Sanat ile hayatı karıştırmayın.Never confuse art with life.
Avusturya ile Avustralya'yı karıştırma.Don't confuse Austria with Australia.
Yalnızlık ile izole edilmeyi birbirine karıştırmamak gerek. Bunlar iki farklı şey.We shouldn't confuse solitude with isolation. They are two separate things.
İşini kişisel işlerin ile karıştırmaman gerekir.You should not confuse business with personal affairs.
Şeker ile tuzu birbiriyle karıştırma.Don't confuse sugar with salt.
İşi zevkle karıştırma.Don't mix business with pleasure.
Seni işe karıştırmak istemedim.I didn't want to bring you in.
İşi eğlenceyle karıştırmaktan hoşlanmıyorum.I don't like to mix business with pleasure.
Sevgi ile merhameti asla karıştırmayın.Never confuse pity with love.
O, iyi karıştırmaz.He doesn't mix well.
Onu kardeşiyle karıştırman mümkün değil.You can't mistake him for his younger brother.
Burnunuzu karıştırmayın.Don't pick your nose.
Burnunu karıştırma.Don't pick your nose.
"Efficacy" ile "efficiency"yi karıştırmayın.Don't confuse "efficacy" with "efficiency".
Biri eğitimle mesleki eğitimi karıştırmamalı.One should not confuse education with job training.
Eski günlüğümün sayfalarını karıştırmayı severim.I enjoy looking at my old diary.
Çocuklar her zaman şaraplarını en az üçte iki suyla karıştırmalılar.Children should always mix their wine, with at least two-thirds water.
Günahı suçla karıştırmayın.Do not mistake sin with crime.
Kuyrukluyıldızları ve asteroitleri karıştırma.Don't confuse comets and asteroids.
Kuyrukluyıldız ve asteroitleri karıştırmayın.Don't mix up comets and asteroids.
Sabrı hoşgörü ile karıştırmayın.Do not mistake patience for forbearance.
Düşüncelerle gerçekleri karıştırmayın.Don't confuse opinions with facts.
Şekeri tuzla karıştırma.Don't mix sugar with salt.
Kafamı karıştırma.Don't confuse me.
Pilavı karıştırmazsan onu yakarsın.If you don't stir the rice, it will burn.
İnsanların malzememi karıştırmasını istemiyorum.I don't want people messing with my stuff.
Beni karıştırmayın.Don't get me involved.
Viskinizi susuz mu istersiniz yoksa onu suyla karıştırmalımıyım?Do you want your whiskey straight or should I mix it with water?
İkisini karıştırma.Don't confuse the two.
Güveci karıştırmayı unutma.Don't forget to stir the stew.
Seni karıştırmak istemedim.I didn't mean to involve you.
Tom'u karıştırmak istemiyordum.I didn't want to involve Tom.
Japoncayı Çinceyle karıştırmayın.Don't confuse Chinese with Japanese.
Japoncayı Çince ile karıştırmayın.Don't confuse Chinese with Japanese.
Sevgiyi ve arzuyu karıştırma.Don't confuse love and desire.
Bu maddeleri karıştırmak tehlikelidir.It's dangerous to mix these substances.
Enerji içeceklerini alkolle karıştırma.Don't mix energy drinks with alcohol.
Biri "olmamalı" ile "gerek yok"u karıştırmamalıdır.One must not confuse "must not" with "need not".
Biri "must not" ile "need not"ı karıştırmamalıdır.One must not confuse "must not" with "need not".
Beni buna karıştırmamanı istedim.I asked you not to involve me in this.
Beni Hitler ile karıştırma.Don't confuse me with Hitler.
Beni bu işe karıştırma.Leave me out of it.
Burnunu karıştırma!Do not pick your nose!
Sanırım Tom ortalığı karıştırmak için geldi.I think Tom has come to make trouble.
Aralarında karıştırma tehlikesi var.There is danger of confusion between them.
Üzgünüm, Tom, seni karıştırmak istemedim.Sorry, Tom, I didn't want to get you involved.
Biz ikisini asla karıştırmamalıyız.We must never confuse the two.
Tom karıştırmadı.Tom didn't stir.
Karıştırma tesisinden şantiyeye beton taşımak için doksan dakikamız var.We have ninety minutes to carry the concrete from the mixing plant to the worksite.
Amonyak ve çamaşır suyunu birlikte karıştırma.Don't mix ammonia and bleach together.
Cümle karıştırmak eğlencelidir.Sentence mixing is funny.
Karıştırma kabında tüm malzemeyi birleştirin.Combine all the ingredients in the mixing bowl.
Ortalığı karıştırmaya çalışmıyorum, duyduğumu söylüyorum sadece.I'm not trying to stir up trouble. I'm just telling you what I heard.
Herkesin önünde burnunu karıştırmamalısın.You shouldn't pick your nose in public.
Kıskançlık imrenme ile aynı değildir. İkisini karıştırmayın. Bir fark var.Jealousy is not the same as envy. Do not confuse the two. There is a difference.
Tom ortalığı karıştırmaya çalışıyor gibi görünüyor.Tom seems to be trying to stir up trouble.
Yıldızbilimini gökbilimi ile karıştırma.Don't confuse astrology with astronomy.
O ortalığı karıştırmayı severdi.He loved to throw the cat amongst the pigeons.
Asla işle eğlenceyi karıştırma.Never mix business with pleasure.
İşi zevkle karıştırmam.I don't mix business with pleasure.