karşılaşma ile cümle

karşılaşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
"Üçüncü kuzeniniz ile karşılaşmak ister miydiniz?""Voudriez-vous rencontrer votre cousin germain?"
"Üçüncü kuzeniniz ile karşılaşmak ister miydiniz?""Wären Sie bereit, Ihre Cousine dritten Grades zu treffen?"
"Üçüncü kuzeniniz ile karşılaşmak ister miydiniz?""Zou je je verre neef willen ontmoeten?"
"Üçüncü kuzeniniz ile karşılaşmak ister miydiniz?""Θα ήθελες να συναντήσεις τον τρίτο σου εξάδελφο;"
"Üçüncü kuzeniniz ile karşılaşmak ister miydiniz?""Бихте ли искали да се запознаете с третия си братовчед?"
"Üçüncü kuzeniniz ile karşılaşmak ister miydiniz?""Не хотите ли вы познакомиться с троюродным братом?"
"Üçüncü kuzeniniz ile karşılaşmak ister miydiniz?""Чи не хотіли б ви познайомитись зі своїм троюрідним братом?"
"Üçüncü kuzeniniz ile karşılaşmak ister miydiniz?""האם תרצו להכיר את בן הדוד השלישי שלכם?"
"Üçüncü kuzeniniz ile karşılaşmak ister miydiniz?""هل توافق على لقاء قريبك الثالث؟"
"Üçüncü kuzeniniz ile karşılaşmak ister miydiniz?"両者が「はい」と言えば
"Üçüncü Tür için Yakın Karşılaşmalar" filminin özel bir sürümünün yayınlandığı bir yazdı.Aceasta a fost vara în care ediția specială a filmului "Întâlnire de gradul trei" a fost prezentată.
"Üçüncü Tür için Yakın Karşılaşmalar" filminin özel bir sürümünün yayınlandığı bir yazdı.Azon a nyáron történt, amikor megjelent a "Harmadik típusú találkozások" speciális kiadása.
"Üçüncü Tür için Yakın Karşılaşmalar" filminin özel bir sürümünün yayınlandığı bir yazdı.Bylo to léto, kdy byla uvedena speciální edice filmu Blízká setkání třetího druhu.
"Üçüncü Tür için Yakın Karşılaşmalar" filminin özel bir sürümünün yayınlandığı bir yazdı.C'était l'été où la version spéciale du film "Rencontres du 3ème Type" est sortie.
"Üçüncü Tür için Yakın Karşılaşmalar" filminin özel bir sürümünün yayınlandığı bir yazdı.Det var sommaren då specialutgåvan av "Närkontakt av tredje graden" släpptes.
"Üçüncü Tür için Yakın Karşılaşmalar" filminin özel bir sürümünün yayınlandığı bir yazdı.Dit was de zomer toen de speciale editie van "Close encounters of the third kind" werd uitgebracht.
"Üçüncü Tür için Yakın Karşılaşmalar" filminin özel bir sürümünün yayınlandığı bir yazdı.Era el verano en que se estrenó la edición especial de "Close Encounters of the Third Kind".
"Üçüncü Tür için Yakın Karşılaşmalar" filminin özel bir sürümünün yayınlandığı bir yazdı.Era l'estate in cui uscì l'edizione speciale di "Incontri Ravvicinati del Terzo Tipo."
"Üçüncü Tür için Yakın Karşılaşmalar" filminin özel bir sürümünün yayınlandığı bir yazdı.Foi o verão em que foi lançada a edição especial "Encontros Imediatos de 3º grau".
"Üçüncü Tür için Yakın Karşılaşmalar" filminin özel bir sürümünün yayınlandığı bir yazdı.In diesem Sommer wurde die Special Edition von "Unheimliche Begegnungen der Dritten Art" veröffentlicht.
"Üçüncü Tür için Yakın Karşılaşmalar" filminin özel bir sürümünün yayınlandığı bir yazdı.이 해 여름에 "미지와의 조우" 의 특별판이 개봉되었습니다.
"Üçüncü Tür için Yakın Karşılaşmalar" filminin özel bir sürümünün yayınlandığı bir yazdı.Lato, kiedy pojawiła się specjalna edycja "Bliskich spotkań trzeciego stopnia".
"Üçüncü Tür için Yakın Karşılaşmalar" filminin özel bir sürümünün yayınlandığı bir yazdı.Vào một ngày hè khi bản đặc biệt của phim "Kiểu tiếp xúc thứ ba" được phát hành.
"Üçüncü Tür için Yakın Karşılaşmalar" filminin özel bir sürümünün yayınlandığı bir yazdı.Ήταν το καλοκαίρι που βγήκε η ειδική έκδοση της ταινίας "Στενές επαφές τρίτου τύπου".
"Üçüncü Tür için Yakın Karşılaşmalar" filminin özel bir sürümünün yayınlandığı bir yazdı.Беше лятото, когато специалното издание на "Близки срещи от третия вид" излезе по кината.
"Üçüncü Tür için Yakın Karşılaşmalar" filminin özel bir sürümünün yayınlandığı bir yazdı.Это было тем летом, когда вышла специальная редакция "Близких контактов третьей степени".
"Üçüncü Tür için Yakın Karşılaşmalar" filminin özel bir sürümünün yayınlandığı bir yazdı.זה היה הקיץ שבו המהדורה המיוחדת של "מפגשים מהסוג השלישי" יצאה למסכים.
"Üçüncü Tür için Yakın Karşılaşmalar" filminin özel bir sürümünün yayınlandığı bir yazdı.كان هذا في الصيف عندما صدرت الطبعة الخاصة من " لقاءات قريبة من النوع الثالث "
"Üçüncü Tür için Yakın Karşılaşmalar" filminin özel bir sürümünün yayınlandığı bir yazdı.公開されました わたしは両親と休暇でジャージー・ショアにいました
Ve ben hiç bir zaman"ben ağaçları sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.Dan saya belum pernah bertemu orang yang mengatakan, "Saya tidak suka pohon."
Ve ben hiç bir zaman"ben ağaçları sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.Eu n-am întâlnit pe nimeni care să spună: "Mie nu îmi plac copacii."
Ve ben hiç bir zaman"ben ağaçları sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.Ik heb nooit iemand ontmoet die zou zeggen: "Ik hou niet van bomen."
Ve ben hiç bir zaman"ben ağaçları sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.I nie spotkałem nikogo kto mówi, "nie lubię drzew."
Ve ben hiç bir zaman"ben ağaçları sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.Ja, ich habe noch nie jemanden getroffen, der sagt "Ich mag keine Bäume".
Ve ben hiç bir zaman"ben ağaçları sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.Je n'ai jamais rencontré quelqu'un qui dise: "Je n'aime pas les arbres".
Ve ben hiç bir zaman"ben ağaçları sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.저는 "나는 나무가 싫어요"라고 말하는 사람을 만나 본적이 없습니다.
Ve ben hiç bir zaman"ben ağaçları sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.Nikdy som nestretol nikoho, kto by povedal, "Nemám rád stromy."
Ve ben hiç bir zaman"ben ağaçları sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.Nisem še slišal, da jih kdo ne bi maral.
Ve ben hiç bir zaman"ben ağaçları sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.Non conosco nessuno che dica: "Non mi piacciono gli alberi"
Ve ben hiç bir zaman"ben ağaçları sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.Nunca encontrei ninguém que dissesse: "Não gosto de árvores."
Ve ben hiç bir zaman"ben ağaçları sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.Nunca he oído a nadie decir: "No me gustan los árboles".
Ve ben hiç bir zaman"ben ağaçları sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.Sohasem találkoztam még olyannal, aki azt mondja, "Nem szeretem a fákat."
Ve ben hiç bir zaman"ben ağaçları sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.Vì tôi chưa từng nghe ai nói "Tôi chẳng thích cây" bao giờ,
Ve ben hiç bir zaman"ben ağaçları sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.Και δεν γνώρισα ποτέ κανένα που να λέει , "Δε μ'αρέσουν τα δέντρα."
Ve ben hiç bir zaman"ben ağaçları sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.І я ніколи не зустрічав людини, яка говорить: "Я не люблю дерева."
Ve ben hiç bir zaman"ben ağaçları sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.Никога не съм срещал човек, който да казва: "Не обичам дървета."
Ve ben hiç bir zaman"ben ağaçları sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.Я не встретил никого, кто бы сказал: "Мне не нравятся деревья".
Ve ben hiç bir zaman"ben ağaçları sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.ומעולם לא פגשתי מישהו שאמר "אני לא אוהב עצים".
Ve ben hiç bir zaman"ben ağaçları sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.ولم اجتمع ابدا باي شخص يقول : "أنا لا أحب الأشجار".
Ve ben hiç bir zaman"ben ağaçları sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.花に関しても同じで
Ve bu kart üzerine, ilk karşılaşmamızdaki duygusal ifademizin notunu düşeriz.그 카드에 우리는 처음 본 것에 대한 우리의 감정을 기록합니다.
Ve bu kart üzerine, ilk karşılaşmamızdaki duygusal ifademizin notunu düşeriz.Nesse cartão, tomamos nota da expressão emocional deste primeiro encontro.
Ve bu kart üzerine, ilk karşılaşmamızdaki duygusal ifademizin notunu düşeriz.E su quella scheda, annotiamo le emozioni di questo primo incontro.
Ve çiçekler içinde aynı şey geçerli. Ben hiç bir zaman"ben çiçekleri sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.Ne poznam nikogar, ki ne bi maral rož.
Ve eğer bunu bulabilirsek, her birimiz içimizde şu karşılaşmamız gereken önemli soruyu kolaylıkla bulabilecek.Ak to dokážeme, dokážeme tiež v sebe nájsť to, čo potrebujeme na zodpovedanie dôležitej otázky, ktorou je:
Ve eğer bunu bulabilirsek, her birimiz içimizde şu karşılaşmamız gereken önemli soruyu kolaylıkla bulabilecek.그리고 실제로 그렇게 된다면 우리는 하나의 거대한 질문에 맞서기 위해 무엇이 필요한지를 각자 찾을 수 있을 것입니다.
Ve eğer bunu bulabilirsek, her birimiz içimizde şu karşılaşmamız gereken önemli soruyu kolaylıkla bulabilecek.ואם נוכל למצוא את זה, נוכל למצוא, כל אחד בתוך עצמו, את הדבר שעלינו למצוא כדי להתייצב מול השאלה הגדולה,
Ve eğer bunu bulabilirsek, her birimiz içimizde şu karşılaşmamız gereken önemli soruyu kolaylıkla bulabilecek.各々が「私達はどう変わればいいのか」という 大きな課題に 必要なものは 何かがわかります
Ve hatta çok şanslıyım ki burada, Avustralya'da iki çok yakın karşılaşmaya tanık oldum.00:15:24,850 --> 00:15:27,850 ויועץ תקשורת עבור . המשחקים האולימפיים בסידני 261 לכן, אני יודע
Ve hatta çok şanslıyım ki burada, Avustralya'da iki çok yakın karşılaşmaya tanık oldum.‰ð•ú"ð "à"½"ç"µ"Ü"· B •..."s"ÉŠ×"Á"½ ­•{"Æ ‹à—ZƒVƒXƒeƒ€"Í

İlgili Sayfalar