& Geçerli Karikatüre AtlaSkočit na současný proužek
& Geçerli Karikatüre AtlaUgrás az & aktuálisra
& Geçerli Karikatüre AtlaVai alla striscia attuale
& Geçerli Karikatüre AtlaZum & aktuellen Comic springen
& Geçerli Karikatüre Atla& Μετάβαση στο τρέχον απόκομμα
& Geçerli Karikatüre AtlaПерейти до поточної стрічки
& Geçerli Karikatüre AtlaПерейти к & текущему стрипу
& Geçerli Karikatüre Atla& עבור לרצועה העדכנית ביותר
& Geçerli Karikatüre Atlaاقفز إلى الشريط الحالي
& Geçerli Karikatüre Atla現在のストリップに移動(C)
Genel olarak, bu komik bir karikatür gibi, ama internet üzerinden yaptığım ankete bir bakalım.An sich ist er das auch, aber unsere Onlineumfrage brachte das hier zu Tage:
Genel olarak, bu komik bir karikatür gibi, ama internet üzerinden yaptığım ankete bir bakalım.Dit lijkt wel een grappige cartoon, maar kijk eens naar mijn online-enquête.
Genel olarak, bu komik bir karikatür gibi, ama internet üzerinden yaptığım ankete bir bakalım.En general, parece ser una caricatura divertida, pero veamos la encuesta en línea que hice.
Genel olarak, bu komik bir karikatür gibi, ama internet üzerinden yaptığım ankete bir bakalım.In generale, questa sembra una vignetta divertente, ma guardiamo al sondaggio che ho fatto online.
Genel olarak, bu komik bir karikatür gibi, ama internet üzerinden yaptığım ankete bir bakalım.일반적으로 이것은 재미있는 만화처럼 보입니다, 하지만 제가 실시한 온라인 설문 조사를 보세요.
Genel olarak, bu komik bir karikatür gibi, ama internet üzerinden yaptığım ankete bir bakalım.Koneckonců, je to legrační kreslený vtip, ale podívejte se na můj internetový průzkum.
Genel olarak, bu komik bir karikatür gibi, ama internet üzerinden yaptığım ankete bir bakalım.Ogólnie rzecz biorąc, ten rysunek wydaje się zabawny, ale spójrzmy na wyniki internetowej ankiety.
Genel olarak, bu komik bir karikatür gibi, ama internet üzerinden yaptığım ankete bir bakalım.Parece um cartune engraçado, mas vejamos a pesquisa "online" que eu fiz.
Genel olarak, bu komik bir karikatür gibi, ama internet üzerinden yaptığım ankete bir bakalım.Xem ra, nó có vẻ là mẩu tranh hài, nhưng hãy xem kết quả cuộc khảo sát trực tuyển tôi đã làm.
Genel olarak, bu komik bir karikatür gibi, ama internet üzerinden yaptığım ankete bir bakalım.Φαίνεται, κατά κανόνα, ένα αστείο καρτούν, αλλά ας δούμε την έρευνα που έκανα στο διαδύκτιο.
Genel olarak, bu komik bir karikatür gibi, ama internet üzerinden yaptığım ankete bir bakalım.В общем это выглядит забавной карикатурой, но давайте посмотрим, что показал интернет опрос.
Genel olarak, bu komik bir karikatür gibi, ama internet üzerinden yaptığım ankete bir bakalım.Ця карикатура здебільшого змушує усміхатися, але ось он-лайн дослідження, яке я зробив.
Genel olarak, bu komik bir karikatür gibi, ama internet üzerinden yaptığım ankete bir bakalım.באופן כללי, זה נראה כמו קריקטורה מצחיקה. אבל בא נראה את הסקר האינטרנטי שעשיתי.
Genel olarak, bu komik bir karikatür gibi, ama internet üzerinden yaptığım ankete bir bakalım.بشكل عام، ذلك يبدو كرتونا طريفا، ولكن دعونا ننظر على إحصائية قمت بها على الأنترنت.
Genel olarak, bu komik bir karikatür gibi, ama internet üzerinden yaptığım ankete bir bakalım.でも オンライン調査の 結果を見てみましょう 面白いと答えたのは 全体の約85%
Geniş ekranda bir karikatür çiziyordum -- oldukça sansasyonel bir şeydi-- sonra birisi bana yaklaştı.Eu estava a desenhar, ao vivo, num ecrã gigante — foi uma sensação mesmo boa — e veio ter comigo um homem.
Geniş ekranda bir karikatür çiziyordum -- oldukça sansasyonel bir şeydi-- sonra birisi bana yaklaştı.저는 대형 화면에 그 자리에서 실시간으로 만화를 그리고 있었습니다. 그것은 상당한 센세이션을 일으켰지요. 그런데 그때, 한 남자가 다가왔습니다.
Geniş ekranda bir karikatür çiziyordum -- oldukça sansasyonel bir şeydi-- sonra birisi bana yaklaştı.Kreslil jsem naživo na velké obrazovce - byla to celkem zábava - a pak ke mně přišel jeden člověk.
Geniş ekranda bir karikatür çiziyordum -- oldukça sansasyonel bir şeydi-- sonra birisi bana yaklaştı.Kreslil som naživo na širokouhlej obrazovke -- bola to senzácia -- a potom jeden chlapík ku mne prišiel.
Geniş ekranda bir karikatür çiziyordum -- oldukça sansasyonel bir şeydi-- sonra birisi bana yaklaştı.Vì vậy tôi đã vẽ thẳng lên màn ảnh chuyện này khá nhạy cảm rồi sau đó người đàn ông này đến chỗ tôi
Geniş ekranda bir karikatür çiziyordum -- oldukça sansasyonel bir şeydi-- sonra birisi bana yaklaştı.И така, аз рисувах наживо на широк екран -- беше голяма сензация -- и след това един човек дойде при мен.
Geniş ekranda bir karikatür çiziyordum -- oldukça sansasyonel bir şeydi-- sonra birisi bana yaklaştı.Так что я публиковал рисунки на большом экране, это было сенсацией, а потом этот парень пришел ко мне.
Geniş ekranda bir karikatür çiziyordum -- oldukça sansasyonel bir şeydi-- sonra birisi bana yaklaştı.אז עשיתי קריקטורות בצורה חיה על מסך רחב -- זו הייתה בהחלט חוויה -- ואז הבחור הזה בא אלי.
Geniş ekranda bir karikatür çiziyordum -- oldukça sansasyonel bir şeydi-- sonra birisi bana yaklaştı.إذاً فكنت أرسم مباشرة على شاشة عريضة -- كان إحساساً فريداً -- ثم إقترب مني رجل ما.
Geniş ekranda bir karikatür çiziyordum -- oldukça sansasyonel bir şeydi-- sonra birisi bana yaklaştı.かなりセンセーショナルだった そしたらこの男の人がやってきて 僕と僕のスケッチの写真を撮ってるから
Gerçekten, bu karikatüristlerin özgürlüğü hakkında değil; sizin özgürlüğünüz hakkında.Afinal, não se trata da liberdade dos cartunistas; trata-se da liberdade de todos.
Gerçekten, bu karikatüristlerin özgürlüğü hakkında değil; sizin özgürlüğünüz hakkında.Deci de fapt, nu e vorba despre libertatea caricaturiştilor; e vorba despre libertăţile voastre.
Gerçekten, bu karikatüristlerin özgürlüğü hakkında değil; sizin özgürlüğünüz hakkında.Det handlar alltså inte om tecknarnas frihet, det handlar om er frihet.
Gerçekten, bu karikatüristlerin özgürlüğü hakkında değil; sizin özgürlüğünüz hakkında.Donc, vraiment, il ne s'agit pas de la liberté des dessinateurs : il s'agit de vos libertés.
Gerçekten, bu karikatüristlerin özgürlüğü hakkında değil; sizin özgürlüğünüz hakkında.Es geht also nicht nur um die Freiheit der Karikaturisten, es geht um unsere Freiheit.
Gerçekten, bu karikatüristlerin özgürlüğü hakkında değil; sizin özgürlüğünüz hakkında.Het gaat dus echt niet om de vrijheid van de cartoonisten, het gaat om jullie vrijheden.
Gerçekten, bu karikatüristlerin özgürlüğü hakkında değil; sizin özgürlüğünüz hakkında.Jadi sesungguhnya, itu bukan merupakan kekebasan kartunis; itu mengenai kebebasan Anda.
Gerçekten, bu karikatüristlerin özgürlüğü hakkında değil; sizin özgürlüğünüz hakkında.사실상 이것은 만화가들의 자유에 관한 것만은 아닙니다. 이것은 여러분의 자유에 관한 것입니다.
Gerçekten, bu karikatüristlerin özgürlüğü hakkında değil; sizin özgürlüğünüz hakkında.Quindi, in realtà, non è una questione di libertà dei vignettisti; riguarda la vostra libertà.
Gerçekten, bu karikatüristlerin özgürlüğü hakkında değil; sizin özgürlüğünüz hakkında.Tak więc, to nie dotyczy wolności rysowników; to dotyczy waszych wolności.
Gerçekten, bu karikatüristlerin özgürlüğü hakkında değil; sizin özgürlüğünüz hakkında.Takže ve skutečnosti nejde o svobodu komiksu a jeho tvůrců, ale o vaši vlastní svobodu.
Gerçekten, bu karikatüristlerin özgürlüğü hakkında değil; sizin özgürlüğünüz hakkında.Takže v skutočnosti, nie je to o slobode karikaturistov, je to o vašich slobodách.
Gerçekten, bu karikatüristlerin özgürlüğü hakkında değil; sizin özgürlüğünüz hakkında.Tehát valójában nem is a karikaturisták szabadsága a tét; az Önök saját szabadságáról van szó.
Gerçekten, bu karikatüristlerin özgürlüğü hakkında değil; sizin özgürlüğünüz hakkında.Thực sự mà nói đó không phải cho sự tự do của tranh biếm họa; mà là về sự tự do của các bạn.
Gerçekten, bu karikatüristlerin özgürlüğü hakkında değil; sizin özgürlüğünüz hakkında.Мова йде не про свободу карикатуристів, а про вашу свободу.
Gerçekten, bu karikatüristlerin özgürlüğü hakkında değil; sizin özgürlüğünüz hakkında.Така че наистина, не става въпрос за свободата на карикатуристите, става въпрос за вашите свободи.
Gerçekten, bu karikatüristlerin özgürlüğü hakkında değil; sizin özgürlüğünüz hakkında.Таким образом, в действительности речь не идет о свободе карикатуристов, речь идет о вашей свободе.
Gerçekten, bu karikatüristlerin özgürlüğü hakkında değil; sizin özgürlüğünüz hakkında.אז בעצם, זה לא על החופש של הקריקטוריסטים; זה על החופש שלכם.
Gerçekten, bu karikatüristlerin özgürlüğü hakkında değil; sizin özgürlüğünüz hakkında.إذاً فالواقع، الأمر لا يتعلق بحرية رسامي الكاريكاتير؛ بل بحريتكم الشخصية.
Gerçekten, bu karikatüristlerin özgürlüğü hakkında değil; sizin özgürlüğünüz hakkında.みなさんの自由の問題ということです 漫画家やジャーナリストや
"Gerçekten iyisin. Biliyorsun, okul gazetesinin yeni bir karikatüriste ihtiyacı var."Em thật sự giỏi đấy.
"Gerçekten iyisin. Biliyorsun, okul gazetesinin yeni bir karikatüriste ihtiyacı var."아주 잘해, 학교 신문사에서
"Gerçekten iyisin. Biliyorsun, okul gazetesinin yeni bir karikatüriste ihtiyacı var.אתה ממש טוב. אתה יודע, עיתון בית הספר
"Gerçekten iyisin. Biliyorsun, okul gazetesinin yeni bir karikatüriste ihtiyacı var."أنت حقاً جيد. هل تعرف، جريدة المدرسة
"Gerçekten iyisin. Biliyorsun, okul gazetesinin yeni bir karikatüriste ihtiyacı var.漫画家を探しているんだ 君がなったらいい