AB çerçevesi ve şartları kapsamında zenginleştiriliyor." dedi.It is being enriched and within the EU framework and requirements," Arifi said.
Bakan ve Gao, paketin ülkede sürdürülen yargı reformları kapsamında yer aldığını söylediler.He and Gao said the package is part of the country's judicial reforms.
Etkinlik, Karlovac Bira Festivali kapsamında düzenlendi.The event is part of the Karlovac Beer Festival.
Fonun anlaşma kapsamındaki 136 milyon euroluk son dilimi de onaylaması bekleniyor.The Fund is expected to approve the last 136m euro tranche under the agreement.
Mahkeme, namus cinayeti tasarlama eyleminin, "düşünce özgürlüğü" kapsamında yer aldığına hükmetti.The court ruled that planning an honour killing falls under "freedom of thought".
Sıvılar için kapsamaExtension to liquids
NATO'nun yürüttüğü bir proje kapsamında, deprem tahmini kurgu olmaktan çıkıp bilime yaklaşıyor.Under a NATO project, earthquake prediction is inching closer to science and further from fiction.
Önerilen yasa kapsamında, INA'nın tek çoğunluk hissesi sahibi Hırvat hükümeti olabiliyor.Under the proposed legislation, the only majority holder in INA could be the Croatian government.
Kalkan Türkiye, Yunanistan, Romanya ve Bulgaristan'ı kapsamayacak.It would not cover Turkey, Greece, Romania and Bulgaria.
Ziyaret, iki ülke arasındaki düzenli diyalog kapsamında gerçekleşti.The visit is part of the regular dialogue between their two countries.
Hükümet program kapsamında yeni araçlara ikramiye olarak yaklaşık 29,2 milyon avro harcadı.The government spent around 29.2m euros in bonuses for new cars within the programme.
Yeniden yapılanma kapsamına Kurtlar ve Vaşaklar adlı bir hava paraşüt birliği de girecek.An air force parachute corps known as the Wolves and Lynxes will take part in the restructuring.
AB, yeni mali yardımlar kapsamında Güneydoğu Avrupa Ülkelerine bağışta bulunacakEU to grant assistance to SEE Countries under new instrument
Karadağ, NATO'nun MAP'si kapsamındaki ilk ulusal programını sunduMontenegro submits first national programme under NATO's MAP
Kapsamlı bir rapor bu yaz hazırlanacak.A comprehensive report will follow this summer.
EUFOR, SFOR'un Dayton Anlaşması kapsamında uyguladığı aynı yasal görev tanımına sahip olacak.EUFOR will have the same legal mandate SFOR did under the Dayton Agreement.
Yasaya göre savcılık sistemi kapsamında her savcı özgürce hareket edebilir.By law, every prosecutor can function freely under the prosecutorial system.
Kredi, EBRD-İtalya Batı Balkan Yerel Girişim Kolaylığı kapsamında verildi.The loan is given under the EBRD-Italy Western Balkans Local Enterprise Facility.
Yasa kapsamında, gazilerin kendilerine değil, ailelerine para yardımı yapılıyor.Under the law, veterans' families and not the veterans themselves receive financial benefits.
142 sayfalık raporda Makedonya'daki koşulların kapsamlı bir incelemesi bulunuyor.The 142-page Avis includes a thorough analysis of conditions in Macedonia.
Hükümet bu yöndeki çabalar kapsamında ülkenin mali polis gücünü yeniden yapılandırdı.To this end, the government has re-established the country's financial police force.
Polis, yolsuzluk soruşturması kapsamında 21 üniversite öğretim görevlisini gözaltına aldıPolice arrest 21 university professors in corruption probe
Türkiye'de mahkemelerde yapılacak kapsamlı bir reforma güçlü bir destek veriliyor.Support for comprehensive reform of the courts is strong in Turkey.
Hükümet buna tepki olarak geniş kapsamlı reformlar planlıyor.In response, the government plans to introduce wide-ranging reforms.
Bunlar temel hedefler, ancak görüşmeler kapsamında ciddi meselelerle de karşı karşıya kalacağız.Those are the main goals, but we will come upon serious issues in the talks as well.
Bakan Balkan gezisi kapsamında Hırvatistan ve Sırbistan'ı da ziyaret etti.He also visited Croatia and Serbia as part of his Balkan tour.
Fried'in ziyareti, Belgrad ve Priştine'yi de kapsayan bölge gezisi kapsamında gerçekleşti.His visit was part of a regional tour that also included stops in Belgrade and Pristina.
Toplu taşımacılık da KDV indiriminin kapsamına giriyor.Public transportation is also covered by the VAT reduction.
Domingo'nun konseri, 50'nci yıldönümünü kutlayan Atina Festivali kapsamında gerçekleşecek.Domingo's concert is part of the Athens Festival, which is celebrating its jubilee 50th anniversary.
Madonna, 2009 Sticky and Sweet Avrupa Turnesi kapsamında bu hafta Balkanları salladı.Madonna rocked the Balkans this week during the last leg of her 2009 European Sticky and Sweet Tour.
Bu yasa kapsamında meşrulaştırılmayan tüm yapılar yıkılacak.All structures not legalised through this law will be destroyed.
Konutların yasa kapsamındaki kriterlere uygun olup olmadığı belediye tarafından belirlenecek.Municipal authorities will determine eligibility.
Şimdi Türk liderler kapsamlı anlaşmanın önümüzdeki iki ay içinde imzalanmasını bekliyorlar.Turkish leaders now expect the comprehensive accord to be signed in the next two months.
Bu yasa kapsamında bir takım Türk yazar ve gazetecilerin kovuşturmaya maruz kaldığı bildiriliyor.A number of Turkish writers and journalists reportedly have faced prosecution under this law.
WTO ve AB hazırlıkları kapsamında 28 bölgesel serbest ticaret anlaşması da imzalandı.Preparations for the WTO and the EU included the signing of 28 regional agreements on free trade.
Dava kapsamında pek çok önemli isim sanık olarak tutuklandı. [Reuters]Many high profile suspects have been arrested in the case. [Reuters]
Proje kapsamında, CEZ ve SC enerji kuruluşu Elektroprivreda ortak bir şirket kuruyorlar.As part of the project, CEZ and the RS power utility Elektroprivreda are setting up a joint company.
Pek kişi de soruşturma kapsamında gözaltına alınarak sorguya çekildi.Several others have been taken into custody and questioned as part of the probe.
Konferans, bir INSEECP kalkınma projesi kapsamında yer alıyor. [INSEECP]The conference is part of an INSEECP development project. [INSEECP]
Biz her koşulda kaçakların yerini tespit etmek için çok kapsamlı çalışmalar yürütüyoruz.In any case, we are carrying out the most thorough activities towards locating them.
Del Ponte dört günlük Balkanlar gezisi kapsamında Hırvatistan'ı da ziyaret etmeyi planlıyor.As part of her four-day trip to the Balkans, del Ponte also plans to visit Croatia.
Ixhet Mehmeti: Makedon Yargı Sisteminde Kapsamlı Bir Reform YapılmalıIxhet Mehmeti: Macedonian Judiciary Needs Thorough Reform
Bu kapsamda ilk taksit 31 Mart’ta, ikinci taksit ise 15 Nisan’da ödendi.The first installment was received by March 31st and the second on April 15th.
Program kapsamında ilk defa, öğretmenlere kendi ders programlarını oluşturma özgürlüğü tanınıyor.For the first time, teachers are being given the freedom to formulate their own programmes.
Yeni kredi paketi kapsamında BH'nin ormancılık sektörü maddi yardım alacak. [Getty Images]BiH's forestry sector will get financial aid under a new loan package. [Getty Images]
Böylece, program kapsamında tahsis edilmiş fon miktarı 859,7 milyon dolara ulaşmış oldu.The total amount of the funding allotted under the programme thus reached $859.7m.
Grup, dünya turnesi kapsamında Makedon başkentinde bir konser verdi.The band performed in the Macedonian capital as part of their world tour.
Yatırım kapsamındaki kaynakların büyük bölümü, mobil internet hizmetleri segmentine ayrılacak.Most of the funds will go to the mobile internet services segment.
Bu ay yeni ve kapsamlı kazılar başlatılacak.New, intensive excavations start this month.
Reformlar askeri ceza yasasının kapsamını da daraltıcı nitelikte.The reforms also would narrow the scope of military criminal law.
Bunun yerine daha kapsamlı bir düzenleme gerektiği açıklandı.Instead, a need has been expressed for the complete overhaul.
Winterstein Komisyonu, daha kapsamlı konuları içeren çok sayıda anlaşma yaptı.The Winterstein Commission secured an impressive amount of agreement on a broad range of issues.
Telekom Srbija Tekel Kapsamını İnternete Taşımaya ÇalışıyorTelekom Srbija Trying to Extend Monopoly to Internet
Hükümet, SAA kapsamında yer almayan yerli tarım sektörünü korumaya niyetli.The government is intent on protecting domestic agriculture, which is not covered by the SAA.
Bütünleşme süreci kapsamında ülkenin seçim sisteminde reform yapılması gerekecek. [Getty Images]The country's electoral process will require reforms as part of its integration path. [Getty Images]
Konser, şarkıcının "Come Closer" adlı üçüncü albümünün tanıtım turnesi kapsamında gerçekleşecek.The show is part of a regional tour promoting his third album, "Come Closer".
Makedon Gümrük Dairesine AB'nin CARDS programı kapsamında bilişim donanımı sağlandı. [Arşiv]The Macedonian Customs Administration received IT equipment under the EU CARDS programme. [File]
Proje kapsamında laboratuvar gereçleri de yer alıyor.Laboratory equipment is also part of this project.
Toplam maliyeti 300.000 avroyu aşan hayvanat bahçesi, kentin doğa parkı kapsamında yer alıyor.The zoo, which cost more than 300,000 euros, is part of the city's nature park.
Program kapsamında genç evlilere de destek olunuyor.The programme also assists young married couples.