Tom karısının dırıdırından bıkmış.Tom got tired of his wife's nagging.
Tom'un karısı, mali işlerini yönetiyor.Tom's wife manages their finances.
Tom karısını kaybetmek istemedi.Tom didn't want to lose his wife.
Şimdi kafam daha da karışık.Now I'm even more confused.
Bu petrol şirketi büyük bir petrol yolsuzluğu skandalına karıştı.This oil company was involved in a massive oil corruption scandal.
Ben Leyla, Sami'nin karısı.I'm Layla, Sami's wife.
"Ben Sami'nin karısıyım." "Eski karısı demek istiyorsun.""I'm Sami's wife." "You mean ex-wife."
Ben Sami'nin karısıyım. Lütfen onu bir daha aramayın.I'm Sami's wife. Please don't call him again.
"Kim o?" "Ben Sami'nin karısıyım ve lütfen kocamdan uzak durun.""Who is that?" "I'm Sami's wife and please stay away from my husband."
Leyla, Sami'nin üçüncü karısıydı.Layla was Sami's wife number three.
Leyla, Sami'nin üç numaralı karısıydı.Layla was Sami's wife number three.
Sami'nin Leyla'yla olan ilişkisi karısının kulaklarına ulaştı.Sami's affair with Layla reached his wife's ears.
Leyla karışmaya cesaret edemedi.Layla didn't dare get involved.
Sami insanların yaralanıp öldüğü bir kazaya karıştı.Sami was involved in an incident where people were injured and killed.
Sami iki kişinin öldüğü yerdeki bir soyguna karıştı.Sami was involved in a robbery where two people died.
Sami karışık yaşantısının kontrolünü ele geçirdiğini düşünüyordu.Sami thought he had regained control of his complicated life.
Sami, Mecid'e karısını öldürmesini söyledi.Sami asked Majid to kill his wife.
Sami hem Ferit'i hem de onun karısını öldürdü.Sami killed both Farid and his wife.
Sami bundan karısına asla söz etmedi.Sami never told his wife about this.
Tom kötü bir kazaya karışmıştı.Tom was involved in a bad accident.
Bu, Tom'un ve karısının bir resmi.This is a picture of Tom and his wife.
Tom kötü bir kazaya karıştı.Tom has been involved in a bad accident.
Tom'un anne babası ve karısı iyi anlaşmıyor.Tom's parents and his wife don't get along.
Sami karısını öldürdü ve yedi.Sami killed and ate his wife.
Sami'nin karısı ve bebeği yan odada uyuyordu.Sami's wife and baby were asleep in the next room.
Sami karısı ve bebeği ile birlikte Kahire'ye bir yolculuk yaptı.Sami made a trip to Cairo with his wife and baby.
Sami bunu karısına göstermedi.Sami didn't show this to his wife.
Sami'nin karısı bebekleriyle uyuyordu.Sami's wife was sleeping with their baby.
Sami karısını öldürmeyi hayal ediyordu.Sami fantasized about killing his wife.
Sami'nin, Leyla'nın düzensiz davranışları nedeniyle kafası karışmıştı.Sami was confused by Layla's erratic behavior.
Umarım hiçbir şeyi karıştırmadım.I hope I did not mix anything up.
O size Mısır'daki karısından ve çocuklarından bahsetti mi?Did he tell you about his wife and children in Egypt?
Yükselen güneş gökyüzünü parlak bir renk karışımıyla süsledi.The rising sun bathed the sky in a brilliant blend of colours.
Barmen içecekleri karıştırdı.The bartender mixed the drinks.
Tom kafası karışmış olabilir.Tom may be confused.
Tom karıştırılmamalıydı.Tom shouldn't have ever gotten involved.
Tom karısından daha iyi yemek yapabiliyor.Tom is able to cook better than his wife.
Bence Tom kafam karışık olacak.I think Tom will be confused.
Tom kafasının karışık olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is confused.
Tom'un kafasının karıştığını biliyorum.I know that Tom is confused.
Tom ilk kitabını karısına adadı.Tom dedicated his first book to his wife.
Tom'un karısının kim olduğunu öğrenmek istiyorum.I want to know who Tom's wife is.
Tom'un karısı kim, bilmek istiyorum.I want to know who Tom's wife is.
Tom'un karısı, tam onun kadar delidir.Tom's wife is just as crazy as he is.
Tom'un ilk karısı çok garip biriydi.Tom's first wife was really strange.
Tom karısını bir araba kazasında kaybetti.Tom lost his wife in a car accident.
Tom nadiren karısına hediyeler verir.Tom rarely gives his wife presents.
Tom karısıyla Boston'da yaşıyor.Tom lives with his wife in Boston.
Tom bu bölgeyi karış karış bilir.Tom knows every inch of this area.
Tom'un ilk karısı Bostonlu.Tom's first wife was from Boston.
Tom, John'un eski karısıyla evliTom is married to John's ex-wife.
Tom karışıklık yüzünden sorumlu tutuldu.Tom has been blamed for the mess.
Tom'un bunu yapmak için kafası çok karışık.Tom is too confused to do that.
Tom'un ilk karısı Kanadaydı.Tom's first wife was Canadian.
Dairem geçek bir karışıklık.My apartment's a real mess.
Tom'un muhtemelen kafası karışmış olacak.Tom will probably be confused.
Tom Mary'nin John'un karısı olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know that Mary was John's wife.
Tom bana kafası karışmış olduğunu söyledi.Tom told me that he's puzzled.
Tom sersemlemiş ve kafası karışmış görünüyordu.Tom seemed dazed and confused.
Tom kafası karışmış ve üzgün görünüyordu.Tom seemed confused and upset.