Ana içeriğe geç
Sözlük

karış karış ile cümle

karış karış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Bizim hala biraz kafamız karışık.We're still a little confused.
Bu biraz kafa karıştırıcı olabilir.It can be a little confusing.
Tom karısıyla nerede tanıştı?Where did Tom meet his wife?
Bunların hepsi çok kafa karıştırıcı.This is all very confusing.
Bu biraz kafa karıştırıcı.This is a little confusing.
Kafası karışmak kolaydır.It's easy to get confused.
Benim iyice kafam karışmıştı.I was thoroughly confused.
Tom'un karısının adı ne?What's Tom's wife's name?
O kafa karıştırıcı bir zamandı.It was a confusing time.
Bu benim kafamı karıştırıyordu.It was confusing to me.
Tom'un karısı nerede?Where is Tom's wife?
Kıskançlık imrenme ile aynı değildir. İkisini karıştırmayın. Bir fark var.Jealousy is not the same as envy. Do not confuse the two. There is a difference.
Bizim bile kafamız karıştı.Even we ourselves were confused.
Tom karısının onu neden terk ettiğimi merak ediyordu.Tom wondered why his wife left him.
Tom karısının onu neden terk ettiğini bilmiyordu.Tom didn't know why his wife left him.
Bu başka birinin işinde patronluk taslamak ya da karışma mıdır?Is this patronizing or meddling in someone else's business?
Polis, bıçaklı cinayete adı karışan adamı teslim olmaya çağırdı.Police have urged the man involved in a fatal stabbing to turn himself in.
Tom hariç herkes onun karısının onu neden terk ettiğini biliyor.Everybody but Tom knows why his wife left him.
Adam karısının çocuklarını izlemesini izledi.The man watched his wife watch her kids.
İnsanların arasına karışmaktan hoşlanmıyorum.I don't like socializing.
O Başkan Karısıydı.She was the First Lady.
Tom ortalığı karıştırmaya çalışıyor gibi görünüyor.Tom seems to be trying to stir up trouble.
Tom olaya karıştığını kabul etmedi.Tom denied that he had been involved in the affair.
Yıldızbilimini gökbilimi ile karıştırma.Don't confuse astrology with astronomy.
Tom'un sevdiği bir karısı var. Onun adı Mary.Tom has a beloved wife. Her name is Mary.
Adam üç gündür karısıyla konuşmamıştı.The man had not spoken to his wife in three days.
Karışmamamız gerektiğini düşünüyorum.I think we shouldn't get involved.
O, karısının bilinçsiz olduğunu söyledi.He said his wife in unconscious.
O, karısının cinayeti için ömür boyu hapis yatıyor.He is serving a life sentence for the murder of his wife.
O, karısını vahşice öldürdü.He brutally murdered his wife.
Tom'un karısı doğum yaparken öldü.Tom's wife died in childbirth.
Onun karısı bir bebek doğurdu, o sağlıklı doğdu.His wife gave birth to a baby, who was born healthy.
Onun hakkında karışık duygularım var.I have mixed feelings about that.
Bu karışıklığı kim düzeltebilir?Who can fix this mess?
Erkek kardeşim Tom'un karısı Mary'nin babası, John, Boston'dan ziyarete geliyor.My brother Tom's wife Mary's father, John, is visiting from Boston.
Odam bir karışıklık olmalı.My room must be a mess.
Bu karışıklığa sebep olan kişi sen misin?Are you the one who caused this mess?
Ana dilim, Klingonca ve Esperanto'nun bir karışımı olan Klingorantodur.My mother tongue is Klingoranto, a mixture of Klingon and Esperanto.
Bu gerçek bir karışıklık.This is a real mess.
O, Alan'ın karısı.She is Alan's wife.
Çikolatayı eritin tereyağı ekleyin ve iyice karıştırın.Melt the chocolate, add butter and mix well.
Tom'un karısı bir avukat.Tom's wife is a lawyer.
Onun karısı Japon.His wife is Japanese.
Sen buna karıştın mı?Are you involved in this?
Duygularım hakkında kafam karışık.I'm confused about my feelings.
O bir skandala karışmıştı.He was involved in a scandal.
Neden seni hiç ilgilendirmeyen bir işe karıştın?Why did you interfere in an affair that did not concern you at all?
Tom her zaman kendini ilgilendirmeyen işlere karışır.Tom always meddles in affairs that do not concern him.
Tom'un karısı hâlâ hayatta.Tom's wife is still alive.
Mary Tom'un ikinci karısı.Mary is Tom's second wife.
O, karısının kendini anlamadığını iddia ediyor.He claims his wife doesn't understand him.
Seni ağabeyinle karıştırıyordum.I was mixing you up with your older brother.
Kimin kazandığına gelince bir karışıklık var.There is some confusion as to who won.
Tom'un karısı benim bir arkadaşım.Tom's wife's a friend of mine.
Tom'un karısının adı Mary'dir.Tom's wife's name is Mary.
Bu küçük bir kafa karıştırıcıydı.It was a little disorienting.
Tom karısının giysilerini ateşe attı.Tom threw his wife's clothes in the fire.
Bir kavgaya karıştım.I got into a fight.
Tom karısını öldürmedi.Tom didn't kill his wife.
Tom karısını döver.Tom beats his wife.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod