kaplıyor ile cümle
kaplıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Mais c'est une grande partie de la Bible, donc je me suis dis que je devais y prêter attention.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Mas essa é uma grande parte da Bíblia, por isso achei que devia fazê-lo.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Men det är en stor del av bibeln, så jag tänkte att jag måste ta itu med det.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Mutta se on suuri osa Raamattua, joten minunkin tuli ottaa se asiakseni.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Nhưng đó là một phần lớn trong kinh thánh, nên tôi đã hình dung là tôi phải nhắm vào đó.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Pero es una gran parte de la Biblia, así que suponía que tenía que abordarlo.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Stanowi to pokaźną część Biblii, tak więc uznałem, że muszę to jakoś wykonać.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Αλλά αποτελεί μεγάλο μέρος της Βίβλου, κι έτσι σκέφτηκα ότι έπρεπε να ασχοληθώ.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Но това е една голяма част от Библията, така че реших, че трябва да й обърна внимание.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Но этому посвящена большая часть Библии, я подумал, что мне нужно иметь это в виду.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.אבל זה חלק מאוד גדול מהתנ"ך, אז הייתי חייב לגשת לזה.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.لكنه يحتل جزءا كبيرا من الكتاب المقدس فحسبت انه علي ان اشير اليه.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.但喺依樣喺聖經裏面好大嘅一部分。 所以我想我一定要回應依個問題。
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.取り組もうと考えました 姦通者を石を投げる体験をしました
Ama tabii biraz yer kaplıyor.انه يمكنها --اولاً، انها تتطلب مساحة كبيرة
Ana kodlarınızda 0 modüllük yer kaplıyor.코드베이스에 모듈은 없습니다.
Arizona'da herkes bahçesini çakılla kaplıyor ve her yeri güzelce tırmıklanmış tutmayı seviyorlar.A v Arizoně samozřejmě každý rozhodí štěrk. A rádi tu udržují vše krásně shrabané. Všechno listí odklízí pryč.
Arizona'da herkes bahçesini çakılla kaplıyor ve her yeri güzelce tırmıklanmış tutmayı seviyorlar.En in Arizona, legt iedereen steentjes neer. En ze houden alles mooi geharkt. En ze doen de bladeren weg.
Arizona'da herkes bahçesini çakılla kaplıyor ve her yeri güzelce tırmıklanmış tutmayı seviyorlar.그리고 물론 애리조나에서는, 모두 바닥에 자갈을 깝니다. 또 그들은 모든것들을 아름답게 가꾸는 걸 좋아하고, 나뭇잎들을 깨끗이 쓸어냅니다.
Arizona'da herkes bahçesini çakılla kaplıyor ve her yeri güzelce tırmıklanmış tutmayı seviyorlar.Ở Arizona mọi người bắt đầu rải sỏi. Và họ làm cho mọi thứ được cào xới sạch sẽ. Và họ tỉa hết những cái lá.
Arizona'da herkes bahçesini çakılla kaplıyor ve her yeri güzelce tırmıklanmış tutmayı seviyorlar.W Arizonie wysypuje się wszystko żwirem. I ładnie się grabi. I wyrzuca się liście.
Arizona'da herkes bahçesini çakılla kaplıyor ve her yeri güzelce tırmıklanmış tutmayı seviyorlar.בשלב מוקדם, כאשר קניתי את המקום. ובאריזונה, כמובן, כולם מניחים חצץ.
Arizona'da herkes bahçesini çakılla kaplıyor ve her yeri güzelce tırmıklanmış tutmayı seviyorlar.そして庭に美しく箒がけをして、落ち葉は全て取り除きました 日曜の朝、隣人が落ち葉を吹き飛ばす機械を持ち出すと
Aynı şey arabalar için de geçerli. Kuyruk takıyorlar, krom kaplıyorlar...Lo stesso con le auto.Mettono alettoni o ruote supercromate
Aynı şey arabalar için de geçerli. Kuyruk takıyorlar, krom kaplıyorlar...Sama dengan mobil. mereka menggantung sayap belakang .., atau super kromium
Baktım, işte üzerlerinde kaslar, etler oluşuyor, üstlerini deri kaplıyordu. Ama onlarda ruh yoktu.Guardai ed ecco sopra di esse i nervi, la carne cresceva e la pelle le ricopriva, ma non c'era spirito in loro
Baktım, işte üzerlerinde kaslar, etler oluşuyor, üstlerini deri kaplıyordu. Ama onlarda ruh yoktu.내가 또 보니 그 뼈에 힘줄이 생기고 살이 오르며 그 위에 가죽이 덮이나 그 속에 생기는 없더라
Baktım, işte üzerlerinde kaslar, etler oluşuyor, üstlerini deri kaplıyordu. Ama onlarda ruh yoktu.И видел я: и вот, жилы были на них, и плоть выросла, и кожа покрыла их сверху, а духа не было в них.
Baktım, işte üzerlerinde kaslar, etler oluşuyor, üstlerini deri kaplıyordu. Ama onlarda ruh yoktu.И като погледнах, ето, жили и меса израснаха по тях, и кожа ги покри отгоре; дух, обаче, нямаше в тях.
Baktım, işte üzerlerinde kaslar, etler oluşuyor, üstlerini deri kaplıyordu. Ama onlarda ruh yoktu.וראיתי והנה עליהם גדים ובשר עלה ויקרם עליהם עור מלמעלה ורוח אין בהם׃
Baktım, işte üzerlerinde kaslar, etler oluşuyor, üstlerini deri kaplıyordu. Ama onlarda ruh yoktu.ونظرت واذا بالعصب واللحم كساها وبسط الجلد عليها من فوق وليس فيها روح.
Baktım, işte üzerlerinde kaslar, etler oluşuyor, üstlerini deri kaplıyordu. Ama onlarda ruh yoktu.我 觀 看 、 見 骸 骨 上 有 筋 、 也 長 了 肉 、 又 有 皮 遮 蔽 其 上 . 只 是 還 沒 有 氣 息
Baktım, işte üzerlerinde kaslar, etler oluşuyor, üstlerini deri kaplıyordu. Ama onlarda ruh yoktu.我 觀看 、 見 骸骨 上 有 筋 、 也長 了 肉 、 又 有 皮 遮蔽 其上 . 只是 還沒 有 氣息
Barbeküye gittiğinizde soslar masanın tamamını kaplıyor ve sıranın sonu gelmiyor mu?Вы возможно были на барбекю где ингридиенты занимают пол стола И пока вы всё достанете это занимает вечность
Biliyorsunuz biz PVC kullanıyoruz. Telleri yalıtım için PVC ile kaplıyoruz.I ved vi bruger PVC, og vi belægger ledninger med PVC som isolation.
Biliyorsunuz biz PVC kullanıyoruz. Telleri yalıtım için PVC ile kaplıyoruz.My używamy PCV, oplatamy nim przewody dla izolacji.
Biliyorsunuz biz PVC kullanıyoruz. Telleri yalıtım için PVC ile kaplıyoruz.Вы знаете, что мы используем ПВХ для изоляции проводки.
Birleşik Devletler de EPA'nın tahminlerine göre, bu madde arazilerimizin %25 'ini kaplıyor.미 환경 보호국이 추정하기를, 미국 내에서 부피로 봤을 때, 이런 물질이 쓰레기 매립장의 25%을 차지한다고 합니다.
Birleşik Devletler de EPA'nın tahminlerine göre, bu madde arazilerimizin %25 'ini kaplıyor.A EPA calcula que, nos EUA, este material ocupa 25% do espaço nas nossas lixeiras.
Birleşik Devletler de EPA'nın tahminlerine göre, bu madde arazilerimizin %25 'ini kaplıyor.Cơ quan bảo vệ môi trường của Mỹ EPA ước tính loại vật liệu này chiếm 25% rác thải về thể tích.
Birleşik Devletler de EPA'nın tahminlerine göre, bu madde arazilerimizin %25 'ini kaplıyor.De EPA schat dat dit materiaal in de VS, ongeveer 25 procent van het volume van onze storten vult.
Birleşik Devletler de EPA'nın tahminlerine göre, bu madde arazilerimizin %25 'ini kaplıyor.EPA estimează că în Statele Unite, ca volum, acest material ocupă 25 la sută din gropile noastre de gunoi.
Birleşik Devletler de EPA'nın tahminlerine göre, bu madde arazilerimizin %25 'ini kaplıyor.La agencia ambiental de EE.UU. estima que por volumen este material ocupa el 25% de los vertederos.
Birleşik Devletler de EPA'nın tahminlerine göre, bu madde arazilerimizin %25 'ini kaplıyor.L'EPA estime qu'aux Etats-Unis, en volume, ce matériau occupe 25 pour cent de nos décharges.
Birleşik Devletler de EPA'nın tahminlerine göre, bu madde arazilerimizin %25 'ini kaplıyor.Według Agencji Ochrony Środowiska, w USA styropian zajmuje ok. ćwierć objętości wysypisk.
Birleşik Devletler de EPA'nın tahminlerine göre, bu madde arazilerimizin %25 'ini kaplıyor.Η EPA υπολογίζει, στις ΗΠΑ, κατά όγκο, αυτό το υλικό καλύπτει το 25% των χώρων υγειονομικής ταφής.
Birleşik Devletler de EPA'nın tahminlerine göre, bu madde arazilerimizin %25 'ini kaplıyor.По оценкам "Агенства охраны окружающей среды" в объёме этот материал занимает у нас 25% свалок.
Birleşik Devletler de EPA'nın tahminlerine göre, bu madde arazilerimizin %25 'ini kaplıyor.המשרד לאיכות הסביבה בארה"ב מעריך שהחומר הזה ממלא 25 אחוז מנפח המזבלות שלנו.
Birleşik Devletler de EPA'nın tahminlerine göre, bu madde arazilerimizin %25 'ini kaplıyor.発砲スチロールは埋立地の25%を占めています さらにひどいのは 道路沿いや川沿いなど
Bu da benim versiyonum -- (Gülüşmeler) -- görüyorsunuz ki tüm çizgiler çok daha az yer kaplıyor.E questo è mio... (Risate) ...potete vedere che ora l'intera cosa occupa molto meno spazio.
Bu da benim versiyonum -- (Gülüşmeler) -- görüyorsunuz ki tüm çizgiler çok daha az yer kaplıyor.Na ilyen az enyém - (nevetés) ... láthatják, hogy az új sokkal kevesebb helyet foglal.
Bu da benim versiyonum -- (Gülüşmeler) -- görüyorsunuz ki tüm çizgiler çok daha az yer kaplıyor.А това е моята... (Смях) ...сега виждате как цялото нещо заема далеч по-малко място.
Bu hayvanda onlar yok, çünkü çok yer kaplıyorlar. Bu nörobilimin sınırlarıyla ilgili bir toplantı.Suntem astfel la limita neurologiei.
Bu hayvanda onlar yok, çünkü çok yer kaplıyorlar.Cet animal s'en débarrasse car ils prennent trop de places.
Bu hayvanda onlar yok, çünkü çok yer kaplıyorlar.Det här djuret har gjort sig av med dem för de tar för stor plats.
Bu hayvanda onlar yok, çünkü çok yer kaplıyorlar.Dieses Tier hat keine, weil sie zu viel Platz verbrauchen.
Bu hayvanda onlar yok, çünkü çok yer kaplıyorlar.Dit dier heeft geen celkernen omdat ze te veel ruimte in beslag nemen.
Bu hayvanda onlar yok, çünkü çok yer kaplıyorlar.Este animal livra-se dele porque ocupa muito espaço.
Bu hayvanda onlar yok, çünkü çok yer kaplıyorlar.Este animal se deshace de ellos, porque ocupan demasiado espacio.
Bu hayvanda onlar yok, çünkü çok yer kaplıyorlar.Hewan ini tidak memilikinya karena terlalu banyak memakan tempat..