karışma ile cümle
karışma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
-boş bir sayfa olduğuydu. Sitenin içeriğine biz karışmayız..שהוא נוצר על ידי המשתמשים- .אנו לא מתערבים בתכנים-
-boş bir sayfa olduğuydu. Sitenin içeriğine biz karışmayız..تمّ إنشاؤها من طرف المستخدمين .نحن لا نتعارض مع المحتوى
Böylece kâhinler halktan para toplamamayı ve tapınağın onarım işlerine karışmamayı kabul ettiler.A kňazi pristali na to, aby nebrali peňazí od ľudu ani aby neopravovali trhlín domu.
Böylece kâhinler halktan para toplamamayı ve tapınağın onarım işlerine karışmamayı kabul ettiler.a papok beleegyeztek, hogy [többé] semmi pénzt nem vesznek el a néptõl, és nem javítják ki a ház romlásait.
Böylece kâhinler halktan para toplamamayı ve tapınağın onarım işlerine karışmamayı kabul ettiler.In duhovniki so privolili, da niso več jemali denarja od ljudstva, a hiše tudi niso popravljali.
Böylece kâhinler halktan para toplamamayı ve tapınağın onarım işlerine karışmamayı kabul ettiler.Jemuž povolivše kněží, nebrali peněz od lidu, ani neopravovali domu.
Böylece kâhinler halktan para toplamamayı ve tapınağın onarım işlerine karışmamayı kabul ettiler.제사장들이 다시는 백성에게 은을 받지도 아니하고 전 퇴락한 것을 수리하지도 아니하기로 응락하니라
Böylece kâhinler halktan para toplamamayı ve tapınağın onarım işlerine karışmamayı kabul ettiler.Los sacerdotes consintieron en no tomar dinero del pueblo, ni reparar las grietas del templo
Böylece kâhinler halktan para toplamamayı ve tapınağın onarım işlerine karışmamayı kabul ettiler.Những thầy tế lễ ưng không thâu bạc nơi dân sự nữa, và không lãnh sửa sang các nơi hư nứt của đền.
Böylece kâhinler halktan para toplamamayı ve tapınağın onarım işlerine karışmamayı kabul ettiler.Những thầy tế_lễ ưng không thâu bạc nơi dân_sự nữa , và không lãnh sửa_sang các nơi hư nứt của đền .
Böylece kâhinler halktan para toplamamayı ve tapınağın onarım işlerine karışmamayı kabul ettiler.Und die Priester willigten darein, daß sie nicht vom Volk Geld nähmen und das Baufällige am Hause besserten.
Böylece kâhinler halktan para toplamamayı ve tapınağın onarım işlerine karışmamayı kabul ettiler.И согласились священники не брать серебра у народа на исправление повреждений в храме.
Böylece kâhinler halktan para toplamamayı ve tapınağın onarım işlerine karışmamayı kabul ettiler.ויאתו הכהנים לבלתי קחת כסף מאת העם ולבלתי חזק את בדק הבית׃
Böylece kâhinler halktan para toplamamayı ve tapınağın onarım işlerine karışmamayı kabul ettiler.فوافق الكهنة على ان لا يأخذوا فضة من الشعب ولا يرمّموا ما تهدّم من البيت.
Böylece kâhinler halktan para toplamamayı ve tapınağın onarım işlerine karışmamayı kabul ettiler.眾 祭 司 答 應 不 再 收 百 姓 的 銀 子 、 也 不 修 理 殿 的 破 壞 之 處
Böylece kâhinler halktan para toplamamayı ve tapınağın onarım işlerine karışmamayı kabul ettiler.眾 祭司 答 應 不 再 收 百姓 的 銀子 、 也不 修理 殿 的 破壞之處
Bu işe karışma.Fique fora disso.
Bu işe karışma.Jangan ikut campur
Bu işe karışma.아이 누난 좀 빠져 계세요!
Bu işe karışmamak için bir sebebi var. Adam zenci, öbürü beyaz, iki küçük çocuğu var.Ele é negro, o outro é branco e ele tem dois filhos pequenos.
Bu işe karışmamak için bir sebebi var.Autrey ma powody, by się nie angażować.
Bu işe karışmamak için bir sebebi var.El are un motiv să nu se implice.
Bu işe karışmamak için bir sebebi var.Él tiene razones para no involucrarse.
Bu işe karışmamak için bir sebebi var.Er hat Gründe, sich rauszuhalten.
Bu işe karışmamak için bir sebebi var.Hänellä on syy olla sekaantumatta asiaan.
Bu işe karışmamak için bir sebebi var.Han har en grund til ikke at blande sig.
Bu işe karışmamak için bir sebebi var.Hij heeft een reden om niet betrokken te raken.
Bu işe karışmamak için bir sebebi var.Il a une bonne raison de ne pas intervenir.
Bu işe karışmamak için bir sebebi var.사실 그가 나설만한 입장은 아니었습니다.
Bu işe karışmamak için bir sebebi var.Lui ha delle ragioni per non essere coinvolto.
Bu işe karışmamak için bir sebebi var.Má důvod se do ničeho nezaplést.
Bu işe karışmamak için bir sebebi var.On má dôvod nemiešať sa do toho.
Bu işe karışmamak için bir sebebi var.Wesley-nek oka van arra, hogy ne avatkozzon közbe.
Bu işe karışmamak için bir sebebi var.Είχε λόγο να μην εμπλακεί.
Bu işe karışmamak için bir sebebi var.Він мав причини не втручатися.
Bu işe karışmamak için bir sebebi var.Има причина да не се забърква.
Bu işe karışmamak için bir sebebi var.У него не было причин вмешиваться.
Bu işe karışmamak için bir sebebi var.יש לו סיבה טובה לא להתערב:
Bu işe karışmamak için bir sebebi var.لقد كان لديه أسباب تمنعه من التدخل.
Bu işe karışmamak için bir sebebi var.彼は黒人で 落ちた人は白人 それに彼は2人の小さい子供と一緒でした
Bu işe karışma.No te metas.
Bu işe karışmasaydın... ...Oppa incinmezdi ve Başkan kriz geçirmezdi.Ha nem avatkoztál volna bele, Hae Young nem sérült volna meg és az Elnök úr nem esett volna össze.
Bu işe karışmasaydın... ...Oppa incinmezdi ve Başkan kriz geçirmezdi.Αν δεν είχες εμφανιστεί, ο Χε Γιουνγκ δεν θα πληγωνόταν και η λιποθυμία του προέδρου...
Bu işe karışmasaydın... ...Oppa incinmezdi ve Başkan kriz geçirmezdi.لو فقط لم تظهري لما تأدى اوبا ولما اغمي على الرئيس
Bu işe karışmayın!Håll er undan!
Bu işe karışmayın!Hold jer væk!
Bu işe karışmayın!Não se metam nisto!
Bu işe karışmayın!Nie mieszajcie się.
Bu işe karışmayın!¡No os metáis en esto!
Bu işe karışmayın!Voi restatene fuori!
Bu işe karışmayın!Μην ανακατεύεστε!
Bu işe karışmayın!Не вмешивайтесь!
Bu işe karışma.- Ой нуно, ти хоч не лізь.
Bu işe karışma.لا تتدخلي
Bu kafamızın eşitsizlik veya ona benzer bir şeyle karışmasına engel olur. -Dzięki temu unikamy bałaganu w nierówności lub coś takiego.
Bu kafamızın eşitsizlik veya ona benzer bir şeyle karışmasına engel olur. -Esto nos evita tener que meterse con nada en el la desigualdad ni nada de eso.
Bu kafamızın eşitsizlik veya ona benzer bir şeyle karışmasına engel olur. -Isso nos evita de nos embaralharmos com alguma coisa da inequação ou algo assim...
Bu kafamızın eşitsizlik veya ona benzer bir şeyle karışmasına engel olur. -부등식이 복잡해지는 것을 막을 수 있습니다
Bu kafamızın eşitsizlik veya ona benzer bir şeyle karışmasına engel olur. -Takže se nemusíme starat o žádná znaménka nebo tak něco.
Bu, karıştığı zaman beynin büyük kısmını öldürüyor gibi görünen proteinlerin karışmasını önleyecektir.Das würde verhindern, dass sich Proteinbündel bilden, die große Teile des Gehirns absterben scheinen lassen.