karıncalar ile cümle
karıncalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Bu karıncalarla ilgili asıl sorguladığım şey "görev üstlenme" konusudur.Vraiment, la question à laquelle je pense avec ces fourmis et ce que j'appelle l'allocation de tâches.
Bu karıncalarla ilgili asıl sorguladığım şey "görev üstlenme" konusudur.Wat me echt intrigeert aan deze mieren is wat ik taaktoewijzing noem.
Bu karıncalarla ilgili asıl sorguladığım şey "görev üstlenme" konusudur.Наистина, въпросът, по който мисля за тези мравки, е онова, което наричам разпределение на задачите.
Bu karıncalarla ilgili asıl sorguladığım şey "görev üstlenme" konusudur.На самом деле тот вопрос, который я задаю себе, касается распределения сил в колонии.
Bu karıncalarla ilgili asıl sorguladığım şey "görev üstlenme" konusudur.השאלה שאני באמת חושבת עליה עם הנמלים האלו היא מה שאני קוראת הקצאת משימות.
Bu karıncalarla ilgili asıl sorguladığım şey "görev üstlenme" konusudur.حقاً إن السؤال الذي أفكر به دائماً هو كيفية توزيع المهام على النمل.
Bu karıncalarla ilgili asıl sorguladığım şey "görev üstlenme" konusudur.コロニーの組織のされ方ではなく
Bu koloninin sadece , hemen hemen %25 idir ve en yaşlı karıncalardır.이 개미들은 총구성원의 25퍼센트만을 차지하며 나이가 가장 많은 개미들입니다.
Bu koloninin sadece , hemen hemen %25 idir ve en yaşlı karıncalardır.Adică asta e doar 25% din colonie şi sunt cele mai bătrâne furnici.
Bu koloninin sadece , hemen hemen %25 idir ve en yaşlı karıncalardır.Costituiscono solo il 25% della colonia, e sono le formiche più vecchie.
Bu koloninin sadece , hemen hemen %25 idir ve en yaşlı karıncalardır.Das sind nur circa 25% aller Ameisen der Kolonie, und sie sind die ältesten Ameisen.
Bu koloninin sadece , hemen hemen %25 idir ve en yaşlı karıncalardır.Dat is maar ongeveer 25 procent van de kolonie. Het zijn de oudste mieren.
Bu koloninin sadece , hemen hemen %25 idir ve en yaşlı karıncalardır.Elles représentent environ 25% de la colonie, ce sont les plus vieilles.
Bu koloninin sadece , hemen hemen %25 idir ve en yaşlı karıncalardır.Eso es solo cerca del 25 por ciento de la colonia, y son las hormigas más viejas.
Bu koloninin sadece , hemen hemen %25 idir ve en yaşlı karıncalardır.Så det er kun cirka 25 procent af kolonien og det er de ældste myrer.
Bu koloninin sadece , hemen hemen %25 idir ve en yaşlı karıncalardır.Są najstarsze i stanowią około 25 procent kolonii.
Bu koloninin sadece , hemen hemen %25 idir ve en yaşlı karıncalardır.Всего лишь 25 % всей колонии. Все они старые муравьи.
Bu koloninin sadece , hemen hemen %25 idir ve en yaşlı karıncalardır.Това е само около 25 процента от колонията, и те са най-старите мравки.
Bu koloninin sadece , hemen hemen %25 idir ve en yaşlı karıncalardır.זהו בערך 25 אחוז מהמושבה, והן הנמלים הכי מבוגרות.
Bu koloninin sadece , hemen hemen %25 idir ve en yaşlı karıncalardır.فهذا نحو 25 بالمئة فقط من المستعمرة، وإنهم أقدم النمل.
Bu koloninin sadece , hemen hemen %25 idir ve en yaşlı karıncalardır.どのアリも女王アリの近くから出てきたわけです
Bundan pek emin değilim ama, açlıktan zayıf düşüp o karıncaları yediğimi hatırlıyor musun?En ole varma- -mutta muistatko, kun söin muurahaisia?
Bundan pek emin değilim ama, açlıktan zayıf düşüp o karıncaları yediğimi hatırlıyor musun?Jag är inte säker- -men minns du när jag var svag av hunger och åt de där myrorna?
Bundan pek emin değilim ama, açlıktan zayıf düşüp o karıncaları yediğimi hatırlıyor musun?Jeg er ikke sikker. Men kan du huske, da jeg var svag af sult og spiste myrer.
Bundan pek emin değilim ama, açlıktan zayıf düşüp o karıncaları yediğimi hatırlıyor musun?Não tenho a certeza, mas lembras-te de quando estava fraco de fome e comi as formigas?
Bundan pek emin değilim ama, açlıktan zayıf düşüp o karıncaları yediğimi hatırlıyor musun?Nie jestem pewien, ale pamiętasz, jak osłabłem tak bardzo, że jadłem te mrówki?
Bundan pek emin değilim ama, açlıktan zayıf düşüp o karıncaları yediğimi hatırlıyor musun?No estoy seguro, pero ¿recuerdas esa vez que me sentía tan débil que me comí todas esas hormigas?
Bundan pek emin değilim ama, açlıktan zayıf düşüp o karıncaları yediğimi hatırlıyor musun?Non ne sono del tutto sicuro, ma ricordi quando ero indebolito dalla fame e ho mangiato le formiche?
Bundan pek emin değilim ama, açlıktan zayıf düşüp o karıncaları yediğimi hatırlıyor musun?Δεν είμαι σίγουρος, αλλά θυμάσαι όταν λιμοκτονούσα κι έφαγα τα μυρμήγκια;
Bundan pek emin değilim ama, açlıktan zayıf düşüp o karıncaları yediğimi hatırlıyor musun?Я в этом не уверен, но помнишь, когда я ослаб от голода и съел муравьёв?
Bunun üzerine orada oturmuş düşünürken yere baktım ve etrafta koşturan karıncalar olduğunu farkettim.Dus ik zat daar te denken. Ik keek naar de grond en zag wat mieren rondlopen.
Bunun üzerine orada oturmuş düşünürken yere baktım ve etrafta koşturan karıncalar olduğunu farkettim.Então fiquei lá a pensar. Enquanto olhava para o chão, reparei que havia por ali algumas formigas.
Bunun üzerine orada oturmuş düşünürken yere baktım ve etrafta koşturan karıncalar olduğunu farkettim.그래서 저는 앉은 채로 이런 저런 생각을 하며 무심코 바닥을 내려다 보았는데, 개미 몇 마리가 기어다니고 있더군요.
Bunun üzerine orada oturmuş düşünürken yere baktım ve etrafta koşturan karıncalar olduğunu farkettim.Siedziałem więc i myślałem. A kiedy spojrzałem na ziemię dostrzegłem biegające po niej mrówki.
Bunun üzerine orada oturmuş düşünürken yere baktım ve etrafta koşturan karıncalar olduğunu farkettim.So saß ich da und dachte nach. Und als ich auf den Boden schaute, bemerkte ich ein paar Ameisen herumlaufen.
Bunun üzerine orada oturmuş düşünürken yere baktım ve etrafta koşturan karıncalar olduğunu farkettim.Tak tam sedím a rozmýšlam. A ako tak pozerám na zem, všimol som si mravce, ako pobehujú.
Bunun üzerine orada oturmuş düşünürken yere baktım ve etrafta koşturan karıncalar olduğunu farkettim.И така, седя там и мисля. Докато гледах надолу към земята, забелязах, че наоколо тичат мравки.
Bunun üzerine orada oturmuş düşünürken yere baktım ve etrafta koşturan karıncalar olduğunu farkettim.Так вот я там сижу и думаю. И смотрю на землю и замечаю, как там бегают муравьи.
Bunun üzerine orada oturmuş düşünürken yere baktım ve etrafta koşturan karıncalar olduğunu farkettim.אז ישבתי שם וחשבתי. וכשהסתכלתי למטה אל האדמה, הבחנתי בכמה נמלים שהתרוצצו שם.
Bunun üzerine orada oturmuş düşünürken yere baktım ve etrafta koşturan karıncalar olduğunu farkettim.وكنت جالسا هناك أفكر. ونظرت أسفل مني إلى الأرض ولاحظت بعض النمل يمشون
Bunun üzerine orada oturmuş düşünürken yere baktım ve etrafta koşturan karıncalar olduğunu farkettim.地面を見たら アリがいるのに気がついた そして空想の世界へと入り込んだ
Bunu takdir edeceğinizi umarım. Karıncalara bunu yaptırmak çok vakit alırdı.Demorou tanto tempo até conseguir que as formigas fizessem isto.
Bunu takdir edeceğinizi umarım. Karıncalara bunu yaptırmak çok vakit alırdı.Я надеюсь, вы оцените наши усилия, ведь мы так долго дрессировали этих муравьев.
Burada gösterilen yuva girişinin dışına ve içine gelen karıncalardır.Deci idea este că furnicile ies şi intră prin intrarea în muşuroi.
Burada gösterilen yuva girişinin dışına ve içine gelen karıncalardır.De idee is dat mieren de nestingang in- en uitlopen.
Burada gösterilen yuva girişinin dışına ve içine gelen karıncalardır.Die Idee ist, dass Ameisen aus dem Nest kommen und in das Nest zurückkehren.
Burada gösterilen yuva girişinin dışına ve içine gelen karıncalardır.개미가 서식지 입구를 통해 출입하는 것을 보게 되실겁니다.
Burada gösterilen yuva girişinin dışına ve içine gelen karıncalardır.La idea es que las hormigas entran y salen por la entrada del nido.
Burada gösterilen yuva girişinin dışına ve içine gelen karıncalardır.L'idée c'est que les fourmis entrent et sortent du nid.
Burada gösterilen yuva girişinin dışına ve içine gelen karıncalardır.Mrówki wchodzą i wychodzą przez otwór wejściowy kopca.
Burada gösterilen yuva girişinin dışına ve içine gelen karıncalardır.Så ideen er at myrerne kommer ind og ud af boets indgang.
Burada gösterilen yuva girişinin dışına ve içine gelen karıncalardır.Идеята е, че мравките влизат и излизат от входа на гнездото.
Burada gösterilen yuva girişinin dışına ve içine gelen karıncalardır.Муравьи входят в гнездо и выходят оттуда.
Burada gösterilen yuva girişinin dışına ve içine gelen karıncalardır.הרעיון הוא שהנמלים נכנסות ויוצאות מהכניסה לקן.
Burada gösterilen yuva girişinin dışına ve içine gelen karıncalardır.فالفكرة هي أن النمل يدخلون ويخرجون من مدخل العش.
Burada gösterilen yuva girişinin dışına ve içine gelen karıncalardır.別の仕事をしに出て行きました アリが出入りするときに
Burada karıncalar vücutlarıyla bir köprü inşa ediyorlar여기에서는 개미들이 자기 몸을 가지고 다리를 만들어서
Burada karıncalar vücutlarıyla bir köprü inşa ediyorlarla colonia puedan atravesar el espacio entre dos hojas.
Burada karıncalar vücutlarıyla bir köprü inşa ediyorlarهذا مثال لنمل يبنون جسرا باجسادهم بحيث يمكن لبقية أفراد مستعمرة النمل
Bu video karıncaların böyle bir köprüyü bir araya getirmelerini gösteriyorĐoạn video sau đây quay lại cảnh xây cầu này.