Ana içeriğe geç
Sözlük

karış karış ile cümle

karış karış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Ortalığı karıştırmaya çalışmıyorum, duyduğumu söylüyorum sadece.I'm not trying to stir up trouble. I'm just telling you what I heard.
Abraham Lucy üzerine Joseph'le bir kavgaya karıştı.Abraham got into a fight with Joseph over Lucy.
Dört boyutlu uzay, kafa karıştırıcıdır.Four-dimensional space is confusing.
Onlar başka bir devletin iç işlerine karışmamalıdır.They shouldn't intervene in the internal affairs of another state.
Bu cümle bir karışıklık. Bir yabancı tarafından mı yazıldı?This sentence is a mess. Was it written by a foreigner?
Tom'un karısının adı Mary ve oğlunun adı Horace'tır.The name of Tom's wife is Mary and his son's is Horace.
Tom'un ilk karısı onu aldattı, ve o, Mary ile tanıştığında beş parasızdı.Tom's first wife fleeced him, and he was broke when he met Mary.
Onun karısı yaşlıydı ama o onu seviyordu.His wife was old but he loved her.
Tom bir sopa ile ateşi karıştırdı.Tom poked the fire with a stick.
Yumurtaları çırpmak için karıştırıcı kullanacak mısın?Are you going to use the blender to beat the eggs?
Tom Mary'nin şarkı söylemesini yanlışlıkla acı bir çığlıkla karıştırdı.Tom mistook Mary's singing for a cry of agony.
Tom karısını hiç aldatmadığını söylüyor.Tom says that he has never cheated on his wife.
Tom karısını hiç aldatmadı.Tom has never cheated on his wife.
Kraliçe Vashti Kral Ahasuerus'un ilk karısıydı.Queen Vashti was the first wife of King Ahasuerus.
Tom Jackson karısı Mary'ye göre daha önce ölmüştü.Tom Jackson was predeceased by his wife, Mary.
Birinin bu karışıklığı toparlaması gerekiyor.Someone needs to clean up this mess.
Kazaya karışan her iki araba tamamen tahrip olmuştu.Both cars involved in the accident were completely totaled.
Tom gerçekten kafası karışık görünüyordu.Tom looked really confused.
O kafa karıştırıcı görünüyor.That sounds confusing.
Bu kafa karıştırıcı olabilir.That can be confusing.
Benim gerçekten kafam karışmıştı.I was really confused.
O kafa karıştırıcı, değil mi?Isn't that confusing?
Şimdi kafan mı karıştı?Are you confused now?
Tom'un kafası çok karışıktı.Tom was so confused.
Tom, karısı öldüğünde oğluyla birlikte tatildeydi.Tom was on vacation with his son when his wife died.
Karışık duygularım vardı.I had mixed feelings.
Kafam karışmıştı.I was taken aback.
Kazaya karışan erkeklerden üçü hastaneye kaldırıldı.Three of the men involved in the accident were hospitalized.
Kazaya kaç tane araba karıştı?How many cars were involved in the accident?
Asya pazarları karışıktı.Asian markets were mixed.
Enerji stokları karışıktı.Energy stocks were mixed.
Tom karısını öldürdüğü için 2013 yılında suçlu bulunmuştu.Tom was convicted in 2013 for his wife's murder.
Tom karısını korudu.Tom protected his wife.
Eğer Tom'u görürsen, ona karısının nasıl olduğunu sor.If you see Tom, ask him how his wife is doing.
Tom'un besleyeceği bir karısı ve üç çocuğu var.Tom has a wife and three children to support.
O çok fazla pachinko oynar, bu nedenle karısı ona kızgındır.He plays too much pachinko, so his wife is mad at him.
Tom karısının çok fazla para harcamasından dert yandı.Tom complained that his wife was spending too much money.
Onun eşyaları karıştırılmamıştı.Her belongings were undisturbed.
Tom'un karısının adı Mary ve oğlunun adı John.Tom's wife's name is Mary and his son's name is John.
Tom karısını aldatıyordu.Tom was cheating on his wife.
Tom karısının istediğini yaptı.Tom did what his wife asked.
Tom birkaç ay önce karısını kaybetti.Tom lost his wife a few months ago.
Bir zamanlar yaşlı bir adam ve karısı küçük bir köyde birlikte yaşarmış.Once upon a time an old man and his wife lived together in a little village.
İnsanlar çoğunlukla argument ve debate arasındaki farkı karıştırırlar.People often confuse the difference between an argument and a debate.
Tom ciddi bir suça karıştırıldı.Tom was involved in serious crime.
Tom, karısını ve çocuklarını geride bıraktı.Tom left his wife and children behind.
Tom karısının evlilik dışı ilişkisini onayladı.Tom approved of his wife's extra-marital affair.
Tom karısının öldürülmesini düzenlemekle suçlandı.Tom was convicted of arranging the murder of his wife.
Korece, öğrenilmesi kafa karıştıran bir dil, değil mi?Korean is a puzzling language to learn, isn't it?
Tom biraz kafası karışmış görünüyordu.Tom seemed a little confused.
Tom'un karısı çalışkandır.Tom's wife is hard-working.
Onun karısı Sevilla'lıdır.His wife is from Seville.
Tom, karısı ve üç çocuğuyla birlikte Boston'da yaşar.Tom lives in Boston with his wife and his three children.
Tom çekmeceyi karıştırdı, bir kurşun kalem arıyordu.Tom rummaged through the drawer, looking for a pencil.
Bu karışıklık için sorumlu kişi Tom değil.Tom isn't the one responsible for this mess.
Tom'a karısı hakkında hiç soru sorma.Don't ask Tom any questions about his wife.
Herkesin önünde burnunu karıştırmamalısın.You shouldn't pick your nose in public.
Sen elmalarla armutları karıştırıyorsun.You're comparing apples with oranges.
Bu kesinlikle kafa karıştırıcı.It's definitely very confusing.
Herkes kafası karışmış gibi görünüyor.Everybody seems to be confused.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod