karıncalar ile cümle

karıncalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Birleşen karıncalar, cesaretlerini toplarlar.Cerveja! queriam os soldados.
Ben de tanelerini karıncalara verirdim, ekmeğimi onun suyuyla yerdim.Quanto a mim, no seu lugar, gostaria de comer todos os meus bolos do Palatinado.
Mirmekoloji, karıncaları inceleyen bilim dalı.Mirmecologia é a ciência que se ocupa do estudo específico das formigas.
Özellikle kış mevsiminde karıncalar besin listelerinin çok önemli bir bölümünü oluşturur.Met name in de winter vormen putters grote zwermen van tot wel veertig vogels.
Sonraki sahnelerde, bir adamın elinin karıncalar görünür.In de achtergrond is de schaduw van een hand te zien.
En çok karıncalarla beslenir.Hij voedt zich met mieren.
Mirmekoloji; entomolojinin özellikle karıncaları inceleyen dalı.Myrmecologie is de tak van de entomologie die zich bezighoudt met de studie van mieren.
Kraliçe karıncalara ne yapmaları konusunda direkt emirler vermez.Królowa nie wydaje mrówkom poleceń, co mają robić.
O cumhuriyetperverliklerine hürmeten, tanelerini karıncalara verirdim.”Czy nie potrzebujecie koni do uprawy waszej ziemi?”.
En çok karıncalarla beslenir.Lepiej czuje się wśród owadów.
O, karıncalardan kurtulmaya çalıştı.Próbował pozbyć się mrówek.
Kraliçe karınca doğrudan emirler vermez ve karıncalara ne yapmaları gerektiğini söylemez.Drottningen delar inte ut order eller berättar för myrorna vad de ska göra.
Oligosen ve Miyosen dönemlerinde karıncalar bulunan tüm fosil kalıntılarının %20 ile %40'ını oluşturur.Under oligocen och miocen utgör myror 20–40 % av alla de insekter som återfinns i större fossila lämningar.
Mirmekoloji; entomolojinin özellikle karıncaları inceleyen dalı.Wilson är entomolog (insektsforskare) och har särskilt ägnat sig åt att forska om myror.
Oligosen ve Miyosen dönemlerinde karıncalar bulunan tüm fosil kalıntılarının %20 ile %40'ını oluşturur.З усіх комах, знайдених у олігоценових і міоценових копалинах, від 20 до 40 % становили мурахи.
Başlıgöğüs üzerinde karıncalara benzemek uğruna bir bel oluşmuştur.Переважно зображується як людина із рогами оленя на голові.
Karıncaları taklit eder ve onların beden yapısına şaşırtıcı biçimde benzer.Jejich spiny se pak kompenzují a chovají se jako bosony.
Özellikle kış mevsiminde karıncalar besin listelerinin çok önemli bir bölümünü oluşturur.Na jaře tvoří významnější část jejího jídelníčku hmyz.
Karıncalar geldi, kuşlar yuva yaptı.Când aceste care au ajuns, Dumnezeu a îngăduit păsărilor să-și ia zborul.
Birçok insan kültüründe karıncalar, mutfakta, ilaçlarda ve ayinlerde kullanılır.Multe culturi umane utilizează furnicile în bucătărie, farmacie și în ritualuri.
En çok karıncalarla beslenir.Ei se hrănesc în principal cu furnici.
Karıncalardan ayırt etmek zor olabilir.Este foarte dificil să distingem speciile de nematode.
Karıncalar Dünya üzerinde hemen hemen her kara parçasında bulunur.Furnicile au colonizat aproape toate porțiunile de uscat de pe Pământ.
Formikoloji, karıncaları inceleyen bilim dalı.A hangyákkal foglalkozó tudomány.
Göç sırasında sık sık karıncaları ararken kumlu alanlarda görülür.Käenpiika liikkuu usein maassa muurahaisia etsimässä.
Karıncalar geldi, kuşlar yuva yaptı.Etsiessään hyönteisiä, lintu heiluu sinne tänne.
Karıncalar Dünya üzerinde hemen hemen her kara parçasında bulunur.Τα μυρμήγκια έχουν αποικίσει σχεδόν κάθε ηπειρωτική περιοχή της Γης.
Formikoloji, karıncaları inceleyen bilim dalı.Science alert Hvem dræber honningbierne?
Karıncalardan ayırt etmek zor olabilir.Fuglevikke kan være vanskelig å skille fra gjerdevikke.
Özellikle kış mevsiminde karıncalar besin listelerinin çok önemli bir bölümünü oluşturur.Særlig om vinteren utgjør den en vesentlig del av fôret.
Göç sırasında sık sık karıncaları ararken kumlu alanlarda görülür.Under selve trekket kan den ofte bli sett i sandrike områder hvor den jakter etter maur.
Bu grubun üyeleri yaban arıları ve karıncalardır.Para anggota kelompok ini dikenal sebagai tawon dan semut.
Karıncalardan ayırt etmek zor olabilir.Sangat sulit membedakan jalak jantan dan betina.
Avustralya'da yaşayan Myrmecia cinsi gibi bazı karıncaların görüşü ise oldukça iyidir.Namun, beberapa spesies semut, semisal semut bulldog Australia, memiliki penglihatan yang baik.
Pseudomyrmex, Formicidae familyasında kanatlı karıncaların iğneli cinsidir (Kempf 1972).Pseudomyrmex là một chi kiến có ngòi, giống ong vò vẽ, thuộc họ Formicidae (Kempf 1972).
“Karıncaların lisanını konuşabildiğimi görünce birine yaklaşıp sordum, ‘Allah nasıl biri?Ít lâu sau Thư chợt nghe tiếng ngựa xe, rồi nghe có người hỏi: “Nam thì sao, nữ thì sao?”
Fakat çalışmaktan bıkmış karıncalar işe dönmez.Những ngày phối giống không bắt ngựa làm việc.
Ancak bir kısım mantar, türleri böcekler ve karıncalar bu türde sorunlara yol açabilmektedirler.鳥と昆虫、それにコウモリにこの能力がある。
Karıncaları taklit eder ve onların beden yapısına şaşırtıcı biçimde benzer.牠們的外觀像鹿,但是卻較為接近駱駝。
Sosyal yaşamlarının bazı yönleri karıncalarla benzerlik taşır.種群社會結構與蟻群相似。
Yakalayıcı örümceklerdir ve karıncalarla beslenirler.大犰狳以白蟻和螞蟻為食。
Karıncalar geldi, kuşlar yuva yaptı.其獸皆文尾,其鳥皆文首。
Oligosen ve Miyosen dönemlerinde karıncalar bulunan tüm fosil kalıntılarının %20 ile %40'ını oluşturur.올리고세와 마이오세에 개미는 화석으로 발견되는 전체 곤충 개체수의 20~40%를 점하게 되었다.
Karıncaların boyutları 0,75 mm ile 52 mm arasındadır.גודלן של הנמלים נע בין 0.75 ל-52 מילימטר.
Birçok böcek gibi karıncalarda birbirine bağlı sayısız küçük lenslerden oluşan petek göz vardır.כמו רוב חרקים, לנמלים יש עיניים מורכבות שעשויות מהרבה עדשות זעירות שמחוברות ביחד.
Bu durum, insanların karıncalarla iletişime geçmeyi denememeleri gibidir.הפתרון שלהם היה לאפשר לקופים לתקשר באמצעות מחוות גופניות.
Karıncaların sınıflandırılması konusunda taksonomik çalışmalar devam etmektedir.Таксономични изследвания продължават да развиват класификацията и систематиката на мравките.
Karıncalardan ayırt etmek zor olabilir.Дали наистина можем да разчитаме на пеперудите?
Birçok böcek gibi karıncalarda birbirine bağlı sayısız küçük lenslerden oluşan petek göz vardır.Както повечето насекоми, мравките имат фасетъчни очи, изградени от множество свързани малки лещи.
Kraliçe karınca doğrudan emirler vermez ve karıncalara ne yapmaları gerektiğini söylemez.Вергилий пише, че не трябва да се стрижат болни овце и да не се ползва вълната добита от тях.
Karıncalar geldi, kuşlar yuva yaptı.Появяват се летящите гущери, първите птици.
Karıncalar geldi, kuşlar yuva yaptı.Brehy sú zarastené a obývané vtákmi.
En çok karıncalarla beslenir.Največ se je posvečal meglicam.
Tüm karıncalar geceler boyunca toprağı kazıp dururlar.Ponoči je vsaka krava črna.
La Révolution des Fourmis (Karıncaların Devrimi), 1996.La Révolution des Fourmis (1996 m.).
Akşam yemeğiyle ölüm arasında gidip gelen bir dans şeklinde, karıncalar miselyumu yiyip bitirdiler.Et ensuite -- danse délicate entre le dîner et la mort --
Akşam yemeğiyle ölüm arasında gidip gelen bir dans şeklinde, karıncalar miselyumu yiyip bitirdiler.그리고, 이 저녁식사와 죽음의 미묘한 줄다리기에서 결국 개미들은 균사체를 먹었고,
Akşam yemeğiyle ölüm arasında gidip gelen bir dans şeklinde, karıncalar miselyumu yiyip bitirdiler.Y luego -- una danza delicada entre cena y muerte --
Akşam yemeğiyle ölüm arasında gidip gelen bir dans şeklinde, karıncalar miselyumu yiyip bitirdiler.ואז - ריקוד עדין בין סעודה ומוות -- הנמלים אוכלות את התפטיר,
Akşam yemeğiyle ölüm arasında gidip gelen bir dans şeklinde, karıncalar miselyumu yiyip bitirdiler.ثم بعد انتظار الميسيليوم قد استلكها النمل
İlgili Sayfalar