karışım ile cümle
karışım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bağların ve normal dosyaların karışımı.Суміш посилань і звичайних файлів.
Bağların ve normal dosyaların karışımı.リンクと普通のファイルが混在しています。
Başlangıçtaki karışımda 50 gram var yani sadece 50 yazacağım. .처음에 주어진 용액의 양은 50온스 50이라고 쓰겠습니다
Başlangıçtaki karışımda 50 gram var yani sadece 50 yazacağım. .Máme 50 uncí, tedy sem napíšu 50.
Başlangıçtaki karışımda 50 gram var yani sadece 50 yazacağım. .Początkowy roztwór, mamy niego 50 uncji, więc napiszę po prostu 50.
Başlangıçtaki karışımda 50 gram var yani sadece 50 yazacağım. .Vi har 50 liter, så vi skriver 50.
Başlangıçtaki karışımda 50 gram var yani sadece 50 yazacağım. .Начален разтвор, имаме 50 унции от него, така че просто ще напиша 50.
Bileşeninde çok karmaşık kimyasalların karışımı var.Het is doordrenkt met een complexe cocktail chemicaliën, het ruikt luxe en karakteristiek.
Bileşeninde çok karmaşık kimyasalların karışımı var.이것은 대단히 복잡한 화학 성분의 혼합물이 주입되어서
Bileşeninde çok karmaşık kimyasalların karışımı var.Tide enthält einen komplexen Cocktail an Chemikalien, es riecht also luxuriös und unverkennbar.
Bileşeninde çok karmaşık kimyasalların karışımı var.Zawiera złożoną mieszaninę chemikaliów, pachnie luksusem i jest łatwo rozpoznawalne.
Bileşeninde çok karmaşık kimyasalların karışımı var.В его состав входит сложный коктейль химикатов, придающий ему дорогой и отчётливый аромат.
Bileşeninde çok karmaşık kimyasalların karışımı var.זה מעורבב עם קוקטייל מורכב מאוד של כימיקלים,
Bileşeninde çok karmaşık kimyasalların karışımı var.حيث يتكون من مواد كيميائية معقدة
Bileşeninde çok karmaşık kimyasalların karışımı var.ゴージャスで独特な香りがするし
Bir başka şey, ışığın karışım desenleri oluşturmasıdır.Alt motiv, lumina face modele de interferenţă.
Bir başka şey, ışığın karışım desenleri oluşturmasıdır.A segunda razão é que a luz faz padrões de interferência.
Bir başka şey, ışığın karışım desenleri oluşturmasıdır.Ensuite, la lumière créent des modèles d'interférences.
Bir başka şey, ışığın karışım desenleri oluşturmasıdır.다른 예로는, 빛이 서로 간섭하여 무늬를 만든다는 것 입니다.
Bir başka şey, ışığın karışım desenleri oluşturmasıdır.Một điều nữa là ánh sáng tạo ra hình ảnh giao thoa.
Bir başka şey, ışığın karışım desenleri oluşturmasıdır.Por otro lado, la luz forma patrones de interferencia.
Bir başka şey, ışığın karışım desenleri oluşturmasıdır.Un'altra cosa: la luce ha delle figure di interferenza.
Bir başka şey, ışığın karışım desenleri oluşturmasıdır.Za další: světlo vytváří vzorce při vzájemném působení.
Bir başka şey, ışığın karışım desenleri oluşturmasıdır.Από την άλλη όμως, το φως δημιουργεί μοτίβα συμβολής.
Bir başka şey, ışığın karışım desenleri oluşturmasıdır.Во-вторых, свет создаёт интерференционные картины.
Bir başka şey, ışığın karışım desenleri oluşturmasıdır.Освен това, светлината образува интерференчни модели.
Bir başka şey, ışığın karışım desenleri oluşturmasıdır.דבר נוסף הוא שאור יוצר תבניות התאבכות.
Bir başka şey, ışığın karışım desenleri oluşturmasıdır.و لسبب آخر أيضاً وهو أن الضوء يشكل أنماط تداخل
Bir başka şey, ışığın karışım desenleri oluşturmasıdır.干渉縞とは2つの波が一箇所にあるときに起こる
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Azok a vegyes hatások érik, ugyanolyan egyedi és sajátos formában, mint a nőt magát.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Chúng là một chuỗi ảnh hưởng mang đặc tính cá nhân như bản thân của người phụ nữ.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.De skaber en blanding af påvirkninger der er lige så individuelle og særegne som selve kvinden.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Es entsteht eine Mischung von Einflüssen, die so individuell und eigenartig sind, wie die Frau selbst.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Formam uma mistura de influências tão individual e idiossincrática como a própria mulher.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Formano un miscela di influenze tanto individuali ed idiosincratiche quanto la donna stessa.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Hal itu menciptakan berbagai pengaruh yang unik dan istimewa seperti wanita itu sendiri.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Jsou směsí podnětů individuálních a jedinečných jako žena sama.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.이런 것들은 그녀 자신 만큼이나 개인적이고 특유한 여러 영향의 조합을 만들어 냅니다
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Se formează un amestec de influenţe la fel de unice şi idiosincrasice ca femeia însăşi.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Skupaj sestavljajo mešanico vplivov, ki so tako edinstveni in posebni kot ženska sama.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Todo constituye una mezcla de influencias tan singulares e idiosincráticas como la mujer misma.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Vytvárajú celú zmes vplyvov, ktoré sú rovnako individuálne a osobité, ako samotná žena.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Wszystko to stanowi mieszaninę wpływów tak indywidualnych i specyficznych jak sama kobieta.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Ze vormen een mengeling van invloeden die even individueel en eigenaardig zijn als de vrouw zelf.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Αποτελούν ένα μίγμα επιρροών τόσο μοναδικό και ιδιοσυγκρασιακό όσο και η ίδια η γυναίκα.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Вони створюють суміш впливів настільки своєрідних та індивідуальних як сама жінка.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Те образуват смесица от влияния, толкова индивидуални и особени, колкото самата жена.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Это составляет набор воздействий, столь же индивидуальных и уникальных, как и сама женщина.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.כל זה יוצר תערובת של השפעות שהיא אינדיבידואלית וייחודית כמו האם עצמה.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.تشكل جميعها خليطا من التأثيرات بنفس القدر و الخصوصيّة التي تؤثر في المرأة نفسها.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.その妊婦と同じくらい 個性的で特有なものです 胎児はこれらを全て
Birden çok saf metalin homojen karışımıHomogena zmes večih čistih snovi.
Birden çok saf metalin homojen karışımıHomogen blanding af flere rene materialer.
Birden çok saf metalin homojen karışımıHomogen blandning av flera rena material.
Birden çok saf metalin homojen karışımıHomogenes Gemisch mehrerer reinen Materialien
Birden çok saf metalin homojen karışımıHomogénna zmes viacerých čistých materiálov
Birden çok saf metalin homojen karışımıJednorodna mieszanina wielu czystych materii
Birden çok saf metalin homojen karışımıMélange homogène de multiples matériaux purs
Birden çok saf metalin homojen karışımıMezcla homogénea de varias sustancias puras.
Birden çok saf metalin homojen karışımıMiscela omogenea di più sostanze pure