karısına ile cümle
karısına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
‹‹Bunun için adam annesini babasını bırakıp karısına bağlanacak, ikisi tek beden olacak.››Посему оставит человек отца своего и мать и прилепится к жене своей, и будут двое одна плоть.
‹‹Bunun için adam annesini babasını bırakıp karısına bağlanacak, ikisi tek beden olacak.››Того-то покине чоловік батька свого й матір, і пригорнеть ся до жінки своєї, і будуть у двох одно тіло.
‹‹Bunun için adam annesini babasını bırakıp karısına bağlanacak, ikisi tek beden olacak.››על כן יעזב איש את אביו ואת אמו ודבק באשתו והיו שניהם לבשר אחד׃
‹‹Bunun için adam annesini babasını bırakıp karısına bağlanacak, ikisi tek beden olacak.››من اجل هذا يترك الرجل اباه وامه ويلتصق بامرأته ويكون الاثنان جسدا واحدا.
‹‹Bunun için adam annesini babasını bırakıp karısına bağlanacak, ikisi tek beden olacak.››為 這 個 緣 故 、 人 要 離 開 父 母 、 與 妻 子 連 合 、 二 人 成 為 一 體
‹‹Bunun için adam annesini babasını bırakıp karısına bağlanacak, ikisi tek beden olacak.››為這個緣 故 、 人 要 離開 父母 、 與妻子 連合 、 二 人 成 為一體
Bu senin için bile fazla pervasız bir hareket. Üstelik duyduğum kadarıyla karısına da çok kötü davranmış.Dit is impulsief, zelfs voor jou en... als ik het goed gehoord heb, hij was gewelddadig naar zijn vrouw.
Bu senin için bile fazla pervasız bir hareket. Üstelik duyduğum kadarıyla karısına da çok kötü davranmış.E ceva impulsiv, chiar şi pentru tine... ... şi dacă am auzit bine, a fost violent cu soţia lui.
Bu senin için bile fazla pervasız bir hareket. Üstelik duyduğum kadarıyla karısına da çok kötü davranmış.Esto es impulsivo, incluso para ti... ...y, si escuché bien, fue violento con su esposa.
Bu senin için bile fazla pervasız bir hareket. Üstelik duyduğum kadarıyla karısına da çok kötü davranmış.Ez túl impulzív, még tőled is, és ha jól hallottam, erőszakos volt a feleségével.
Eğer halktan birisi karısına öyle davranıyorsa, onun da kral olarak neden farklı davranması gereksin ki?Dacă oamenii de rând î-şi tratează aşa femeile, de ce ar trebui regele să se poarte altfel.
Eğer halktan birisi karısına öyle davranıyorsa, onun da kral olarak neden farklı davranması gereksin ki?Ha a közember így bánik a feleségével, miért bánhatna máshogy a király az övével, meg ilyesmi.
Eğer halktan birisi karısına öyle davranıyorsa, onun da kral olarak neden farklı davranması gereksin ki?Jeśli jego poddani tak traktowali żony, to czemu król miałby traktować inaczej swoją żonę.
Eğer halktan birisi karısına öyle davranıyorsa, onun da kral olarak neden farklı davranması gereksin ki?Jos tavallinen mies tekisi samaa vaimolleen, niin miksi kuninkaan pitäisi kohdella vaimoaan eri tavalla.
Eğer halktan birisi karısına öyle davranıyorsa, onun da kral olarak neden farklı davranması gereksin ki?Když běžný muž tohle udělal své ženě, pak proč by měl král v této věci se zvou manželkou jednat jinak.
Eğer halktan birisi karısına öyle davranıyorsa, onun da kral olarak neden farklı davranması gereksin ki?Nếu người đàn ông bình thường làm vậy với vợ anh ta thì sao nhà vua có thể đối xử khác được với vợ mình.
Eğer halktan birisi karısına öyle davranıyorsa, onun da kral olarak neden farklı davranması gereksin ki?Om vanliga män gjorde så mot sina fruar, varför skulle han göra annorlunda?
Eğer halktan birisi karısına öyle davranıyorsa, onun da kral olarak neden farklı davranması gereksin ki?Puisque tout homme en ferait autant, pourquoi le roi traiterait-il sa femme différemment?
Eğer halktan birisi karısına öyle davranıyorsa, onun da kral olarak neden farklı davranması gereksin ki?Se l'uomo comune si comportava cosi', perche' il re faceva diversamente?
Eğer halktan birisi karısına öyle davranıyorsa, onun da kral olarak neden farklı davranması gereksin ki?Si los súdbitos hacían eso con sus mujeres, ¿por qué el rey debía tratar a su mujer diferente?
Eğer halktan birisi karısına öyle davranıyorsa, onun da kral olarak neden farklı davranması gereksin ki?Wenn die gewöhnlichen Männer ihre Frauen so behandeln, wieso sollte der König etwas anderes tun?
Eğer halktan birisi karısına öyle davranıyorsa, onun da kral olarak neden farklı davranması gereksin ki?לדעתי, הוא לא גירש אותה משום שחשב שהיא חוללה.
Eğer halktan birisi karısına öyle davranıyorsa, onun da kral olarak neden farklı davranması gereksin ki?ピュアじゃないのが理由ではなく
Erkek karısına, kadın da kocasına hakkını versin.A feleségének adja meg a férj a köteles jóakaratot; hasonlóképen a feleség is a férjének.
Erkek karısına, kadın da kocasına hakkını versin.Bărbatul să-şi împlinească faţă de nevastă datoria de soţ; şi tot aşa să facă şi nevasta faţă de bărbat.
Erkek karısına, kadın da kocasına hakkını versin.Chồng phải làm hết bổn phận đối với vợ, và đối với chồng cũng vậy.
Erkek karısına, kadın da kocasına hakkını versin.Chồng phải làm hết bổn_phận đối_với vợ , và đối_với chồng cũng vậy .
Erkek karısına, kadın da kocasına hakkını versin.De man moet zijn vrouw geven wat haar toekomt en de vrouw haar man wat hem toekomt.
Erkek karısına, kadın da kocasına hakkını versin.Der Mann leiste dem Weib die schuldige Freundschaft, desgleichen das Weib dem Manne.
Erkek karısına, kadın da kocasına hakkını versin.El esposo cumpla con su esposa el deber conyugal; asimismo la esposa con su esposo
Erkek karısına, kadın da kocasına hakkını versin.Il marito compia il suo dovere verso la moglie; ugualmente anche la moglie verso il marito
Erkek karısına, kadın da kocasına hakkını versin.남편은 그 아내에게 대한 의무를 다하고 아내도 그 남편에게 그렇게 할지라
Erkek karısına, kadın da kocasına hakkını versin.Manden yde Hustruen sin Skyldighed; ligeledes også Hustruen Manden.
Erkek karısına, kadın da kocasına hakkını versin.Mannen give sin hustru vad han är henne pliktig, sammalunda ock hustrun sin man.
Erkek karısına, kadın da kocasına hakkını versin.Mannen gjøre sin skyldighet mot hustruen, og likeså hustruen mot mannen;
Erkek karısına, kadın da kocasına hakkını versin.Mąż niech żonie powinną chęć oddaje, także też i żona mężowi.
Erkek karısına, kadın da kocasına hakkını versin.Muž k ženě povinnou přívětivost okazuj, a tak podobně i žena muži.
Erkek karısına, kadın da kocasına hakkını versin.Muž nech preukazuje žene povinnú dobroprajnosť a podobne aj žena mužovi.
Erkek karısına, kadın da kocasına hakkını versin.O marido pague � mulher o que lhe é devido, e do mesmo modo a mulher ao marido.
Erkek karısına, kadın da kocasına hakkını versin.Que le mari rende à sa femme ce qu`il lui doit, et que la femme agisse de même envers son mari.
Erkek karısına, kadın da kocasına hakkını versin.Täyttäköön mies velvollisuutensa vaimoansa kohtaan, ja samoin vaimo miestänsä kohtaan.
Erkek karısına, kadın da kocasına hakkını versin.Ženi mož izpolnjuj dolžnost, takisto tudi žena možu.
Erkek karısına, kadın da kocasına hakkını versin.Ο ανηρ ας αποδιδη εις την γυναικα την οφειλομενην ευνοιαν ομοιως δε και η γυνη εις τον ανδρα.
Erkek karısına, kadın da kocasına hakkını versin.А на жените заръчвам, и то не аз, но Господ: Жена да не оставя мъжа си;
Erkek karısına, kadın da kocasına hakkını versin.Муж оказывай жене должное благорасположение; подобно ижена мужу.
Erkek karısına, kadın da kocasına hakkını versin.Нехай чоловік оддає жінці, яку треба, любов; так само й жінка чоловікові.
Erkek karısına, kadın da kocasına hakkını versin.האיש יקים חובת העונה לאשתו וכמו כן האשה לבעלה׃
Erkek karısına, kadın da kocasına hakkını versin.ليوف الرجل المرأة حقها الواجب وكذلك المرأة ايضا الرجل.
Erkek karısına, kadın da kocasına hakkını versin.丈 夫 當 用 合 宜 之 分 待 妻 子 、 妻 子 待 丈 夫 也 要 如 此
Erkek karısına, kadın da kocasına hakkını versin.丈夫 當 用 合宜 之 分 待 妻子 、 妻子 待 丈夫 也 要 如此
İbrahim Tanrıya dua etti ve Tanrı Avimelekle karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.A Abrahám sa modlil k Bohu, a Bôh uzdravil Abimelecha i jeho ženu i jeho dievky, a rodily.
İbrahim Tanrıya dua etti ve Tanrı Avimelekle karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.Abraham aber betete zu Gott; da heilte Gott Abimelech und sein Weib und seine Mägde, daß sie Kinder gebaren.
İbrahim Tanrıya dua etti ve Tanrı Avimelekle karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.Abraham pria Dieu, et Dieu guérit Abimélec, sa femme et ses servantes; et elles purent enfanter.
İbrahim Tanrıya dua etti ve Tanrı Avimelekle karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.Abramo pregò Dio e Dio guarì Abimèlech, sua moglie e le sue serve, sì che poterono ancora partorire
İbrahim Tanrıya dua etti ve Tanrı Avimelekle karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.Entonces Abraham oró a Dios, y Dios sanó a Abimelec y a su mujer y a sus siervas para que dieran a luz
İbrahim Tanrıya dua etti ve Tanrı Avimelekle karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.I modlil se Abraham Bohu, a uzdravil Bůh Abimelecha, a ženu jeho, a děvky jeho; i rodily.
İbrahim Tanrıya dua etti ve Tanrı Avimelekle karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.I modlił się Abraham Bogu, a uzdrowił Bóg Abimelecha, i żonę jego, i służebnice jego, i rodziły.
İbrahim Tanrıya dua etti ve Tanrı Avimelekle karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.아브라함이 하나님께 기도하매 하나님이 아비멜렉과 그 아내와 여종을 치료하사 생산케 하셨으니
İbrahim Tanrıya dua etti ve Tanrı Avimelekle karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.Og Abraham bad til Gud, og Gud helbredet Abimelek og hans hustru og hans tjenestekvinner, så de fikk barn.
İbrahim Tanrıya dua etti ve Tanrı Avimelekle karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.Orou Abraão a Deus, e Deus sarou Abimeleque, e a sua mulher e as suas servas; de maneira que tiveram filhos;