karıştırmak ile cümle
karıştırmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bununla kafanızı karıştırmak istemiyorum.لا اريدكم ان تفكروا بها كثيرا
Bununla kafanızı karıştırmak istemiyorum.これは抽象的な結果でかつ不可能です。
Burada sadece 2 gorunuyor. Bunun anlami, 2 tane 10 demek. Aklinizi karistirmak istemiyorum.Door getallen uit elkaar te trekken kun je gemakkelijker optellen.
Burada sadece 2 gorunuyor. Bunun anlami, 2 tane 10 demek. Aklinizi karistirmak istemiyorum.Если у нас есть 3 лимона, и мы к ним добавляем еще один - получаем 4 лимона.
Buraya yazacağım, çünkü basamak atlayıp insanların kafasını karıştırmak istemiyorum.لأنني لا اريد ان اقفز عن خطوات واربككم
Bu resmin büyüğünü düşünseniz---sizin aklınızı karıştırmak istemiyorumAsí que si lo piensas bien en general --y yo no los quiero confundir.
Bu resmin büyüğünü düşünseniz---sizin aklınızı karıştırmak istemiyorumA więc jeżeli myślicie o tym w szerszym kontekście -- i nie chcę wam namieszać.
Bu resmin büyüğünü düşünseniz---sizin aklınızı karıştırmak istemiyorumIk wil het niet moeilijker maken dan het is, ik wil alleen even het grote plaatje schetsen,
Bu resmin büyüğünü düşünseniz---sizin aklınızı karıştırmak istemiyorum이것 곱하기 저것은 저것입니다. 이것 곱하기 저것은 저것입니다.
Bu resmin büyüğünü düşünseniz---sizin aklınızı karıştırmak istemiyorumاذا فكرتم بهذا، انها صورة كبيرة --ولا اريد ان اربككم
Değişik benzetmelerle aklınızı karıştırmak istemem.No quiero entrar demasiado sofisticados analogías.
Değişik benzetmelerle aklınızı karıştırmak istemem.Да не навлизаме в сложни аналогии.
Değişik benzetmelerle aklınızı karıştırmak istemem.אני לא אכנס לאנלוגיות מתוחכמות.
Diyelim ki, sabit bir y var. Ve elimizde bir şerit var. Kafanızı karıştırmak istemiyorum.Což je stejně jako plocha pod tou křivkou.
Eski Ahit'in sayfalarını karıştırmaktan zevk alıyorum."Gosto mesmo de folhear as páginas do Antigo Testamento."
Eski Ahit'in sayfalarını karıştırmaktan zevk alıyorum."Ich blättere so gern in den Seiten des Alten Testaments."
Eski Ahit'in sayfalarını karıştırmaktan zevk alıyorum."Ik blader graag door het Oude Testament."
Eski Ahit'in sayfalarını karıştırmaktan zevk alıyorum."Îmi place să răsfoiesc Vechiul Testament."
Eski Ahit'in sayfalarını karıştırmaktan zevk alıyorum."J'adore feuilleter les pages de l'Ancien Testament. "
Eski Ahit'in sayfalarını karıştırmaktan zevk alıyorum."Jag gillar verkligen att bläddra i Gamla Testamentet."
Eski Ahit'in sayfalarını karıştırmaktan zevk alıyorum."Jeg kan virkelig godt lide at bladre siderne af det gamle testamente."
Eski Ahit'in sayfalarını karıştırmaktan zevk alıyorum."구약 성서를 읽는 것을 좋아해.." 라고 하는 사람들 말이죠.
Eski Ahit'in sayfalarını karıştırmaktan zevk alıyorum."Me gusta pasar las páginas del Antiguo Testamento".
Eski Ahit'in sayfalarını karıştırmaktan zevk alıyorum."Mi piace girare le pagine dell'Antico Testamento".
Eski Ahit'in sayfalarını karıştırmaktan zevk alıyorum."Nagyon szeretem az Ótestamentumot lapozgatni."
Eski Ahit'in sayfalarını karıştırmaktan zevk alıyorum."Rád prevraciam stránky Starého zákona."
Eski Ahit'in sayfalarını karıştırmaktan zevk alıyorum."Saya senang membuka-buka Perjanjian Lama."
Eski Ahit'in sayfalarını karıştırmaktan zevk alıyorum."Tôi thích giở những trang sách trong Kinh Cựu Ước."
Eski Ahit'in sayfalarını karıştırmaktan zevk alıyorum."Zelo rad prebiram strani Stare zaveze."
Eski Ahit'in sayfalarını karıştırmaktan zevk alıyorum."Μ' αρέσει να γυρίζω τις σελίδες της Παλαιάς Διαθήκης".
Eski Ahit'in sayfalarını karıştırmaktan zevk alıyorum."Мені подобається гортати сторінки Старого Завіту".
Eski Ahit'in sayfalarını karıştırmaktan zevk alıyorum."Страшно обичам да прелиствам Стария Завет."
Eski Ahit'in sayfalarını karıştırmaktan zevk alıyorum."אני מאוד אוהבת להפוך בדפי התנ"ך."
Eski Ahit'in sayfalarını karıştırmaktan zevk alıyorum."احب تقليب اوراق كتب العهد القديم."
Eski Ahit'in sayfalarını karıştırmaktan zevk alıyorum."それを何と呼ぶかはともかく
Eski kiliselere bakmaktan keyif alıyorum. Eski Ahit'in sayfalarını karıştırmaktan zevk alıyorum."líbí se mi staré kostely, rád listuju Starým zákonem."
Eski kiliselere bakmaktan keyif alıyorum. Eski Ahit'in sayfalarını karıştırmaktan zevk alıyorum."lubię oglądać stare kościoły i wertować Stary Testament".
Eski kiliselere bakmaktan keyif alıyorum. Eski Ahit'in sayfalarını karıştırmaktan zevk alıyorum."Я люблю смотреть на старые церкви и иногда перелистывать Старый Завет.
Fazla karıştırmak istemiyorum.Eu não o quero deixar muito confuso.
Fazla karıştırmak istemiyorum.Nechci to dělat sližité.
Fazla karıştırmak istemiyorum.Nie chcę pomieszać liter.
Fazla karıştırmak istemiyorum.Не искам да се объркваме много.
Her neyse, ben size karıştırmak istemiyorum.Anyway, jeg ønsker ikke at forvirre dig.
Her neyse, ben size karıştırmak istemiyorum.Comunque, non ti voglio confondere.
Her neyse, ben size karıştırmak istemiyorum.De todos modos, no quiero que le confunda.
Her neyse, ben size karıştırmak istemiyorum.Enfin, je ne veux pas vous mélanger les idées.
Her neyse, ben size karıştırmak istemiyorum.Každopádne, nechcem vás veľmi popliesť.
Her neyse, ben size karıştırmak istemiyorum.Každopádně nechci vás moc poplést.
Her neyse, ben size karıştırmak istemiyorum.W każdym razie, nie chcę Wam mieszać.
Her neyse, ben size karıştırmak istemiyorum.Както и да е, нека не ви обърквам.
Her neyse, ben size karıştırmak istemiyorum.على اي حال، لا اريد ارباككم
Her neyse, ben size karıştırmak istemiyorum.虚数は、その名前のせいで、
Her neyse, bütün bu sadeleştirme işleriyle kafanızı çok fazla kafanızı karıştırmak istemiyorum.Así que de todos modos, no quiero confundirte demasiado con todas estas cosas de cancelaciones.
Her neyse, bütün bu sadeleştirme işleriyle kafanızı çok fazla kafanızı karıştırmak istemiyorum.단위 약분은 연습하면 잘 할 수 있습니다
Her neyse, bütün bu sadeleştirme işleriyle kafanızı çok fazla kafanızı karıştırmak istemiyorum.Mais je ne veux pas vous embrouiller avec ces histoire d'annulation d'unités.
Her neyse, bütün bu sadeleştirme işleriyle kafanızı çok fazla kafanızı karıştırmak istemiyorum.Nechci vás moc zmást vším tímhle krácením jednotek.
Her neyse, bütün bu sadeleştirme işleriyle kafanızı çok fazla kafanızı karıştırmak istemiyorum.Nem nagyon akarok senkit összezavarni ezzel a sok mértékegység kiejtéssel.
Her neyse, bütün bu sadeleştirme işleriyle kafanızı çok fazla kafanızı karıştırmak istemiyorum.Няма значение, не искам да ви обърквам прекалено много със задраскването на мерките.
Her neyse, bütün bu sadeleştirme işleriyle kafanızı çok fazla kafanızı karıştırmak istemiyorum.على أية حال، لا أريد أن ازعجكم كثيراً مع الغاء كل تلك الوحدات
Herneyse kafanizi sinirlayici tepkiyenlerle Karistirmak istemem.Nechci vás ale nakonec plést limitujícími reaktanty.