karşılaşma ile cümle

karşılaşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu, geleneksel yardım kuruluşlarının daha önce hiç karşılaşmadığı bir durumdu.Ilyen helyzettel a hagyományos segélyszervezetek még soha nem szembesültek korábban.
Bu, geleneksel yardım kuruluşlarının daha önce hiç karşılaşmadığı bir durumdu.전통적인 구조단체들이 이전에는 보지 못했던 상황이었습니다.
Bu, geleneksel yardım kuruluşlarının daha önce hiç karşılaşmadığı bir durumdu.Mit einer solchen Situation waren die traditionellen Hilfsorganisationen noch nie zuvor konfrontiert.
Bu, geleneksel yardım kuruluşlarının daha önce hiç karşılaşmadığı bir durumdu.Ήταν μια κατάσταση που οι παραδοσιακές υπηρεσίες προσφοράς στήριξης, δεν είχαν ξανασυναντήσει.
Bu, geleneksel yardım kuruluşlarının daha önce hiç karşılaşmadığı bir durumdu.Произошла ситуация, с которой обычные агентства никогда ещё не сталкивались.
Bu, geleneksel yardım kuruluşlarının daha önce hiç karşılaşmadığı bir durumdu.Това бе ситуация, с която традиционните организации за подкрепа не се бяха сблъсквали.
Bu, geleneksel yardım kuruluşlarının daha önce hiç karşılaşmadığı bir durumdu.Трапилася ситуція, з якою гуманітарні організації ще не стикалися.
Bu, geleneksel yardım kuruluşlarının daha önce hiç karşılaşmadığı bir durumdu.זה היה מצב שסוכנויות הסיוע הרגילות לא נתקלו בו מעולם.
Bu, geleneksel yardım kuruluşlarının daha önce hiç karşılaşmadığı bir durumdu.كانت هذه وضعية لم تصادفها قط وكالات المساعدة التقليدية من قبل.
Bu, geleneksel yardım kuruluşlarının daha önce hiç karşılaşmadığı bir durumdu.未知の経験でした ハイチは最貧国の一つです
Bu havyanlar daha önce hiç insanla karşılaşmamışlardı.Acestea sunt niște animale care nu mai văzuseră oameni până atunci.
Bu havyanlar daha önce hiç insanla karşılaşmamışlardı.Ces animaux n'avaient jamais vu d'humains auparavant.
Bu havyanlar daha önce hiç insanla karşılaşmamışlardı.Diese Tiere haben noch nie zuvor Menschen gesehen.
Bu havyanlar daha önce hiç insanla karşılaşmamışlardı.En deze dieren hadden nog nooit mensen gezien.
Bu havyanlar daha önce hiç insanla karşılaşmamışlardı.És ezek az állatok még soha sem láttak embert ez előtt.
Bu havyanlar daha önce hiç insanla karşılaşmamışlardı.Gre za živali, ki še nikoli niso videle človeka.
Bu havyanlar daha önce hiç insanla karşılaşmamışlardı.이것들은 인간들이 전에는 본 적이 없는 동물들입니다.
Bu havyanlar daha önce hiç insanla karşılaşmamışlardı.Och detta är djur som aldrig träffat på människor tidigare.
Bu havyanlar daha önce hiç insanla karşılaşmamışlardı.Questi sono esemplari che non avevano mai incontrato l'uomo.
Bu havyanlar daha önce hiç insanla karşılaşmamışlardı.Te zwierzęta wcześniej nie widziały człowieka.
Bu havyanlar daha önce hiç insanla karşılaşmamışlardı.Và đây là những động vật chưa bao giờ thấy con người.
Bu havyanlar daha önce hiç insanla karşılaşmamışlardı.Y estos son animales que no habían visto humanos nunca antes.
Bu havyanlar daha önce hiç insanla karşılaşmamışlardı.Και αυτά είναι ζώα που δεν είχαν ξαναδεί ποτέ άνθρωπο.
Bu havyanlar daha önce hiç insanla karşılaşmamışlardı.А эти животные никогда раньше не видели людей.
Bu havyanlar daha önce hiç insanla karşılaşmamışlardı.И това са животни, които никога досега не са виждали човек.
Bu havyanlar daha önce hiç insanla karşılaşmamışlardı.Ці тварини ніколи не бачили людину.
Bu havyanlar daha önce hiç insanla karşılaşmamışlardı.ואלה בעלי חיים אשר מעולם לא ראו בני אדם.
Bu havyanlar daha önce hiç insanla karşılaşmamışlardı.وهذه هي الحيوانات التي لم تر من قبل البشر.
Bu havyanlar daha önce hiç insanla karşılaşmamışlardı.私が初めて会う人間だったかも知れません。
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldürenDeze eerste ontmoeting was net zoiets als de
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldüren이 첫 번째 만남은 마사이족 소년이
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldüren Maasai gencinin yaşadıklarına benzemişti.Az első találkozás olyasmi volt, mint amikor egy maszáj fiú megöl egy oroszlánt, hogy harcossá váljon.
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldüren Maasai gencinin yaşadıklarına benzemişti.Die erste Begenung war ein bisschen wie ein Masai Junge, der einen Löwen tötet, um ein Krieger zu werden.
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldüren Maasai gencinin yaşadıklarına benzemişti.El primer encuentro fue algo así como el joven Masai que mata al león para convertirse en guerrero.
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldüren Maasai gencinin yaşadıklarına benzemişti.Il primo incontro è stato come quello di un ragazzo Masai che uccide un leone per diventare un guerriero.
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldüren Maasai gencinin yaşadıklarına benzemişti.Notre première rencontre a un peu été comme celle du garçon Masaï qui tue un lion pour devenir un guerrier.
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldüren Maasai gencinin yaşadıklarına benzemişti.Pierwsze spotkanie było niczym dzień, w którym młody Masaj zabija lwa, żeby stać się wojownikiem.
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldüren Maasai gencinin yaşadıklarına benzemişti.Prima întâlnire a fost cam ca băiatul Masai care ucide leul pentru a deveni războinic.
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldüren Maasai gencinin yaşadıklarına benzemişti.Trải nghiệm đầu tiên này như thể là một chàng trai Maasai giết một con sư tử để trở thành một chiến binh.
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldüren Maasai gencinin yaşadıklarına benzemişti.Тази първа среща беше нещо като момчето-масай, което убива лъва, за да стане войн.
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldüren Maasai gencinin yaşadıklarına benzemişti.Эта первая встреча напомнила мне историю мальчика из племени Масаи, убивающего льва, чтобы стать воином.
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldürenהמפגש הראשון היה קצת כמו
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldürenاول لقاء كان مثل
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldüren戦士になるためにマサイの 少年がライオンを殺したような体験でした
Bu motivasyon dünyasının Muhammed Ali - Joe Frazier karşılaşmasıdır.Aceasta este meciul Muhammad Ali - Joe Frazier al factorilor de motivare.
Bu motivasyon dünyasının Muhammed Ali - Joe Frazier karşılaşmasıdır.C'è la stessa motivazione dell'incontro Ali-Frazier.
Bu motivasyon dünyasının Muhammed Ali - Joe Frazier karşılaşmasıdır. Değil mi?비유하자면 동기 부여 모델의 Ali - Frazier 복싱 경기 같은 것이겠죠?
Bu motivasyon dünyasının Muhammed Ali - Joe Frazier karşılaşmasıdır. Değil mi? Bu Thrilla' in Manila'dır.To Muhammad Ali kontra Frazier podczas walki w Manili.
Bu motivasyon dünyasının Muhammed Ali - Joe Frazier karşılaşmasıdır. Değil mi?C'est le match Ali-Frazier de la motivation, n'est-ce pas ?
Bu motivasyon dünyasının Muhammed Ali - Joe Frazier karşılaşmasıdır. Değil mi?Đây là động cơ kiểu Ali-Frazier phải không các anh chị?
Bu motivasyon dünyasının Muhammed Ali - Joe Frazier karşılaşmasıdır. Değil mi?Dies ist der Ali-Frazier-Kampf der Motivation, nicht wahr?
Bu motivasyon dünyasının Muhammed Ali - Joe Frazier karşılaşmasıdır. Değil mi?Este é o Ali-Frazier da motivação.
Bu motivasyon dünyasının Muhammed Ali - Joe Frazier karşılaşmasıdır. Değil mi?Це — Мохамед Алі проти Джо Фрейзера, так?
Bu motivasyon dünyasının Muhammed Ali - Joe Frazier karşılaşmasıdır. Değil mi?זהו העלי-פרייזר של המוטיבציה.
Bu motivasyon dünyasının Muhammed Ali - Joe Frazier karşılaşmasıdır. Değil mi?صراع محمد علي وفرايزر على الدافع. صحيح؟
Bu motivasyon dünyasının Muhammed Ali - Joe Frazier karşılaşmasıdır. Değil mi?伝説のマニラ決戦です
Bu motivasyon dünyasının Muhammed Ali - Joe Frazier karşılaşmasıdır.Dette er Ali-Frazierens svar på motivation.
Bu motivasyon dünyasının Muhammed Ali - Joe Frazier karşılaşmasıdır.Dit is de Ali-Frazier van de motivatie.
Bu motivasyon dünyasının Muhammed Ali - Joe Frazier karşılaşmasıdır.Esto es el Ali-Frazier de la motivación.
Bu motivasyon dünyasının Muhammed Ali - Joe Frazier karşılaşmasıdır.Ez a motivációk nehézsúlyú boxmeccse. Ali - Frazier ellen.

İlgili Sayfalar