Ana içeriğe geç
Sözlük

kaplı ile cümle

kaplı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Silikon kaplı cam elyafından yapılmıştır.Het is gemaakt van glasvezel met een siliconenlaag.
Silikon kaplı cam elyafından yapılmıştır.실리콘을 입힌 유리섬유로 만들었죠.
Silikon kaplı cam elyafından yapılmıştır.Nó được làm từ kính phủ silicon.
Silikon kaplı cam elyafından yapılmıştır.Sie besteht aus silizium-beschichteter Glasfaser.
Silikon kaplı cam elyafından yapılmıştır.Wykonana została z pokrytego silikonem włókna szklanego.
Silikon kaplı cam elyafından yapılmıştır.Материал представляет собой стекловолокно с силиконовым покрытием.
Silikon kaplı cam elyafından yapılmıştır.Направена е от покрити със силикон стъклени фибри.
Silikon kaplı cam elyafından yapılmıştır.זה עשוי מסיבי זכוכית מצופי סיליקון.
Silikon kaplı cam elyafından yapılmıştır.وهو مصنوع من الألياف الزجاجية المغلفة بطبقة سيلكون.
Silikon kaplı cam elyafından yapılmıştır.年に2回 1ヶ月ずつ 膨らむ予定です
Şimdi çiçeklerle kaplı♫ 이제는 모두 꽃으로 뒤덮였어요 ♫
Şimdi çiçeklerle kaplı♫ עכשיו הכל מכוסה בפרחים ♫
Şimdi çiçeklerle kaplı♫أصبح الآن مغطاً بالزهور♫
Şimdi çiçeklerle kaplıそうだね そのとおり
Söylediğim gibi bu gezegenin büyük bir kısmı bununla kaplı, ancak neredeyse hiç keşfedilmemiş durumda.E come ho detto la maggior parte del pianeta ne è ricoperta; eppure è quasi completamente inesplorato.
Söylediğim gibi bu gezegenin büyük bir kısmı bununla kaplı, ancak neredeyse hiç keşfedilmemiş durumda.Les océans recouvrent la majeure partie de la planète, et pourtant, ils sont presque totalement inexplorés.
Söylediğim gibi bu gezegenin büyük bir kısmı bununla kaplı, ancak neredeyse hiç keşfedilmemiş durumda.Κι όπως είπα, καλύπτει τον περισσότερο πλανήτη, κι όμως, είναι σχεδόν ανεξερεύνητος.
Söylediğim gibi bu gezegenin büyük bir kısmı bununla kaplı, ancak neredeyse hiç keşfedilmemiş durumda.Как я сказал, большая часть планеты покрыта океаном, тем не менее, он почти полностью не изучен.
Söylediğim gibi bu gezegenin büyük bir kısmı bununla kaplı, ancak neredeyse hiç keşfedilmemiş durumda.וכפי שאמרתי, עיקר כוכב הלכת מכוסה בו, אבל הוא כמעט לגמרי בלתי-נודע.
Şu an, kum tepeleri çöllerimizin sadece beşte birini kaplıyor.모래언덕은 사막 전체의 5분의 1 정도입니다.
Şu an, kum tepeleri çöllerimizin sadece beşte birini kaplıyor.As dunas cobrem apenas 1/5 dos nossos desertos.
Şu an, kum tepeleri çöllerimizin sadece beşte birini kaplıyor.Bien, las dunas cubren aproximadamente un tercio de nuestros desiertos solamente.
Şu an, kum tepeleri çöllerimizin sadece beşte birini kaplıyor.Bukit pasir hanya meliputi sekitar seperlima gurun pasir.
Şu an, kum tepeleri çöllerimizin sadece beşte birini kaplıyor.Dunele de nisip acoperă doar o cincime din deşerturile noastre.
Şu an, kum tepeleri çöllerimizin sadece beşte birini kaplıyor.Le dune di sabbia coprono solo un quinto dei deserti.
Şu an, kum tepeleri çöllerimizin sadece beşte birini kaplıyor.Sanddünen bedecken derzeit nur ein Fünftel unserer Wüsten.
Şu an, kum tepeleri çöllerimizin sadece beşte birini kaplıyor.Wydmy pokrywają tylko około jedną piątą pustyń.
Şu an, kum tepeleri çöllerimizin sadece beşte birini kaplıyor.Zandduinen bedekken wel slechts een vijfde ongeveer van onze woestijnen.
Şu an, kum tepeleri çöllerimizin sadece beşte birini kaplıyor.Τώρα, οι αμμώδεις θίνες καλύπτουν περίπου το ένα πέμπτο των ερήμων.
Şu an, kum tepeleri çöllerimizin sadece beşte birini kaplıyor.Пясъчни дюни покриват само около една пета от нашите пустини.
Şu an, kum tepeleri çöllerimizin sadece beşte birini kaplıyor.עכשיו, דיונות חול מכסות בערך רק חמישית מהמדבר.
Şu an, kum tepeleri çöllerimizin sadece beşte birini kaplıyor.تغطي الكثبان الرملية حاليًا حوالي خمس صحرائنا
Şu an, kum tepeleri çöllerimizin sadece beşte birini kaplıyor.にもかかわらず、この極限環境は、私たちが
Su karadan iki kat daha fazla alan kaplıyor.Air meliputi daerah dua kali lebih luas dibandingkan daratan.
Su karadan iki kat daha fazla alan kaplıyor.Apa acoperă de două ori mai mult din suprafața planetei faţă de pământul uscat.
Su karadan iki kat daha fazla alan kaplıyor.En el planeta encontramos que el agua cubre el doble de espacio que la tierra seca
Su karadan iki kat daha fazla alan kaplıyor.물이 육지보다 두 배나 되는 면적을 차지하고 있죠.'라고 말할겁니다.
Su karadan iki kat daha fazla alan kaplıyor.L'acqua occupa il doppio della superficie della terra ferma.
Su karadan iki kat daha fazla alan kaplıyor.L'eau recouvre deux fois plus de la superficie de la planète que la terre.
Su karadan iki kat daha fazla alan kaplıyor.Wasser bedeckt doppelt soviel Fläche auf dem Planeten wie trockenes Land.
Su karadan iki kat daha fazla alan kaplıyor.Water neemt twee keer zoveel oppervlak van de planeet in als droog land.
Su karadan iki kat daha fazla alan kaplıyor.Woda pokrywa dwa razy więcej powierzchni planety, niż suchy ląd.
Su karadan iki kat daha fazla alan kaplıyor.Водата покрива два пъти по-голяма площ от планетата, отколкото сушата.
Su karadan iki kat daha fazla alan kaplıyor.המים מכסים פי שניים משטח כדור הארץ מאשר יבשה.
Su karadan iki kat daha fazla alan kaplıyor.الماء يغطي ضعفي مساحة الكوكب من الأرض الجافة.
Su karadan iki kat daha fazla alan kaplıyor.しかしこれは見方の問題なんですね
Şu mor sinirlere yakınlaştıkça dış zarlarının mikroskopik porlarla kaplı olduğunu görüyoruz.여기 보라색 뉴런 중 하나를 확대해보면 바깥쪽 피막에 미세한 기공들이 산재해 있는 걸 보실 수 있습니다.
Şu mor sinirlere yakınlaştıkça dış zarlarının mikroskopik porlarla kaplı olduğunu görüyoruz.Разглеждайки по-обстойно тези лилави неврони, виждаме, че външната им мембрана e покрита с микроскопични пори.
Şu mor sinirlere yakınlaştıkça dış zarlarının mikroskopik porlarla kaplı olduğunu görüyoruz.細胞膜が微小な穴で 覆われているのが見えます。 このような穴が電流を伝え、
Sutton kentinde, bu Devlet, kulübe tamamen büyük kaplıydı o yoktu kar, 1717 ve서튼의 마을에서,이 상태에서 그의 별장 것은 완전히 위대한 의해 덮여있었다 그가 참석하지 않았으며 1717의 눈, 그리고
Sutton kentinde, bu Devlet, kulübe tamamen büyük kaplıydı o yoktu kar, 1717 veA város Sutton, ebben az államban, amelynek ház teljesen fedezi a nagy hó 1717, amikor távol volt, és egy
Sutton kentinde, bu Devlet, kulübe tamamen büyük kaplıydı o yoktu kar, 1717 veSchnee von 1717, als er abwesend war, und eine
Sutton kentinde, bu Devlet, kulübe tamamen büyük kaplıydı o yoktu kar, 1717 veСнег 1717 года, когда он отсутствовал, а
Sutton kentinde, bu Devlet, kulübe tamamen büyük kaplıydı o yoktu kar, 1717 veСніг 1717 року, коли він був відсутній, а
Sutton kentinde, bu Devlet, kulübe tamamen büyük kaplıydı o yoktu kar, 1717 veבעיר סאטון, במדינה זו, אשר קוטג' היה מכוסה כולו על ידי הרב השלג של 1717 כאשר הוא נעדר, ואת
Sutton kentinde, bu Devlet, kulübe tamamen büyük kaplıydı o yoktu kar, 1717 ve彼が欠落していた1717年の雪と、 インドはこれだけ煙突の息がドリフトで作った穴でそれを見つけた、と
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.A földtõl fogva az ajtó felsõ részéig Kérubok és pálmafaragások valának készítve a falon.
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.Da terra fino sopra la porta erano disposti cherubini e palme sulle pareti del santuario
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.Dela pămînt pînă deasupra uşii, erau heruvimi şi finici, şi tot aşa şi pe zidul Templului.
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.Desde o chão até acima da entrada estavam entalhados querubins e palmeiras, como também pela parede do templo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod