Karını seviyor musun?Do you love your wife?
Karın güzel mi?Is your wife beautiful?
Karın sarışın mı yoksa esmer mi?Is your wife a blonde or a brunette?
Karın kaç yaşında?How old is your wife?
Karın araba sürebilir mi?Can your wife drive?
Karın Berberi mi?Is your wife Berber?
Karının gözleri ne renk?What color are your wife's eyes?
Karınız yemek yapmada iyi mi?Is your wife good at cooking?
Karınız çalışıyor mu?Does your wife work?
Karının işi nedir?What's your wife's job?
Karın kedileri sever mi?Does your wife like cats?
Karınla birlikte fotoğrafların var mı?Do you have pictures with your wife?
Tom'u karıştırmıyorum.I'm not involving Tom.
Sokakta karışıklık hüküm sürüyor.Disorder prevails in the street.
Viskinizi susuz mu istersiniz yoksa onu suyla karıştırmalımıyım?Do you want your whiskey straight or should I mix it with water?
Karım oradaydı.My wife was there.
Kaynayıncaya kadar çorbayı karıştırın.Stir the soup until it boils.
Raporlar kafa karıştırıcıydı.The reports were confusing.
Oda tam bir karışıklıktı.The room was a complete mess.
Bu bir karışıklık.This is a mess.
İkisini karıştırma.Don't confuse the two.
Karım yemek pişirmez.My wife doesn't cook.
Tom karışmayacak.Tom won't get involved.
Tom tamamen kafası karışık.Tom is completely confused.
Tom'un sadece kafası karışık.Tom is just confused.
Tom'un hâlâ kafası karışık.Tom is still woozy.
Tom'un karışmasına izin vermeyeceğim.I won't let Tom interfere.
Bir kavgaya karışmaktan kaçınmalısın.You should avoid getting into a fight.
Güveci karıştırmayı unutma.Don't forget to stir the stew.
Ben onu, kız kardeşiyle karıştırdım.I confused her with her sister.
Seni karıştırmak istemedim.I didn't mean to involve you.
Tom'un karıştığını söylemedim.I didn't say Tom was involved.
Tom'un karışmadığını söylemedim.I didn't say Tom wasn't involved.
Tom'u karıştırmak istemiyordum.I didn't want to involve Tom.
Sana karışmak istemedim.I didn't want to involve you.
Ben karışıklık için özür dilerim.I apologize for the mess.
Tom'un karışmamasını istedim.I asked Tom not to interfere.
Tom ve Mary'nin karı koca olduklarını sanıyordum.I assumed Tom and Mary were husband and wife.
Karısı ne dedi?What did his wife say?
Karın ne dedi?What did your wife say?
Tom'u karımla flört ederken yakaladım.I caught Tom flirting with my wife.
Karım hafta sonu için uzakta.My wife is away for the weekend.
Oğlum, masamdaki kağıtları karıştırdı.My son disarranged the papers on my desk.
Tom'u iyi tanımıyorum fakat karısını tanıyorum.I don't know Tom well, but I know his wife.
Biraz aklı karışmış hissediyorum.I feel a little woozy.
Tom ve Mary'nin karı koca olduklarına dair bir fikrim yoktu.I had no idea that Tom and Mary were husband and wife.
Senin karıştığına dair fikrim yoktu.I had no idea you were involved.
Söze karışmaktan nefret ederim ama bir şey söylemem gerekiyor.I hate to interrupt, but I need to say something.
Kanadalı bir karım var.I have a Canadian wife.
Bir karım ve ailem var.I have a wife and family.
Bir karım ve çocuklarım var.I've got a wife and kids.
Evde bir karım var.I've got a wife at home.
Karım öldüğünden beri evde pişmiş yemek yemedim.I haven't had a home-cooked meal since my wife died.
Tom'un karıştığını sanmıyorum.I don't think Tom is involved.
Karımı kaybetmek istemiyorum.I don't want to lose my wife.
Olaylar hep düşündüğümüzden daha karışık.Things are always more complex than we think.
Yaklaşık dört fincan beyaz un ile bir tutam tuzu karıştır.Mix about four cups of white flour with a pinch of salt.
Kakofoni ızgara seslerin bir karışımıdır.A cacophony is a mixture of grating noises.
Sadece karımı geri istiyorum.I just want my wife back.
Seni karının tanıdığından daha iyi tanıyorum.I know you better than your wife does.