karşılaşma ile cümle

karşılaşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
"Bu tropik balıkla inanılmaz bir karşılaşma."E' un incredibile incontro con una manta.
"Bu tropik balıkla inanılmaz bir karşılaşma."Mội cuộc hội ngộ phi thường với nàng cá đuối.
"Bu tropik balıkla inanılmaz bir karşılaşma."Pertemuan dengan manta yang luar biasa.
"Bu tropik balıkla inanılmaz bir karşılaşma."To jest niesamowite spotkanie z mantą.
"Bu tropik balıkla inanılmaz bir karşılaşma."Това е невероятен сблъсък с Манта.
"Bu tropik balıkla inanılmaz bir karşılaşma."Это потрясающий опыт с морским дьяволом.
Çünkü onun için, spor dil aracıdır ki ona imkan tanıdığı karşılaşma dünyanın mucizesi ve dolu genişliğidir.Es porque para él, el deporte es el idioma que le permite encontrar toda la amplitud y maravilla del mundo.
Çünkü onun için, spor dil aracıdır ki ona imkan tanıdığı karşılaşma dünyanın mucizesi ve dolu genişliğidir.Este că, pentru el, sportul este limbajul care îi permite să intre în contact, cu măreția și miracolul lumii.
Çünkü onun için, spor dil aracıdır ki ona imkan tanıdığı karşılaşma dünyanın mucizesi ve dolu genişliğidir.Hanem azért, mert számára a sport egy nyelv, ami lehetővé teszi, hogy találkozzon a világ minden csodájával.
Çünkü onun için, spor dil aracıdır ki ona imkan tanıdığı karşılaşma dünyanın mucizesi ve dolu genişliğidir.그 이유는, 다니에게 있어서 스포츠는 언어라서 그 언어를 쓰면 이 세상의
Çünkü onun için, spor dil aracıdır ki ona imkan tanıdığı karşılaşma dünyanın mucizesi ve dolu genişliğidir.lo sport è la lingua che gli permette di incontrare le bellezze e le meraviglie del mondo.
Çünkü onun için, spor dil aracıdır ki ona imkan tanıdığı karşılaşma dünyanın mucizesi ve dolu genişliğidir.Nhưng là vì đối với anh, thể thao là một ngôn ngữ giúp anh nới rộng ranh giới tuyệt vời của trái đất.
Çünkü onun için, spor dil aracıdır ki ona imkan tanıdığı karşılaşma dünyanın mucizesi ve dolu genişliğidir.Pro Dhaniho je sport jazykem, který mu umožňuje setkat se s kouzlem celého širého světa.
Çünkü onun için, spor dil aracıdır ki ona imkan tanıdığı karşılaşma dünyanın mucizesi ve dolu genişliğidir.А в том, что для него спорт это язык, позволяющий ему встретиться со всей шириной и всем чудом мира.
Çünkü onun için, spor dil aracıdır ki ona imkan tanıdığı karşılaşma dünyanın mucizesi ve dolu genişliğidir.А това, че за него спортът е езикът, който му позволява да се срещне с пълната широта и чудо на света.
Çünkü onun için, spor dil aracıdır ki ona imkan tanıdığı karşılaşma dünyanın mucizesi ve dolu genişliğidir.אלא בגלל שבשבילו, ספורט היא שפה שמאפשרת לו לפגוש
Çünkü onun için, spor dil aracıdır ki ona imkan tanıdığı karşılaşma dünyanın mucizesi ve dolu genişliğidir.ولكن لأن، بالنسبة له، الرياضة هي اللغة التي تسمح له أن يواجه
Çünkü onun için, spor dil aracıdır ki ona imkan tanıdığı karşılaşma dünyanın mucizesi ve dolu genişliğidir.この大きな世界の 素晴らしさと 交じるための「言葉」だからです。
Daha önce hiç karşılaşmadığımız sayıda felaketle karşı karşıyayız.Čelíme bezprecedentnímu množství různorodých pohrom.
Daha önce hiç karşılaşmadığımız sayıda felaketle karşı karşıyayız.Estamos enfrentando una cantidad de desastres a una escala sin precedentes.
Daha önce hiç karşılaşmadığımız sayıda felaketle karşı karşıyayız.우리는 끔찍한 재해에 시달리고 있고
Daha önce hiç karşılaşmadığımız sayıda felaketle karşı karşıyayız.Mamy do czynienia z bezprecedensową skala liczby katastrof.
Daha önce hiç karşılaşmadığımız sayıda felaketle karşı karşıyayız.Ne confruntăm cu un număr fără precendent de dezastre.
Daha önce hiç karşılaşmadığımız sayıda felaketle karşı karşıyayız.Nous faisons face à un nombre de désastres sans précèdent.
Daha önce hiç karşılaşmadığımız sayıda felaketle karşı karşıyayız.We worden geconfronteerd met rampen op een schaal zonder voorgaande.
Daha önce hiç karşılaşmadığımız sayıda felaketle karşı karşıyayız.Wir sehen uns einer nie dagewesenen Skala von Katastrophen gegenüber.
Daha önce hiç karşılaşmadığımız sayıda felaketle karşı karşıyayız.Изправени сме пред безпрецедентен мащаб, като брой, на бедствия.
Daha önce hiç karşılaşmadığımız sayıda felaketle karşı karşıyayız.Мы сталкиваемся с беспрецедентным количеством различных бедствий.
Daha önce hiç karşılaşmadığımız sayıda felaketle karşı karşıyayız.אנו עומדים בפני מספר חסר תקדים של אסונות.
Daha önce hiç karşılaşmadığımız sayıda felaketle karşı karşıyayız.أننا نواجه لم يسبق له مثيل عدد من الكوارث.
Daha önce hiç karşılaşmadığımız sayıda felaketle karşı karşıyayız.気候問題もあり 人権問題 そして疫病
Daha önce hiç karşılaşmadıkları bir güçle karşı karşıyalar.Deve confrontarsi con una forza con cui non si era mai confrontata.
Daha önce hiç karşılaşmadıkları bir güçle karşı karşıyalar.Ei se confruntă cu o forţă cu care nu s-au mai întâlnit până acum.
Daha önce hiç karşılaşmadıkları bir güçle karşı karşıyalar.Están enfrentándose a una fuerza a la que nunca se habían enfrentado.
Daha önce hiç karşılaşmadıkları bir güçle karşı karşıyalar.Estão a enfrentar uma força que nunca haviam enfrentado.
Daha önce hiç karşılaşmadıkları bir güçle karşı karşıyalar.Họ đang phải đối mặt với một sức mạnh mà họ chưa từng phải đối mặt trước kia
Daha önce hiç karşılaşmadıkları bir güçle karşı karşıyalar.Ils font face à une force qu'ils ne connaissaient pas auparavant.
Daha önce hiç karşılaşmadıkları bir güçle karşı karşıyalar.이전에는 없던 힘에 직면하고 있는 것이죠.
Daha önce hiç karşılaşmadıkları bir güçle karşı karşıyalar.Mereka menghadapi kekuatan yang mereka belum pernah hadapi sebelumnya.
Daha önce hiç karşılaşmadıkları bir güçle karşı karşıyalar.Olyan erővel állnak szemben, amellyel még nem találkoztak.
Daha önce hiç karşılaşmadıkları bir güçle karşı karşıyalar.Sie sehen sich einer Macht gegenüber die es vorher nicht gab.
Daha önce hiç karşılaşmadıkları bir güçle karşı karşıyalar.Stają twarzą w twarz z siłą, z którą nie konfrontowali się wcześniej.
Daha önce hiç karşılaşmadıkları bir güçle karşı karşıyalar.Ze kampen met een kracht die ze niet eerder ontmoet hebben.
Daha önce hiç karşılaşmadıkları bir güçle karşı karşıyalar.Відбувається те, з чим вони ще не мали справи.
Daha önce hiç karşılaşmadıkları bir güçle karşı karşıyalar.Защото се срещат със сила, която не е имало преди.
Daha önce hiç karşılaşmadıkları bir güçle karşı karşıyalar.Они столкнулись с такой силой, с которой никогда ранее не сталкивались.
Daha önce hiç karşılaşmadıkları bir güçle karşı karşıyalar.הם ניצבים מול משהו שלא התמודדו מולו קודם
Daha önce hiç karşılaşmadıkları bir güçle karşı karşıyalar.هم يواجهون قوة لم يواجهوها من قبل.
Daha önce hiç karşılaşmadıkları bir güçle karşı karşıyalar.彼等からの反応は厳しいものですが その対応によって
Daha önce karşılaşmamış olmamamıza inanamıyorum.Ich kann nicht glauben, dass wir ihn nicht schon früher getroffen haben.
Daha önce karşılaşmamış olmamamıza inanamıyorum.Je peux pas croire que je l'ai jamais vu.
Daha önce karşılaşmamış olmamamıza inanamıyorum.Non ci posso credere che non l'abbiamo mai conosciuto prima.
Daha önce karşılaşmamış olmamıza şaşırdım.Mais on s'est jamais croisés.
Damar tıkanıklığı ile karşılaşması kaçınılmaz.Ada kemungkinan untuk itu berubah menjadi serangan jantung.
Damar tıkanıklığı ile karşılaşması kaçınılmaz.Så finns det mer än en chans att det blir till en hjärtattack.
Damar tıkanıklığı ile karşılaşması kaçınılmaz.Sind dann da mehr Chancen,dass es sich zu einer Herzinfakt entwickelt.
Damar tıkanıklığı ile karşılaşması kaçınılmaz.Sunt sanse sa aiba un infarct.
Damar tıkanıklığı ile karşılaşması kaçınılmaz.То шансы получения инфаркта увеличатся.
Damar tıkanıklığı ile karşılaşması kaçınılmaz.فهناك إحتمال كبير بأن يتحول إلى إنسداد في القلب
Damar tıkanıklığı ile karşılaşması kaçınılmaz.そうなったら 手術の可能性も...

İlgili Sayfalar