karıncalar ile cümle
karıncalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Karıncalar oynar.Mravenci si hrají.
Karıncalar oynar.Τα μυρμήγκια παίζουν.
Karıncalar oynar.النمل ، النمل يلعب.
Karıncalar oynar.ご存じなかったでしょう
Karıncalar oynar.螞蟻玩,
Kirby ve Spence karıncaların savaşlar uzun kutlanan edilmiş olması bize bildirin커비 and 스펜스 개미의 전투가 긴 기념하고되었음을 알려
Kirby ve Spence karıncaların savaşlar uzun kutlanan edilmiş olması bize bildirinKirby und Spence sagen uns, dass die Kämpfe der Ameisen sind seit langem gefeiert und die
Kirby ve Spence karıncaların savaşlar uzun kutlanan edilmiş olması bize bildirinKirby y Spence nos dicen que las batallas de hormigas han sido celebrados y el
Kirby ve Spence karıncaların savaşlar uzun kutlanan edilmiş olması bize bildirinקירבי ספנס לספר לנו על הקרבות של נמלים כבר מזמן חגג את
Kirby ve Spence karıncaların savaşlar uzun kutlanan edilmiş olması bize bildirinكيربي وسبنس تخبرنا أن لطالما كانت معارك النمل واحتفل
Kirby ve Spence karıncaların savaşlar uzun kutlanan edilmiş olması bize bildirin彼らはフーバーが表示される唯一の近代的な作家であると言っても、それらの日付は、記録
Küba'nın dağ ormanlarında nadir olarak bulunan karıncaları ararken.Ik was afgestudeerd van Harvard en zocht naar zeldzame mieren die te vinden zijn in de bergwouden van Cuba.
Küba'nın dağ ormanlarında nadir olarak bulunan karıncaları ararken.전 쿠바의 산속에서 희귀한 개미를 찾고 있었습니다
Küba'nın dağ ormanlarında nadir olarak bulunan karıncaları ararken.חיפש נמלים נדירות הנמצאות ביערות ההרים של קובה.
Küba'nın dağ ormanlarında nadir olarak bulunan karıncaları ararken.أبحث عن نمل نادر وُجد في غابة جبلية في كوبا.
Küba'nın dağ ormanlarında nadir olarak bulunan karıncaları ararken.そのアリは太陽の光を受けて輝くのです
laptop'uma girip ölen bir sürü karınca vardı-- zavallı karıncalar!개미의 사체였어요. -- 불쌍한 개미들!
laptop'uma girip ölen bir sürü karınca vardı-- zavallı karıncalar!Op een dag ontdekte ik dat het allemaal dode mieren waren. Arme mieren!
laptop'uma girip ölen bir sürü karınca vardı-- zavallı karıncalar!שנכנסו לי למחשב ומתו -- הנמלים המסכנות האלה!
laptop'uma girip ölen bir sürü karınca vardı-- zavallı karıncalar!حيث دخلت إلى حاسوبي المحمول وهلكت -- تلك النملات المسكينة!
laptop'uma girip ölen bir sürü karınca vardı-- zavallı karıncalar!可哀そうに! ファイアフライでは こんな対応策を取りました
"Marangoz karıncaları" bir ara evimizi yerle bir etmişti.A házunkat az lóhangyák pusztították.
"Marangoz karıncaları" bir ara evimizi yerle bir etmişti.Casa noastră a fost distrusă de furnici dulgher.
"Marangoz karıncaları" bir ara evimizi yerle bir etmişti.Des fourmis charpentières détruisaient notre maison.
"Marangoz karıncaları" bir ara evimizi yerle bir etmişti.Hevosmuurahaiset olivat tuhoamassa taloamme.
"Marangoz karıncaları" bir ara evimizi yerle bir etmişti.저희 집은 왕개미 때문에 고생하고 있었습니다.
"Marangoz karıncaları" bir ara evimizi yerle bir etmişti.Le perdilegno ci stavano distruggendo la casa.
"Marangoz karıncaları" bir ara evimizi yerle bir etmişti.Náš dom zničili mravce drevokazné.
"Marangoz karıncaları" bir ara evimizi yerle bir etmişti.Náš dům likvidovali dřevokazní mravenci.
"Marangoz karıncaları" bir ara evimizi yerle bir etmişti.Nasz dom niszczyły mrówki Camponotus.
"Marangoz karıncaları" bir ara evimizi yerle bir etmişti.Nhà của chúng tôi đang bị phá hoại bởi kiến đục gỗ.
"Marangoz karıncaları" bir ara evimizi yerle bir etmişti.Nuestra casa fue detruída por hormigas carpinteras.
"Marangoz karıncaları" bir ara evimizi yerle bir etmişti.Ons huis werd verwoest door houtmieren.
"Marangoz karıncaları" bir ara evimizi yerle bir etmişti.Rumah kami dihancurkan oleh semut tukang kayu.
"Marangoz karıncaları" bir ara evimizi yerle bir etmişti.Unser Hous wurde durch Holzameisen zerstört.
"Marangoz karıncaları" bir ara evimizi yerle bir etmişti.Vårt hus höll på att bli förstört av hästmyror.
"Marangoz karıncaları" bir ara evimizi yerle bir etmişti.Vores hus var angrebet af af myrer.
"Marangoz karıncaları" bir ara evimizi yerle bir etmişti.Το σπίτι μας καταστρεφόταν από ξυλοφάγα μυρμήγκια.
"Marangoz karıncaları" bir ara evimizi yerle bir etmişti.Къщата ни беше унищожавана от дървояди.
"Marangoz karıncaları" bir ara evimizi yerle bir etmişti.Наш дом был разрушен муравьями-древоточцами.
"Marangoz karıncaları" bir ara evimizi yerle bir etmişti.נמלי עץ הרסו לנו את הבית.
"Marangoz karıncaları" bir ara evimizi yerle bir etmişti.منزلنا قد تم خرابه بسبب نمل الخشب
"Marangoz karıncaları" bir ara evimizi yerle bir etmişti.環境保護庁のサイトを見ると
Oturup bekledim ve tüm karıncalar geldi.Dan ging ik zitten en alle mieren kwamen.
Oturup bekledim ve tüm karıncalar geldi.Depois sentei-me e apareceram as formigas todas.
Oturup bekledim ve tüm karıncalar geldi.Dupa aceea am sezut si toate furnicile au venit.
Oturup bekledim ve tüm karıncalar geldi.Et puis je me suis assis et toutes les fourmis sont venues.
Oturup bekledim ve tüm karıncalar geldi.저는 거기 앉아서 개미들이 모이는 걸 지켜보았죠.
Oturup bekledim ve tüm karıncalar geldi.Potom som si sadol a mravce prišli.
Oturup bekledim ve tüm karıncalar geldi.Quindi mi sedetti e tutte le formiche cominciarono ad arrivare.
Oturup bekledim ve tüm karıncalar geldi.Sau đó tôi ngồi xuống và cả đàn kiến kéo đến.
Oturup bekledim ve tüm karıncalar geldi.Und ich setzte mich hin und all diese Ameisen kamen vorbei.
Oturup bekledim ve tüm karıncalar geldi.Wtedy usiadłem i mrówki przyszły.
Oturup bekledim ve tüm karıncalar geldi.Y entonces me senté y todas las hormigas aparecieron.
Oturup bekledim ve tüm karıncalar geldi.А потом я сел и прибежали все муравьи.
Oturup bekledim ve tüm karıncalar geldi.Тогава сядах и всички мравки идваха.
Oturup bekledim ve tüm karıncalar geldi.ואז הייתי יושב וכל הנמלים היו מגיעות.
Oturup bekledim ve tüm karıncalar geldi.ثم جلست وأتى النمل
Oturup bekledim ve tüm karıncalar geldi."僕たちに作ってくれたの?" って言うのさ
Şaşırtıcı bir biçimde Sekoyaların üzerinde karıncaların yaşamadığı bilinir.삼나무에는 개미가 살지 않는다고 알고 있었기 때문에