Bu yazılımı derlerken bazı sorunlarla karşılaşıyorum.I'm having some problems compiling this software.
Bu soruyla çok karşılaşıyorum.I get asked that question a lot.
Her gün senin gibi insanlarla karşılaşıyorum.I meet people like you every day.
Ben bazen onunla kulüpte karşılaşıyorum.I meet him sometimes in the club.
Bazen onunla güzellik salonunda karşılaşıyorum.I sometimes meet her at the beauty salon.
Açıkçası, ne zaman birine mantarlardan bahsetsem büyük bir engelle karşılaşıyorum.And frankly, I face a big obstacle.
Ve çok başarılı insanlarla karşılaşıyorum, "neden daha tatminkar hissetmiyorum? diyorlar.And I meet a lot of people who are very successful, who say, "Why don't I feel more fulfilled?
Bir çocuk yetiştirme uzmanı olarak çok sık emzik nasıl kullanılır sorusu ile karşılaşıyorum.As a parenting expert I'm asked all the time what should I do with a pacifier?
Buna benzer bir şey ile ilk kez karşılaşıyorum.Я впервые с подобным сталкиваюсь.
Açıkçası, ne zaman birine mantarlardan bahsetsem büyük bir engelle karşılaşıyorum.A upřímně, narážím na velkou překážku.
Açıkçası, ne zaman birine mantarlardan bahsetsem büyük bir engelle karşılaşıyorum.Dat is een groot obstakel voor mij.
Açıkçası, ne zaman birine mantarlardan bahsetsem büyük bir engelle karşılaşıyorum.Et franchement, je suis face à un obstacle majeur :
Açıkçası, ne zaman birine mantarlardan bahsetsem büyük bir engelle karşılaşıyorum.Jujur saja, saya menghadapi rintangan besar.
Açıkçası, ne zaman birine mantarlardan bahsetsem büyük bir engelle karşılaşıyorum.솔직히 말해, 버섯 이야기를 꺼낼 때면 항상 문제가 생기는데요,
Açıkçası, ne zaman birine mantarlardan bahsetsem büyük bir engelle karşılaşıyorum.Og helt ærligt, det er en udfordring.
Açıkçası, ne zaman birine mantarlardan bahsetsem büyük bir engelle karşılaşıyorum.Pravdu povediac, mám jeden problém.
Açıkçası, ne zaman birine mantarlardan bahsetsem büyük bir engelle karşılaşıyorum.Stawiam czoła wielkiej przeszkodzie - gdy wspominam o grzybach
Açıkçası, ne zaman birine mantarlardan bahsetsem büyük bir engelle karşılaşıyorum.ובכנות, כשאני מתחיל לדבר על פטריות, עומד בפני מכשול גדול.
Açıkçası, ne zaman birine mantarlardan bahsetsem büyük bir engelle karşılaşıyorum.و بصراحة أواجه صعوبة كبيرة عندما أذكر الفطريات لأحد
Açıkçası, ne zaman birine mantarlardan bahsetsem büyük bir engelle karşılaşıyorum.「マッシュルーム」と言うと 誰もがポルトベロか マジックマッシュルームを思い出し
"Ama bizden daha büyük bir şey var, başka bir şey?" diyen insanlarla karşılaşıyorum."Ampak, a ne obstaja nekaj več od nas, nekaj drugega?"
"Ama bizden daha büyük bir şey var, başka bir şey?" diyen insanlarla karşılaşıyorum."Ist da nicht etwas, das größer ist als wir alle, noch etwas anderes?"
"Ama bizden daha büyük bir şey var, başka bir şey?" diyen insanlarla karşılaşıyorum."Je přece něco většího než my, něco jiného."
"Ama bizden daha büyük bir şey var, başka bir şey?" diyen insanlarla karşılaşıyorum."우리보다 더 큰 무엇이 분명히 있지 않느냐?" 라고 말하는 사람을 만나지요.
"Ama bizden daha büyük bir şey var, başka bir şey?" diyen insanlarla karşılaşıyorum.Les digo:
"Ama bizden daha büyük bir şey var, başka bir şey?" diyen insanlarla karşılaşıyorum."Mas não existe algo maior do que nós, alguma outra coisa?"
"Ama bizden daha büyük bir şey var, başka bir şey?" diyen insanlarla karşılaşıyorum."Men finns det inget större än oss, något annat?"
"Ama bizden daha büyük bir şey var, başka bir şey?" diyen insanlarla karşılaşıyorum."Но няма ли нещо по-голямо от нас, нещо друго?"
"Ama bizden daha büyük bir şey var, başka bir şey?" diyen insanlarla karşılaşıyorum.שאומרים דברים כמו, "אבל האין דבר גדול מאיתנו, משהו אחר?"
"Ama bizden daha büyük bir şey var, başka bir şey?" diyen insanlarla karşılaşıyorum.ممن يقولون اشياء مثل,"لكن الا يوجد شيء اكبر منا, شيء اخر؟"
"Ama bizden daha büyük bir şey var, başka bir şey?" diyen insanlarla karşılaşıyorum.と言う人に出会います 「もちろん」と答えると「ではあなたも宗教的でしょう」
Eğer daha önceki yöntemi denersek, hemen bir engelle karşılaşıyorum.Chiar așa. Ai 13 minus 7, care este 6, 9 minus 6, care este 3. Și apoi 6 aici, jos.
Eğer daha önceki yöntemi denersek, hemen bir engelle karşılaşıyorum.Jag försöker använda den teknik som vi lärt oss tidigare i filmen, och vi får genast problem.
Eğer daha önceki yöntemi denersek, hemen bir engelle karşılaşıyorum.이문제를 풀기위해 앞에서 배운 방법을 쓴다면 금방 난관에 부딪히게 될 것 입니다
Eğer daha önceki yöntemi denersek, hemen bir engelle karşılaşıyorum.Kölcsönözzünk a 100-asok helyiértékétől. Tehát ez 8 lesz. És marad 100-unk, amivel dolgozhatunk.
Eğer daha önceki yöntemi denersek, hemen bir engelle karşılaşıyorum.No eihän 53 ole suurempi kuin 54. Ja koska 53 ei ole suurempi kuin 54, lainataan. Lainataan satasten kohdasta.
Eğer daha önceki yöntemi denersek, hemen bir engelle karşılaşıyorum.Quindi, se provassi la tecnica che abbiamo appreso in precedenza in questo video, mi bloccherei subito.
Eğer daha önceki yöntemi denersek, hemen bir engelle karşılaşıyorum.Så hvis jeg forsøgte den teknik, som vi har lært tidligere i Denne video, jeg ramt straks en vejspærring.
Eğer daha önceki yöntemi denersek, hemen bir engelle karşılaşıyorum.Takže, keď som vyskúšal techniku, ktorú sme sa naučili skôr v tomto videu, okamžite som natrafil na prekážku.
Eğer daha önceki yöntemi denersek, hemen bir engelle karşılaşıyorum.Τώρα αν δοκιμάσω την τεχνική που μόλις μάθαμε νωρίτερα στο βίντεο, θα βρεθώ αμέσως σε αδιέξοδο.
Eğer daha önceki yöntemi denersek, hemen bir engelle karşılaşıyorum.עם אני אנסה את הטכניקה שלמדנו מוקדם יותר בסרטון הזה, אני מיד אתקע
Eğer daha önceki yöntemi denersek, hemen bir engelle karşılaşıyorum.إذن إذا قمت بمحاولة الطريقة التي تعلمناها سابقا في هذا الفديو أنا على الفور إصطدمت بحاجز على الطريق
Eğer daha önceki yöntemi denersek, hemen bir engelle karşılaşıyorum.また問題に行き当たります。 3−7は、3つのリンゴしかないとき
(gülmeler) ve alaycı kahkahalar, kıkırdamalar ve homurtularla karşılaşıyorum.(Gelach) En ik word onthaald op luidkeels gespot, gekakel en gegrom omdat zij denken, "Dat is onmogelijk!
(gülmeler) ve alaycı kahkahalar, kıkırdamalar ve homurtularla karşılaşıyorum.(웃음) 그리고 저는 비웃음에 야유에 별 소리를 다 듣게 된답니다.
(gülmeler) ve alaycı kahkahalar, kıkırdamalar ve homurtularla karşılaşıyorum.(Lachen) Und ich ernte Hohn, Spott und werde angefaucht, denn sie denken, "Das ist unmöglich!
(gülmeler) ve alaycı kahkahalar, kıkırdamalar ve homurtularla karşılaşıyorum.(Naurua) Saan naurunhörähdyksiä, käkätyksiä ja murahtelua, koska he ajattelevat:
(gülmeler) ve alaycı kahkahalar, kıkırdamalar ve homurtularla karşılaşıyorum.(Nevetés) Kiabálnak, kigúnyolnak, kinevetnek, morognak mert arra gondolnak:
(gülmeler) ve alaycı kahkahalar, kıkırdamalar ve homurtularla karşılaşıyorum.(Râsete) Și mă aleg cu exclamații disprețuitoare, bombăneli, mormăieli pentru ca ei își zic:
(gülmeler) ve alaycı kahkahalar, kıkırdamalar ve homurtularla karşılaşıyorum.(Risata) E mi prendo fischi di derisione e risate e grugniti perché pensano, "Impossibile!
(gülmeler) ve alaycı kahkahalar, kıkırdamalar ve homurtularla karşılaşıyorum.(Risos) E recebo em troca berros de troça, gargalhadas e grunhidos porque eles pensam:
(gülmeler) ve alaycı kahkahalar, kıkırdamalar ve homurtularla karşılaşıyorum.(smeh) Požanjem posmeh, hehet in renčanje, ker si mislijo:
(gülmeler) ve alaycı kahkahalar, kıkırdamalar ve homurtularla karşılaşıyorum.(Smích) A dostane se mi spousty hučení, výsměchu a mručení, protože si myslí:
(gülmeler) ve alaycı kahkahalar, kıkırdamalar ve homurtularla karşılaşıyorum.(Tawa) Lalu saya mendapat tertawaan dan suara menyindir yang keras sebab mereka berpikir, "Itu mustahil!
(gülmeler) ve alaycı kahkahalar, kıkırdamalar ve homurtularla karşılaşıyorum.(Смех) И я слышу улюлюканье, гогот и фырканье.
(gülmeler) ve alaycı kahkahalar, kıkırdamalar ve homurtularla karşılaşıyorum.(смях) И получавам вълна от присмех, кикотене и мърморене.
(gülmeler) ve alaycı kahkahalar, kıkırdamalar ve homurtularla karşılaşıyorum.(צחוק) ואני סופג קריאות בוז, לעג, גיחוכים ונהמות,
(gülmeler) ve alaycı kahkahalar, kıkırdamalar ve homurtularla karşılaşıyorum.(ضحك) وأحصل على صياح من السخرية والثرثرة والهدير
(gülmeler) ve alaycı kahkahalar, kıkırdamalar ve homurtularla karşılaşıyorum.そして、私は冷笑や高笑い うなり声の野次をうけます 彼らはこう考えるのです「それは不可能だ!意識を説明することなんて出来やしない」
Ve çok başarılı insanlarla karşılaşıyorum,A potkávám mnoho úspěšných lidí, kteří říkají: