Ana içeriğe geç
Sözlük

karı ile cümle

karı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Karım neden beni terk etti?Why did my wife leave me?
Karım için altın bir bilezik almak niyetindeyim.I intend to buy a gold bracelet for my wife.
Karıma bir altın bilezik satın almayı tasarlıyorum.I intend to buy a gold bracelet for my wife.
Adem de, karısı da çıplaktılar, henüz utanç nedir bilmiyorlardı.And they were both naked: to wit, Adam and his wife: and were not ashamed.
Adem karısına Havva adını verdi. Çünkü o bütün insanların anasıydı.And Adam called the name of his wife Eve: because she was the mother of all the living.
RAB Tanrı Adem'le karısı için deriden giysiler yaptı, onları giydirdi.And the Lord God made for Adam and his wife garments of skins, and clothed them.
Onu karıma söyleme.Don't tell my wife that.
Nuh karısı, oğulları ve gelinleriyle birlikte gemiden çıktı.So Noah went out, he and his sons: his wife, and the wives of his sons with him.
Bilgi ile ikna edemediklerinin, saçmalayarak kafalarını karıştır.In the event that you can't persuade them, befuddle them
Hayatımı nasıl yaşayacağıma karışma.Don't tell me how to live my life.
Thiago, karısıyla birlikte Madrid'de yaşıyor.Thiago lives in Madrid with his wife.
Thiago, karısıyla beraber Madrid'de yaşıyor.Thiago lives in Madrid with his wife.
Bay Poppins yalnız, karısı tatile gitti.Mr. Poppins is alone, his wife has gone on vacation.
Tom karısını kurtardı.Tom rescued his wife.
Karısının nerede olduğunu öğrenmek istedi.He wanted to know where his wife was.
Karısının nerede olduğunu bilmek istedi.He wanted to know where his wife was.
Bir alakası var mı karın ağrısıyla?Does it have anything to do with the stomach ache?
Tom'un adı bir skandala karıştı.Tom was embroiled in a scandal.
Tom bir skandala karıştı.Tom became embroiled in a scandal.
Karım hamile.My wife is pregnant.
Hep şekerle tuzu karıştırırdı.She always mistook the sugar for salt.
Karım, uykumda konuştuğumu söyledi.My wife said that I had talked in my sleep.
Hiç kimse karışmayacak.No one will interfere.
Karınla ne zaman tanıştın?When did you meet your wife?
Kendi karısı var.He has his wife.
Tom'un olduğu otobüs kazaya karışmıştı.The bus Tom was on was involved in an accident.
Karısından üç inç daha uzun.He is three inches taller than his wife is.
Karısından sekiz santim daha uzun.He is three inches taller than his wife is.
Bir hekim olarak parlak bir kariyere sahip.He has a bright career as a medical doctor.
Bugünkü durumunu karısına borçlu.He owes what he is today to his wife.
Karısını mutlu etme umuduyla ona bir inci kolye aldı.Hoping to cheer up his wife, he bought her a pearl necklace.
Kafası karışmış görünüyordu.He appeared confused.
Karısına yalan söyleyerek evliliğini yıktı.He destroyed his marriage by lying to his wife.
Karısı ikinci çocuklarına hamile.His wife is pregnant with their second child.
Karısını acilen araması için bir mesaj aldı.He received an urgent message to call his wife.
Karıştığı trafik kazasının ardından alkollü araç kullanmaktan yargılandı.He was charged with drunken driving after he was involved in a car accident.
Karısına pahalı bir doğum günü hediyesi almış.He bought an expensive birthday present for his wife.
Karısı gerçeği bilse muhtemelen onu terk eder.His wife would probably leave him if she knew the truth.
Karısı doğruyu bilse büyük olasılıkla ondan ayrılır.His wife would probably leave him if she knew the truth.
Karısı rahatsız olana kadar üç hafta yüzünü tıraş etmedi.He went for three weeks without shaving before his wife complained.
Karısının yediğinden iki kat fazla yediğine yemin etti.He swore that he ate at least twice as much as his wife.
Şakayla karışık zengin olmadığını söyledi.He said jokingly that he was not very rich.
Karısını asla bırakmayacağını söyledi.He said he'd never leave his wife.
İnsanların içinde karısıyla asla tartışmaz.He never quarrels with his wife in public.
Toplum içinde karısıyla hiç tartışmaya girmez.He never quarrels with his wife in public.
Bir boklar karıştıracağınızı anlamıştım!I knew you were up to no good!
Onun çok güzel bir karısı vardı.She had a very beautiful wife.
Öğretmenin önünde burnunu karıştırıyordu.He was picking his nose in front of the teacher.
Güneş karı eritiyor.The sun melts the snow.
Beni kendinle karıştırma.Don't confuse me for yourself.
Kârımı işçilerimle seve seve paylaşırım.I would be more than happy to share my profit with my workers.
Karımı işçilerimle seve seve paylaşırım.I would be more than happy to share my profit with my workers.
Tom bir işler karıştırıyor, ama ne olduğunu çözemedim.Tom is up to something. I just don't know what it is.
Tom, Mary'nin ödünü bokuna karıştırdı.Tom scared the shit out of Mary.
Eski karımı boşanmamızdan beri görmedim.I haven't seen my ex-wife since our divorce.
Karım bugün Muay Thai yapmaya başladı. Tırsıyorum.My wife started practicing Muay Thai today. I'm scared.
Karım için mekân çok sıkıcıydı, benim içinse adeta cennetti.For my wife, the place was terribly boring, for me, that was the heaven itself.
Bu sorunla en son karşılaştığımız zaman işler çok karışmıştı.The last time we had this problem, things got very messy.
Bu karışıklıktan kendimizi parayla kurtaramayız.We can't buy our way out of this mess.
Her şey kafa karıştırıyor.Everything is confusing.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod