Aslında Kam (şaman) kavramından daha geniş kapsamlıdır.Het schaambeen is groter dan het zitbeen.
Diğer taraftan bazı yazarlar daha kapsamlı, kültüre has bir sembolizmin olabileceğini belirtmektedir.Anderen zijn voorzichtiger en zeggen dat het misschien in Egmond gemaakt zou zijn.
2009'dan itibaren Anadolu yer adlarına ilişkin geniş kapsamlı bir çalışma başlattı.Sinds begin 2015 heeft ANBO de individuele hulp aan leden flink geïntensiveerd.
Bu dönemde çok kapsamlı anılarını yazdı.Aan die tijd houdt hij veel bittere herinneringen over.
Bu eser matematik tarihi üzerine yayımlanmış en kapsamlı eserler arasında sayılır.Het artikel geldt als een van de belangrijkste publicaties uit de geschiedenis van de wiskunde.
Bununla beraber depresyon, öğrenilmiş çaresizliğe göre daha kapsamlı bir kavramdır.In zichzelf gekeerde woede is een erkende oorzaak van depressie.
Döneminde önemli yatırımların ve geniş kapsamlı kalkınmalar gerçekleşti.Er zijn toen zware investeringen gebeurd in ketels en ander materiaal die mislukt zijn.
Şimdi önümüzde daha geniş, kapsamlı ve kompleks bir süreç var.In de voorrand bevindt zich een zeer diepe en brede trog.
Hindistan, bunun üzerine Batı Pakistan'a yönelik kapsamlı bir askeri saldırı başlatarak misilleme yaptı.India lanceerde in het westen een tegenoffensief en veroverde daarbij West-Pakistaans grondgebied.
Bilimsel kuramlar, bilimsel bilginin en güvenilir, en kesin ve kapsamlı formudur.Teoria naukowa jest najbardziej rzetelną, rygorystyczną i kompletną formą wiedzy naukowej.
2005 yılı Ocak ayında Sudan hükümeti ile Kapsamlı Barış Anlaşması imzalandı.Porozumienie pokojowe między rządem a bojownikami z Południa podpisano w styczniu 2005 roku.
Film 1999 yılında kapsamlı bir restorasyondan geçirilmiştir.Kino przeszło gruntowny remont w 1999 roku.
Oyunun kapsamlı bir ekonomik modeli vardır.W grze istnieje model ekonomiczny.
Kararlı Güç Harekatı, NATO tarihinde ilk kapsamlı askeri harekatıdır."Deliberate Force" była pierwszą w historii prawdziwą kampanią lotniczą NATO.
Bu sisteme İngiltere'de "Kapsamlı Okul (Comprehensive Okul)" denilmektedir.W Wielkiej Brytanii istnieje tzw. „angielska szkoła etnologiczna”.
Eleştirileri geniş kapsamlı ve ekşiydi.Jego Kazanie pożegnalne było poważne i stonowane.
Aslında, Gibbs’in kapsamlı olmayan entropi denklemine ek entropi tahmin edilebilir.W tym czasie usłyszenie dźwięków produkowanych przez braci Gibb było nieuniknione.
Topluluk tüzükleri genel kapsamlıdır.Lufy armat uniwersalnych kal.
Kapsamlı Asya Dövüş Sanatları El Kitabı.武備志) - japońska księga-podręcznik dot. sztuk walki.
Artan kapsamlılıkta cihaz bir dereceye kadar özerk hareket edebilir.Potrafią to robić już nawet pisklęta w gnieździe.
Bu roket motoru 2015 yılında kapsamlı bir şekilde test edilmiştir.Ponadto zapowiadano, że w lipcu 1995 roku samochód będzie gotowy do testowania.
Yöntem, psikolog Irving Janis tarafından daha önce yapılan kapsamlı araştırmalara dayandırıldı.Badania nad syndromem grupowego myślenia przeprowadził Irving Janis.
21.yüzyılda araştırmalar biraz daha kapsamlı hale geldi.W XXI wieku wątpliwości się pogłębiły.
Mahallede çok kapsamlı endüstri meslek lisesi bulunmaktadır.Na terenie dzielnicy znajdują się tereny przemysłowe o niskiej intensywności.
Bu dönemde çok kapsamlı anılarını yazdı.Spisał w tym czasie wspomnienia.
Birleşik Devletler, 1992 yılında geniş kapsamlı tarama başlatmıştır.USA införde allmän screening år 1992.
Tam kapsamlı bir diplomatik buluşma 16 Haziran 2009’da Rusyanin Yekaterinburg şehrinde gerçekleşti.En fullskalig diplomatisk sammankomst ägde rum 16 maj 2008 i ryska Jekaterinburg.
Bu uygulama, tüm yurttaşlara kapsamlı bir sosyal güvenlik sistemi oluşturmayı taahhüt ediyordu.Partiet vill att Europeiska unionen garanterar en gemensam miniminivå på socialstandard för alla medborgare.
Birçok goril grubuyla kapsamlı incelemeler yapmış, Ruanda'nın dağ ormanlarında yıllarca onları gözlemlemiştir.Hon intresserade sig för gorillor och studerade dem dagligen i bergsskogarna i Rwanda.
Bu nedenle çok dar kapsamlıdır.Därför är den mycket mättande.
Bu esnada hastanede kapsamlı bir genişleme ve modernizasyon gerçekleştirdi.Sjukhuset utökades och moderniserades i flera etapper.
2010 yılında, kazı ekibi tarafından kapsamlı bir kitap yayınlanmıştır.2010 släpptes en bok med samma innehåll.
Memelilerin akciğerlerinde bulunan çok kapsamlı dallı havayolu yapısı sürüngenlerde bulunmaz.Sverige har inte de extremt instabila luftblandningar som bygger upp dem.
Eser üzerine yapılmış kapsamlı bir çalışma Moskova'daki Puşkin Müzesi'nde yer almaktadır.Några återupptäckta artefakter finns på Pusjkinmuseet i Moskva.
Kapsamlı bir arkeolojik çalışma yapılmamıştır.Någon arkeologisk undersökning har inte gjorts.
Stüdyo dersleri ve modern sanat tarihi üzerine kapsamlı bir akademik kurs oluşturur.Därmed återfår statsvetenskapen sin akademiska uppgift i modern tid.
Usul ilminde geniş kapsamlı bir eserdir.Den är ett uppskattat netsuke-motiv.
Kısa bir süre sonra geniş kapsamlı bir tura başladı.Man inhägnade då en tidigare upptrampad genväg.
Kullanıcı dostu bir grafiksel arayüz ve kapsamlı bir komut satırı arayüzü içerir.Pappan som vet vad han ska göra tog fram en tråd och en literbutelj.
Kapsamlı bir bayındırlık programı başlattı ve etkili bir yönetim sistemi oluşturdu.Detta utnyttjades av några inflytelserika familjer och ett nytt styrsystem utvecklades.
İngiltere'de çok sayıda futbol stadyumu bulunmaktadır, bu nedenle bu liste kapsamlı değildir.В Англії існує величезна кількість футбольних стадіонів і полів, тому цей список не є повним.
1570 yazında Türkler yine saldırdı, ancak bu sefer baskın değil, tam kapsamlı bir işgal yapıldı.Влітку 1570 року турки знову аткакували, але на цей раз з повномасштабним вторгненням, а не рейдом.
2002 yılında geniş kapsamlı bir fikir hayata geçirildi.У 2002 році було реалізовано масштабнішу наступну ідею.
1848 anayasası 1866'da kısmen değiştirildi, 1874'te ise kapsamlı bir değişiklik yaşadı.Конституція 1848 року була частково змінена в 1866 році і повністю змінена в 1874 році.
Jake Stone (Christian Kane), 190 IQ ve sanat tarihininde en kapsamlı bilgiye sahip biri.Джейкоб Стоун (Крістіан Кейн), який має IQ 190 і великі знання з мистецтвознавства.
Birleşik Devletler, 1992 yılında geniş kapsamlı tarama başlatmıştır.У США було запроваджено комплексну перевірку у 1992 році.
Migrenler ilk olarak 1988 yılında kapsamlı bir şekilde sınıflandırılmıştır.Мігрень була вперше докладно класифікована у 1988 році.
Sezar ve Augustus yönetiminde kapsamlı bir Sikke reformu uygulanmıştır.Перестала існувати внаслідок реформ Цезаря Августа.
Arapça'dan yaptığı kapsamlı çevirileriyle tanındı.Так, відомо, що його праці були переведені на арабську мову.
Ertesi gün orada kapsamlı bir şehir kurulmuştur bile.На другий день створено сільську раду.
Eserde Moran'a dair kapsamlı bilgiler sunuldu.Передаються короткі повідомлення азбукою Морзе.
Bu esnada hastanede kapsamlı bir genişleme ve modernizasyon gerçekleştirdi.В цей час на заводі провадився процес докорінної модернізації та реконструкції.
Daha sonra 1998 yılında iki kapsamlı gramer kitabı yayımlandı.За мотивами серіалу в 1998 написані дві ілюстровані книги.
Döneminde önemli yatırımların ve geniş kapsamlı kalkınmalar gerçekleşti.Там виявилося безліч дорогоцінних речей і грошей.
Yazı dizileri ve kapsamlı dosyalar hazırladı.Пошук по вмісту листів і прикріплених файлів.
Onun değerli madeni para ve pul koleksiyonuna ilaveten, kendisine ait kapsamlı bir sanat koleksiyonu da vardı.Маючи гострий нюх на гроші і високоякісні твори мистецтва, він зібрав надзвичайно цінну і коштовну колекцію.
Kararlı Güç Harekatı, NATO tarihinde ilk kapsamlı askeri harekatıdır.Операція включала перші бойові дії в історії НАТО.
Migrenler ilk olarak 1988 yılında kapsamlı bir şekilde sınıflandırılmıştır.Poprvé byla migréna zevrubně klasifikována v roce 1988.
Birleşik Devletler, 1992 yılında geniş kapsamlı tarama başlatmıştır.Spojené státy zahájily plošné prověřování v roce 1992.
Poli tarafından da yapılan uygulamalar hakkında kapsamlı bir araştırma yapılmıştır.Objevilo se také ostré provedení pro potřeby policie.