karışık ile cümle

karışık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bir sonraki videoda, size daha karışık üç katlı integraller kurmayı öğreteceğim. -W następnym nagraniu zaprezentuję jak poradzić sobie z bardziej skomplikowaną całką potrójną.
Bir sonraki videoda, size daha karışık üç katlı integraller kurmayı öğreteceğim. -Y en el siguiente video te mostraré cómo configurar más complicado integrales triples.
Bir sonraki videoda, size daha karışık üç katlı integraller kurmayı öğreteceğim. -В сладващия клип ще ви покажа как се процедира с по-сложни тройни интеграли
Biz karışık bir kültürde büyüdüm bu yüzden babam yerli,.Dorastaliśmy w mieszanej kulturze.
Biz karışık bir kültürde büyüdüm bu yüzden babam yerli,.- Ja, mijn moeder was blank en mijn vader was Aboriginal, dus wij groeiden op in een gemengde cultuur.
Biz karışık bir kültürde büyüdüm bu yüzden babam yerli,.Nous avons grandi dans une culture mixte.
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.Hicimos cintas mezcladas, ellos remezclan música.
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.우리는 '믹스'된 테입을 만들었고, 반면 우리 아이들은 음악을 '리믹스' 합니다.
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.Mi kazettákat cserélgettünk, ők zenét kevernek.
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.My jsme míchali pořadí skladeb, oni remixují hudbu.
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.Noi făceam casete mixate, ei fac remix la muzică.
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.Noi facevamo compilation su nastro; loro remixano i brani.
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.Nós gravávamos em cassetes. Eles remisturam música.
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.Nous avions les cassettes, ils ont les remix.
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.U nas były składanki, u nich remiksy.
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.Vi gjorde blandband, de remixar musik.
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.Wij maakten compilaties... zij remixen muziek.
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.Wir haben Kassetten aufgenommen, sie re-mixen Musik.
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.Εμείς φτιάχναμε κασέτες με διάφορα τραγούδια, αυτά κάνουν ρεμίξ μουσικής.
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.Мы делали свои сборники, они переделывают музыку.
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.Ние правехме миксирани записи. те миксират музика.
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.لقد كنا نسجل شرائط المسجلات .. وهم يعيدون دمج"ريميكس" الموسيقى
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.私たちはテレビを見ましたが、彼らはテレビを作るのです
Böyle bir karışıklık içinde o onu açmak ya da olup olmadığını bilmiyordum.이러한 혼란에서 그녀가 그녀의 설정 또는 아니었 여부를 모르는.
Böyle bir karışıklık içinde o onu açmak ya da olup olmadığını bilmiyordum.Tällaisissa sekaannusta että hän ei koskaan tiennyt oliko se hänen vuoronsa vai ei.
Böyle bir karışıklık içinde o onu açmak ya da olup olmadığını bilmiyordum.בלבול כזה שהיא אף פעם לא ידעתי אם זה היה להפוך אותה או לא.
Böyle bir karışıklık içinde o onu açmak ya da olup olmadığını bilmiyordum.في مثل هذا التشوش أنها لم تعرف أبدا ما إذا كان لها بدورها أم لا.
Böyle bir karışıklık içinde o onu açmak ya da olup olmadığını bilmiyordum.そこで彼女は彼女のハリネズミを探しに行きました。
Böylece bazen karışık olabilen limiti almamıza gerek kalmayacak.이번 강의에서 증명하지는 않지만,
Böylece bazen karışık olabilen limiti almamıza gerek kalmayacak.Wir müssen uns keine Gedanken über irgendwelche Grenzwerte mehr machen
Böylece iki pi radyan olduğunu görürüz. Kafanız hala karışıksa, şu taraftan düşünün.Also dieser Winkel ist 2π Radianten.
Bu bazı karışıklıklardan da kaynaklanabilir.A to tiež môže pochádzať z duševných nepokojov.
Bu bazı karışıklıklardan da kaynaklanabilir. Bunlardan en yaygın olanlardan biri mutluluk ve zevktir.Y esto también puede provenir de algunas confusiones, una de las más comunes es confundir felicidad y placer.
Bu bazı karışıklıklardan da kaynaklanabilir.Das kann auch aufgrund einiger Verwechslungen geschehen.
Bu bazı karışıklıklardan da kaynaklanabilir.E isso pode resultar de algumas confusões.
Bu bazı karışıklıklardan da kaynaklanabilir.E questo può essere causato anche da una certa confusione.
Bu bazı karışıklıklardan da kaynaklanabilir.Et cela provient aussi de certaines confusions.
Bu bazı karışıklıklardan da kaynaklanabilir.Ez eredhet félreértésekből.
Bu bazı karışıklıklardan da kaynaklanabilir.Het kan ook door verwarring komen.
Bu bazı karışıklıklardan da kaynaklanabilir.Iar asta are probabil la bază nişte confuzii.
Bu bazı karışıklıklardan da kaynaklanabilir.Ini bisa juga berasal dari kerancuan.
Bu bazı karışıklıklardan da kaynaklanabilir.이는 오해에서 비롯된 것일 수 있습니다.
Bu bazı karışıklıklardan da kaynaklanabilir.Może to wynikać z pewnych nieporozumień.
Bu bazı karışıklıklardan da kaynaklanabilir.Och det kan komma ifrån en del sammanblandningar.
Bu bazı karışıklıklardan da kaynaklanabilir.Příčinou také může být zaměňování.
Bu bazı karışıklıklardan da kaynaklanabilir.Tämä voi johtua väärinkäsityksistä.
Bu bazı karışıklıklardan da kaynaklanabilir.Và điều đó cũng có thể đến từ một số nhầm lẫn.
Bu bazı karışıklıklardan da kaynaklanabilir.Και αυτό μπορεί να προέλθει επίσης από κάποιες συγχύσεις.
Bu bazı karışıklıklardan da kaynaklanabilir.І такі враження можуть виникати через непорозуміння і плутанину.
Bu bazı karışıklıklardan da kaynaklanabilir.Това може да бъде породено от някои обърквания.
Bu bazı karışıklıklardan da kaynaklanabilir.Это может происходить из-за смешения понятий.
Bu bazı karışıklıklardan da kaynaklanabilir.וזה יכול גם לנבוע מבלבול מסויים.
Bu bazı karışıklıklardan da kaynaklanabilir.وذلك أيضاً يمكن أن يأتى من بعض الإلتباس .
Bu bazı karışıklıklardan da kaynaklanabilir.喜びを幸せと思い込む事はよくあります
Bu bilançoyu çok karışık yapmışım, biraz düzenleyip yeniden çizmek mantıklı olacak.A udělal jsem tuhle rozvahu tak zmatenou, že myslím, že má smysl ji překreslit, trochu ji vyčistit.
Bu bilançoyu çok karışık yapmışım, biraz düzenleyip yeniden çizmek mantıklı olacak.再描画するのが理にかなっているので、 少し綺麗にしましょう。 私達の新しいバランスシートは何でしょうか。
Bu biraz karışık.E' un poco più complicato.
Bu, biraz karışık gelebilir, ama boşuzay hesaplarken çok faydalı bir bilgi. -Dus we hoefden niet eens een grote uitgebreide matrix op te schrijven hier.
Bu, biraz karışık gelebilir, ama boşuzay hesaplarken çok faydalı bir bilgi. -وربما ان هذا يبدو مربكاً بعض الشيئ، لماذا نكتبه، لكنها مفيدة جداً
Bu biraz karışık gibi ama fazla telaşlanmayın.Daca asta va e neclar-- nu va faceti probleme prea mult.

İlgili Sayfalar