kapıya ile cümle
kapıya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kapıya doğru koşuştular. Kadın onun gömleğini arkadan çekip yırttı.Both of them raced to the door, and she (grabbed and) rent his shirt from behind.
İkisi de kapıya koştu, kadın arkadan Yusuf'un gömleğini yırttı; kapının önünde kocasına rastladılar.They raced to the door; and she tore his shirt from behind. They encountered her master by the door.
Derken ikisi de kapıya doğru koştu.They raced to the door and she tore his shirt from behind.
Sadece Türkiye'nin değil, Avrupa'nın da enerji güvenliği için bu kapıya ihtiyacımız var." dedi.We need this door -- not only for Turkey's energy security, but for Europe's, as well," he said.
Bina iki yan giriş ile geleneksel olmayan dar ve yayvan ana kapıya sahiptir.The building has non-traditional narrow and prolate main portal along with two lateral entrances.
Fikirlerini bu şekilde belirtmedi ama bu kapıya çıkıyordu.He didn't put it this way, but that was what it amounted to.
Tatlı, Karaçuka adına kapıya gelen fakir ailelere dağıtılır.In the name of Karachukha, the dessert is distributed to poor families who come to the door.
Ana kapı kuzeybatıda bulunmaktaydı çokgen bir taş rampa ile kapıya ulaşılmaktaydı. [2]The main gate was in the northwest, and was accessed by a polygonal stone ramp.[2]
Her birinin amacı kendi elçiliğinin önündeki kapıya ulaşmaktı.Each had a gate in the Wall for its objective.
Kapıdan kapıya, trafiğe bağlı olarak her yön yaklaşık bir saat sürer.Door to door, takes about an hour each way depending on traffic.
Onlarla gelmesi gerektiği söylenince Mir Ahmed kapıya gitti.Mir Ahmad then went to the door, when he was told that he had to come with them.
Güvenli bir kapıya yetkisiz erişimi tespit etmek için kavramsal çapraz ışın sistemi.Conceptual through-beam system to detect unauthorized access to a secure door.
Tom, kapıya yürüdü.Tom ging ans Tor.
Kapıya birkaç kilit takılıdır veya bir kilit birkaç kilit silindiri içeriyorsa.Entweder sind mehrere Schlösser in die Tür eingebaut oder ein Schloss enthält mehrere Schließzylinder.
Kont kapıya gelir ve kilitli kapının açılmasını ister ve Kontes biraz gönülsüzlükle ona kapıyı açar.Der Graf gibt ihm ihren Zimmerschlüssel und fordert ihn auf, die Tür leise zu öffnen.
Kapıya bir şey yapıştırılmış.Quelque chose fait adhérer la porte.
Diğerlerindan biraz daha güçlü görünen bir tanesi kapıya tutunarak ayakta durabiliyordu.Un homme plus fort que les autres se tenait à la porte.
Gelin, eve girmeden, kapıya ip gerilir.Lorsqu'il rentre, il se retrouve à la porte.
Kapıya en yakın oturan oğlanı tanıyorum.Conozco al chico que está sentado más cerca de la puerta.
Kapıya bakar mısın? Ben meşgulüm.¿Puedes ver quién está llamando a la puerta? Yo estoy ocupado.
Sonuç olarak pilot "kolonisi" her zaman en çabuk gelip gidebildikleri kapıya yanaşırlar.Como resultado, la "colonia" de los pilotos siempre van a las puertas de llegada y salida de forma rápida.
Diane Selwyn'ın dairesine giden Betty ve Rita, kapıya cevap veren olmayınca eve gizlice girer.Betty y Rita van al apartamento de Diane Selwyn y entran cuando nadie responde la puerta.
"Biz kapıya sadece tekme atacağız, o çürük yapı kendiliğinden çökecektir."Sólo tenemos que dar una patada en la puerta y toda la estructura podrida se vendrá abajo.
Buna göre lambalar caddeye bakan pencerelere ya da kapıya bakan yerlere kurulur.Por esto, las luminarias se ubican en una ventana prominente o cerca de la puerta que da a la calle.
Tom kapıya vurmaya devam etti.Tom continuò a picchiare alla porta.
Michael başka bir kapıya yönelir.Il dottor Tom è però in agguato oltre una porta.
Kapıya doğru yolumu el yordamıyla buldum.Я добрался до двери ощупью.
O, kapıya doğru koştu.Она подбежала к двери.
Tom ayağa fırladı ve kapıya doğru koştu.Том вскочил на ноги и побежал к двери.
Gollum'un mağarası bu kapıya yakındır.Пещера Голлума была недалеко от этого выхода.
Diane Selwyn'ın dairesine giden Betty ve Rita, kapıya cevap veren olmayınca eve gizlice girer.Бэтти и Рита едут к Дайане Сэлвин и, когда никто не открывает дверь, тайно проникают в её квартиру.
Ayrıca karşı lağım kazma bilgileri de yoktu ve duvarın kapıya yakın bir kısmı 24 Aralık'ta çöktü.Часть стены возле Часовых ворот рухнула 24 декабря.
O bu sabah kapıya bırakılmış.Утром под дверь ей кладут письмо.
Yasal olarak ölü olan Edward'ın iş imkânlarını kısıtlanmıştır ve o kapıdan kapıya dolaşan bir satıcı olur.تم تحديد امكانيات ادوراد للعمل قانونيا واصبح بائع يتجول من باب إلى باب.
Kapıya gelen iki adamı zenciyi hiç görmediğini söyleyerek gönderen Lizzie'nin evine bu sefer de Fred gelir.يأتى فريد هذه المرة أيضا إلى منزل ليزى التى أرسلت الرجلان اللذان جاءا إلى الباب قائلة بأنها لم ترى أى زنجى .
Diane Selwyn'ın dairesine giden Betty ve Rita, kapıya cevap veren olmayınca eve gizlice girer.تذهب "بيتي" و"ريتا" إلى شقة "ديان سلوين" ويدخلان عنوة عندما لم يرد أحد عليهما.
Daryl ön kapıya gider ve orada bir gözü kör bir köpekle karşılaşır.Daryl vai para a porta da frente e encontra um cão na varanda.
Will kapıya geldiğinde Alison ona bir paket geldiğini söyler ve paketi Will'e verir.Em uma trégua, ela dá o bebê a Will.
Edwards birden Dahmer'ın yüzüne ve karnına yumruk attı; sonra da kapıya koşup kaçtı.Edwards sloeg Dahmer in zijn gezicht en trapte hem in zijn maag – en ontsnapte.
O bu sabah kapıya bırakılmış.Ze is die nacht echter de deur uit.
Kapıya geldi ve dövüş başladı.Znalazł ją i zaczęła się walka.
Kapıya ulaşmak için hendeğin karşısında bir asma köprüsü vardı.Ворота мали підйомний міст через рів.
Michael başka bir kapıya yönelir.Na druhé místo se posunul Mikkola.
Bunu için Grond yanında Cadı Kral'la kapıya yaklaşır.V průčelí nad vchodem do této kaple umístili knížecí erb.
Gelin, eve girmeden, kapıya ip gerilir.Se bate la ușă înainte de a intra.
Kapıya kadar onunla ilgilenmene gerek yoktu.Nu era nevoie să îl conduci până la uşă.
Kapıya kadar onunla ilgilenmene gerek yoktu.Nu era necesar să îl conduci până la uşă.
Tom kalktı ve kapıya yöneldi.Tom s-a ridicat și s-a îndreptat spre ușă.
O bu sabah kapıya bırakılmış.Aznap este elvitték valahova.
Cliff de kapıya gelip 'Tabii ki imzalarım.' dedi.".Pléh-pofával azt mondta: »Rendicsek, aláírom.
Gelin, eve girmeden, kapıya ip gerilir.Az pedig anélkül, hogy válaszolna kisétál az ajtón.
Kapıya birkaç kilit takılıdır veya bir kilit birkaç kilit silindiri içeriyorsa.Kun lukko on lukittu, pari heittää avaimen veteen.
Ancak M60lar hala ABD Ordu helikopterlerinin kapıya monteli olarak kullandığını ana silahtır.M60 on edelleen Yhdysvaltain asevoimien käytössä muun muassa helikopterien oviaseena.
Onlar kapıya vurdu.He hakkasivat oveen.
O bu sabah kapıya bırakılmış.Den ble stengt ned den dagen.
Ev sahibi kapıya en yakın oturur, büyüklerin yukarısına oturmak son derece ayıptır.Formannsboligene rundt Torvet er de best bevarte i området.
"Biz kapıya sadece tekme atacağız, o çürük yapı kendiliğinden çökecektir."Når lerretet spennes utenpå denne, blir konstruksjonen «selvbærende».
"Biz kapıya sadece tekme atacağız, o çürük yapı kendiliğinden çökecektir."Ia menyatakan, "Kami hanya harus menendang pintu dan seluruh struktur yang rapuh akan runtuh."
Daryl ön kapıya gider ve orada bir gözü kör bir köpekle karşılaşır.Daryl đi đến mở cửa và nhìn thấy một chú chó bị mất một bên mắt đang đứng trước nhà.
(Örneğin: Hocaya= Hociye, Kapıya(dışarıya)= Gapiye v.b.)"Tôi ra ngoài được không?"), v.v.
İlgili Sayfalar