karıştı ile cümle
karıştı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Hacker ile Cracker birbirine karıştırılmamalıdır.Ne smije se miješati parkour i free running.
Hitchcock'un bu iki filmi sıklıkla birbirleriyle karıştırılmaktadır.Neki smatraju kako se Hitchcock u ovom filmu pojavljuje dva puta.
Aynı zamanda alkollü içecekler içeren bir karıştırıcı olarak da kullanılır.Postoje i posebni izrazi koji se upotrebljavaju pri miješanju pića.
The New York Times bunu "kafa karıştırıcı" olarak nitelendirdi.New York Times je nazvao njezinu izvedbu "sretnim iznenađenjem".
Sıklıkla birbirleriyle karıştırılırlar.Vzájomne sa často prekrývajú.
Aynı zamanda alkollü içecekler içeren bir karıştırıcı olarak da kullanılır.Nealkoholické nápoje sú takisto do určitej miery obmedzené.
Başkalarının kafasını karıştıracak problemlere hızlı ve doğru cevaplar bulmasıyla ünlüydü.Bol známy tým, že vedel získať rýchle a presné riešenia problémov, ktoré iným ľuďom spôsobovali problémy.
Ayrıca, manyetik sapma da manyetik eğilimle karıştırılmamalıdır.Magnitúdo by nemalo byť zamieňané za intenzitu.
Yeni Hebrides Adaları'nna ve Yeni Kaledonya'da Melanezyalılarla karıştı.Patrí k súostroviu Nové Hebridy v Melanézii.
Film tartışmalara karıştı.Recenzie filmu boli zmiešané.
Bunun için seçimlere hile karıştırılıyordu.Dochádza tak k zmiešavaniu hlasov.
Avustralyalı şarkıcı ve oyuncu Maia Mitchell ile karıştırmayınız.O slovenskom spevákovi a hercovi pozri Ibrahim Maiga.
Karıştırma işlemi doğrusal olmayan bir devrede gerçekleşir.Kompenzácia Nahradíme nedosiahnuteľný cieľ dosiahnuteľným.
Kolaylıkla duyum ile karıştırılabilmektedir.Dá sa pomerne ľahko rolíšiť.
Bu arada tenceredeki malzeme sürekli karıştırılır.Čiastočky hmoty sa neustále zmiešavajú s dušou.
Kesinlikle bilgisayar mühendisliği ile karıştırılmaması gerekmektedir.Nie je nutné ho napojiť do systému strediskových počítačov.
Bir sonraki yirmi yıl içinde Makedonya Krallığı tarihe karıştı.Po zvyšok dvadsiatych rokov nasledovalo obdobie ukrajinizácie.
Ama zamanla ortaya çıkan deliller ölümünün intihar olup olmadığı konusunda kafa karıştırdı.Objavili sa dohady, že príčinou jeho smrti bola otrava jedom.
Hitchcock'un bu iki filmi sıklıkla birbirleriyle karıştırılmaktadır.V topografických mapách sa oba systémy často kombinujú.
Başkasıyla karıştırmıştı ya da gerçektan babasını görmüştü.Prosila ga je naj jo vzdigne k sebi ali pa jo gre zatožit očetu.
Dominik Cumhuriyeti ile Dominika karıştırılmamalıdır.Dominikanske republike ne smemo zamenjevati z drugo manjšo karibsko državo Dominiko.
Lüksemburg Devleti İle Karıştırılmamalıdır.Luksemburški ponaredka ni želel priznati.
Kazaya iki yolcu treni karıştı.Vendar se je na poti zgodila nesreča med dvema tovornjakoma.
The New York Times bunu "kafa karıştırıcı" olarak nitelendirdi.New York Times je njihov nastop opisal kot »ganljivo resnega«.
Fakat I. Alfonso 1134'te çocuksuz ölünce krallık karıştı.Alfonz I. je umrl brez nasledstva leta 1134 med obleganjem Frage.
Vücudunun her tarafındaki teni cok beyazdı ama yüzünün beyazlığı biraz kırmızı karıştırılmış gibiydi.Njegova koža je bila po vsem telesu bela, le na njegovem obrazu je bilo nekaj rdečice.
Sürenin sonunda tekrar süzülen içki şeker, karamel, alkol ve su ile karıştırılır.Ko mine ta doba, se tekočina še enkrat prefiltrira, nakar se ji primeša sladkor, karamela, voda in alkohol.
Pestisitler deniz ekosistemlerine karıştığında çok kısa sürede deniz besin ağına girer.Ko so pesticidi vključeni v morski ekosistem, se hitro absorbirajo v morsko prehranjevalno verigo.
Bu nedenle, bu karıştırılmamalıdır.Zaradi tega je ni mogoče polstiti.
Kötü insanlar ölünce ruhlarının bunların arasına karıştığı söylenir.Ker je slama povezana z umrlimi, že njegovo ime pove, da je povezan z umrlimi dušami.
(Newton'ın eseriyle karıştırılmamalıdır.)Inuitom je bil lahko dostopen material.)
Kıvama gelene kadar karıştırılarak pişirilir.Mešamo, dokler se ne zgosti.
Ezoterizm, sık sık, yanlışlıkla mistisizm ile karıştırılarak dinsel alana sokulmaktadır.Pogosto politično nekorekten povzroča nemir znotraj intelektualnih krogov.
Birçok araştırmacı bu iki mezhebi birbirine karıştırmıştır.Mnogo strateških videoiger ta dva elementa prepleta.
Sıklıkla id est yani i.e. ile karıştırılır.Elektron se navadno označuje z oznako e-.
Zaman zaman Nunataks bacalarının sivriliğinden yüzeyi karıştırır.Od časa do časa se z njegove površine odlepijo loki (izbruhi).
Ancak Mr. Brownlow olayı fark eder ve Oliver’ı gerçek suçluyla karıştırır.Gospod Brownlow zastavi dobro besedo zanj in Oliver je prepuščen oskrbi dobrega gospoda Brownlowa.
Aynı zamanda alkollü içecekler içeren bir karıştırıcı olarak da kullanılır.Ob dodatku alkoholnih pijač se uporabljajo tudi kot sestavina za koktajle.
Bu nedenle doğru miktarda su ile karıştırılması önemlidir.Na ta način so se pri pravi temperaturi sprostile ustrezne sestavine in voda.
Görenler de onu ağabeyi Amerika ile karıştırır.Spodbujal je misijone v z njegovim nastopom odkriti Ameriki.
Ortalık çok karıştı.Toda vse skupaj se je zapletlo.
29 Ekim 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. ^ "Adana Demirspor karıştı: "Hocayı da alıp gidiyorum"".Pridobljeno dne 29. oktobra 2014. "Akcija verjemi vase – Telo se je prebudilo".
1445'te durum yine karıştı.Leta 1945 je bilo obnovljeno prejšnje stanje.
AB Bakanlar Konseyi'ni Avrupa Konseyi ile karıştırmamak gerekir.Europos Tarybos nereikia painioti su Europos Sąjunga.
Sıkça görsel efekt ile karıştırılmaktadır.Labai dažnai jis yra nepagrįstai painiojamas su stebėtojo efektu.
Bu iki kavram günlük hayatta sık sık karıştırılmakta ve yanlış kullanılmaktadır.Kasdieninėje vartosenoje šios dvi reikšmės neretai griežtai neatskiriamos ar tapatinamos.
Ancak bu rota sıklıkla parabolik uçuş ile karıştırılır.Parasparnis dažnai painiojamas su parašiutu.
Güç ve enerji, sıklıkla karıştırılır.Galios ir energijos sąvokos kasdieninėje vartosenoje yra dažnai painiojamos.
Kazaya iki yolcu treni karıştı.Žinoma, kad taip buvo sunaikinti du traukiniai.
Sade veya fındık unu ile karıştırılarak yenir.Nugara gelsva ar rausva su tamsiu atspalviu.
Bitkileri sıkça ağaçlarla karıştırılır ve 7.6 metreye kadar çıkabilirler.Beveik visą laiką ji praleidžia medžiuose, ir gali šokinėti tarp medžių iki 6 metrų.
Elektrostatik endüksiyon, elektromanyetik endüksiyon ile karıştırılmamalıdır.Jos nereikėtų painioti su mechanine energija.
Jones bu fikirleri çoğu kez karıştırıyordu.Savo darbuose jis dažnai gindavo šias idėjas.
Bu ağız Trabzon, Rize ve Artvin ağızlarıyla karıştırılmamalıdır.Jos nereikėtų painioti su „kita“ AFS, Andrew failų sistema.
1616'da tekrar ortaya çıkan halkalar kafasını daha da karıştırdı.Minima dar 1616 m. Vėliau sunyko.
Visoko, Bosna nehrinin, Fojnicka nehri ile karıştığı noktada uzanmıştır.Pro Visoką teka Bosna, į kurią įteka upė Foinička.
Savunma mekanizmaları bazen başa çıkma stratejileri ile karıştırılır.Systemines klaidas kartais galima apeiti naudojant įvairias kalibravimo strategijas.
Kavram sıklıkla radikalizm=köktencilikle karıştırıldı.Tai yra paranormalus reiškinys, dažnai siejamas su reinkarnacija.
Bunun için seçimlere hile karıştırılıyordu.Šįkart abi pusės buvo kaltinamos rinkimų klastojimu.
Bazen volkanik kraterlerle karıştırılmaktadır.Boro rūgštis kartais randama vulkanų versmėse.