Planı gerçekleştirmede biraz zorlukla karşılaşacaksınız.You'll find some difficulty carrying out the plan.
Yarın ağır siklet şampiyonu ile karşılaşacak.He will fight the heavyweight champion tomorrow.
Sıkı bir rekabetle karşılaşacaksın.You're going to come up against fierce competition.
Bu gece Tom'la karşılaşacak mıyım?Am I going to run into Tom tonight?
Öneriniz önemli dirençle karşılaşacaktır.Your proposal will meet with significant resistance.
Tom bizim karşılaştığımızdan çok daha fazla sorunla karşılaşacak.Tom is going to have a lot more questions than we do.
Çeyrek finale çıkan Stevenson, sonraki rakibi Duane Bobick ile karşılaşacaktı.Proceeding to the quarter finals, Stevenson met fancied American boxer Duane Bobick.
Karşılaşacakları o çok büyük zorluklarını görmemiz lazım.You have to see the enormous challenges that they're going to face.
Bir dahaki sefere gerçeklerle karşılaşacaklardır.Next time reality would catch up with them.
İlk olarak T21 tankıyla karşılaşacaksınız.The first new tank you will see is the T21.
Bundan sonra "hedefi olan şirket" denebilecek şeylerle daha fazla karşılaşacaksınız.Would you see more and more of rise of what you might call a purpose motive.
Bu noktada karşılaşacaklar.I'll just arbitrarily draw that.
Hatırlayın, 0 anında hareket etmeye başladılar ve t zaman sonra burada karşılaşacaklar.Remember, they both leave at time 0, and after time t, they will both meet right there.
Hayatınız boyunca 2x2 matrisle karşılaşacaksınız.You'll encounter 2x2 matrix for the rest of your life.
Yeni ortaya çıkan hastalıklar, H5N1 ve kuş gribinin ileride karşılaşacaklarımızın habercisi.And the newly emerging diseases may make H5N1 and bird flu a quaint forerunner of things to come.
Günün sonunda, sen de aynı şeyle karşılaşacaksın.At the end of the day, you get the same thing.
Şimdi daha da ilginç bir resimle karşılaşacaksınız, çünkü şimdi şempanzelarden biri beslendi.Now you're going to get a more interesting picture, because now one of the two chimps has been fed.
Yine karşılaşacak mıyız?Will we meet again?
Ama yukarıya bakarsanız çelişen veri ile karşılaşacaksınız.If you look up here, then you get conflicting data.
Böylece bunlar azgınlıklarının cezasıyla karşılaşacaklardır.They will meet perdition.
Uygulama çapındaki kısayolları ayarlayabileceğiniz bir iletişim kutusuyla karşılaşacaksınız.You will be presented with a dialog where you can configure the application-wide shortcuts.
Dördüncü turda Denizlispor Portekiz'den Porto, Beşiktaş ise Slavia Prag'la karşılaşacak.In the fourth round, the two teams will play Portugal's Porto and Slavia Prague respectively.
Anlaşma olmasa Türkiye, AB'ye katılımda çok ciddi bir engelle karşılaşacaktı.Without it, Turkey would have faced a serious obstacle to joining the EU.
Takım onun yerine İspanya ve ABD ile karşılaşacak.Instead, it will play Spain and the United States.
Ciliç bir sonraki turda İngiliz 1 numaralı seri başı Andy Murray ile karşılaşacak.In the next round, Cilic faces the No 1 seed from Great Britain, Andy Murray.
Bu takımlar şimdi Hajduk Split ve Dinamo Zagreb ile karşılaşacaklar.Those teams will now face Hajduk Split and Dinamo Zagreb.
Grubunda üçüncü sırada bulunan Hırvatistan Çarşamba günü İspanya ile karşılaşacak.Croatia is now in third place in its group and will face Spain on Wednesday.
Takım Perşembe günü Litvanya ile karşılaşacak.The team faces Lithuania on Thursday.
KEC'nin planına göre, vatandaşlar Nisan ayı elektrik faturalarında %23'lük bir zamla karşılaşacak.Under the KEC plan, residents will face a 23% rise in their April energy costs.
Cokoviç de İspanyol Rafael Nadal ile karşılaşacak.He will play Spain's Rafael Nadal.
Rumen boksör Kolombiyalı Fulgencio Zuniga ile karşılaşacak.The Romanian boxer will take on Colombia's Fulgencio Zuniga.
Sırbistan Aralık ayında Belgrad'da yapılacak finallerde dokuz kez şampiyon Fransa ile karşılaşacak.Serbia will face nine-time champion France in the December finals in Belgrade.
Ama nasıl bir direnişle karşılaşacakları hakkında hiçbir fikirleri yoktu.Diese waren sich nicht klar, wem sie sich gegenübersahen.
Bazı sektörlerde örgütlenmek hükümetin engellemeleriyle karşılaşacaktır.In verschiedenen Sachfragen einigten sich die Parteien der Opposition unter Umgehung der Regierung.
Ama nasıl bir direnişle karşılaşacakları hakkında hiçbir fikirleri yoktu.Ils n’ont aucune idée des périls qu’ils devront affronter.
Ancak günler sonra Alex'le tekrar karşılaşacak ve ona teşekkür etme fırsatı bulacaktır.Sarà solamente grazie a lei che Alex riuscirà a ritrovare la serenità.
Bazı sektörlerde örgütlenmek hükümetin engellemeleriyle karşılaşacaktır.مع تحلحل الطبقات، سينهار الجهاز الحكومي في الدولة.
Rakiplerini eleyen altı takım yeniden aralarında eşleştirilecek ve yine iki maçlı eleme usulü karşılaşacaklar.Cada equipa terá um capitão fixo, ao qual se juntarão mais dois concorrentes.
Altıncı hafta kupayı kaybettikleri Wolfsburg ile karşılaşacaklardı.De achtste finales verloren ze van Wolfsburg.
Ama nasıl bir direnişle karşılaşacakları hakkında hiçbir fikirleri yoktu.Nie widać też, przeciwko jakiemu wrogowi zmierza.
Ama nasıl bir direnişle karşılaşacakları hakkında hiçbir fikirleri yoktu.Він не знав яких втрат вони зазнали під час бою.
Ama nasıl bir direnişle karşılaşacakları hakkında hiçbir fikirleri yoktu.Csakhogy fogalma sincs mi ellen kell védekeznie.
Ama nasıl bir direnişle karşılaşacakları hakkında hiçbir fikirleri yoktu.Men han havde endnu ikke gjort sig klart, hvilken livsbane han skulle vælge.
Antonius bunu altı yıl sonra karşılaşacakları savaşa kadar hiç unutmadı.Columbia var ikke i rommet igjen før seks år senere.
Ama nasıl bir direnişle karşılaşacakları hakkında hiçbir fikirleri yoktu.どのような戦闘であったのかなどの詳細は不明。
A Grubu'nda karşılaşacak rakipler 21 ve 22 Şubat 2010 tarihinde Almanya'nın Frankfurt şehrinde belli olmuştur.競技日程は、2010年2月21日および22日にドイツ・フランクフルトで行われたミーティングによって決定された。
Orada, karşılaşacakları tehlikeleri öğrenmek için Vampir Sosyolojisi 101 dersini almaları gerekir.和白莫可拿一樣有108招秘技,還懂得駕馭妖魔的技巧。
A Grubu'nda karşılaşacak rakipler 21 ve 22 Şubat 2010 tarihinde Almanya'nın Frankfurt şehrinde belli olmuştur.Мачовете от група A бяха определени между участниците на среща във Франкфурт, Германия на 21 и 22 февруари.
Öleceği zaman gelince kuzgunla karşılaşacaktır.Po príchode sa stretne so Šizumou.
Acaba anlamadığımız, ve düzeltemeyeceğimiz durumlarla karşılaşacak mıydık?A może pojawi się problem ponad nasze siły?
Acaba anlamadığımız, ve düzeltemeyeceğimiz durumlarla karşılaşacak mıydık?우리가 이해할 수 없고 고칠 수 없는 일들이 일어날까요?
Acaba anlamadığımız, ve düzeltemeyeceğimiz durumlarla karşılaşacak mıydık?Liệu có chuyện gì đó xảy ra mà chúng ta không thể hiểu và giải quyết được không?
Acaba anlamadığımız, ve düzeltemeyeceğimiz durumlarla karşılaşacak mıydık?Oder wird etwas passieren, das wir nicht verstehen und in Ordnung bringen können?
Acaba anlamadığımız, ve düzeltemeyeceğimiz durumlarla karşılaşacak mıydık?Of zal er iets gebeuren dat we niet begrijpen of niet kunnen repareren?
Acaba anlamadığımız, ve düzeltemeyeceğimiz durumlarla karşılaşacak mıydık?Или ще се случи нещо, което няма да можем да разберем и няма да можем да поправим?
Acaba anlamadığımız, ve düzeltemeyeceğimiz durumlarla karşılaşacak mıydık?שאנו לא מבינים ולא מסוגלים לתקן?
Acaba anlamadığımız, ve düzeltemeyeceğimiz durumlarla karşılaşacak mıydık?و لن نستطيع فهمه ولا إصلاحه؟
Acaba anlamadığımız, ve düzeltemeyeceğimiz durumlarla karşılaşacak mıydık?人工のバイオスフィアというコンセプトが否定されるのか?
Acaba işe yarayacak mıydı? Acaba anlamadığımız, ve düzeltemeyeceğimiz durumlarla karşılaşacak mıydık?Atau akankah sesuatu yang tidak kita pahami dan perbaiki terjadi?
Acaba işe yarayacak mıydı? Acaba anlamadığımız, ve düzeltemeyeceğimiz durumlarla karşılaşacak mıydık?¿Funcionará, o pasará algo que no entendamos o que no podamos reparar?