Ana içeriğe geç
Sözlük

karşılama ile cümle

karşılama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bunun için seni karşılamaya, seni aramaya çıktım, İşte buldum seni!per questo sono uscita incontro a te per cercarti e ti ho trovato
Bunun için seni karşılamaya, seni aramaya çıktım, İşte buldum seni!Por eso he salido a tu encuentro, a buscarte, y te he encontrado
Bunun için seni karşılamaya, seni aramaya çıktım, İşte buldum seni!Por isso saí ao teu encontro a buscar-te diligentemente, e te achei.
Bunun için seni karşılamaya, seni aramaya çıktım, İşte buldum seni!preto som ti vyšla vústrety hľadajúc pilne tvoju tvár a našla som ťa.
Bunun için seni karşılamaya, seni aramaya çıktım, İşte buldum seni!Protož vyšla jsem vstříc tobě, abych pilně hledala tváři tvé, i nalezla jsem tě.
Bunun için seni karşılamaya, seni aramaya çıktım, İşte buldum seni!Przetożem wyszła przeciw tobie, abym pilnie szukała twarzy twojej, i znalazłam cię.
Bunun için seni karşılamaya, seni aramaya çıktım, İşte buldum seni!Sentähden läksin ulos sinua vastaan, etsiäkseni sinua, ja olen sinut löytänyt.
Bunun için seni karşılamaya, seni aramaya çıktım, İşte buldum seni!Zato sem ti prišla naproti, hrepeneč po obličju tvojem, in sem te našla.
Bunun için seni karşılamaya, seni aramaya çıktım, İşte buldum seni!δια τουτο εξηλθον εις απαντησιν σου, ποθουσα το προσωπον σου, και σε ευρηκα
Bunun için seni karşılamaya, seni aramaya çıktım, İşte buldum seni!Затова излязох да те посрещна С желание да видя лицето ти и намерих те.
Bunun için seni karşılamaya, seni aramaya çıktım, İşte buldum seni!поэтому и вышла навстречу тебе, чтобы отыскать тебя, и – нашлатебя;
Bunun için seni karşılamaya, seni aramaya çıktım, İşte buldum seni!על כן יצאתי לקראתך לשחר פניך ואמצאך׃
Bunun için seni karşılamaya, seni aramaya çıktım, İşte buldum seni!فلذلك خرجت للقائك لاطلب وجهك حتى اجدك.
Bunun için seni karşılamaya, seni aramaya çıktım, İşte buldum seni!因 此 、 我 出 來 迎 接 你 、 懇 切 求 見 你 的 面 、 恰 巧 遇 見 了 你
Bunun için seni karşılamaya, seni aramaya çıktım, İşte buldum seni!因此 、 我 出 來 迎接 你 、 懇切 求 見 你 的 面 、 恰巧 遇見 了 你
Buraya zorla getirildim, seni karşılamak için.Donutili mě sem jít.
Buraya zorla getirildim, seni karşılamak için.Em bị ép phải tới đây đấy chứ.
Buraya zorla getirildim, seni karşılamak için.Fue forzada a venir aquí.
Buraya zorla getirildim, seni karşılamak için.Ik werd gedwongen om hier te komen.
Buraya zorla getirildim, seni karşılamak için.Jag var tvungen att komma hit.
Buraya zorla getirildim, seni karşılamak için.Me vi obligado a venir aquí.
Buraya zorla getirildim, seni karşılamak için.On m'a obligée à venir ici.
Buraya zorla getirildim, seni karşılamak için.T'as pas changé du tout.
Buraya zorla getirildim, seni karşılamak için.Меня заставили придти.
Buraya zorla getirildim, seni karşılamak için.Накараха ме да дойда!
Buraya zorla getirildim, seni karşılamak için.أنا أجبرت للقدوم إلى هنا
Bu sıcak karşılama için teşekkür ederim.،شكراً لكم، شكراً على هذا الترحيب، وشكراً لكِ بنسلفانيا
Bu süreç bugün, bütün Avrupalıların bunu aynı derecede iyi karşılamaması nedeniyle bulanıktır.Il fatto che non tutti gli europei siano felici di accogliere
Bu süreç bugün, bütün Avrupalıların bunu aynı derecede iyi karşılamaması nedeniyle bulanıktır.사실 이 프로세스는 모든 유럽인들이 환영하지는 않았다는 사실로 다소 퇴색되긴 했지만
Bu süreç bugün, bütün Avrupalıların bunu aynı derecede iyi karşılamaması nedeniyle bulanıktır.התהליך הזה הוא טיפה מעורפל על ידי העובדה שלא כל האירופאים מסבירי פנים --
Bu süreç bugün, bütün Avrupalıların bunu aynı derecede iyi karşılamaması nedeniyle bulanıktır.صحيح ان هذا المفهوم يمكن ان " يبهم " بسبب ان ليس كل الاوروبين مستعدين للترحيب بتركيا
Bu süreç bugün, bütün Avrupalıların bunu aynı derecede iyi karşılamaması nedeniyle bulanıktır.歓迎しているわけではないということもあり、まだあやふやなままです。 それは、他の問題です。
Bütün sigortaların aşağıdaki şartları karşılaması gerekir:Alla försäkringar ska uppfylla följande villkor:
Bütün sigortaların aşağıdaki şartları karşılaması gerekir:Kaikkien vakuutusten pitää täyttää seuraavat ehdot:
Bütün sigortaların aşağıdaki şartları karşılaması gerekir:Los seguros deben cumplir las siguientes condiciones:
Bütün sigortaların aşağıdaki şartları karşılaması gerekir:Toutes les assurances doivent être conformes aux conditions suivantes :
Bütün sigortaların aşağıdaki şartları karşılaması gerekir:Все страховые полисы должны удовлетворять следующим условиям:
Bütün sigortaların aşağıdaki şartları karşılaması gerekir:يتوجب أن تستوفي جميع التأمينات الشروط التالية:
Bütün sigortaların aşağıdaki şartları karşılaması gerekir:所有保险必须满足下列要求:
Bu yeri cennete çevirirken ihtiyaçlarımızı karşılamanın bir yolunu bulmamız gerekiyor.Dobbiamo trovare un modo per andare incontro alle nostre necessità, mentre rendiamo questo posto un Eden.
Bu yeri cennete çevirirken ihtiyaçlarımızı karşılamanın bir yolunu bulmamız gerekiyor.Kita harus menemukan cara memenuhi kebutuhan kita, sambil membuat tempat ini seperti Eden.
Bu yeri cennete çevirirken ihtiyaçlarımızı karşılamanın bir yolunu bulmamız gerekiyor.우리는 이 공간을 에덴 동산으로 만드는 가운데에 우리의 필요를 충족시킬 수 있는 방법을 찾아야 합니다.
Bu yeri cennete çevirirken ihtiyaçlarımızı karşılamanın bir yolunu bulmamız gerekiyor.Musíme nájsť spôsob, ako zabezpečiť naše potreby a zároveň urobiť z tohto miesta raj na zemi.
Bu yeri cennete çevirirken ihtiyaçlarımızı karşılamanın bir yolunu bulmamız gerekiyor.Musimy znaleźć sposób, aby zaspokajać nasze potrzeby, równocześnie czyniąc to miejsce rajem.
Bu yeri cennete çevirirken ihtiyaçlarımızı karşılamanın bir yolunu bulmamız gerekiyor.Nous devons trouver un moyen de satisfaire nos besoins, tout en faisant de cet endroit un Eden.
Bu yeri cennete çevirirken ihtiyaçlarımızı karşılamanın bir yolunu bulmamız gerekiyor.Trebuie să găsim o cale să ne satisfacem nevoile în timp ce facem din acest loc un Paradis.
Bu yeri cennete çevirirken ihtiyaçlarımızı karşılamanın bir yolunu bulmamız gerekiyor.Úgy kell kielégítsük szükségleteinket, hogy közben ezt a helyet paradicsommá alakítjuk.
Bu yeri cennete çevirirken ihtiyaçlarımızı karşılamanın bir yolunu bulmamız gerekiyor.We moeten een manier vinden om in onze behoeften te voorzien terwijl we van deze aarde een paradijs maken.
Bu yeri cennete çevirirken ihtiyaçlarımızı karşılamanın bir yolunu bulmamız gerekiyor.Wir müssen einen Weg finden unsere Bedürfnisse abzudecken, während wir einen Himmel auf Erden bilden.
Bu yeri cennete çevirirken ihtiyaçlarımızı karşılamanın bir yolunu bulmamız gerekiyor.Πρέπει να μπορέσουμε να ικανοποιήσουμε τις ανάγκες μας, κάνοντας αυτό το μέρος μία Εδέμ.
Bu yeri cennete çevirirken ihtiyaçlarımızı karşılamanın bir yolunu bulmamız gerekiyor.Мы должны понять наши реальные потребности в попытках создать рай на Земле.
Bu yeri cennete çevirirken ihtiyaçlarımızı karşılamanın bir yolunu bulmamız gerekiyor.אנחנו חייבים למצוא דרך להיענות לצרכים שלנו, תוך שאנו הופכים את הסביבה לגן עדן.
Bu yeri cennete çevirirken ihtiyaçlarımızı karşılamanın bir yolunu bulmamız gerekiyor.يجب علينا أن نجد طريقة لتحقيق احتياجاتنا، بينما نجعل من هذا المكان جنة عدن.
Bu yeri cennete çevirirken ihtiyaçlarımızı karşılamanın bir yolunu bulmamız gerekiyor.私達には義務があります 自らのニーズを満たしつつ 地球をエデンの園にするのです ジニーン ありがとうございました
Bu yüzden de bu masrafı karşılamak istesinA chce skončit.
Bu yüzden de bu masrafı karşılamak istesinそれで彼は、100ドルを得て、すみません、彼は、
‹‹Bu yüzden sana şunu yapacağım, ey İsrail. Yapacaklarım için Tanrını karşılamaya hazırlan, ey İsrail!››A protož takť učiním, ó Izraeli, a poněvadž takť učiniti míním, připraviž se vstříc Bohu svému, ó Izraeli.
‹‹Bu yüzden sana şunu yapacağım, ey İsrail. Yapacaklarım için Tanrını karşılamaya hazırlan, ey İsrail!››그러므로 이스라엘아 내가 이와 같이 네게 행하리라 내가 이것을 네게 행하리니 이스라엘아 네 하나님 만나기를 예비하라
‹‹Bu yüzden sana şunu yapacağım, ey İsrail. Yapacaklarım için Tanrını karşılamaya hazırlan, ey İsrail!››Preto ti tak učiním, Izraelu, a preto, že ti to učiním, priprav sa vústrety svojmu Bohu, Izraelu!
‹‹Bu yüzden sana şunu yapacağım, ey İsrail. Yapacaklarım için Tanrını karşılamaya hazırlan, ey İsrail!››לכן כה אעשה לך ישראל עקב כי זאת אעשה לך הכון לקראת אלהיך ישראל׃
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod