karşılaşma ile cümle

karşılaşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Azgınlığı üstünde bir akılsızla karşılaşmak, Yavrularından edilmiş dişi ayıyla karşılaşmaktan beterdir.Medvedka, ki so ji mladiče vzeli, naj sreča moža, a ne bedak v neumnosti svoji!
Azgınlığı üstünde bir akılsızla karşılaşmak, Yavrularından edilmiş dişi ayıyla karşılaşmaktan beterdir.Meglio incontrare un'orsa privata dei figli che uno stolto in preda alla follia
Azgınlığı üstünde bir akılsızla karşılaşmak, Yavrularından edilmiş dişi ayıyla karşılaşmaktan beterdir.Mejor es encontrarse con una osa despojada de sus crías que con un necio empeñado en su insensatez
Azgınlığı üstünde bir akılsızla karşılaşmak, Yavrularından edilmiş dişi ayıyla karşılaşmaktan beterdir.Nech nadíde osirelá medvedica na človeka, ale nie blázon vo svojom bláznovstve.
Azgınlığı üstünde bir akılsızla karşılaşmak, Yavrularından edilmiş dişi ayıyla karşılaşmaktan beterdir.Rencontre une ourse privée de ses petits, Plutôt qu`un insensé pendant sa folie.
Azgınlığı üstünde bir akılsızla karşılaşmak, Yavrularından edilmiş dişi ayıyla karşılaşmaktan beterdir.Találjon valakire a fiától megfosztott medve, csak ne a bolond az õ bolondságában.
Azgınlığı üstünde bir akılsızla karşılaşmak, Yavrularından edilmiş dişi ayıyla karşılaşmaktan beterdir.Thà người ta gặp gấu cái bị cướp con, Hơn là gặp kẻ ngây dại theo điên cuồng nó.
Azgınlığı üstünde bir akılsızla karşılaşmak, Yavrularından edilmiş dişi ayıyla karşılaşmaktan beterdir.Thà người_ta gặp gấu cái bị cướp con , Hơn là gặp kẻ ngây_dại theo điên_cuồng nó .
Azgınlığı üstünde bir akılsızla karşılaşmak, Yavrularından edilmiş dişi ayıyla karşılaşmaktan beterdir.Ας απαντηση τον ανθρωπον αρκτος στερηθεισα των τεκνων αυτης και ουχι αφρων εν τη μωρια αυτου.
Azgınlığı üstünde bir akılsızla karşılaşmak, Yavrularından edilmiş dişi ayıyla karşılaşmaktan beterdir.Лучше встретить человеку медведицу, лишенную детей, нежели глупца с его глупостью.
Azgınlığı üstünde bir akılsızla karşılaşmak, Yavrularından edilmiş dişi ayıyla karşılaşmaktan beterdir.По-добре да срещне някого мечка лишена от малките си, Отколкото безумен човек в буйството му.
Azgınlığı üstünde bir akılsızla karşılaşmak, Yavrularından edilmiş dişi ayıyla karşılaşmaktan beterdir.פגוש דב שכול באיש ואל כסיל באולתו׃
Azgınlığı üstünde bir akılsızla karşılaşmak, Yavrularından edilmiş dişi ayıyla karşılaşmaktan beterdir.ليصادف الانسان دبة ثكول ولا جاهل في حماقته.
Azgınlığı üstünde bir akılsızla karşılaşmak, Yavrularından edilmiş dişi ayıyla karşılaşmaktan beterdir.寧 可 遇 見 丟 崽 子 的 母 熊 、 不 可 遇 見 正 行 愚 妄 的 愚 昧 人
Azgınlığı üstünde bir akılsızla karşılaşmak, Yavrularından edilmiş dişi ayıyla karşılaşmaktan beterdir.寧可 遇見丟 崽子 的 母 熊 、 不 可 遇見 正行 愚妄 的 愚昧人
Bana ne kastediyorsun diye soran biriyle henüz karşılaşmadım.Ich habe noch nie jemanden getroffen, der diese Frage stellte. Man sagt einem Richter:
Bana ne kastediyorsun diye soran biriyle henüz karşılaşmadım.Je n'ai jamais rencontré de personne disant : qu'est-ce que tu veux dire ?, vous savez.
Bana ne kastediyorsun diye soran biriyle henüz karşılaşmadım.Non ho mai incontrato un a persona che dica:cosa intendi?sai.
Bana ne kastediyorsun diye soran biriyle henüz karşılaşmadım.Saya belum pernah bertemu orang yang mengatakan: bagaimana Anda mengartikan itu ? Anda ngerti ?.
Bana ne kastediyorsun diye soran biriyle henüz karşılaşmadım.Yo nunca conocí a una persona que diga ¿Cómo dices eso? Sabes
Bana ne kastediyorsun diye soran biriyle henüz karşılaşmadım."Какво имате предвид под това?". Ако кажете на съдия:
Bana ne kastediyorsun diye soran biriyle henüz karşılaşmadım.あなたは間違ったものを見ている
Başka karşılaşma ihtimali de o yere gittiğimdedirAltă întâlnire pur incidentală a fost când am mers într-un loc
Başka karşılaşma ihtimali de o yere gittiğimdedirAz is csak véletlen volt, hogy elmentem valahova
Başka karşılaşma ihtimali de o yere gittiğimdedirEen andere toevalligheid, gebeurde toen ik naar een plek ging
Başka karşılaşma ihtimali de o yere gittiğimdedirEine andere zufälligen Begegnung geschah, als ich an einen Ort gegangen bin
Başka karşılaşma ihtimali de o yere gittiğimdedirEtt slumpartat möte var när jag åkte till ett ställe med några vänner.
Başka karşılaşma ihtimali de o yere gittiğimdedirJ'ai eu un autre coup de chance quand je suis allée dans un endroit
Başka karşılaşma ihtimali de o yere gittiğimdedirKejadian lainnya adalah ketika saya pergi ke suatu tempat
Başka karşılaşma ihtimali de o yere gittiğimdedir또 다른 행운은 제가 그 장소에 갔을때입니다—
Başka karşılaşma ihtimali de o yere gittiğimdedirOutro encontro casual foi quando fui a um sítio.
Başka karşılaşma ihtimali de o yere gittiğimdedirToinen sattuma kävi, kun menin erääseen paikkaan
Başka karşılaşma ihtimali de o yere gittiğimdedirΜια άλλη τυχαία συνάντηση έιναι όταν πήγα σε ένα μέρος
Başka karşılaşma ihtimali de o yere gittiğimdedirמפגש גורלי נוסף הוא כשאני הולכת למקום
Başka karşılaşma ihtimali de o yere gittiğimdedirومصادفة اخري تحدث عندما اذهب لمكان
Başka karşılaşma ihtimali de o yere gittiğimdedir私はたまたま数人の友達と、違う場所へ行き当たりばったりに車で移動していました。
Başkanın adını bile bilmeyen bir Koreli bile olsanız, 'Shin-Hwa' kelimeleriyle karşılaşmamış olmanız zor.Četudi si Korejec in ne poznaš predsednikovega imena... je nemogoče, da ne bi slišal za ime Shin-Hwa.
Başkanın adını bile bilmeyen bir Koreli bile olsanız, 'Shin-Hwa' kelimeleriyle karşılaşmamış olmanız zor.Là người HQ, có thể bạn ko biết tên tổng thống,... nhưng không thể không biết đến 2 chữ Shin-Hwa
Başkanın adını bile bilmeyen bir Koreli bile olsanız, 'Shin-Hwa' kelimeleriyle karşılaşmamış olmanız zor.Vaikka olet Korealainen etkä tiedä presidentin nimeä.. olisi vaikeata olla kohtaamaatta sanaa "ShinHwa".
Başkanın adını bile bilmeyen bir Koreli bile olsanız, 'Shin-Hwa' kelimeleriyle karşılaşmamış olmanız zor.Если ты - житель Южной Кореи, то буквы слова "Шинхва" ты выучишь раньше, чем имя президента.
Ben ABD'nin birçok yerinde üniversite atletizm karşılaşmalarında çalışıyorum.Bạn biết đấy, ví dụ, tôi làm việc rất nhiều với với những vận động viên của đại học trên khắp miền Bắc Mỹ.
Ben ABD'nin birçok yerinde üniversite atletizm karşılaşmalarında çalışıyorum.예를 들어, 아시다시피 저는 북미 지역의
Ben ABD'nin birçok yerinde üniversite atletizm karşılaşmalarında çalışıyorum.Tudják, sokat dolgozom például
Ben ABD'nin birçok yerinde üniversite atletizm karşılaşmalarında çalışıyorum.אתם יודעים, לדוגמה, אני עובד הרבה
Ben ABD'nin birçok yerinde üniversite atletizm karşılaşmalarında çalışıyorum.تعلمون، على سبيل المثال، أعمل كثيراً
Ben ABD'nin birçok yerinde üniversite atletizm karşılaşmalarında çalışıyorum.北米のあちこちの大学の スポーツチームと働いている
Ben başkası olabilirdi eğer, o zaman ben seni hiç karşılaşmamış olsaydı.אם אני יכול להיות מישהו אחר, אז אני מצטער שמעולם לא פגשתי אותך.
Ben başkası olabilirdi eğer, o zaman ben seni hiç karşılaşmamış olsaydı.إذا كنت يمكن أن تصبح شخصا آخر، ثم كنت أتمنى لو لم يلتق قط لك.
Ben başkası olabilirdi eğer, o zaman ben seni hiç karşılaşmamış olsaydı.次に私はあなたに会ったことはなかったなあ。 それから私は、私のように100人の約_を作っていたかもしれない。
Ben hiç bir zaman"ben çiçekleri sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.Chẳng thấy ai nói là "Tôi không thích hoa."
Ben hiç bir zaman"ben çiçekleri sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.Ich habe noch nie jemanden getroffen, der sagt "Ich mag keine Blumen".
Ben hiç bir zaman"ben çiçekleri sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.Ik heb nooit iemand ontmoet die zou zeggen: "Ik hou niet van bloemen."
Ben hiç bir zaman"ben çiçekleri sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.Je n'ai jamais rencontré quelqu'un qui dise: "Je n'aime pas les fleurs".
Ben hiç bir zaman"ben çiçekleri sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım."나는 꽃이 싫어요"라고 말하는 사람도 만나보지 못했습니다.
Ben hiç bir zaman"ben çiçekleri sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.Nie spotkałem nikogo kto mówi, "nie lubię kwiatów."
Ben hiç bir zaman"ben çiçekleri sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.Nikdy som nestretol nikoho, kto by povedal, "Nemám rád kvety."
Ben hiç bir zaman"ben çiçekleri sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.Non conosco nessuno che dica: "Non mi piacciono i fiori."
Ben hiç bir zaman"ben çiçekleri sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.Nu am întâlnit niciodată pe cineva care spună: "Nu îmi plac florile."
Ben hiç bir zaman"ben çiçekleri sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.Nunca encontrei ninguém que dissesse: "Não gosto de flores."
Ben hiç bir zaman"ben çiçekleri sevmem" diyen birisi ile karşılaşmadım.Nunca he oído a nadie decir: "No me gustan las flores".

İlgili Sayfalar