Karıncayiyenler mükemmel kazıcıdırlar.Aardvarks are excellent diggers.
Bir karıncayiyen bir domuza benziyor.An aardvark looks like a pig.
Sevgiyi ve arzuyu karıştırma.Don't confuse love and desire.
O sık sık erkek kardeşiyle karıştırılırdı.He was often confused with his brother.
O sık sık erkek kardeşi ile karıştırılır.He is often confused with his brother.
Tom kendine bir içki karıştırdı.Tom mixed himself a drink.
Tom, Mary'nin ne yaptığına karışmamalıydı.Tom shouldn't have interfered with what Mary was doing.
Tom bir kamyon sürüyor ve karısı bir pikap sürüyor.Tom drives a truck and his wife drives a station wagon.
Hem Tom hem de onun karısı satranç oynamaktan zevk alırlar.Tom and his wife both enjoy playing chess.
Boston'da bir karım ve üç oğlum var.I have a wife and three sons in Boston.
Tom ve Mary karışıklığı toparlıyor.Tom and Mary are cleaning up the mess.
Tom ve Mary eşit derecede kafası karışmış görünüyordu.Tom and Mary looked equally confused.
Tom karısıyla konuşmak istemedi.Tom didn't want to talk to his wife.
Tom paltosundaki karı fırçaladı.Tom brushed the snow off his coat.
Tom ve Mary her ikisinin de kafası karışmış.Tom and Mary were both confused.
Tom ve karısı Boston'da yaşıyor.Tom and his wife live in Boston.
Tom karı kürekle temizlemeye devam etti.Tom resumed shoveling the snow.
Tom'un gerçekten kafası karışmış görünüyor.Tom seems genuinely confused.
Tom hafifçe kafası karışmış görünüyor.Tom seems slightly confused.
Tom bütünüyle kafası karışmış görünüyor.Tom looks totally confused.
Bu karışık, biliyorsun.It's complicated, you know.
Tom'un karısı onu kovdu.Tom's wife kicked him out.
Mary, Tom'un ilk karısıydı.Mary was Tom's first wife.
Karın telefonda.Your wife's on the phone.
Karınız telefonda.Your wife's on the phone.
Tom'un karısı onu aldı.Tom's wife picked him up.
Tom'un tamamen kafası karışıktı.Tom was totally confused.
Karını dinle Tom.Listen to your wife, Tom.
Tom'un gerçekten kafası karışmış.Tom is really confused.
Tom karışmış olabilir mi?Could Tom be involved?
Tom kafası karışmış görünüyordu.Tom looked perplexed.
Tom'un çok kafası karışmış.Tom is very confused.
Tom hâlâ kafası karışık.Tom is still puzzled.
Zaten aklım karışmış.I'm already confused.
Senin karın nasıl, Tom?How's your wife, Tom?
Karınları aç değil.They're not hungry.
Tom karısını kaybetti.Tom lost his wife.
Tom'a bir içki karıştırın.Mix Tom a drink.
Onların hiçbirinin karısı yok.None of them have wives.
Benim sorunum karımın artık beni sevmiyor olması.My problem is that my wife doesn't love me anymore.
Evimizin bir kanatlı karınca sorunu var.Our house has a termite problem.
Tom'un karısına Mary deniliyor.Tom's wife is called Mary.
O, karısının onu neden terk ettiğini merak ediyordu.He wondered why his wife left him.
Mimar, evliliğinin ikinci yılından sonra karısından ayrıldı.The architect left his wife after two years.
Tom ve karısı ayrı yaşar.Tom and his wife live separately.
Benim senin işlerine karışmak gibi bir niyetim yok.I don't have any intention of meddling into your affairs.
Ona ne söyleyeceğim önemli değil, bu faydasız, bu yüzden artık karışmayacağım.No matter what I tell him, it's useless, so I don't interfere anymore.
Onun bizim ailenin sorunlarına karışma hakkı yoktur.He has no right to meddle in our family's problems.
Onun neden karısını öldürdüğünün sır olduğunu düşünüyorum.I think it a mystery why he killed his wife.
Tom karısından üç yaş daha büyük.Tom is three years older than his wife.
Çoğunlukla ben kardeşimle karıştırılırım.I'm often mistaken for my brother.
Çoğunlukla beni kardeşimle karıştırırlar.I'm often mistaken for my brother.
Kafam tamamen karıştı.I'm totally confused.
Kafamı karıştırıyorsun.You're confusing me.
Bu maddeleri karıştırmak tehlikelidir.It's dangerous to mix these substances.
Bu çok kafa karıştırıcı.This is very confusing.
Onun güzel genç bir karısı var.He has a beautiful young wife.
Enerji içeceklerini alkolle karıştırma.Don't mix energy drinks with alcohol.
Karısı onu eve sokmadı.His wife locked him out the house.
Karısı onu dışarıda bıraktı.His wife locked him out the house.