karışım ile cümle
karışım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bu bir karışım.Deren Vererbung ist quasi eine Mischung.
Bu bir karışım.Esto es lo que es interesante acerca de los tipos de sangre. Es una mezcla.
Bu bir karışım.혼합물이죠
Bu bir karışım.Quindi questo è ciò che è interessante sui tipi di sangue. Si tratta di una miscela.
Bu bir karışım.Są efektem współdziałania alleli.
Bu bir karışım.Tyto kombinace jsou na krevních skupinách zajímavé.
Bu bir karışım.Смесица.
Bu bir karışım.انها مزيج
Bu bir keyun, yani keçi ve koyun karışımı.C'est un geep, une chimère mouton-chèvre
Bu bir keyun, yani keçi ve koyun karışımı.Das ist eine Schiege, eine Kreuzung aus einem Schaaf und einer Ziege.
Bu bir keyun, yani keçi ve koyun karışımı.Đây là một con dê lai (geep) lai giữa dê và cừu.
Bu bir keyun, yani keçi ve koyun karışımı.Dit is een geep, een geit-schaaphybride.
Bu bir keyun, yani keçi ve koyun karışımı.Esta es una cabreja un híbrido cabra-oveja.
Bu bir keyun, yani keçi ve koyun karışımı.Esta é uma "cavelha", um híbrido de cabra e ovelha.
Bu bir keyun, yani keçi ve koyun karışımı.Ez egy "geep" egy kecske-birka hibrid.
Bu bir keyun, yani keçi ve koyun karışımı.이것은 기프(geep) 입니다. 염소와 양의 잡종입니다.
Bu bir keyun, yani keçi ve koyun karışımı.Ini adalah "geep" peranakan dari kambing dan domba.
Bu bir keyun, yani keçi ve koyun karışımı.la supermarketul vostru local. Aceasta este o caproaie, un hibrid capră - oaie.
Bu bir keyun, yani keçi ve koyun karışımı.Questa è una caprecora, un ibrido tra la capra e la pecora.
Bu bir keyun, yani keçi ve koyun karışımı.To jest kowca. hybryda kozy i owcy.
Bu bir keyun, yani keçi ve koyun karışımı.Toto je kovce, křiženec kozy a ovce.
Bu bir keyun, yani keçi ve koyun karışımı.Αυτό είναι ένα κατσικοπρόβατο υβρίδιο κατσίκας και προβάτου.
Bu bir keyun, yani keçi ve koyun karışımı.Това е ковца, хибрид между коза и овца.
Bu bir keyun, yani keçi ve koyun karışımı.Это - гип, гибрид козы и овцы.
Bu bir keyun, yani keçi ve koyun karışımı.זו עזכבש, עז שהוכלאה עם כבשה.
Bu bir keyun, yani keçi ve koyun karışımı.هذا مروف. هجين ماعز، وخروف.
Bu bir keyun, yani keçi ve koyun karışımı.山羊と羊のハイブリッドです この愛らしい生き物を作った科学者はその後
Bu daha çok, ayırt edilemez bir karışım.E nemmeno di un amalgama indefinito.
Bu daha çok, ayırt edilemez bir karışım.És nem is arról, hogy ez valamiféle jellegtelen massza.
Bu daha çok, ayırt edilemez bir karışım.Hay đó là 1 mớ hỗn độn không rõ ràng.
Bu daha çok, ayırt edilemez bir karışım.Inte heller är det någon form av oskiljbar röra.
Bu daha çok, ayırt edilemez bir karışım.그렇다고 분간이 안 될 정도로 뒤섞인 경우도 아닙니다.
Bu daha çok, ayırt edilemez bir karışım.Nebo o nějakém nerozlišitelném pyré.
Bu daha çok, ayırt edilemez bir karışım.Nem é uma mistela indistinta.
Bu daha çok, ayırt edilemez bir karışım.Ni d'un genre de mixtures indistinctes.
Bu daha çok, ayırt edilemez bir karışım.Nie jest to również jednolita papka.
Bu daha çok, ayırt edilemez bir karışım.Nie je to ani nijaký druh nerozoznateľnej zmesi.
Bu daha çok, ayırt edilemez bir karışım.Nu este niciun amestec omogen.
Bu daha çok, ayırt edilemez bir karışım.Ook is het geen onherkenbare puree.
Bu daha çok, ayırt edilemez bir karışım.Tampoco es un tipo de puré indistinguible.
Bu daha çok, ayırt edilemez bir karışım.Und es geht auch nicht um einen Einheitsbrei.
Bu daha çok, ayırt edilemez bir karışım.Ούτε πρόκειται για ένα πολτοποιημένο μείγμα.
Bu daha çok, ayırt edilemez bir karışım.И это не неразличимая мешанина.
Bu daha çok, ayırt edilemez bir karışım.І це не однорідна мішанина.
Bu daha çok, ayırt edilemez bir karışım.Нито пък е някаква неразличима бъркотия.
Bu daha çok, ayırt edilemez bir karışım.וזו גם לא תערובת סתמית.
Bu daha çok, ayırt edilemez bir karışım.ولا نوع من الخليط الغامض.
Bu daha çok, ayırt edilemez bir karışım.私はこれを異文化が絡み合った-
Bu iki allel bir karışımına sahiptir.Ha un mix dei due alleli.
Bu iki allel bir karışımına sahiptir.두 대립 유전자가 혼합되어있죠
Bu iki allel bir karışımına sahiptir.Ma dwa różne allele tego genu.
Bu iki allel bir karışımına sahiptir.Tiene una mezcla de los dos alelos.
Bu iki allel bir karışımına sahiptir.لديه خليط من اثنين من الألائل.
Bu ikisinin karışımının bir türü.Die beiden Blütenfarben haben sich also scheinbar gemischt.
Bu ikisinin karışımının bir türü.Dostajemy ich mieszankę.
Bu ikisinin karışımının bir türü.È il tipo di una miscela dei due.
Bu ikisinin karışımının bir türü.Esto es lo que mezcla es. Es tipo de una mezcla de los dos.
Bu ikisinin karışımının bir türü.두개의 혼합같은 것이죠
Bu ikisinin karışımının bir türü.To je to promíchání znaků, obě barvy se spolu smíchají.
Bu ikisinin karışımının bir türü.Микс от двата цвята.