karışık ile cümle
karışık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Çünkü bu çok karışık matematiksel konuları anlatırken her videoda bir kavram anlatmayı daha uygun buluyorum. -Понеже разбирам, че с тези супер претрупани математически задачи, добре е да имаме дадено понятие навреме.
Çünkü bunu yapmak bize daha karışık sorular çözerken yardımcı olacak.그래야 복잡한 문제를 풀 때에도 도움이 되니까요
Çünkü bunu yapmak bize daha karışık sorular çözerken yardımcı olacak.Perché sarà utile quando avremo problemi più complicati.
Çünkü bunu yapmak bize daha karışık sorular çözerken yardımcı olacak.Решение этого примера будет образцом для выполнения более сложных заданий. Договорились?
Çünkü bunu yapmak bize daha karışık sorular çözerken yardımcı olacak.בגלל שזה יעזור לכם כשיהיו לכם בעיות יותר מורכבות.
Çünkü bunu yapmak bize daha karışık sorular çözerken yardımcı olacak.لان هذا سيكون مفيد عندما يكون لديك مسائل معقده اكثر
Çünkü bunu yapmak bize daha karışık sorular çözerken yardımcı olacak.こういう問題に出くわしたときは
Çünkü bu problem büyük, karışık ve dağınık.Azért, mert ez egy nagy probléma, és komplikált és zűrzavaros.
Çünkü bu problem büyük, karışık ve dağınık.Bởi vì nó là một vấn đề lớn, và nó phức tạp và hỗn độn.
Çünkü bu problem büyük, karışık ve dağınık.C'est parce que c'est un gros problème, et c'est compliqué, et embrouillé.
Çünkü bu problem büyük, karışık ve dağınık.E' perché è un grosso problema, è complicato e confuso.
Çünkü bu problem büyük, karışık ve dağınık.Fordi det er et stort problem, og indviklet og rodet.
Çünkü bu problem büyük, karışık ve dağınık.Ganz einfach: Es ist ein großes Problem, und es ist kompliziert und verwirrend.
Çünkü bu problem büyük, karışık ve dağınık.Itu dikarenakan hal tersebut adalah masalah besar, dan ruwet serta berantakan.
Çünkü bu problem büyük, karışık ve dağınık.이것이 아주 큰 문제이기도 하고, 굉장히 복잡하고 혼란스러운 것이기 때문입니다.
Çünkü bu problem büyük, karışık ve dağınık.No protože to je velký problém a je to složité a zmatené.
Çünkü bu problem büyük, karışık ve dağınık.Omdat het een groot probleem is, complex en chaotisch.
Çünkü bu problem büyük, karışık ve dağınık.Pentru că e o problemă mare, complicată și destul de urâtă.
Çünkü bu problem büyük, karışık ve dağınık.Ponieważ jest on naprawdę duży, skomplikowany i pogmatwany.
Çünkü bu problem büyük, karışık ve dağınık.Porque es un gran problema, complicado y confuso.
Çünkü bu problem büyük, karışık ve dağınık.Porque é um grande problema, e é complicado e confuso.
Çünkü bu problem büyük, karışık ve dağınık.Pretože ide o veľký problém, ktorý je navyše i komplikovaný a chaotický.
Çünkü bu problem büyük, karışık ve dağınık.Είναι γιατί πρόκειται για ένα μεγάλο και περίπλοκο πρόβλημα.
Çünkü bu problem büyük, karışık ve dağınık.Защото това е голям проблем, който е сложен и разхвърлян.
Çünkü bu problem büyük, karışık ve dağınık.Потому, что это - серьезная задача, сложная, со множеством деталей.
Çünkü bu problem büyük, karışık ve dağınık.Тому що це - велике завдання, складне і брудне.
Çünkü bu problem büyük, karışık ve dağınık.מפני שזוהי בעיה גדולה, מסובכת ומבולגנת.
Çünkü bu problem büyük, karışık ve dağınık.السبب هو أنها مشكلة كبيرة، وهي مشكلة معقدة وفوضوية.
Çünkü bu problem büyük, karışık ve dağınık.複雑に絡み合った問題だからです 1つの動画に権利者が
Çünkü nerede kıskançlık, bencillik varsa, orada karışıklık ve her tür kötülük vardır.Bo gdzie jest zawiść i zajątrzenie, tam i rozterki, i wszelka zła sprawa.
Çünkü nerede kıskançlık, bencillik varsa, orada karışıklık ve her tür kötülük vardır.Căci acolo unde este pizmă şi duh de ceartă, este tulburare şi tot felul de fapte rele.
Çünkü nerede kıskançlık, bencillik varsa, orada karışıklık ve her tür kötülük vardır.Denn wo Neid und Zank ist, da ist Unordnung und eitel böses Ding.
Çünkü nerede kıskançlık, bencillik varsa, orada karışıklık ve her tür kötülük vardır.for hvor der er avind og trettesyke, der er urede og alt det som ondt er.
Çünkü nerede kıskançlık, bencillik varsa, orada karışıklık ve her tür kötülük vardır.Kjer je namreč zavist in sebičnost, tam je nerednost in vse zlo dejanje.
Çünkü nerede kıskançlık, bencillik varsa, orada karışıklık ve her tür kötülük vardır.시기와 다툼이 있는 곳에는 요란과 모든 악한 일이 있음이니라
Çünkü nerede kıskançlık, bencillik varsa, orada karışıklık ve her tür kötülük vardır.Lebo kde je závisť a svár, tam je aj nepokoj i každá zlá vec.
Çünkü nerede kıskançlık, bencillik varsa, orada karışıklık ve her tür kötülük vardır.Nebo kdežť jest závist a rozdráždění, tu jest roztržka a všeliké dílo zlé.
Çünkü nerede kıskançlık, bencillik varsa, orada karışıklık ve her tür kötülük vardır.poiché dove c'è gelosia e spirito di contesa, c'è disordine e ogni sorta di cattive azioni
Çünkü nerede kıskançlık, bencillik varsa, orada karışıklık ve her tür kötülük vardır.Porque donde hay celos y contiendas, allí hay desorden y toda práctica perversa
Çünkü nerede kıskançlık, bencillik varsa, orada karışıklık ve her tür kötülük vardır.Porque onde há ciúme e sentimento faccioso, aí há confusão e toda obra má.
Çünkü nerede kıskançlık, bencillik varsa, orada karışıklık ve her tür kötülük vardır.rt a hol irígység és czivakodás [van], ott háborúság és minden gonosz cselekedet is [van.]
Çünkü nerede kıskançlık, bencillik varsa, orada karışıklık ve her tür kötülük vardır.Sillä missä kiivaus ja riitaisuus on, siellä on epäjärjestys ja kaikkinainen paha meno.
Çünkü nerede kıskançlık, bencillik varsa, orada karışıklık ve her tür kötülük vardır.thi hvor der er Avind og Rænkesyge, der er Forvirring og al ond Handel.
Çünkü nerede kıskançlık, bencillik varsa, orada karışıklık ve her tür kötülük vardır.Ty där avund och genstridighet råda, där råder oordning och allt vad ont är.
Çünkü nerede kıskançlık, bencillik varsa, orada karışıklık ve her tür kötülük vardır.Vì ở đâu có những điều ghen tương tranh cạnh ấy , thì ở đó có sự lộn_lạo và đủ mọi thứ ác .
Çünkü nerede kıskançlık, bencillik varsa, orada karışıklık ve her tür kötülük vardır.Vì ở đâu có những điều ghen tương tranh cạnh ấy, thì ở đó có sự lộn lạo và đủ mọi thứ ác.
Çünkü nerede kıskançlık, bencillik varsa, orada karışıklık ve her tür kötülük vardır.Waar jaloezie en eerzucht zijn, vindt u ook wanorde en meer van dat kwaad.
Çünkü nerede kıskançlık, bencillik varsa, orada karışıklık ve her tür kötülük vardır.Διοτι οπου ειναι φθονος και φιλονεικια, εκει ακαταστασια και παν αχρειον πραγμα.
Çünkü nerede kıskançlık, bencillik varsa, orada karışıklık ve her tür kötülük vardır.Де бо зависть та сварка, там безладдє і всяке лихе дїло.
Çünkü nerede kıskançlık, bencillik varsa, orada karışıklık ve her tür kötülük vardır.ибо где зависть и сварливость, там неустройство и все худое.
Çünkü nerede kıskançlık, bencillik varsa, orada karışıklık ve her tür kötülük vardır.И тъй, покорявай се на Бога, но противете се на дявола, и той ще бяга от вас.
Çünkü nerede kıskançlık, bencillik varsa, orada karışıklık ve her tür kötülük vardır.כי במקום קנאה ומריבה שם מהומה וכל מעשה רע׃
Çünkü nerede kıskançlık, bencillik varsa, orada karışıklık ve her tür kötülük vardır.لانه حيث الغيرة والتحزب هناك التشويش وكل امر رديء.
Çünkü nerede kıskançlık, bencillik varsa, orada karışıklık ve her tür kötülük vardır.在 何 處 有 嫉 妒 分 爭 、 就 在 何 處 有 擾 亂 、 和 各 樣 的 壞 事
Çünkü nerede kıskançlık, bencillik varsa, orada karışıklık ve her tür kötülük vardır.在 何處 有 嫉妒 分爭 、 就 在 何處 有 擾亂 、 和 各 樣 的 壞事
- çünkü ortam karışıktı. - Evet. Ama şimdi tam bir keşmekeş.Porque era um desastre, agora então está muito pior.
- çünkü ortam karışıktı. - Evet. Ama şimdi tam bir keşmekeş.Prej je bila res zmeda ampak zdaj je katastrofa.
- çünkü ortam karışıktı. - Evet.Ez egy tévedés volt.
- çünkü ortam karışıktı. - Evet.- karena sebelumnya berantakan...
- çünkü ortam karışıktı. - Evet.- perchè era un casino.