Fakat bu sefer ki mağaranın girişindeki bir kaplan değil.Nhưng hiện tại nó không phải là 1 con hổ bên miệng hang.
Fakat bu sefer ki mağaranın girişindeki bir kaplan değil.Pero esta vez no es un tigre en la entrada de la cueva.
Fakat bu sefer ki mağaranın girişindeki bir kaplan değil.Tym razem to nie tygrys przy wejściu do jaskini.
Fakat bu sefer ki mağaranın girişindeki bir kaplan değil.Αυτή τη φορά όμως, δεν είναι μια τίγρη στο στόμιο της σπηλιάς.
Fakat bu sefer ki mağaranın girişindeki bir kaplan değil.Но в этот раз это не тигр у входа пещеры.
Fakat bu sefer ki mağaranın girişindeki bir kaplan değil.Но този път това не е тигър в устието на пещерата.
Fakat bu sefer ki mağaranın girişindeki bir kaplan değil.אבל הפעם לא מדובר בנמר בפתח המערה.
Fakat bu sefer ki mağaranın girişindeki bir kaplan değil.لكن هذه المرة ليس الخطر نمرا على باب الكهف.
Fakat bu sefer ki mağaranın girişindeki bir kaplan değil.危険が目前に迫っても見えません
Fark etmez. Bizim işimiz, o dişi tilki Central'da kaplanlar tarafından kuşatılmışken bu kaleyi tutmak.Tak czy inaczej, mamy utrzymać ten fort w czasie, gdy ta lisica będzie między tygrysami w Central.
Farklı renkteler çünkü farklı bileşimler. Kaplanmışlar.Bu çatlaklar organik materyallerle kaplanmışlar.Jest on poprzecinany bruzdami o różnym kolorze, obfitymi w związki organiczne.
Filler ve deve sürme duymak istiyorum demek, ve cesaret memurları avı kaplanları olacak.나는 그들이 코끼리와 낙타를 타는 것에 대해 듣고 싶습니다라고, 약 도전 장교들이 사냥 호랑이 것. "내 말은! "기쁘게 마사 외쳤다.
Filler ve deve sürme duymak istiyorum demek, ve cesaret memurları avı kaplanları olacak.Смея да твърдя, че биха искали да чуят за езда на слонове и камили, както и за служителите ще лов на тигри.
Filler ve deve sürme duymak istiyorum demek, ve cesaret memurları avı kaplanları olacak.狩り虎に行く役員。"私の言葉!"喜んでマーサは叫んだ。 "それは、'日が彼らの頭をきれいに設定します。
Gevşek ve sıvı metanla kaplanmış bir yüzeydi.APPLÅDER
Gevşek ve sıvı metanla kaplanmış bir yüzeydi.C'est un sol non consolidé qui est imprégné de méthane liquide.
Gevşek ve sıvı metanla kaplanmış bir yüzeydi.Das ist lockerer Boden voller flüssigem Methan.
Gevşek ve sıvı metanla kaplanmış bir yüzeydi.Dit is onvaste grond, gemengd met vloeibaar methaan.
Gevşek ve sıvı metanla kaplanmış bir yüzeydi.Esto es terreno no consolidado inundado de metano líquido
Gevşek ve sıvı metanla kaplanmış bir yüzeydi.É um terreno não consolidado que está impregnado de metano líquido.
Gevşek ve sıvı metanla kaplanmış bir yüzeydi.E un teren neconsolidat îmbibat cu metan lichid.
Gevşek ve sıvı metanla kaplanmış bir yüzeydi.Folyékony metánnal átjárt ingoványos talaj.
Gevşek ve sıvı metanla kaplanmış bir yüzeydi.Ini adalah tanah tidak terkonsolidasi yang tersebar dengan metana cair.
Gevşek ve sıvı metanla kaplanmış bir yüzeydi.이것은 액체 메탄이 퍼져 있는 무른 땅입니다.
Gevşek ve sıvı metanla kaplanmış bir yüzeydi.Obszar ten jest obfity w płynny metan.
Gevşek ve sıvı metanla kaplanmış bir yüzeydi.Si tratta di un suolo non solidificato permeato da metano liquido.
Gevşek ve sıvı metanla kaplanmış bir yüzeydi.To so nestrjena tla, ki so prepojena s tekočim metanom.
Gevşek ve sıvı metanla kaplanmış bir yüzeydi.Toto je nekonsolidovaný podklad, zaliaty kvapalným metánom.
Gevşek ve sıvı metanla kaplanmış bir yüzeydi.Πρόκειται για χαλαρό έδαφος, διαποτισμένο από υγρό μεθάνιο.
Gevşek ve sıvı metanla kaplanmış bir yüzeydi.Това е мека земя, напоена с течен метан.
Gevşek ve sıvı metanla kaplanmış bir yüzeydi.Це неконсолідована поверхня, наповнена рідким метаном.
Gevşek ve sıvı metanla kaplanmış bir yüzeydi.Это была рыхлая земля, пропитанная жидким метаном.
Gevşek ve sıvı metanla kaplanmış bir yüzeydi.זאת היא אדמה בלתי מוצקה שמלאה ממתאן נוזלי.
Gevşek ve sıvı metanla kaplanmış bir yüzeydi.وهي أرض متفككه يتخللها الميثان السائل.
Gevşek ve sıvı metanla kaplanmış bir yüzeydi.ここにある物質はおそらく
Gümüş kaplanmış thaliler vardır.Ci sono cose come i thali in placcati d'argento
Gümüş kaplanmış thaliler vardır.Có những thứ giống như đĩa mạ bạc thali.
Gümüş kaplanmış thaliler vardır.Da gibt es Dinge wie Silberüberzogene Thalis.
Gümüş kaplanmış thaliler vardır.Există chestii precum thali-uri argintate.
Gümüş kaplanmış thaliler vardır.Hay cosas como thalis plateados.
Gümüş kaplanmış thaliler vardır.Il existe des choses comme des thalis en plaqué argent.
Gümüş kaplanmış thaliler vardır. Tamamen gümüşten yapılmış thaliler vardır.Er zijn verzilverde thalis, en er zijn massief zilveren thalis.
Gümüş kaplanmış thaliler vardır. Tamamen gümüşten yapılmış thaliler vardır.Są takie rzeczy jak posrebrzane thali i są masywne, srebrne thali.
Gümüş kaplanmış thaliler vardır.은도금 thali와 같은 그릇이 있습니다.
Gümüş kaplanmış thaliler vardır.Есть такие вещи как "посеребренные тали".
Gümüş kaplanmış thaliler vardır.Има неща като посребрени талита.
Gümüş kaplanmış thaliler vardır.ישנם דברים כמו טאלי מצופי כסף.
Gümüş kaplanmış thaliler vardır.انها اشياء مثل سالي مطلي بالفضة
Gümüş kaplanmış thaliler vardır.そして銀無垢のターリも
Hayır. Kaplanın pençe ve dişten başka bir şeyi yok.Der Tiger hat nur seine Klauen und Reißzähne.
'Hayvanların en tehlikelisi' mi? Kaplanları mı kast ediyorsunuz? Kaplanlar mı?Aj lovu najnebezpečnejšie hru.
'Hayvanların en tehlikelisi' mi? Kaplanları mı kast ediyorsunuz? Kaplanlar mı?Aku berburu permainan yang paling berbahaya.
'Hayvanların en tehlikelisi' mi? Kaplanları mı kast ediyorsunuz? Kaplanlar mı?I caccia il gioco più pericoloso.
'Hayvanların en tehlikelisi' mi? Kaplanları mı kast ediyorsunuz? Kaplanlar mı?I jagten det mest farlige spil.
'Hayvanların en tehlikelisi' mi? Kaplanları mı kast ediyorsunuz? Kaplanlar mı?I metsästää vaarallisin peli.
'Hayvanların en tehlikelisi' mi? Kaplanları mı kast ediyorsunuz? Kaplanlar mı?I κυνήγι το πιο επικίνδυνο παιχνίδι.
'Hayvanların en tehlikelisi' mi? Kaplanları mı kast ediyorsunuz? Kaplanlar mı?Jag jagar de farligaste spelet.
'Hayvanların en tehlikelisi' mi? Kaplanları mı kast ediyorsunuz? Kaplanlar mı?Poluję najbardziej niebezpieczna gra.
'Hayvanların en tehlikelisi' mi? Kaplanları mı kast ediyorsunuz? Kaplanlar mı?Tôi săn các trò chơi nguy hiểm nhất.
'Hayvanların en tehlikelisi' mi? Kaplanları mı kast ediyorsunuz? Kaplanlar mı?Я охочусь Наиболее опасная игра.