İsyanlar, yağmalamalar ve panik, bütün dünyayı kaplar.Kitörne a káosz, a hisztéria. Amit csak el tud képzelni.
İsyanlar, yağmalamalar ve panik, bütün dünyayı kaplar. Kısacası, İncil'deki en kötü kısımlar gerçekleşir.Výtržnosti, náboženská hysterie, chaos.
İsyanlar, yağmalamalar ve panik, bütün dünyayı kaplar.Kravaller, religiös masshysteri, totalt kaos. Ni kan tänka er...
İsyanlar, yağmalamalar ve panik, bütün dünyayı kaplar.Mellakoita, uskonnollista joukkohysteriaa, täysi kaaos.
İsyanlar, yağmalamalar ve panik, bütün dünyayı kaplar.Motins, histeria religiosa maciça, caos total. Deve imaginar.
İsyanlar, yağmalamalar ve panik, bütün dünyayı kaplar.Optøjer, religiøst massehysteri, totalt kaos... Forestil Dem det.
İsyanlar, yağmalamalar ve panik, bütün dünyayı kaplar.Rellen, massa-hysterie, chaos. Ga maar na.
İsyanlar, yağmalamalar ve panik, bütün dünyayı kaplar.Revolte, isterie religioasă în masă, haos total, îţi poţi imagina.
İsyanlar, yağmalamalar ve panik, bütün dünyayı kaplar.Rivolte, isterismo collettivo, caos. Puō immaginare.
İsyanlar, yağmalamalar ve panik, bütün dünyayı kaplar.Tumultos, histeria religiosa colosal, caos total. Se pueden imaginar.
İsyanlar, yağmalamalar ve panik, bütün dünyayı kaplar.Zamieszki, histeria religijna, totalny chaos.
İsyanlar, yağmalamalar ve panik, bütün dünyayı kaplar.Εξεγέρσεις, θρησκευτική υστερία, απόλυτο χάος.
İsyanlar, yağmalamalar ve panik, bütün dünyayı kaplar.Бунтове, масова религиозна истерия, пълен хаос.
İsyanlar, yağmalamalar ve panik, bütün dünyayı kaplar.Бунтове, масова религиозна истерия, пълен хаос.
İsyanlar, yağmalamalar ve panik, bütün dünyayı kaplar.?אתה אומר שלא הרכבנו אותו נכון לא, אמרתי רק שעשיתם .הרכבה מושתנת
İsyanlar, yağmalamalar ve panik, bütün dünyayı kaplar.الاضطرابات... هستيريا دينية فوضى كلية يمكنك أن تتخيل ذلك
Küçükken sürekli ağlardın. Ama ne zaman Sangmin gelse, bir gülümseme yüzünü kaplardı. Her zaman düşerdin.Tout le monde va s'inquiéter.
Kuru alanlar Dünyanın kıtasal yüzeyinin üçte birini kaplar.건조지역이 지구 전체육지면적의 3분의 1 이상입니다.
Kuru alanlar Dünyanın kıtasal yüzeyinin üçte birini kaplar.As zonas secas cobrem mais de um terço da superfície terrestre.
Kuru alanlar Dünyanın kıtasal yüzeyinin üçte birini kaplar.Daerah tandus meliputi lebih dari sepertiga permukaan tanah di Bumi
Kuru alanlar Dünyanın kıtasal yüzeyinin üçte birini kaplar.Droge gebieden bedekken meer dan een derde van de landoppervlakte van de aarde.
Kuru alanlar Dünyanın kıtasal yüzeyinin üçte birini kaplar.Las áreas secas cubren más de un tercio de la superficie terrestre.
Kuru alanlar Dünyanın kıtasal yüzeyinin üçte birini kaplar.Le aree secche coprono più di un terzo delle superfici emerse della Terra.
Kuru alanlar Dünyanın kıtasal yüzeyinin üçte birini kaplar.Les zones sèches couvrent plus du tiers de la terre ferme.
Kuru alanlar Dünyanın kıtasal yüzeyinin üçte birini kaplar.Suche tereny pokrywają ponad jedną trzecią powierzchni lądów.
Kuru alanlar Dünyanın kıtasal yüzeyinin üçte birini kaplar.Suprafeţele uscate acoperă mai mult de o treime din suprafaţa de pământ ale Terrei.
Kuru alanlar Dünyanın kıtasal yüzeyinin üçte birini kaplar.Trockene Gebiete bedecken mehr als ein Drittel der Erdoberfläche.
Kuru alanlar Dünyanın kıtasal yüzeyinin üçte birini kaplar.Vùng khô bao phủ hơn 1/3 bề mặt đất liền trên trái đất.
Kuru alanlar Dünyanın kıtasal yüzeyinin üçte birini kaplar.Οι ξηρές περιοχές καλύπτουν περισσότερο από το ένα τρίτο της επιφάνειας της γης.
Kuru alanlar Dünyanın kıtasal yüzeyinin üçte birini kaplar.Сухите райони покриват повече от една трета от сухоземните повърхности на Земята.
Kuru alanlar Dünyanın kıtasal yüzeyinin üçte birini kaplar.אזורים יבשים מכסים יותר משליש משטח כדור הארץ המוצק.
Kuru alanlar Dünyanın kıtasal yüzeyinin üçte birini kaplar.تغطي المناطق الجافة أكثر من ثلث أسطح الأرض.
Kuru alanlar Dünyanın kıtasal yüzeyinin üçte birini kaplar.そのうちいくらかはもう砂漠です;
La Cienega'ya kadar yer kaplardı.그리고 405번 하이웨이부터 La Cienega까지 차지하게 될겁니다.
La Cienega'ya kadar yer kaplardı.ומ- 405 עד לה-סיינגה רק עם מכשירי ווירלווינד אלה.
La Cienega'ya kadar yer kaplardı.ومن المخرج 405 إلى لاسينيغا ، فقط لأجهزة Whirlwind.
Madde yer kaplar.La matière prend de la place.
Madde yer kaplar.Lo material ocupa espacio.
Madde yer kaplar.Materia kräver rum.
Madde yer kaplar.Materia ocupă spațiu.
Madde yer kaplar.Materia zajmuje przestrzeń.
Madde yer kaplar.Materie kræver plads.
Madde yer kaplar.Materie neemt ruimte in beslag.
Madde yer kaplar.Vật chất chiếm lấy vũ trụ.
Madde yer kaplar.Η ύλη πιάνει χώρο.
Madde yer kaplar.Материя занимает место.
Madde yer kaplar.Материята заема пространство.
Mezarlıkta oturur, Gizli yerlerde geceler, Domuz eti yerler; Kaplarında haram et var.그들이 무덤 사이에 앉으며 은밀한 처소에서 지내며 돼지 고기를 먹으며 가증한 물건의 국을 그릇에 담으면서
Mezarlıkta oturur, Gizli yerlerde geceler, Domuz eti yerler; Kaplarında haram et var.Mely a sírokhoz ül, és a barlangokban hál, a disznóhúst eszi, és fertelmes leves van tálaiban,
Mezarlıkta oturur, Gizli yerlerde geceler, Domuz eti yerler; Kaplarında haram et var.ngồi trong mồ mả, trọ trong nơi kín, ăn thịt heo, đựng nước của vật gớm ghiếc trong khí mạnh nó,
Mezarlıkta oturur, Gizli yerlerde geceler, Domuz eti yerler; Kaplarında haram et var.ngồi trong mồ_mả , trọ trong nơi kín , ăn thịt heo , đựng nước của vật gớm_ghiếc trong khí mạnh nó ,
Mezarlıkta oturur, Gizli yerlerde geceler, Domuz eti yerler; Kaplarında haram et var.сидит в гробах и ночует в пещерах; ест свиное мясо, и мерзкое варево в сосудах у него;
Mezarlıkta oturur, Gizli yerlerde geceler, Domuz eti yerler; Kaplarında haram et var.הישבים בקברים ובנצורים ילינו האכלים בשר החזיר ופרק פגלים כליהם׃
Mezarlıkta oturur, Gizli yerlerde geceler, Domuz eti yerler; Kaplarında haram et var.يجلس في القبور ويبيت في المدافن يأكل لحم الخنزير وفي آنيته مرق لحوم نجسة.
Mezarlıkta oturur, Gizli yerlerde geceler, Domuz eti yerler; Kaplarında haram et var.在 墳 墓 間 坐 著 、 在 隱 密 處 住 宿 、 喫 豬 肉 、 他 們 器 皿 中 有 可 憎 之 物 作 的 湯
Mezarlıkta oturur, Gizli yerlerde geceler, Domuz eti yerler; Kaplarında haram et var.在 墳墓間 坐 著 、 在 隱密處 住宿 、 喫 豬肉 、 他 們 器皿 中 有 可憎 之 物 作 的湯
Ne altın ne cam onunla karşılaştırılabilir, Saf altın kaplara değişilmez.Chẳng sánh nó được với vàng hay là pha lê, Cũng không đổi nó để lấy khí dụng bằng vàng ròng.
Ne altın ne cam onunla karşılaştırılabilir, Saf altın kaplara değişilmez.Chẳng sánh nó được với vàng hay_là pha_lê , Cũng không đổi nó để lấy khí dụng bằng vàng_ròng .
Ne altın ne cam onunla karşılaştırılabilir, Saf altın kaplara değişilmez.Com ela não se pode comparar o ouro ou o vidro; nem se trocara por jóias de ouro fino.
Ne altın ne cam onunla karşılaştırılabilir, Saf altın kaplara değişilmez.Ei vedä sille vertoja kulta eikä lasi, eivät riitä sen vaihtohinnaksi aitokultaiset kalut.