Seçimlerin sonucu çok karışıktır.The outcome of the elections is a mixed bag.
Tom'un karısının ona oy vermediği şeklinde söylentiler var.There are rumors that Tom's wife didn't vote for him.
Bir blender birlikte farklı gıdaların karışımı sağlar.A blender lets you mix different foods together.
Tom'un kafası karışmış ve korkmuş.Tom is confused and scared.
Ben Tom'u erkek kardeşiyle karıştırdım.I mistook Tom for his brother.
İşi zevkle karıştırmam.I don't mix business with pleasure.
Tom buna nasıl karıştı?How did Tom get involved in this?
Tom karısı ile birlikte evde.Tom is at home with his wife.
Koca, mutfakta karısına yardım ediyor.The husband is helping his wife in the kitchen.
O, karısına makyaj yaptırdı.He had his wife painted.
Tom artık karısıyla yaşamıyor.Tom doesn't live with his wife anymore.
Tom eski karısını tanımadı.Tom didn't recognize his ex-wife.
Klişeler kafa karıştırıcı ve yanıltıcıdır.Stereotypes are confusing and misleading.
Dün geceki fırtına Boston'da karışıklık bıraktı.Last night's storm left a mess in Boston.
Cinayete başka kimse karışmadı.Nobody else was involved in the murder.
İşe karıştığınız için üzgünüz.We regret you've become involved.
Bu her şeyi karıştırdı.That complicated the whole thing.
Tom bir kazaya karışmış olabilir mi merak ediyorum?I wonder if Tom could've been involved in an accident.
Adam biraz kafası karışık görünüyor.The guy looks slightly confused.
Tom, Mary'nin karıştığını düşünüyordu.Tom thought that Mary was involved.
Kitap karışık eleştiriler aldı.The book received mixed reviews.
İnsanların kafalarını karıştırmak istemedim.I didn't want to confuse people.
Cevap karışıktır.The answer is it's complicated.
Tom karısının yanına gömüldü.Tom was buried next to his wife.
Ben işleri karıştırmak istemiyorum.I don't want to stir things up.
Kafamızın karıştığımızı sanmıyorum.I don't think we were confused.
Karışıklık daha da kötüleşti.The confusion only got worse.
Tom bir kavgaya karıştı.Tom got involved in the brawl.
Tom kayıplara karıştı.Tom disappeared into thin air.
Tom'un karısı bir ponpon kızdı.Tom's wife was a cheerleader.
Tom karısına kızgındı.Tom was angry with his wife.
Tom'un karısı öldürüldü.Tom's wife has been killed.
O ona ve karısına hakaret etti.She insulted him and his wife.
Tom herhangi bir şekilde adının karışmasını reddetti.Tom denied any involvement.
İşleri karıştırmayalım.Let's not confuse things.
İnsanların kafası karışık.The people are confused.
Tom karışmadı bile.Tom wasn't even involved.
Tom'un karısı onu boşadı.Tom's wife divorced him.
Karışık duygularım var.I have mixed emotions.
Pirinç ekleyin ve iyice karıştırın.Add rice and mix well.
Tom karısını bıçakladı.Tom stabbed his wife.
Tom karısını öldürdü.Tom killed his wife.
O beni ikiz erkek kardeşimle karıştırdı.He confused me for my twin brother.
Tom az önce ortalığı karıştırdı.Tom just messed up.
Mary çayını karıştırdı.Mary stirred her tea.
Tom karısı öldüğünden beri yalnız yaşıyor.Tom has lived alone since his wife died.
Karısı onu terk etti.His wife left him.
Karısı onu terk etti ve o işinden kovuldu.His wife left him and he was fired from his job.
Tom görevinden atıldı ve karısı ondan ayrıldı.Tom was fired from his job and his wife left him.
Sarımsakları büyük bir karıştırma kabına koyun.Put the yolks in a large mixing bowl.
Tom'un karısının evlilik dışı bir ilişkisi vardı.Tom's wife had an extramarital affair.
Tom karısının babasından daha yaşlı.Tom is older than his wife's father.
Tom her şeye karışır.Tom is involved in everything.
Bunun hakkında karışık duygularım var.I have mixed emotions about this.
Tom'un yarattığı karışıklığa bak.Look at the mess Tom made.
Ben karışmak istemedim.I didn't mean to meddle.
Ben Mary, Tom'un karısı.I'm Mary, Tom's wife.
Onun karısı çok tatlı.His wife is very pretty.
Gerçekten büyüdüğümde bir bakanın karısı olmak istediğimi düşünüyorum.I really think I'd like to be a minister's wife when I grow up.
Senin gibi hoş bir adam nasıl böyle bir karışıklık yaşadı?How did a nice guy like you get in a mess like this?