Matematik kağıtlarımız, veya kapıda misafirleri karşılamak.Unsere Matheaufgaben, oder Besucher an der Tür begrüßen.
Matematik kağıtlarımız, veya kapıda misafirleri karşılamak.Z matematyką, albo z witaniem gości u drzwi.
Matematik kağıtlarımız, veya kapıda misafirleri karşılamak.Оценки по математике, или как гостей встречали у двери.
Matematik kağıtlarımız, veya kapıda misafirleri karşılamak.או "לקבל את פני האורחים."
Matematik kağıtlarımız, veya kapıda misafirleri karşılamak.أو تحية الزائرين عند الباب.
Matematik kağıtlarımız, veya kapıda misafirleri karşılamak.殆どの親が自分の子どもは 魔の海域みたいなものだと思っています
Mesela 0 bunu karşılamaz çünkü 0 eksi 2'den büyük ama 1'den küçüktür.예를 들어, 0은 이 조건을 만족하지 못하는데 -2보다는 크지만 1보다 크지는 않기 때문입니다.
Mesela 0 bunu karşılamaz çünkü 0 eksi 2'den büyük ama 1'den küçüktür.0は−2より大きいですが、1より小さいです。 1 とー 2 より大きい数とは、
Mesela 0 bunu karşılamaz çünkü 0 eksi 2'den büyük ama 1'den küçüktür.Sai, 0 non lo soddisferebbe perche' 0 e' maggiore di -2, ma non e' maggiore di 1.
Miktarda para vardır Tüm masraflarını karşılamak için gövde.Ada cukup uang di batang untuk menutupi semua biaya.
Miktarda para vardır Tüm masraflarını karşılamak için gövde.Có đủ tiền trong thân cây để trang trải tất cả chi phí.
Miktarda para vardır Tüm masraflarını karşılamak için gövde.Der er penge nok i stammen til at dække alle udgifter.
Miktarda para vardır Tüm masraflarını karşılamak için gövde.Er zijn genoeg geld in de stam om alle kosten te dekken.
Miktarda para vardır Tüm masraflarını karşılamak için gövde.Es gibt genug Geld in den Stamm, alle Kosten zu decken.
Miktarda para vardır Tüm masraflarını karşılamak için gövde.Há dinheiro suficiente em o tronco para cobrir todas as despesas.
Miktarda para vardır Tüm masraflarını karşılamak için gövde.Hay suficiente dinero en el tronco para cubrir todos los gastos.
Miktarda para vardır Tüm masraflarını karşılamak için gövde.Il ya assez d'argent dans le tronc afin de couvrir toutes les dépenses.
Miktarda para vardır Tüm masraflarını karşılamak için gövde.Istnieje wystarczająco dużo pieniędzy w pnia na pokrycie wszystkich wydatków.
Miktarda para vardır Tüm masraflarını karşılamak için gövde.충분한 돈이있다 모든 비용을 충당하기 위해 트렁크.
Miktarda para vardır Tüm masraflarını karşılamak için gövde.Non ci sono abbastanza soldi in il tronco di coprire tutte le spese.
Miktarda para vardır Tüm masraflarını karşılamak için gövde.Nu sunt suficienţi bani în portbagaj pentru a acoperi toate cheltuielile.
Miktarda para vardır Tüm masraflarını karşılamak için gövde.Obstaja dovolj denarja v prtljažnik za kritje vseh stroškov.
Miktarda para vardır Tüm masraflarını karşılamak için gövde.On tarpeeksi rahaa runko kattamaan kaikki kulut.
Miktarda para vardır Tüm masraflarını karşılamak için gövde.Tam je dosť peňazí kmeň na pokrytie všetkých nákladov.
Miktarda para vardır Tüm masraflarını karşılamak için gövde.Van elég pénz a törzs, hogy fedezze a költségeket.
Miktarda para vardır Tüm masraflarını karşılamak için gövde.Δεν υπάρχουν αρκετά χρήματα στο τον κορμό για να καλύψουν όλες τις δαπάνες.
Miktarda para vardır Tüm masraflarını karşılamak için gövde.Есть достаточно денег в ствол, чтобы покрыть все расходы.
Miktarda para vardır Tüm masraflarını karşılamak için gövde.Є достатньо грошей в стовбур, щоб покрити всі витрати.
Miktarda para vardır Tüm masraflarını karşılamak için gövde.Има достатъчно пари в багажника, за да покрие всички разходи.
Miktarda para vardır Tüm masraflarını karşılamak için gövde.יש מספיק כסף את תא המטען כדי לכסות את כל ההוצאות.
Miktarda para vardır Tüm masraflarını karşılamak için gövde.だから男は誰ですか? 私はわからない。
MO: Sigorta onu karşılamayacak mı? Çatını katranlamak için bir ekibe mi ihtiyacın var?모건 오닐: 보험 지원이 안된다구요? 지붕에 타르를 덮을 사람이 필요하다구요? 카이트리아 오닐: 여섯병들이 쥬스 박스가 한시간 안에 도착한다구요?
MO: Sigorta onu karşılamayacak mı? Çatını katranlamak için bir ekibe mi ihtiyacın var?מ"א: הביטוח לא מכסה זאת? נחוץ צוות לזיפות הגג? ק"א:
MO: Sigorta onu karşılamayacak mı? Çatını katranlamak için bir ekibe mi ihtiyacın var?「ポストイットが足りないわよ!」
MO: Sigorta onu karşılamayacak mı?O seguro não cobre isto?
MO: Sigorta onu karşılamayacak mı?Ubezpieczenie tego nie pokryje?
Mülteciler Finlandiya’ya vardıklarında, Kızılhaç’ın çalışanları mültecileri havaalanında karşılamaya gider.Cuando los refugiados lleguen a Finlandia, un trabajador de la Cruz Roja acudirá al aeropuerto a recibirlos.
Mülteciler Finlandiya’ya vardıklarında, Kızılhaç’ın çalışanları mültecileri havaalanında karşılamaya gider.Kun pakolaiset saapuvat Suomeen, punaisen ristin työntekijä tulee lentokentälle vastaanottamaan heitä.
Mülteciler Finlandiya’ya vardıklarında, Kızılhaç’ın çalışanları mültecileri havaalanında karşılamaya gider.När flyktingarna anländer till Finland kommer en anställd från röda korset till flygplatsen och tar emot dem.
Mülteciler Finlandiya’ya vardıklarında, Kızılhaç’ın çalışanları mültecileri havaalanında karşılamaya gider.Когда беженцы прибывают в Финляндию, работник Красного Креста встречает их в аэропорту.
Mülteciler Finlandiya’ya vardıklarında, Kızılhaç’ın çalışanları mültecileri havaalanında karşılamaya gider.يكون عاملو جمعية الصليب الأحمر الفنلندية باستقبال لاجئي الحصة بالمطار عند وصول هؤلاء إلى فنلندا.
Mülteciler Finlandiya’ya vardıklarında, Kızılhaç’ın çalışanları mültecileri havaalanında karşılamaya gider.难民可以像难民资讯中心或法律援助机构咨询法律问题和寻求帮助。
Musa, Kâhin Elazar ve topluluğun önderleri onları karşılamak için ordugahın dışına çıktılar.A vyšli, Mojžiš a Eleazár, kňaz, i všetky kniežatá obce oproti nim von za tábor.
Musa, Kâhin Elazar ve topluluğun önderleri onları karşılamak için ordugahın dışına çıktılar.Bấy giờ, Môi-se, Ê-lê-a-sa, thầy tế lễ, và hết thảy hội trưởng đi ra đón rước chúng binh ngoài trại quân.
Musa, Kâhin Elazar ve topluluğun önderleri onları karşılamak için ordugahın dışına çıktılar.I vyšli Mojžíš a Eleazar kněz a všecka knížata shromáždění proti nim ven za stany.
Musa, Kâhin Elazar ve topluluğun önderleri onları karşılamak için ordugahın dışına çıktılar.Kimenének azért Mózes és Eleázár pap, és a gyülekezetnek minden fejedelme õ eléjök a táboron kívül.
Musa, Kâhin Elazar ve topluluğun önderleri onları karşılamak için ordugahın dışına çıktılar.모세와 제사장 엘르아살과 회중의 족장들이 다 진 밖에 나가서 영접하다가
Musa, Kâhin Elazar ve topluluğun önderleri onları karşılamak için ordugahın dışına çıktılar.Men Moses, Præsten Eleazar og alle Menighedens Øverste gik dem i Møde uden for Lejren,
Musa, Kâhin Elazar ve topluluğun önderleri onları karşılamak için ordugahın dışına çıktılar.Moïse, le sacrificateur Éléazar, et tous les princes de l`assemblée, sortirent au-devant d`eux, hors du camp.
Musa, Kâhin Elazar ve topluluğun önderleri onları karşılamak için ordugahın dışına çıktılar.Moise, preotul Eleazar, şi toţi mai marii adunării, le-au ieşit înainte, afară din tabără.
Musa, Kâhin Elazar ve topluluğun önderleri onları karşılamak için ordugahın dışına çıktılar.Mojzes pa in Eleazar duhovnik in vsi knezi občine jim pridejo naproti ven za tabor.
Musa, Kâhin Elazar ve topluluğun önderleri onları karşılamak için ordugahın dışına çıktılar.Mosè, il sacerdote Eleazaro e tutti i principi della comunità uscirono loro incontro fuori dell'accampamento
Musa, Kâhin Elazar ve topluluğun önderleri onları karşılamak için ordugahın dışına çıktılar.Mozes, de priester Eleazar en alle leiders van het volk gingen het zegevierende leger tegemoet,
Musa, Kâhin Elazar ve topluluğun önderleri onları karşılamak için ordugahın dışına çıktılar.Och Mose och prästen Eleasar och alla menighetens hövdingar gingo dem till mötes utanför lägret.
Musa, Kâhin Elazar ve topluluğun önderleri onları karşılamak için ordugahın dışına çıktılar.Og Moses og Eleasar, presten, og alle menighetens høvdinger gikk dem i møte utenfor leiren.
Musa, Kâhin Elazar ve topluluğun önderleri onları karşılamak için ordugahın dışına çıktılar.Silloin Mooses ja pappi Eleasar ja kaikki kansan päämiehet lähtivät heitä vastaan leirin ulkopuolelle.
Musa, Kâhin Elazar ve topluluğun önderleri onları karşılamak için ordugahın dışına çıktılar.Und Mose und Eleasar, der Priester, und alle Fürsten der Gemeinde gingen ihnen entgegen, hinaus vor das Lager.
Musa, Kâhin Elazar ve topluluğun önderleri onları karşılamak için ordugahın dışına çıktılar.И вышли Моисей и Елеазар священник и все князья общества навстречу им из стана.
Musa, Kâhin Elazar ve topluluğun önderleri onları karşılamak için ordugahın dışına çıktılar.Тогава Моисей, свещеникът Елеазар и всичките първенци на обществото излязоха да ги посрещнат вън от стана.
Musa, Kâhin Elazar ve topluluğun önderleri onları karşılamak için ordugahın dışına çıktılar.ויצאו משה ואלעזר הכהן וכל נשיאי העדה לקראתם אל מחוץ למחנה׃