamak için onu karşılamaya çıktı.Pe cînd sfîrşea de adus arderea de tot, a venit Samuel, şi Saul i -a ieşit înainte să -i ureze de bine.
Saul yakmalık sununun sunulmasını bitirir bitirmez Samuel geldi. Saul selamlamak için onu karşılamaya çıktı.Tetapi baru saja ia selesai melakukannya, datanglah Samuel. Saul menyongsong dia hendak menyalamnya
Saul yakmalık sununun sunulmasını bitirir bitirmez Samuel geldi. Saul selamlamak için onu karşılamaya çıktı.И щом свърши принасянето на всеизгарянето, ето, Самуил дойде; и Саул излезе да го посрещне и да го поздрави.
Saul yakmalık sununun sunulmasını bitirir bitirmez Samuel geldi. Saul selamlamak için onu karşılamaya çıktı.ויהי ככלתו להעלות העלה והנה שמואל בא ויצא שאול לקראתו לברכו׃
Saul yakmalık sununun sunulmasını bitirir bitirmez Samuel geldi. Saul selamlamak için onu karşılamaya çıktı.وكان لما انتهى من اصعاد المحرقة اذا صموئيل مقبل فخرج شاول للقائه ليباركه.
Saul yakmalık sununun sunulmasını bitirir bitirmez Samuel geldi. Saul selamlamak için onu karşılamaya çıktı.剛 獻 完 燔 祭 、 撒 母 耳 就 到 了 . 掃 羅 出 去 迎 接 他 要 問 他 好
Saul yakmalık sununun sunulmasını bitirir bitirmez Samuel geldi. Saul selamlamak için onu karşılamaya çıktı.剛獻 完 燔祭 、 撒母耳 就 到 了 . 掃羅 出去 迎接 他 要 問 他 好
Sayın Archibald Craven onu karşılamak için gönderilen kadın üzerinde çocuğun elArchibald Craven lähetetään häntä vastaan, ja
Sayın Archibald Craven onu karşılamak için gönderilen kadın üzerinde çocuğun elArchibald Craven sendte hende i møde, i
Sayın Archibald Craven onu karşılamak için gönderilen kadın üzerinde çocuğun elHand des Kindes zu der Frau hinüber Mr. Archibald Craven geschickt, um ihr gerecht zu werden, in
Sayın Archibald Craven onu karşılamak için gönderilen kadın üzerinde çocuğun el에 씨 아치 볼드 크레이븐이 그녀를 만나기로 보낸 여자에게 넘겨 아이를
Sayın Archibald Craven onu karşılamak için gönderilen kadın üzerinde çocuğun ella mano del bambino verso la donna che il signor Archibald Craven inviato per incontrarla, in
Sayın Archibald Craven onu karşılamak için gönderilen kadın üzerinde çocuğun ella mano del niño a la mujer del Sr. Archibald Craven envió a su encuentro, en
Sayın Archibald Craven onu karşılamak için gönderilen kadın üzerinde çocuğun elUgyanakkor a gyermek át a nő Mr. Archibald Craven küldött találkozom vele, a
Sayın Archibald Craven onu karşılamak için gönderilen kadın üzerinde çocuğun elמצד הילד אל האישה מר ארצ'יבלד קרייבן נשלח לפגוש אותה, ב
Sayın Archibald Craven onu karşılamak için gönderilen kadın üzerinde çocuğun elيد الطفل لأكثر من امرأة بعث السيد ارشيبالد كرافن لقائها ، في
Sayın Archibald Craven onu karşılamak için gönderilen kadın üzerinde çocuğun elロンドン。
Sayın Bickersteth dock, onun lütuf karşılamak ve burada doğrudan devam.씨 Bickersteth은 부두에서 자신의 은혜를 충족시키고 여기에 바로 진행 수 있습니다.
Sayın Bickersteth dock, onun lütuf karşılamak ve burada doğrudan devam.De heer Bickersteth kunnen ontmoeten zijn genade bij de haven en hier direct door te gaan.
Sayın Bickersteth dock, onun lütuf karşılamak ve burada doğrudan devam.Dl Bickersteth-ar putea întâlni harul lui de la docuri şi se procedează în mod direct aici.
Sayın Bickersteth dock, onun lütuf karşılamak ve burada doğrudan devam.G. Bickersteth bi lahko zadovoljili svoje milosti na nabrežje in gredo neposredno tukaj.
Sayın Bickersteth dock, onun lütuf karşılamak ve burada doğrudan devam.M. Bickersteth pourraient se rencontrer sa grâce au quai et de passer directement ici.
Sayın Bickersteth dock, onun lütuf karşılamak ve burada doğrudan devam.Mr Bickersteth bisa bertemu rahmat-Nya di dermaga dan lanjutkan langsung di sini.
Sayın Bickersteth dock, onun lütuf karşılamak ve burada doğrudan devam.Mr. Bickersteth konnte seine Gnade an der Anlegestelle zu treffen und gehen Sie direkt hier.
Sayın Bickersteth dock, onun lütuf karşılamak ve burada doğrudan devam.Mr Bickersteth kunde möta sin nåd vid kaj och gå direkt här.