Ana içeriğe geç
Sözlük

karış karış ile cümle

karış karış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Bu konuda karışık duygularım var.I have mixed feelings about this.
Bu malzeme, su ile karıştırılır.This substance will mix with water.
Bu kahve Java ve Brezilya'nın bir karışımıdır.This coffee is a blend of Java and Brazil.
Margarini tereyağı ile karıştırdın mı?Did you mistake the margarine for butter?
Zavallı adam karısını bir daha asla görmeyecekti.The poor man was never to see his wife again.
Avusturya ile Avustralya'yı karıştırma.Don't confuse Austria with Australia.
O insanların işine karışma.Don't get involved with those people.
O böyle bir karısı olduğu için şanslı.He is fortunate having such a good wife.
Onun karısı İngilizcenin yanı sıra İspanyolca konuşur.His wife speaks Spanish as well as English.
Ben seni erkek kardeşimle karıştırdım.I mistook you for my brother.
Diğer insanların işlerine karışmaya hakkın yoktur.You have no right to interfere in other people's affairs.
Yalnızlık ile izole edilmeyi birbirine karıştırmamak gerek. Bunlar iki farklı şey.We shouldn't confuse solitude with isolation. They are two separate things.
Ben bir trafik kazasına karıştım.I was involved in a traffic accident.
İşini kişisel işlerin ile karıştırmaman gerekir.You should not confuse business with personal affairs.
Orada oturan kadın onun şimdiki karısı.The woman sitting over there is his present wife.
Milliyetçilik, vatanseverlikle karıştırılmamalıdır.Nationalism is not to be confused with patriotism.
Bugün Tokyo piyasasında hisse senedi fiyatları karışıktı.Stock prices were mixed on the Tokyo market today.
Hatlar karıştı.The lines are crossed.
Karışıklığı önlemek için, takımlar farklı renkler giydi.To avoid confusion, the teams wore different colors.
Şeker ile tuzu birbiriyle karıştırma.Don't confuse sugar with salt.
Karısı olmasaydı , o işini değiştirmezdi.If it had not been for his wife, he would not have changed his job.
Karısı dışarıda olduğu için, kendisine akşam yemeği pişirdi.His wife being out, he cooked dinner for himself.
Karısı onu terk ettikten sonra içmeye başladı.He took to drinking after his wife left him.
Karısını sevindirmek umuduyla, Tom ona güzel elmas bir gerdanlık aldı.Hoping to cheer up his wife, Tom bought her a beautiful pearl necklace.
İşi zevkle karıştırma.Don't mix business with pleasure.
Benim işime karışmayın.Don't interfere with my work.
Profesörün bize verdiği problemi çözmeye çalıştık fakat karışık görünüyordu.We tried to figure out the problem our professor had given us, but it seemed confusing.
Biz ikiziz. İnsanlar genellikle beni erkek kardeşimle karıştırıyor.We are twins. People often mistake me for my brother.
Karısı piyanist olan bir arkadaşım var.I have a friend whose wife is a pianist.
İşlerime karışmayın.Don't meddle in my affairs.
Amcam trafik kazasına karıştı.My uncle was involved in the traffic accident.
Dayım trafik kazasına karıştı.My uncle was involved in the traffic accident.
Ben her zaman, John'u Paul ile karıştırıyorum.I'm always confusing John with Paul.
Ben her zaman John'u ve onun ikiz erkek kardeşini karıştırırım.I always confuse John and his twin brother.
Ben küçük bir tartışmaya karıştım.I was involved in a petty argument.
Ben münakaşaya karıştım.I was involved in the quarrel.
O meseleye karıştırılmak istemiyorum.I don't want to be involved in that matter.
Belaya karıştım.I was involved in the trouble.
New York'un her karışını bilirim.I know every inch of New York.
Seni işe karıştırmak istemedim.I didn't want to bring you in.
İşi eğlenceyle karıştırmaktan hoşlanmıyorum.I don't like to mix business with pleasure.
Bazen "curve"'ü "carve" ile karıştırıyorum.At times I confuse curve with carve.
Onun suça karıştığını duydum.I heard of his involvement in crime.
İşi ve oyunu karıştıran bir iş bulmak istiyorum.I want to get a job that mixes work and play.
Özel işlere karışmayın.Don't interfere in private concerns.
Biz onu bir Amerikalı ile karıştırdık.We took him for an American.
Seni ilgilendirmeyen konulara karışma!Don't interfere with matters that do not concern you!
Seni ilk gördüğümde kız kardeşinle karıştırdım.I mistook you for your sister when I first saw you.
Yazı şekli bu makalede çok daha az karışık.The writing style is much less complicated in this article.
Bana karışmayın.Don't pick at me.
Saçlarım çok karışık oldu.My hair got kinky.
O, yeni pozisyonundan vazgeçerek karısını hayal kırıklığına uğratmak istemedi.He didn't want to disappoint his wife by giving up his new position.
Diğer insanların işlerine karışmayın.Don't interfere in other people's affairs.
Diğer insanların işine karışmayın.Don't meddle in other people's affairs.
Su ve yağ birbirine karışmaz.Oil and water don't blend.
Yağı suyla karıştıramazsın.You can't mix oil with water.
Mavi boyayı sarı boyayla karıştır.Blend the blue paint with the yellow paint.
Uzun, uzun zaman önce yaşlı bir adam ve karısı yaşarmış.Long, long ago, there lived an old man and his wife.
Mavi boya ile kırmızı boyayı karıştırın.Blend the red paint with the blue paint.
Öğretmen bizim adlarımızı karıştırdı.The teacher mixed up our names.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod