Ana içeriğe geç
Sözlük

karşı sav ile cümle

karşı sav kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Şükürler olsun ki biz, buna karşı savaşabilecek çok sayıda kadın liderin olduğu bir dünyada yaşıyoruz.Bohudík žijeme ve světě, kde tomu mnoho žen ve vůdčí pozici klade odpor.
Şükürler olsun ki biz, buna karşı savaşabilecek çok sayıda kadın liderin olduğu bir dünyada yaşıyoruz.Dieu merci nous vivons dans un monde où il y a assez de leadership de la part des femmes pour contrer ça.
Şükürler olsun ki biz, buna karşı savaşabilecek çok sayıda kadın liderin olduğu bir dünyada yaşıyoruz.Gott sei Dank leben wir in einer Welt, in der es so viel weibliche Führung gibt, die dem entgegenwirken kann.
Şükürler olsun ki biz, buna karşı savaşabilecek çok sayıda kadın liderin olduğu bir dünyada yaşıyoruz.Gracias a Dios que vivimos en un mundo donde hay tal liderazgo de mujeres que pueden contrarrestar esto.
Şükürler olsun ki biz, buna karşı savaşabilecek çok sayıda kadın liderin olduğu bir dünyada yaşıyoruz.Grazie al cielo viviamo in un mondo dove ci sono così tante donne leader a contrastare tutto ciò.
Şükürler olsun ki biz, buna karşı savaşabilecek çok sayıda kadın liderin olduğu bir dünyada yaşıyoruz.Hála Istennek, olyan világban élünk, ahol sok a női vezető, és ez ez ellen a gyakorlat ellen hat.
Şükürler olsun ki biz, buna karşı savaşabilecek çok sayıda kadın liderin olduğu bir dünyada yaşıyoruz.다행히도 우리는 그런 부조리에 대항할 수 있는 많은 여성 자도자들이 존재하는 세상에 살고 있습니다.
Şükürler olsun ki biz, buna karşı savaşabilecek çok sayıda kadın liderin olduğu bir dünyada yaşıyoruz.Na szczęście żyjemy w świecie, w którym istnieje silne kobiece przywództwo, które może przeciwdziałać.
Şükürler olsun ki biz, buna karşı savaşabilecek çok sayıda kadın liderin olduğu bir dünyada yaşıyoruz.Slavă Domnului că trăim într-o lume unde există destule femei în poziții de conducere care să se opună.
Şükürler olsun ki biz, buna karşı savaşabilecek çok sayıda kadın liderin olduğu bir dünyada yaşıyoruz.Δόξα τω Θεώ που ζούμε σε έναν κόσμο όπου υπάρχει τόσο πολύ γυναικεία ηγεσία που μπορούν να το εξουδετερώσουν.
Şükürler olsun ki biz, buna karşı savaşabilecek çok sayıda kadın liderin olduğu bir dünyada yaşıyoruz.תודה לאל שאנחנו חיים בעולם שבו יש מספיק מנהיגות נשית שיכולה לעמוד מולנו.
Şükürler olsun ki biz, buna karşı savaşabilecek çok sayıda kadın liderin olduğu bir dünyada yaşıyoruz.الحمد لله أننا نعيش في عالم حيث توجد الكثير من القيادات النسوية التي يمكن أن تتصدى لذلك.
Şükürler olsun ki biz, buna karşı savaşabilecek çok sayıda kadın liderin olduğu bir dünyada yaşıyoruz.多くの女性リーダーが立ち向かっている 男性にできる重大な事とは
Sünni Irak ordusuna karşı savaş pozisyonu alıyorlar.수니파 이라크군과 대치하고 있습니다.
Sünni Irak ordusuna karşı savaş pozisyonu alıyorlar.מתכוננים למאבק כנגד הצבא העירקי הסוני.
Sünni Irak ordusuna karşı savaş pozisyonu alıyorlar.متربعة دائماً ضد القوات المسلحة السٌنية .
Sünni Irak ordusuna karşı savaş pozisyonu alıyorlar.しかし 彼らが守っているのは何なのでしょう
Teröre karşı savaş, evet.A guerra contra o terrorismo, sim.
Teröre karşı savaş, evet.De oorlog tegen terreur.
Teröre karşı savaş, evet.Der Krieg gegen Terror, ja.
Teröre karşı savaş, evet.테러와의 전쟁, 맞습니다.
Teröre karşı savaş, evet.La guerra al terrorismo, sì!
Teröre karşı savaş, evet.La guerra contra el terrorismo, sí.
Teröre karşı savaş, evet.Războiul împotriva terorii, da.
Teröre karşı savaş, evet.Terrorismin vastainen sota, kyllä.
Teröre karşı savaş, evet. Ve Afrika'daki yangınları söndürüp söndürmediğimiz.La guerre contre le terrorisme. et ce que nous aurons fait ou pas pour sauver l'Afrique.
Teröre karşı savaş, evet.Wojna przeciwko terrorowi, tak.
Teröre karşı savaş, evet.Τον πόλεμο κατά της τρομοκρατίας, ναι.
Teröre karşı savaş, evet.Да, войната срещу тероризма.
Teröre karşı savaş, evet.Да, за войну против террора.
Teröre karşı savaş, evet.המלחמה בטרור, כן.
Teröre karşı savaş, evet.الحرب ضد الارهاب، نعم.
Teröre karşı savaş, evet.それとアフリカを救うために何をやったか やらなかったのか
ve buna karşı savaşılması alanlarında gereken tedbirleri alırlar.(1)A többéves pénzügyi keretet az I-54. cikkel összhangban legkevesebb ötévesidőszakra kell meghatározni.
ve buna karşı savaşılması alanlarında gereken tedbirleri alırlar.1.Cada institución elaborará, antes del 1 de julio, un estado de los gastos previstos.
ve buna karşı savaşılması alanlarında gereken tedbirleri alırlar.Aceste măsuri sunt de descurajare şi oferăo protecţie efectivăîn statele membre.
ve buna karşı savaşılması alanlarında gereken tedbirleri alırlar.A lei europeia é adoptada após consulta ao Tribunal de Contas.
ve buna karşı savaşılması alanlarında gereken tedbirleri alırlar.De leden van het Economisch en Sociaal Comité worden voor vijf jaar benoemd.
ve buna karşı savaşılması alanlarında gereken tedbirleri alırlar.Elle est adoptée après consultation de la Cour des comptes.
ve buna karşı savaşılması alanlarında gereken tedbirleri alırlar.Komissio voi tehdä asiasta ehdotuksen ministerineuvostolle.
ve buna karşı savaşılması alanlarında gereken tedbirleri alırlar.Kommissionen kan lägga fram ett förslag för ministerrådet om detta.
ve buna karşı savaşılması alanlarında gereken tedbirleri alırlar.Osobní odpovědnost zaměstnancůvůči Unii se řídí služebním nebo pracovním řádem,kterýse na něvztahuje.
ve buna karşı savaşılması alanlarında gereken tedbirleri alırlar.O teh predlogih soobveščeni nacionalni parlamenti držav članic.
ve buna karşı savaşılması alanlarında gereken tedbirleri alırlar.Sådanne beretninger sendes ligeledes til Revisionsretten.
ve buna karşı savaşılması alanlarında gereken tedbirleri alırlar.Броят на членовете на Комитета на регионите е не повече от триста и петдесет.
Yahudayı çevreleyen ülkelerin krallıklarını RAB korkusu sardı. Bu yüzden Yehoşafata karşı savaşamadılar.A bol strach Hospodinov na všetkých kráľovstvách zemí, ktoré boly vôkol Judska, a nebojovaly proti Jozafatovi.
Yahudayı çevreleyen ülkelerin krallıklarını RAB korkusu sardı. Bu yüzden Yehoşafata karşı savaşamadılar.Ðức Giê-hô-va khiến các nước ở bốn phía của Giu-đa kinh hãi, chẳng dám chinh chiến với Giô-sa-phát.
Yahudayı çevreleyen ülkelerin krallıklarını RAB korkusu sardı. Bu yüzden Yehoşafata karşı savaşamadılar.Ðức_Giê - hô-va khiến các nước ở bốn phía của Giu-đa kinh_hãi , chẳng dám chinh_chiến với Giô-sa-phát .
Yahudayı çevreleyen ülkelerin krallıklarını RAB korkusu sardı. Bu yüzden Yehoşafata karşı savaşamadılar.En HERRENs Rædsel kom over alle Lande og Riger rundt om Juda, så de ikke indlod sig i Krig med Josafat.
Yahudayı çevreleyen ülkelerin krallıklarını RAB korkusu sardı. Bu yüzden Yehoşafata karşı savaşamadılar.In strah od GOSPODA je obšel vsa kraljestva dežel, ki so bile okoli Jude, da se niso bojevali zoper Josafata.
Yahudayı çevreleyen ülkelerin krallıklarını RAB korkusu sardı. Bu yüzden Yehoşafata karşı savaşamadılar.여호와께서 유다 사면 열국에 두려움을 주사 여호사밧과 싸우지 못하게 하시매
Yahudayı çevreleyen ülkelerin krallıklarını RAB korkusu sardı. Bu yüzden Yehoşafata karşı savaşamadılar.TUHAN membuat semua kerajaan di sekitar Yehuda takut berperang melawan Raja Yosafat
Yahudayı çevreleyen ülkelerin krallıklarını RAB korkusu sardı. Bu yüzden Yehoşafata karşı savaşamadılar.И был страх Господень на всех царствах земель, которые вокруг Иудеи, и не воевали с Иосафатом.
Yahudayı çevreleyen ülkelerin krallıklarını RAB korkusu sardı. Bu yüzden Yehoşafata karşı savaşamadılar.И страх от Господа обзе всичките царства в земите, които бяха около Юда, та не воюваха против Иосафата.
Yahudayı çevreleyen ülkelerin krallıklarını RAB korkusu sardı. Bu yüzden Yehoşafata karşı savaşamadılar.ויהי פחד יהוה על כל ממלכות הארצות אשר סביבות יהודה ולא נלחמו עם יהושפט׃
Yahudayı çevreleyen ülkelerin krallıklarını RAB korkusu sardı. Bu yüzden Yehoşafata karşı savaşamadılar.وكانت هيبة الرب على جميع ممالك الاراضي التي حول يهوذا فلم يحاربوا يهوشافاط.
Yahudayı çevreleyen ülkelerin krallıklarını RAB korkusu sardı. Bu yüzden Yehoşafata karşı savaşamadılar.耶 和 華 使 猶 大 四 圍 的 列 國 、 都 甚 恐 懼 、 不 敢 與 約 沙 法 爭 戰
Yahudayı çevreleyen ülkelerin krallıklarını RAB korkusu sardı. Bu yüzden Yehoşafata karşı savaşamadılar.耶和華 使猶 大四 圍 的 列國 、 都 甚 恐懼 、 不 敢 與約 沙 法爭戰
Yolsuzluğa karşı savaş kendimize, ailemize, arkadaşlarımıza ve hatta çocuklarımıza yaptırımlar getiriyor.Bitwa przeciwko korupcji wywiera brzemie na nas, naszych rodzinach, przyjaciołach, nawet dzieciach.
Yolsuzluğa karşı savaş kendimize, ailemize, arkadaşlarımıza ve hatta çocuklarımıza yaptırımlar getiriyor.Der Kampf gegen Korruption fordert uns, unsere Familien, Freunde und sogar unsere Kinder.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod